İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARIGEREKÇELİ KARAR

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/731 K.2025/1016

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

Esas2024/731Karar2025/1016Tarih6 Ekim 2025Okuma11 dk · 2.275 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Esas No
2024/731
Karar No
2025/1016
Karar tarihi
6 Ekim 2025
İncelenen kararın mahkemesi
ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
06/04/2022
Davanın konusu
Tazminat
Yazım tarihi
06/10/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.275 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, davacı ile davalı ... Gıda San. Tic.

A.Ş. arasında 27.03.2018 tarihinde davacı şirketin işletmiş olduğu otellere meyve ve sebze tedarikine ilişkin tedarik sözleşmesi imzalandığı, sezonun hızlanması ile davalı şirketin sözleşme hükümlerine aykırı hareket ederek edimleri yerine getiremediği, davacı şirketin sezonun en yoğun olduğu Temmuz ayında meyve ve sebzelerin tedarik edilememesi sebebi ile yemek servisinde sıkıntılar yaşadığı ve müşterilerin taleplerine cevap verilemediği, bu sebeple davacı şirket tarafından Antalya 15. Noterliği'nin 18.07.2018 tarih ve ...

Yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiği, davalı tarafından bu ihtarnameye Beyoğlu 18. Noterliği'nin 23.07.20168 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile piyasa koşullarının değiştiği ve tedarik sözleşmesinin şirketi temsile yetkili kişilerce imzalanmadığı' yönünde cevap verildiği,

bunun üzerine davacı tarafından Antalya 15. Noterliği'nin 30.07.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edildiği ve ardından Antalya 15. Noterliği'nin 09.08.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile tedarik sözleşmesine istinaden cezai şart hükümlerini, maddi ve manevi tazminat ve diğer talep haklarının saklı tutularak sözleşmenin feshedildiğinin' bildirildiği, 05.10.2018 tarihine kadar davacı şirketin ürünleri başka firmalardan temin etmesinden kaynaklı zararının KDV dahil 77.954,35 TL olduğu,

sözleşme gereği davacının cezai şart talep hakkının mevcut olduğu ve davalı tarafça ürünlere ödenen 220.032,90 TL'den aradaki fiyat farkının düşülmesi ile kalan bedelin %10'u olan 22.032,90 TL cezai şart talep edildiği, davalı tarafça basiretli tacir gibi davranılmayarak piyasa koşullarının değişmediğinden bahisle sözleşmenin ifadan kaçınıldığı,

davalı tarafça sözleşmenin yetkisiz kişi tarafından imzalandığı beyan edilmişse de yetkisiz kişinin imzaladığı sözleşmeye açıkça veya zımnen icazet verilmesi halinde sözleşmenin şirketi bağlayacağı ve davalı taraf ile Temmuz ayına kadar olan çalışmaların söz konusu tedarik sözleşmesine istinaden yapıldığı ve söz konusu sözleşme yetkisiz kişi tarafından imzalanmış olsa dahi davalı tarafın buna zımnen icazet verdiği ve artık sözleşmenin davalı tarafı bağlayacağı hususlarını beyan ederek;

bu sebeple fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile 77.954,35 TL sözleşmeden kaynaklı fiyat farkı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile ve 22.032,90 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, dava dilekçesi ve eklerinin davalı tarafa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyerek savunma haklarının kısıtlandığı, davacı şirket ile davalı arasından ticari ilişki olduğunu ve bu ticari ilişkiye dayanarak davacı şirketin davalı şirketten dondurulmuş gıda temin ettiğini, ancak taraflar arsındaki bu ticari ilişkinin davacının davalının imzaladığını iddia ettiği 27/03/2018 tarihli sözleşme öncesindeki yıllardan beri devam etmekte olduğunu, ancak var olan ticari ilişkinin yazılı bir sözleşmeye bağlanmadığını,

2018 yılı Haziran ve Temmuz ayında ülke ekonomisindeki gelişmeler sebebi ile patates ve domates gibi bazı gıdalarda fahiş fiyat artışı olduğu, bu sebeple 16/07/2018 tarihinde davacıya e-posta ile sipariş edilen ürünlere ilişkin revize fiyatların bildirildiği, davacı tarafından bu e-postaya cevap olarak 'söz konusu fiyatların kabul edilmediği ve eski fiyatlar üzerinden gönderim yapılması ve sözleşmede bu şekilde değişiklik yapma yetkisinin bulunmadığı' belirtildiği ve söz konusu e-posta ile davacı tarafından davalıya 27/03/2018 tarihli tedarik sözleşmesi ve davalının imza sirküleri gönderildiği,

davacı tarafından gönderilen sözleşme incelendiğinde sözleşmenin şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığının tespit edildiği, davacı tarafından gönderilen ihtarnamelerde uzlaşmacı bir tutum sergilenmeyerek sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, davacı tarafından ticari ilişkiye dayanak olduğu iddia edilen 27/03/2018 tarihli tedarik sözleşmesinin şirketi temsil eden kişilerce imzalanmadığı bu sebeple hukuki geçerlilik şartlarına sahip olmadığı,

söz konusu imzanın davalı şirketin çalışanı tarafından atılmış olsa dahi imzayı atan çalışanın ticari vekil konumunda olacağı ve sözleşmede belirlenen fiyat, cezai şart ve diğer zararların üstlenilmesine dair hükümler olağanüstü işlerden olduğundan ve bu konuda davalı tarafından hiçbir çalışan yetkilendirilmediğinden sözleşmenin hukuken geçersiz olduğu, sözleşmeye davalı tarafından icazet verilmediği, bu sebeple davalı için sözleşmenin bağlayıcılığının olmadığı,

imza sirkülerinin kontrol edilmesiyle sözleşmedeki imzanın şirket yetkililerince atılmadığının tespit edilebileceği, bu sebeple davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin kriterlerinin sözleşmeye değil ticari uygulamaya dayandığı, davalı tarafın basiretli tacir olarak hareket ettiği ancak sebze fiyatlarındaki artışın öngörülebilir düzeyde olmadığı, davalı tarafından davacıya gönderilen e-postadaki fiyat teklifinin piyasa koşulları düzelene kadar yapıldığı ve sonrasında eski fiyata dönülmesinin mümkün olduğunun belirtildiği,

bu açıklama karşısında davalının ticari ilişkiye devam etme konusunda basiretli ve iyiniyetli davrandığının sabit olup, davacının fesih kararının ülke içinde bulunduğu koşullar ve ticari ilişki açısından doğru bir ticari karar olmadığı, davacı tarafından ticari ilişkinin sona erdirilmesinde davalının kusuru bulunmadığı,

davalı tarafından önceden öngörülemeyen ve karşı koyulamayan olağanüstü olayların tek başına davalı üzerine yüklenmesinin eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği, fiyatların eski usul üzerinden uygulanmasının aşırı ifa güçlüğü teşkil ettiği, söz konusu fiyat değişikliğinin davalı tarafından keyfi alınan bir karar olmadığı ve yalnızca davacı için değil ticari ilişkide bulunulan tüm müşteriler için bu şekilde bir fiyat değişikliğinin ticari ilişkinin devamı için zorunluluk teşkil ettiği, davalının fiyat değişikliği teklifinden sonra davacının yeni fiyatları kabul etmemesi sebebiyle borcunu ifa etmediği,

davacının sözleşmeyi feshederek başka kişilerden mal tedarik edip, tedarik ettiği fiyatlar ile davalı şirketin eski fiyatları arasındaki fark olan 77.954,35 TL'yi talep etmesinin davalı şirketin kusurundan kaynaklanmayarak davacının hukuka aykırı kararlarından kaynaklandığı, dava dilekçesi ekinde sunulan fatura ve hesap tablolarının davalıya tebliğ edilmediği bu sebeple söz konusu belgeler hakkında savunma yapılamadığı, davacının davalıyı zarara sokmak adına fahiş fiyatlar üzerinden malları aldığı,

davalı tarafından bağlayıcı olmayan sözleşmeye istinaden cezai şart talep edilemeyeceği, talep olunan cezai şartın fahiş olduğu beyan edilmiş ve davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacının sözleşmeden kaynaklı fiyat farkı alacağı talebinde haklı olduğu, KDV dahil 75.604,26 TL alacağa hak kazandığı anlaşılmıştır.

Ceza koşulu bakımından ise. Davacı dava dılekçesinde “22.032,90 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini” talep etmiştir. Bilirkiyi heyet raporunda da belirtildiği üzere. 27/03/2018 tarihli sözleşmeni 4.11. maddesi. “Sözleşme konusu ürünlerin teslimatının gecikmesi halinde hiçbir ihtara gerek kalmaksızın ürünlerin yıllık tüketiminin tamamının %10'u değerinde cezai şart uygulanacaktır. ” Şeklindedir.

Türk Borçlar Kanunu'nun “Ceza Koşulu” kenar başlıklı 179/1. Maddesi. “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. ” şeklindedir. Ceza koşulunun geçerli olabilmesi için öncelikle geçerli bir asıl borç ilişkisi olmalıdır. Bunun yanında ceza koşulunun asıl borçtan bağımsız ve parasal bir nitelik taşıması gerekmektedir.

Asıl borç ile ceza arasında fer'ilik ilişkisi olmalıdır ve ceza koşulu, asıl borcun tabi olduğu geçerlilik şekline uygun olarak kararlaştırılmalıdır. Ceza koşulu, zarardan bağımsızdır. Zarar, doğsun ya da doğmasın, ceza koşulu ödenir. Ancak alacaklının zararı varsa, borçludan tazminat ve ceza koşulunu aynı anda talep edemeyecektir. Sadece ceza koşulunun karşılamadığı oranda tazminat talep edilebilecektir TBK madde 180/2.

“Alacaklının uğradığı zarar kararlaştırılan ceza tutarını aşıyorsa alacaklı, borçlunun kusuru bulunduğunu ispat etmedikçe aşan miktarı isteyemez.” şeklindedir.

Uyuşmazlık konusu olay değerlendirildiğinde davacı tarafın sözleşmede taahhüt edilen edimlerin ifa edilmemesinden dolayı zararının meydana geldiği ve hesaplanan zararın talep edilen ceza koşulundan fazla olduğu tespit edildiğinden ve davalının sözleşmenin ifa edilmemesi sebebi ile kusurunun olduğu ispatlanamadığından davacının cezai şart talep edemeyeceği anlaşıldığından; davacının bu yöne ilişkin talebinin reddi"şeklinde karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; maddi tazminatın kısmen reddine ilişkin kararı ve manevi tazminatın reddine ilişkin kararı istinaf ettiklerini, cezai şartın ifaya ekli cezai şart olduğunu, müvekkilinin ifa ile birlikte cezai şart talep ettiğini, müşteri memnuniyetsizliğini ilettiğini, müvekkilinin yemek sunamadığını ve eleştirilere maruz kaldığını, bu nedenle manevi tazminata ilişkin koşulların da oluştuğunu, aşırı ifa güçlüğü halinde dahi sözleşmenin uyarlanmasında yetkilinin hakim olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, 27/03/2018 tarihli sözleşmeden önce dahi ticari ilişki bulunduğunu, sözleşmedeki imzanın müvekkillerine ait olmadığını, söz konusu imzanın davalı şirket çalışanlarına ait olması halinde dahi ticari vekil konumunda olacaklarını, bu nedenle yine şirketi bağlamayacağını, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin sıfır olduğunu, ceza koşulu bakımından da ceza koşulunun karşılanmadığı oranda tazminat talep edilebileceğini, aşırı ifa güçlüğü nedeni ile cezai şart hükmünün bağlayıcı olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Taraflar arasında sözleşme bulunduğu ihtilafsızdır. Ancak sözleşmenin yazılı olarak mı kurulduğu, yoksa taraflar arasında sadece sözlü sözleşme mi bulunduğu ihtilaflıdır.

Davacının talebi yazılı sözleşmedeki fiyat farkı ve cezai şart alacağına ve manevi zarara ilişkindir.

Davalının yazılı sözleşmeye onay vermediği anlaşıldığı takdirde sözleşmedeki cezai şart alacağını isteyemeyeceği, yine fiyat farkı alacağını ise (fiyat teklif formu ve davacı ile davalı arasındaki tedarike ilişkin kayıtların teklif formundaki değerler ile uyuşmazı karşısında) ancak menfi zarar kapsamında isteyebileceği sabit olduğundan ilk önce çözümlenmesi gereken husus taraflar arasında yazılı sözleşme bulunup bulunmadığı ve yazılı sözleşmeye davalı tarafından onay verilip verilmediği hususudur.

İlk derece mahkemesince yazılı sözleşmedeki imzaların davalı tarafça inkar edilmesine rağmen bu hususta bir inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.

İlk derece mahkemesince söz konusu sözleşmeye davalı tarafından onay verildiği gerekçesiyle TBK 46. Madde uyarınca taraflar arasında yazılı sözleşmenin geçerli olacağı kabul edilmiş ise de; davacının yazılı sözleşmeye davalı tarafın rızası bulunduğuna ilişkin delili dosya kapsamındaki maillerdir. Bu maillerin incelenmesinde ise; davacının davalıya gönderdiği mailler bulunup, davalının cevabi mailleri bulunmamakla, davalının davacı tarafa gönderdiği teklif formu veya fiyatların revize edildiğine yönelik cevabi mail tek başına taraflar arasında yazılı sözleşmeye onay verildiğini gösterir nitelikte değildir. Dolayısı ile mahkemenin yazılı sözleşmenin taraflar arasında geçerli olduğuna yönelik kabulü hatalı olmuştur. Davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf isteminin kabulüne karar verilmiştir.

Ancak bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden dosyadaki delillere göre dairemizce inceleme yapılmıştır.

Dolayısı ile taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığından davacının cezai şart talebinin reddi gerekmiştir.

Fiyat farkı talebi yönünden ise; davacının söz konusu hususta talepte bulunabilmesi için sözleşmeyi haklı feshetmiş olması gerekmektedir.

Davacı taraf, sözleşmeyi davalının ürün göndermemesi nedeni ile feshettiğini beyan etmiştir. Bu noktada davalı aşırı ifa güçlüğüne dayanmış ise de; sözleşmenin uzun süreli olduğunun ispatlanamaması, davalının tacir olması, ürünlerdeki fiyat dalgalanmasını öngörmesinin gerekmesi karşısında davalının bu savunmasına itibar edilmemiştir. Bu nedenle davacının sözleşmeyi feshinin haklı fesih olduğu kabul edilmiştir.

Davadaki fiyat farkı talebi; sözleşmenin feshinden önceki dönemi ve sözleşmenin feshinden sonraki dönemi kapsamaktadır.

Müspet zarar, aktin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarardır. Müspet zarar, kusursuz olan tarafın temerrüde düşen taraftan sözleşme yürürlükte kaldığı sürece isteyebileceği bir tazminat türüdür. Daha az kusurlu dahi olsa müterafik kusuru bulunan bu zararı talep edemez. Sözleşmeden kusurlu olarak dönen taraftan istenebilir. Sözleşmeden dönülmemiş, dönülmüş ise dönen tarafın talep eden olmaması ve talep edenin kusursuz bulunması gerekir ( bknz Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 11.12.2023 tarihli 2022/2359 Esas 2023/4165 Karar sayılı emsal ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.05.2024 tarihli 20223/1732 Esas 2024/9272 Karar sayılı emsal ilamı).

Sözleşme davacı tarafından feshedildiğinden davacı ancak menfi zararını talep edebilir. Buna göre davacının davalıdan 75.604,26 TL tutarında zararını talep edebileceği anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

Yine davacı manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de; dava dilekçesinde manevi tazminat talep edilmemiş olması karşısında bu hususta bir karar verilmemesi de isabetli olduğundan davacı vekilinin bu yöne ilişen istinaf talebinin reddi gerekmiştir.

Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE

2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 06/04/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

3-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİYLE; 75.604,26 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, ceza-i şart alacağı talebinin REDDİNE,

a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 5.164,52 TL harçtan peşin olarak yatırılan 1.707,54 TL harcın mahsubuyla bakiye 3.456,98 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE,

b-Davacı tarafından yatırılan 1.707,54 TL başvurma harcı ile 35,90 TL peşin harç toplamı 1.743,44 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

c-Davacı tarafından yapılan davetiye gideri, posta masrafı, bilirkişi masrafından oluşan toplam 2.986,80 TL yargılama giderinin haklılık durumu gereği 2.270,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

d-Davalı tarafından yapılan davetiye gideri, posta masrafı, bilirkişi masrafından oluşan toplam 350,00TL yargılama giderinin haklılık durumu gereği 84,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

d-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 10.628,55 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

e-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

f-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE,

4-İstinaf incelemesi yönünden;

a-Davacının istinaf başvurusunun reddedildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

b-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 944,95 TL (80,70TL +864,25 TL ) nispi istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,

c-Davacı istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

d-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 88,60 TL posta masrafı olmak üzere toplam 309,30 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

f-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

5-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince nedeniyle kesin olarak karar verildi.

...

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/731, K. 2025/1016, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Davacının İddialarının Özeti
  5. Davalının Savunmalarının Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/731
Karar No
2025/1016
Tarih
6 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/731 K.2025/716
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/732 K.2025/1073
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/732 K.2025/1391
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/732 K.2025/683
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/732 K.2025/726
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/732 K.2025/756

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.