KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/735
- Karar No
- 2025/957
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17/03/2022
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazım tarihi
- 29/09/2025
Karar Metni
1.337 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 27/07/2016 tarihli davalı şirket tarafından kesilen 608.880,00 TL'lik fatura ile kömür alışının gerçekleştiğini, kömürün istenilen evsafta çıkmayınca davalı şirkete iade faturası kesildiğini ve kömürün iade edilen kısmını teslim almadığını, fatura tarihinin 12/08/2016 olduğunu, müvekkilinin, davalıdan 608.880,00 TL'lik kömür almak istediğini ancak 455.000,92 TL'lik kısmının kömür yeterli özellikte çıkmayanıca almadığını ve iade faturası ile iade ettiğini, davalı şirket yetkililerinin iade edilen kömürlerin yerine daha iyi bir kömür göndereceklerini söyleyerek,
davalı şirkete nakit ve çek olmak üzere 298.520,00 TL ödeme yaptığını, 298.520,00 TL + 455.000,92 TL = 753.520,92 TL toplam alacağın mevcut olduğunu, toplam alacaktan 608.880,00 TL'lik alınan kömür düşülünce müvekkilinin, davalı şirketten 144.640,92 TL alacağının olduğunu ve borcunun olmadığını, bu sebeple Antalya 11. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, arabuluculuk görüşmesinde de bir anlaşmanın sağlanamadığını, müvekkilinin davalıda bulunan bedelsiz senet nedeni ile haciz tehdidi altında olduğunu belirterek, davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, kısmi dava açılamayacağını ve eksik harcın tamamlattırılması gerektiğini, müvekkili şirketin yabancı sermayeli bir şirket olduğunu, Türkiye'de yatırım yapmak, Türkiye'de yeraltı madenlerini çıkartıp işlemek ve bunların ihracat ve ithalatını yapmak için kurulduğunu, müvekkili şirketin sahibini bazı kişilerin yanlış yönlendirerek şirketin büyük zarara uğramasına sebep olunduğunu, Antalya 2. 8. ve 15. Noterlikleri'nden ... ile ilgili tüm belge asılları istenildiğinde imza, el yazısı ve yeminli tercüman olup olmadığının tespit edilmesi halinde müvekkilinin organize şekilde dolandırıldığının ortaya çıkacağını,
işlem tarihleri ile pasaport giriş çıkışları karşılaştırıldığında birçok usulsüzlüğün ortaya çıkacağını, Zonguldak Gümrük Müdürlüğü'nün ... ve 01/07/2016 tarihli gümrük belgelerinin celbi halinde bu gerçeklerin ortaya çıkacağını, şüphelilerin ithalat edilecek olan 1500 ton kömüre göz koydukları için sürecin kontrolünü ellerinde tuttuklarını, kömür Türkiye'ye geldikten sonra müvekkilinden kaçırılarak elden çıkarıldığını, satım bedelini kimin aldığının belli olmadığını, şirket hesabına ödeme geçmediği gibi usulsüz fatura ve muhasebe hileleri ile cari hesapta müvekkili ile alıcılardan ...
San. ve Tic. Ltd.
Şti. arasında hesabın sıfırlandığını, faturaların bir mal ve hizmet karşılığı kesildiğini, ... şirketi kömür teslim almadı ise niye ... firmasına fatura kesmediğini, masak raporu da alındığı takdirde failler ve işbirlikçilerinin tespit edilebileceğini, 2015 ve 2016 yıllarına ait defterler ve karar defterinin hala ortada olmadığını, mali müşavirce teslim edilmediğini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Zonguldak İl Müdürlüğü'nden alınan evraklar içerisinde bulunan 12/07/2016 tarihli evraka göre kömür hakkında ...
Sanayi A.Ş. tarafından beyan yapıldığını ve "ithal katı yakıt numune alma tutanağı" düzenlendiğinin görüldüğünü, ...
Sanayi A.Ş.'nin adına sahte ithal katı yakıt numune alma tutanağı düzenlettiklerinin anlaşıldığını, ... firması ile müvekkili firma arasında sözleşmeyi müvekkili şirket sahibi ...'nın yaptığını, kendisinin bundan bihaber olduğunu, davacı şirkete 1500 ton kömür faturası kesilmiş ise ve davacı şirket buna mukabil dava dilekçesinde saydığı evrakları teslim etmiş ise ve de faturayı defterlerine işlemiş ise davacı firmanın bu kömürleri teslim aldığı anlamının çıktığını, davacı firma ile yapılan kömür alışverişinde geç teslimat nedeni ile cezai şartı işlediğini, böylelikle müvekkilinin,
davacı firmanın usulsüz cezai şart faturası nedeni ile 455.000,00 TL zarara uğratılmış olduğunu, davacının iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, cari hesap ekstresine göre davacı tarafın kömür alış faturasını defterine işlemiş cezai şart olarak kesilen faturayı da satış faturası olarak kaydettiğini, bu evrakların teslimat makbuzlarını da icra memuruna teslim ettiğini, borçlu tarafın iade faturası olarak tanımlanan 12/08/2016 tarihli 455.000,92 TL'lik faturasının iade faturası olmadığını, üzerinde açıkça yazılı olduğu şekilde cezai şart faturası olduğunu, böylece bu işlemin müvekkilini zarara sokmak ve hesabı sıfırlamak için hazırlandığını,
ödendiği ileri sürülen miktarlar da gelecek olan kömüre değil teslime alınan kömüre karşılık olduğunu, davacı taraftan 27/07/2016 tarihli taş kömürü faturasını müvekkili şirket adına kimin kestiğini ve kimin işbu faturayı kendilerine teslim ettiğini açıklamasını ve fatura aslının mahkemeye ibrazını istediklerini, borçlu tarafından iade faturası kesilmediğini ve hiçbir kömürün de iade edilmediğini belirterek, davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...
Davacı yanın çelişkili beyanları, usulüne uygun tutulmadığı bilirkişi raporuna göre sabit olan ticari defter kayıtlarının lehine delil teşkil etmeyişi, dosyada iddiasını destekleyecek somut başkaca bir delil bulunmadığı nazara alınarak, cezai şart alacağının koşullarının oluştuğu davacı yanca ispatlanamadığından yine bu hususta davalının defterinde davacı lehine kayıt da bulunmadığından, 608.880,00 TL'lik faturayı teslim alan davacının iade ve ayıp hususunu ispat edemediği, salt beyanına itibar edilecek olsa dahi toplam 298.000,00 TL ödeme yaptığı, 608.880,00 TL'lik mal nedeni ile bakiye 310.880,00 TL'nin davalıya ödenmediği,
senedin teminat senedi olarak verildiği hususunun doğrulanmadığı, davacının sunmuş olduğu tahsilat makbuzları davalı ...
Madencilik yetkilisi tarafından imzalandığı hususunun kabulü ihtimalinde dahi teminat senedi olarak belirtilen senedin ayırıcı özellikleri bulunmadığı, takibe konu senedin bahsi geçen senet olduğu hususunun ispatlanamadığı, davalının da bu hususu kabul etmeyip dava konusu senedin ödeme amacıyla verildiğini savunduğu anlaşılmakla, ispat olunamayan davanın reddine, davacı lehine tedbir kararı verilmediğinden İİK'nın 72. maddesi uyarınca davalı lehine tazminata hükmedilmemesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı şirketten alacağının olduğunu, borcunun olmadığını, davalı vekilinin cevap dilekçesinde müvekkili şirketten alacak gözükmediğine dair beyanının olduğunu, mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, davaya konu senedin ve ödemelerin ticari defterlerde gözükmediğini, bilirkişinin bu hususları açıklamadan rapor düzenlediğini, raporun kabul edilebilir bir rapor olmadığını, raporda müvekkili şirketin, davalı şirket yöneticisine yaptığı ödemelerin değerlendirilmediğini, ödeme bilgileri dosya içerisinde olmasına rağmen dikkate alınmadığını,
mahkemece bilirkişi raporuna yaptıkları itirazın ve ek rapor alınması taleplerinin değerlendirilmediğini, olayın kaynağının davalı şirketin kendi yöneticisi ile olan iç sorundan kaynaklandığını, müvekkilinin ödemelerin bir kısmını makbuz karşılığı şirket yetkilisine yaptığını, davalı tarafın bu ödemelere bir itirazının olmadığını, senedin tanzim tarihinin 29/07/2016 olduğunu, senedin tanzim tarihinin, yapılan kömür sözleşmesi ile aynı tarihli olduğunu, kömür alımına teminat verildiğinin açık olduğunu, kömür borcu ödenmiş olduğundan senedin iade edilmesi gerektiğini,
davalı tarafın senedi borç ödendikten 3 yıl sonra işleme koyduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,
dava konusu senedin teminat senedi olduğu hususunun ve cezai şart istem koşullarının oluştuğu hususunun davacı tarafından usulüne uygun delillerle ispat edilemediğinin sabit olmasına, davacı tarafın aşamalarda ve istinaf dilekçesinde bahsettiği ödeme kayıtlarının hesaba dahil edilmesinde dahi davacının, davalıya takip konusu borçtan daha çok borcu olduğunun mahkemece tespit edilmesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre;
davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/735, K. 2025/957, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama