KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/781
- Karar No
- 2025/949
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 25/05/2022
- Davanın konusu
- İstirdat
- Yazım tarihi
- 29/09/2025
Karar Metni
928 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin davalı firmadan 17.05.2018 tarih ve ...
İrsaliye Nolu faturaya konu malları fatura bedeli olan 105.681,34 TL karşılığında satın aldığını, davalı firmanın müvekkil firmadan alacağına istinaden Antalya 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ancak davalı firmanın takip öncesinde yapılan ödemelerin bir kısmının dikkate alınmadan 55.181,34 TL üzerinden takip başlatılarak haciz tehdidi altında bu bedelin tahsil edildiğini, 03.08.2018 tarihinde şirket kredi kartı ile 16.176,97 TL, ...
Bankası İsparta Şubesine ait ... nolu ... keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli çek, kredi kartı ile 23.03.2019 tarihinde 550,00 TL, ... Bankası İsparta Şubesine ait ... nolu ... keşide tarihli 9.239,00 TL. bedelli çek, ...
Bankası Antalya Manavgat Şubesine ait ... nolu ... keşide tarihli 30.000,00 TL. bedelli çek ile ve davalı firma vekilinin bildirmiş olduğu banka hesabına 16.03.2020 tarihinde 34.700,00 TL (bu tutarla ilgili olarak dava açma hakkı saklı tutulmak kaydıyla haricen yapılan ödeme) yapıldığını belirterek müvekkilinin fazladan vade farkı, icra harçları, icra masrafı ve vekalet ücreti ödemek zorunda kaldığını, icra takibine istinaden 16/03/2020 tarihinde 34.700,00.-TL tutarında ödeme yapıldığını,
bu sebeplerle toplamda tahsil edilen 16.179,97.-TL fazla tutarın bilirkişi incelemesi ile tespit edilerek faizle birlikte taraflarına iade edilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davacı şirketin, müvekkili şirketin müşterisi olup aralarında cari hesap ilişkisi olduğunu, müvekkilinden farklı tarihlerde ve farklı bedellerde inşaat malzemesi satın aldığını, 31.03.2019 tarihli cari hesap bakiyesi olan 55.181,34 TL'nin ödenmemesi üzerine davacı aleyhine Antalya 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılarak alacaklarının tahsil edildiğini, dava dilekçesinde bahsedilen 30.10.2018 tarihinde ödenen 50.000,00 TL çek bedeli ile 23.03.2019 tarihli 500,00 TL bedelli kredi kartı ödemesinin düşülerek icra takibi başlatıldığını, ...
Bankası Isparta Şubesine ait 9.239,00 TL bedelli ... keşide tarihli çek ile ...
Bankası Manavgat Şubesine ait 30.000,00 TL bedelli 20.07.2019 keşide tarihli çekin, takip tarihinden sonra ödendiğini, takip sonrası tahsilat olarak borç bakiyesinden düşüldüğünü, çek ödemelerinden sonra bakiye dosya borcu olan 15.942,00 TL'nin ise alacaklı vekili olarak kendilerinin banka hesabına ödendiğini ve icra dosyasının haricen tahsille kapatıldığını, müvekkilin bir başka müşterisi olan dava Dışı ... Ltd.
Şti.' ne 10.04.2018 tarihinde teslim edilip faturalandırılan ancak farklı ürün nedeniyle iade talep edilen ürünlerin, iade yapılması mümkün olmadığından davacı şirkete daha uygun fiyatla teklif edildiğini, davacı tarafından bu teklifin kabul edilerek dava dışı üçüncü kişiden kısa elden teslim alınarak fatura bedeli olan 16.176,97 TL'nin 03.08.2020 tarihinde müvekkili şirkete kredi kartı ile ödendiğini,
dolayısıyla davacı şirkete keşide edilen 17.05.2018 tarihli 105.681,34 TL bedelli fatura konusu ürünler ile dava dışı müşteriye keşide edilen 16.176,97 TL bedelli fatura konusu ürünlerin farklı olup mükerrer tahsilatın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davalının muhasebe ilkelerine uygun kayıt tutmamasının sonuçlarına davacı taraf katlanmak zorunda değildir. Davalının bir alacağı var ise dava dışı şirkete karşı yasal yollara başvurarak hakkını araması mümkündür. Bu nedenle davanın kabulü" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu 16.176,97 TL tutarındaki ödemenin, daha önceki icra dosyasıyla ilgisi bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı şirkete tabanca sattığını, dava dışı şirketin tabancayı iade etmek istediğini, fiyat avantajı nedeniyle davacının bu tabancalara talip olduğunu, bu nedenle tabancaları dava dışı firmadan alıp, davacıya teslim ettiklerini, dava dışı firmaya 16.176,97 TL'lik fatura kestiklerini, davacının yapmış olduğu ödemenin de dava dışı firmanın hesabından mahsup edildiğini,
davalının başlattığı takibe konu fatura ile davacının beyan ettiği 16.176,97TL'lik faturanın mükerrer olmadığını, bu hususun isticvapla ispatlanabileceğini, mahkemenin eksik inceleme yaptığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, istirdat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının ödemelerini davalı şirkete yapmış olmasına, davalı şirketin faturayı dava dışı şirkete kestiğini belirtmesine,
ticari defter ve kayıtlara göre davacının 16.179,97 TL tutarında davalı tarafa fazla ödeme yaptığının tespit edilmesine, davalının savunmasında belirttiği hususların kesin deliller ile ispatı gerekmesine, davalının ise delil listesinde bu hususta kesin delilinin bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/781, K. 2025/949, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama