KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/805
- Karar No
- 2025/954
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 15/03/2022
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazım tarihi
- 29/09/2025
Karar Metni
1.989 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili,müvekkili davacının davalı ...
A.Ş'ye sipariş verdiği iplikler için önceden avans niteliğinde senet verdiğini, dava konusu ... keşideli lehtarı davacı şirket olan ... tanzim tarihli 25.05.2016 vade tarihli 75.000,00 TL bedelli senedi de bu amaçla avans olarak verdiğini, davalı şirket hesabına borç kaydedildiğini, davalı şirketin, müvekkili şirkete bu senede istinaden iplik göndermesi gerekirken göndermediğini, bu hali ile dava konusu çekin bedelsiz kaldığını, davalı şirketlerin hali hazırda mahkemenizde ...
Esas sayılı dosyası ile iflas erteleme talebinde bulunduğunu, dava konusu çekin davalı ... A.Ş.tarafından tahsil amaçlı davalı bankaya verildiğini, davalı bankanın müvekkillerinin bu senetten dolayı borçlu olmadığını bilen durumda olduğunu, dava konusu senedin avans olarak verilmiş ancak karşılığı mal teslim edilmemiş olması sebebi ile bedelsiz kaldığını, davacı şirket ile davalı lehtar ...
A.Ş.arasında uzun zamandır devam eden cari hesap kaydı bulunduğunu, resmi cari hesap kaydında dava konusu senedin avans olarak verildiğinin görüldüğünü, davalı şirketin bu senet karşılığı teslim etmesi gereken ipliği teslim etmediği kendi cari hesap kaydında da sabit olduğunu, davacı şirketin sözleşme gereği iplikler teslim edilmeyince haklı olarak muhtemel bir davada delil olması için sözleşme konusu ipliğin teslim edilmediğine dair yazılı bir belge verilmesini talep ettiğini,
davalı şirketin basiretli tacir gibi davranarak üzerinde yazılı olan tarihlerde senet karşılığı teslim etmesi gereken ipliği teslim edemediğine dair delil olarak sunulan yazılı verdiğini, senedin ödeme amaçlı verilmemiş olması ve bedelsiz kalması,
davalı bankanın meşru hamil olmaması nedeni ile hakların korunması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bu nedenlerle dava konusu senedin davalılara ödenmemesi ve icra takibine konulmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava konusu senetten dolayı müvekkili şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı ... Bankası vekili, müvekkili bankanın adresinin İstanbul ili ... ilçesi sınırlarında olduğunu, davada yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu senedin müvekkili bankanın yasal takip müşterilerinden olan diğer davalı ...
San.ve Tİc.A.Ş.tarafından bedeli tahsil edilerek kredi borcundan düşülmesi için müvekkili bankaya verildiğini, Fona/TMSF'ye devredilen müvekkili bankanın kapatılan eski Denizli Şubesi ile diğer davalı ... San ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşme'sine istinaden, adı geçen diğer davalı şirkete yüksek montanlı krediler kullandırıldığını, bu kredilerin geri ödenmemesi üzerine şirketin hesaplarının kat edildiğini, alacağın tahsili için de diğer davalı ...
San ve Tic. A.Ş. ve kefilleri aleyhine İstanbul 9.İcra Müdürlüğü’nün ... Es. sayılı dosyası ile haciz takibi başlatıldığını, dosyada mübrez bulunan senet tevdii bordrosundan görüleceği üzere. Tanzim edeni, yani borçlusu davacı ..., lehdarı/alacaklısı ise diğer davacı ... Tekstil Turz. İnş. San. ve Tic.
A.Ş. olan dava konusu 16.10.2015 tanzim 25.05.2016 vade tarihli 75.000,00-TL bedelli senet ile huzurdaki davanın konusu olmayan diğer dava dışı senetler, senetlerde 2. ciranta konumunda olan diğer davalı ... San. ve Tic.
A.Ş. tarafından müvekkili bankaya olan yüksek montanlı kredi borcunun teminatı olarak ve kredi borcunu ödeme amacıyla verilmiş olup müvekkili bankaya temlik cirosu ile devir ve temlik edildiğini, mahkemenizce verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle de dava konusu senet hakkında icra takibi başlatılamadığını, dava konusu senet ve diğer senetler, davacı vekilinin iddia ettiği gibi tahsil amaçlı olarak (Yani tahsil edildiğinde bedeli diğer davalı ... San. ve Tic.
A.Ş.'ye ödenmek üzere) verilmediğini, böyle bir durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, çünkü hiçbir banka kendisine yüksek montanlı kredi borcu bulunan yasal takipteki bir firmasına ait elinde bulunan müşteri çek ve senetlerini tahsil amaçlı almadığını, müşteri çek ve senetlerini kredinin teminatı olarak ve tahsil edildiklerinde kredi borcundan tahsil edilmek üzere temlik alacaklarını, dava konusu senede, müvekkili bankanın kapatılan eski Denizli Şube personelince sehven tahsil cirosu atıldığını,
bu nedenlerle Yetki itirazlarının kabulü ile yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise dilekçe açıklanan hukuki gerekçelerle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını ve tedbir kararı nedeniyle bugüne kadar alacağı tahsil edilemediğinden,
alacağın tahsilinin gecikmesinden dolayı davacı borçluların mahkemenizin kararı doğrultusunda yatırmış olduğu teminat tutarının İİK'nun 72. maddesinin 4. ve 5. fıkraları gereğince taraflarına ödenmesini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davacı borçlulara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Müflis ... San.Tic.A.Ş. iflas idaresi vekili, Müflis ... San. Tic. A.ş. hakkında 26/10/2016 tarihinde Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
Esas sayılı dosyasından iflas kararı verildiğini, 1. alacaklılar toplantısını yapıldığını, iflas idaresinin seçildiğini, ancak iflas kararı kesinleşmediğinden henüz İİK 237 uyarınca 2. alacaklılar toplanması yapılmadığını, Kanunun açık ve emredici hükmü uyarınca, açılan davanın niteliği de gözönüne alınarak davanın 2. alacaklılar toplanmasından 10 gün sonrasına değin durdurulmasını talep ettiklerini, İflas ertelenmesinin en başta gelen amacı şirket aktifinin muhafaza edilmesi olduğunu, bu nedenle iflas erteleme sürecinde şirketlere kayyım atandığını, kayyımın atanmasından sonra şirket yetkililerinin temsil yetkisinin de sınırlandırıldığını,
Müflis şirket ... San. Tic. A.Ş., 2016 yılının Nisan ayında iflas erteleme talebinde bulunulduğunu, mahkemece 12/04/2016 tarihinde şirkete kayyım olarak Avukat ..., Tekstil Mühendisi ... ve SMMM ... atandığını, Mahkemece verilen bu atama kararı da 17/05/2016 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, Müflis ... San.
Tic.AŞ'nin 2016 yılının Nisan ayında iflas erteleme talebinde bulunmasının ardından şirket yetkililerinin FETÖ/PYD 'ye yönelik soruşturma kapsamında tutuklanmasının talep edildiğini, yargılamalarının devam ettiğini, şirketlerin ise bir yandan iflasına karar verilmiş öte yandan yönetim ve denetimi TMSF’ye devredildiğini, bu nedenlerle davanın davalı müflis şirket yönünden İ.İ.K. m. 194 uyarınca ikinci alacaklılar toplanmasından 10 gün sonrasına dek durdurulmasını, Müflis şirket yetkilileri hakkında yürütülen FETÖ/PYD soruşturmasının, davanın sonucunu etkileyecek olması nedeniyle sonucunun bekletici mesele yapılmasını,
haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, müvekkil iflas idaresi davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu bono üzerinde "bedeli tahsil içindir" şekilde kayıt bulunduğundan dava konusu bonodaki cironun tahsil cirosu olduğu kanaatine varılmış olup, TTK'nın 818/e maddesi atfıyla 687 maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin iyi niyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğine ilişkin yasa maddesinin dava konusu bonoyu tahsil cirosu ile devralan davalı banka yönünden uygulanamayacağı kanaatine varılmış ve davalı banka yönünden de kabul kararı vermek gerekmiştir.
(Aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 tarih 2020/3204 Esas- 2021/5248 karar sayılı ilamı),Dosya arasına alınan 18/01/2022 havale terihli denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre; davacı tarafın ticari defterleri incelenememiş ise de, Davalı ... San. ve Tic.
AŞ. 'ye ait ticari defterlerde dava konusu bononun da aralarında bulunduğu çek ve senetlerin işli olup dava konusu bononun avans olarak alındığına dair ticari defterlerde kayıt bulunduğu, davalı tarafın defterlerindeki kendi aleyhine bu kayıt nedeniyle dava konusu bononun avans olarak verildiğinin kabulünün gerektiği, bono karşılığı mal veya hizmetin teslim edilmediği kanaatine varıldığından davalı Müflis ... San. Ve Tic.
AŞ. yönünden de davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Her iki davalı yönünden dava kayıt kabul davası olup emsal ve yerleşmiş içtihatlar gereğince maktu harç ve vekalet ücretine tabi olduğundan maktu vekalet ücretine hükmedilmesi" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacılar ... ve ... ile davalılar ... San ve Tic A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı gerçek kişi ve davalı banka yönünden davanın reddi yönündeki kararın hatalı olduğunu, senedin tahsil cirosu ile bankaya verildiğinin senet görüntüsünden de anlaşıldığını, şahsi defilerin bu nedenle bankaya da öne sürülebileceğini, davalı banka meşru hamil olmadığından davacı keşidecinin eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ...
San ve Tic A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bu davanın menfi tespit davası olduğu, davanın ya reddine ya kabulüne karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin eda davası şeklinde karar verdiğini, menfi tespit davasının kayıt kabul davasına dönüşmeyeceğini, dava dilekçesi ekindeki sipariş formunda belirtilen avans ibaresinin fiktif işlem olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, davacının 2015 yılının ekim ayında sipariş verdiğini, siparişlerini alan firmaların nisan ayının ilk günlerinde çek ve senetlerini istediğini, fiktif işlemlerin, bildirdikleri dosyaların incelenmesi ile daha net ortaya çıkacağını,
iflas erteleme davasından sonra bu tarz işlemlerin yapıldığını, gerçekte bir sipariş olmadığını, davacının son sunduğu satış sipariş formu başlıklı belgenin her zaman düzenlenecek nitelikte belge olduğunu, davacının defterlerinde müflis şirketten 6.914,049,15 TL alacaklı olduğunu, bu miktarda alacaklı iken, bir de teslim etmediği mallar için senet verdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, rapor alınması gerektiğini, davacının tarafı olduğu diğer dosyaların da incelenmesi gerektiğini,
... yönünden davanın reddine karar verildiğinden nispi vekalet ücreti verilmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulü ile, 75.000 TL tutarındaki alacağın müflis ... San. ve Tic. AŞ'nin ve müflis ... Bankası AŞ'ni iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, davalı ... San. ve Tic. AŞ.'ye ait ticari defterlerde, dava konusu senedin de aralarında bulunduğu senetlerin kayıtlı olduğu, taraflar arasında düzenlenmiş satış sipariş formunda dava konusu senedin sipariş avansı olarak yer aldığı, mal veya hizmet temin edilmediği, bu haliyle davacının davalıdan senet bedeli olan 75.000-TL tutarında alacağı bulunduğu gerekçesi ile müflis şirketler yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de; senedin davalı müflis ...
San. ve Tic.
AŞ.'nin ticari defterlerinde kayıtlı olmasının ve taraflar arasında düzenlenmiş satış sipariş formunda dava konusu senedin sipariş avansı olarak belirtilmesinin senedin avans senedi olduğunu göstermeyeceği gibi hükme esas alınan mali müşavir bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, davaya konu senedin avans olarak kaydedildiğine ilişkin tespitin hangi veriler ile yapıldığı ( davalı şirketin muhasebe kayıtlarında sipariş avansları başlığı altında ayrı bir kayıt tutulup tutulmadığı, kayıt tutuluyorsa senedin bu başlık altında kayıtlı olup olmadığı vb. gibi) açık değildir.
Öte yandan eldeki davanın menfi tespit istemli olduğu, davaya konu senet bedelinin ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi, belge ve beyan bulunmadığı gibi, gerekçeli kararda da buna ilişkin bir açıklamanın bulunmadığı, iflas masasına kaydedilecek bir alacak olmadığından davanın da kayıt kabul davasına dönüşmesinin mümkün olmadığı halde, davalı müflis şirket hakkında kayıt kabul kararı verilmesi hatalı olmuştur. Davalı müflis ... San. Tic. A.Ş. iflas idaresinin istinaf başvuru dilekçesinde, davacı tarafça ayrıca kayıt kabul davası açıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği, ilgili kararın dilekçe ekinde bulunduğu belirtilmiş ise de; dilekçe ekinde söz konusu kararın olmadığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince, davacının iddiasını yazılı delillerle ispatının gerektiği, davacının ticari defter ve belgelerini sunmadığı, davacı tarafça sunulan 16/10/2015 tarihli satış sipariş formu, müflis ... San. Tic. A.Ş. tarafından davacıya gönderildiği belirtilen 07/04/2016 tarihli belge fotokopilerinin her zaman düzenlenebileceği, 15/04/2016 tarihli belgenin düzenlendiği tarih itibariyle müflis ... San. Tic. A.Ş.'ye Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyasında 08/04/2016 tarihli tensip tutanağının 4 ve devamı ara kararlarıyla kayyım atandığının gözetilmesi, davalı vekilinin İstinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu dava dosyaları da incelenerek, taraflar arasında fiktif işlem bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ile davaya konu senet bedelinin ödenip ödenmediği ve davacı tarafça müflis şirket aleyhine dava konusu senetten dolayı ayrıca kayıt kabul davası açılıp açılmadığı da araştırılarak gerektiğinde bilirkişiden rapor aldırılarak usuli kazanılmış haklar da gözetilerek oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekir.
Sonuç olarak, davalı müflis ... San. Tic. A.Ş. iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan gerekçelerle kabulüne, kaldırma sebebine göre, davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/805, K. 2025/954, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama