KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/83
- Karar No
- 2024/111
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15/01/2021
- Davanın konusu
- İpoteğin Fekki
- Yazım tarihi
- 27/09/2024
Karar Metni
1.475 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davacının dava dışı .... adlı kişinin davalı banka ile düzenlenen Genel Kredi Ve Teminat Sözleşmesi'ne 250.000,00 TL üzerinden müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, anılan kefalet sözleşmesinde kefalete ilişkin yasal koşulların davacı yönünden yerine getirilmediğini, alacağın teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa rehinin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamayacağını, ancak alacağın rehinin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamaması halinde ya da borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi halinde rehinin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurabileceğini,
davacının yaptığı işlemin 6098 sayılı TBK'nın 584/ek maddesi ile getirilen istisnaya da girmediğini, ticari işletmenin bir yöneticisi veya ticari işletmesi adına kredi kullananda olmadığını, tamamen şahsi olarak müteselsil kefil ve ipotek borçlusu haline getirildiğini, beyan ederek, öncelikle takdiren teminatsız olarak davacıya ait Antalya ili, ... ilçesi, ... mahallesi ... ada ... parselde kain ... ve ... nolu .... dükkanlara konulan ipotekler nedeniyle icrai satışlarda dahil olmak üzere davacı aleyhine davalı bankaca yapılacak takiplerin tedbiren durdurulmasına,
Genel Kredi Ve Teminat Sözleşmesi adı altında davacının kefaletinin ve buna bağlı yapılan ipotek işleminin geçersiz olduğunun tespitine ve iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davalı bankanın ...
Şubesi nezdinde ... lehine Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi gereğince krediler açıldığını ve kullandırıldığını, bu kredinin teminatı olarak davacı ... tarafından, Antalya ili, ... ilçesi, ... mah. ... ada, ... parsel ... ve ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazların davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, kredilerin normal seyrini kaybetmesi üzerine kredi hesabı kapatılarak kredi borçlusu muhataba ve ipotek maliki davacıya Beyoğlu 48. Noterliği'nin .... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini ancak borcun ödenmediğini, davacının, bu kredinin kefili değil, ipotek vereni olduğunu,
bu sebeple iddia edildiğinin aksine usulüne uygun olmayan bir kefilliğin söz konusu olmadığını, kredi borçlusu ... nun imzaladığı iki adet Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi olduğunu, bunların .... ve ... tarihli olduğunu, davacı tarafından davalı banka lehine düzenlenen ipotek senedini yasa gereği ...
Müdürlüğü'nde düzenlenmiş olup yasaya uygun olduğunu, davacının eşinin muvafakatininde ... tarihinde alındığını, dava dilekçesinde dava değerinin 250.000,00 TL olarak gösterildiğini ancak fekki istenen ipotek limitinin 500.000,00 TL olduğunu, dava değerinin 500.000,00 TL olması sebebi ile eksik harcın davacıya tamamlattırılması gerektiğini, mahkemenin 11.02.2019 tarihli tensip zaptında, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile dava miktarı olan 250.000,00 TL'nin %15'ine tekabül eden 37.500,00 TL teminat yatırıldığında, dava konusu davacıya ait Antalya ili, .... ilçesi, ... mah. ... ada,
... parsel ... ve ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazların icrai satışını engeller mahiyette ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini, ipotek limitinin 500.000,00 TL olduğu için teminatın 500.000,00 TL üzerinden hesaplanması gerektiğini beyanla ederek .... tarihinde verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...her ne kadar davacı tarafça .... tarihli dilekçe ve sonraki beyanlarda davadan feragat edildiği belirtilmiş ise de; feragatin koşullu olduğu, (davalı tarafın vekalet ücreti talep etmemesi halinde) mevcut hali ile feragatin yasa maddesi anlamında kabulünün mümkün olmadığı görülmüştür.
Davacı tarafın beyanının feragat niteliğinde olmadığı, feragatin Yasa maddesindeki koşullarının oluşmadığı ancak davalı vekilinin .... tarihli beyanında belirttiği şekilde davacının ipotek maliki olarak sorumluluğunu yerine getirdiği ve alacaklı bankanın davacıdan talep edebileceği alacağı kalmadığı, buna göre davanın mevcut hali ile konusuz kaldığının anlaşıldığı" gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama sırasında davalı bankanın yoğun haciz baskısı ve müvekkilinin değerli taşınmazları için satış günü almış olması nedeniyle müvekkilinin de asıl borçlu olmadığından ve ipotek veren olduğundan taşınmazlarını icradan kurtarabilmek ve alacağını daha sonra asıl borçludan tahsil edebilmek maksadıyla davalı bankaya ödeme yaptığını, müvekkilinin davalı bankaya ödeme yapmasının borcun varlığını kabul ettiği ve haksız olduğu anlamına gelmediğini, müvekkilinin haklı olduğu halde icra ve haciz tehdidi ile ipotek borcunu ödediğini,
davalı asil olan bankaya müzekkere yazılarak müvekkilinden vekalet ücreti talep edip etmediklerinin sorulması istenilmiş ise de mahkemece bu taleplerinin değerlendirilmediğini ve banka vekilinin beyanları alınmakla yetinildiğini, oysaki davalı asil olan bankanın iradesi ile vekilin iradesi çelişmekte olup, bu hususta bankanın beyanının alınması gerektiğini, davalı bankanın vekalet ücreti alacağı talebinin bulunması halinde, davalı banka tarafından yapılan anlaşmaya uyulmadığı için davalarından feragat etmediklerini bildirdiklerini ancak beyanlarının, bilirkişi inceleme taleplerinin mahkemece dikkate alınmadığını,
mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmaksızın ve deliller toplanmaksızın, kefaletin geçersizliği ve dolayısıyla geçersiz kefalete dayanılarak davacı müvekkilinden alınan ipotek işleminin de geçersizliği iddialarının araştırılmaması nedeniyle verilen kararın eksik incelemeye dayalı hatalı bir karar olduğunu, bu sebeple kararın kaldırılmasını, bilirkişi incelemesi yapılmasını ve delillerin toplanarak yeniden yargılama yapılması gerektiğini, müvekkilinin haciz baskısı altında ipotek limiti dahilinde ödeme yapmasının davanın konusuz kaldığı anlamına gelmediğini,
dava konusuz kaldığı için davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekse bile maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca alacaklı vekilinin, müvekkilinden 400.000,00 TL haricen tahsil ettiklerini ve müvekkilinden başka bir alacak taleplerinin olmadığını beyan ettiğini, bu durumda dava değerinin artık 400.000,00 TL olduğunun kabul edildiğini fakat mahkemece harç ve vekalet ücretlerinin 500.000,00 TL üzerinden hesaplandığını,
dava değerinin 500.000,00 TL olduğu kabul edilecek ise de davalı tarafın 400.000,00 TL'yi tahsil etmekle kalan 100.000,00 TL alacaktan vazgeçmiş sayılacağından, müvekkili yararına da 100.000,00 TL üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderlerinin tamamının müvekkili aleyhine yükletilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin davayı açmakta haklı olduğunu, davalı bankanın öncelikle asıl borçluya ihtar çekmeksizin Beyoğlu 48. Noterliği’nden gönderilen .... tarihli ... numaralı ihtarnameden de anlaşılacağı üzere asıl borçluyla müvekkiline aynı anda ihtar çektiğini,
eğer müvekkilinin eşinin muvafakatinin alındığına yönelik bir belge var ise bunun davalı banka tarafından dosyaya sunulması gerektiğini, bu hususta ispat yükünün davalı bankada olduğunu, mahkemece bu hususta araştırma yapılmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekili, gerek dava dilekçesinde, gerekse neticei talebini somutlaştırdığı dilekçesinde, davanın kefaletin geçersizliği ve ipoteğin fekkine ilişkin olduğunu belirtmiş ise de, davalının; davacının kefaletinin söz konusu olmadığına, sadece ipotek veren sıfatıyla borçlu olduğuna yönelik beyanları, dosya kapsamında mevcut ve incelenen genel kredi sözleşmesinde de davacının kefil sıfatıyla sorumluluğunu doğuracak herhangi bir imza ve taahhüdünün bulunmaması sebebiyle, taraflar arasında kefalet ilişkisinin bulunmadığı ve davanın genel kredi sözleşmesi sebebiyle asıl borçlu lehine davacı tarafça verilmiş ipoteğin fekkine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Davadan sonra Antalya 11. İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile davalı tarafça davacı ve dava dışı başka bir ipotek veren ile asıl borçlu aleyhine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte, davacı ile davalı bankanın haricen anlaşması sonucunda, davalı alacaklı vekilinin icra takip dosyasına ibraz ettiği dilekçe ile, davacı borçludan 400.000,00 TL tahsil ettiklerini belirterek, bu borçlu yönünden takibin başladığına ilişkin tapuya konulan şerhin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemeye hitaben sunulan karşılıklı dilekçelerde de ve davalı vekilinin 24/12/2020 tarihli duruşmadaki beyanında davalının davacı ipotek maliki borçludan alacağının kalmadığının belirtildiği görülmektedir.
Mahkemece tarafların karşılıklı beyanı üzerine davacı borçlu yönünden davalı bankanın alacağının kalmadığı gerekçesiyle davanın konusunun kalmadığı kanaatiyle karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiş ve yargılama giderleri davacıya yüklenmiştir.
Dava ipoteğin fekki davası olduğundan, ilgili taşınmaza ilişkin tapu kaydından ipotek kaydının silinmesi ile dava konusuz kalır. Mahkemece bu yönde araştırmanın yapılmaması ve davalının da bu yönde bir kabulünün olmaması karşısında mevcut haliyle davanın konusuz kaldığından söz edilemeyeceğinden Mahkemenin kararı eksik inceleme sebebiyle isabetsizdir.
Bu nedenle mahkemenin, ipoteğin fek edilip edilmediğini ... Müdürlüğünden ve davalı bankadan sorarak, sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken eksik incelemeye dayalı verilen kararın kaldırılması gerekmiştir.
Kabule göre de, konusuz kalan davalarda yargılama giderleri davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre belirlenir. İlk derece mahkemesi kararında ipoteğin geçerli olup olmadığı yönünde herhangi bir incelemenin bulunmadığı, yine yargılama giderlerinden davacının sorumlu tutulmasının gerekçesi olarak kararda herhangi bir tartışmanın yer almadığı görülmüş, davacı vekilinin tüm bu yönlere ilişen istinaf başvurusu kabul edilmiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/83, K. 2024/111, 27 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama