KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/871
- Karar No
- 2025/1125
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 15/06/2022
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazım tarihi
- 27/10/2025
Karar Metni
1.073 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, taraflar arasında 24.12.2015 tarihli sözleşme ile "... tarafından imal ettirilen, ithal edilen ya da pazarlanan ... ürünlerinin, makinelerinin ve ekipmanlarının alıcı tarafından satın alınarak kullanılması" konulu sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği 2,5 yıllık süre içerisinde toplam 35 ton ürünün müvekkili şirketten satın alınması konusunda anlaşıldığını, sözleşmeye istinaden müvekkil şirkete yükletilen tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini ancak davalı şirket tarafından sözleşmenin 2. ve 3. Maddesine aykırı davranıldığını, sözleşmenin 2. Maddesinin davalı şirketin,
işletmelerinin genel temizlik ve housekeeping (oda temizliği vs.) departmanlarının ihtiyacı olan temizlik ve dezenfeksiyon maddelerini ve sistemlerini yalnızca ...’dan temin etmesini, 3. Maddesinin ise davalı şirketin müvekkil şirketten sözleşme süresince 35 ton ürün alımı yapması şartını içerdiğini, davalı şirketin ekipman, araç-gereç gibi sıvı ve kimyasal olmayan ürünleri müvekkili şirket harici başka şirketlerden satın alındığını ve sözleşmedeki 35 ton ürün alımı taahhüdünün yerine getirilmediğini, sadece 18 ton ürün alımı yapıldığını,
bu nedenle sözleşmeye göre hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebileceklerini, sözleşmenin feshine sebep olunması halinde sözleşme süresi içerisinde o tarihe kadar ...’a kesmiş olduğu satış destek primi veya ciro primi faturaları kadar olan tutarı ve 75.000,00.-TL ödemeyi kabul ve taahhüt edildiğine ilişkin sözleşmenin 7.1. maddesi uyarınca satış destek primi miktarı olan 72.612,00 TL ile 75.000,00 TL olmak üzere toplam 147.612,00 TL’nin müvekkili şirkete ödenmesi için Antalya 11. Noterliği, ... yevmiye numarasıyla ihtarname gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını,
arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını belirterek fazlaya ilişkin alacak ve faiz talep hakları saklı kalması kavdı ile taraflar arasındaki sözleşmenin 7.1. maddesi uyarınca satış destek primi veya ciro primi faturaları kadar olan 72.612,00 TL ve 75.000,00 TL olmak üzere toplam 147.612,00 TL alacağın ihtarnamenin tebliği suretiyle temerrüt tarihi olan 22.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...2015-2019 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahipleri lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir. Bilirkişi incelemesinde, tarafların 2015-2019 yılları arasında aktif olarak çalıştıkları, aralarında ticari bir ilişki olduğu, 2020 yılı itibari ile aktif çalışmanın sonlandığı tespit edilmiştir.
Davacı ve Davalı tarafın karşılıklı cari hesaplarında 2015 -2018 arasında (Sözleşme dönemi) bir ihtilaflarının olmadığı, davalı tarafından davacıya ciro primi/destek primi olarak 72.612,22.-TL tutarında fatura kesmiş olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Yine sözleşme dönemi olan 24.12.2015 - 24.06.2018 tarihleri arasında ve sözleşmenin 3.Maddesi dikkate alınarak sözleşme süresine 6 ay ilave edildiğinde 24. 12.2015 - 24.12.2018 tarihleri arasında davalı tarafından alımı yapılması gereken miktarın 35.000 Kg olduğu hesaplanmış ve bu ürün alımı şartına ulaşılamadığı, ürün alımının 20.000 Kg.nın altında kaldığı tespit edilmiştir.
Bilirkişi her iki taraftan da aldığı dökümlere göre bu sonuca vardığını ve bu durumun net olduğunu özellikle vurgulamaktadır. Öyle ise davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ve edimini yerine getirmediğini kabul edilmiştir.Sözleşme 24/12/2015 tarihinde kurulmuştur. Yine sözleşmenin 3.maddesine göre sözleşmenin süresi 2,5 yıldır ve hedeflere ulaşılamaz ise 6 ay ilavesiyle sözleşme 24/12/2018 tarihinde sona erecektir.
Sözleşme taraflardan biri tarafından sona erdirilmez ise aynı şartlarla tekrar uzayacağı yönünde sözleşmede bir hüküm yoktur. Bu nedenle sözleşme hükümlerini doğurarak 24/12/2018 tarihinde sona ermiştir. Davacı tarafından gönderilen noter ihtarının tarihi 16.06.2020'dir. Bilirkişi raporunda da haklı olarak işaret edildiği gibi zaten sona ermiş ve hükümlerini doğurmuş bir sözleşmenin feshi mümkün değildir.
Kaldı ki ihtarname de sözleşmenin feshedildiğine ilişkin bir beyan yoktur. Her ne kadar feshi ihbar bildiriminde özellikle "fesih" sözcüğünün geçmesi gerekmiyor ise ise de, gönderilen ihtarın karşı taraf üzerinde "sözleşmenin feshi iradesi" yaratması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla karşı tarafa sözleşmenin feshedildiğini düşünmelidir. İhtarnameden böyle bir sonuca varılamamaktadır. Bu nedenle davacı tarafın cezai şart istemi yerinde görülmemiştir.
Ancak, davacının davalı taraftan sözleşmeden kaynaklanan ciro primi/destek primi olarak 72.612,22.-TL tutarında alacağı olduğu da açıktır. Bu husus bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Bu miktar yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Temerrüt tarihi ise, yukarıda belirtilen noter ihtarı davalı tarafa 19/06/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borcun ödenmesi için 2 gün süre verilmiştir.
O halde temerrüt tarihi 22/06/2020 olup, bu tarihten itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmasına ve davanın kısmen kabulü"şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin uzadığını, sözleşmenin ayakta olduğunu, 16.06.2020 tarihli ihtarnamenin fesih ihtarnamesi niteliğinde olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, sözleşmede yer alan ciro destek priminin ve cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, cezai şart yönünden taraflar arasındaki sözleşmede, cezai şart alacağının sözleşmenin feshine bağlı olmasına,
davacının iddia ettiği 16.06.2020 tarihli ihtarnamede sözleşmenin feshedildiğine yönelik bir irade açıklaması bulunmamasına, davacının ise sözleşmenin feshedildiğini kesin deliller ile ispatlayamamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/871, K. 2025/1125, 27 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama