KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/934
- Karar No
- 2025/1414
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 21/06/2022
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 08/12/2025
Karar Metni
1.679 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davacı ile davalı şirket arasında ...
Beach Resort Otel projesinde yapılacak olan yatak odaları, Italian restaurant ve ... restauranta mermer malzeme temini ve uygulama işlerine yönelik 10.10.2017 tarihli genel taahhüt sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşme uyarınca temin ve tedarik edilen mermer ve sair tüm malzemelerin iş sahasına gönderildiğini ve davalı adına usulüne uygun fatura tanzim edildiğini, işbu malzeme bedellerinden, davacı şirketin davalı taraftan USD hesabında bakiye ...
USD malzeme bedeli alacağı ve Euro hesabında ise ... Euro alacağı kaldığını, işbu alacaklardan dava konusu olan USD alacağı için Antalya 8.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile, EURO alacağı için ise Antalya 16.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından alacakların tahsili amacı ile icra takibi yapıldığını, davalı tarafça EURO alacağı olan ...
Euro tutar davalı tarafça icra müdürlüğüne ödenmek sureti ile dosya kapatıldığını, USD alacağa ilişkin olarak yapılan takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davacı tarafça yasa uyarınca Arabulucuya müracaat edildiğini, taraflar olarak 01.02.2019 tarihinde yapılan görüşmede anlaşmaya varılamadığını, ... nolu dava şartı arabuluculuk son tutanağı anlaşamama olarak imzalandığını, davacı şirketin alacağı davalı tarafa fatura ve teslim edilen malzemelere ilişkin açık hesap alacağı olduğunu,
işbu faturalı malzeme alacağının ödenmemesi nedeni ile davacı şirkette iş yaptığı ve malzeme temin ettiği firmalara ödemelerini yapmadığını, icra takipleriyle karşı karşıya kaldığını, icra tehditi altında yüklü ödemeler yaptığını, davalı tarafından yapılması gereken ödemelerin yapılamaması nedeni ile davacı şirketin yabancı bir ülkede yaptığı işlere ilişkin malzemelerin bedellerini alamadığından ticari olarak ciddi zararlara uğradığını ve halihazırda ticari faaliyetlerini de sürdüremez hale geldiğini, davacı şirketin alacaklarının davacı ve davalı şirket kayıtlarında yer aldığını, davalının Antalya 8.İcra Müdürlüğünün ...
E.sayılı dosyasına vaki haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla ve değişen merkez bankasınca bankalarda döviz mevduatlarına uygulanan en yüksek faiz oranları uygulanmak sureti ile aynen devamına, itiraz haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olduğundan davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilerek davanın kabulüne karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, taraflar arasında 10.10.2017 tarihinde genel taahhüt sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin konusunu oluşturan 2. Maddesinde "... malzeme dahil, ekipman temini ve uygulaması işlerinin, işçilik ve iligili diğer giderler dahil olmak üzere, projesine, BAE yerel şartnamelerine, bu sözleşme şartlarına, ilgili kanun ve yönetmeliklere, fen ve sanat kaidelerine, ilgili yerel standartlara, tarif ve şartnamelerine ve iş programına uygun olarak tam, kusursuz ve zamanında birim fiyat esasına göre taşeron tarafından, işveren tarafından kabul edilecek şekilde yapılmasıdır." hükmünün yer aldığını,
davalı taşeron'un sözleşme kapsamındaki tüm işleri malzeme, işçilik, sair giderleri kendi gücü ve imkanları ile yapmak zorunda olduğunu, sözleşme kapsamında davalı taşeron'un sahada gerçekleştireceği işte çalışacak personelin iş kanunu ve sair mevzuattan doğacak tüm mali, hukuki yükümlülükleri, işçilik alacaklarının ödenmesi,
yasal izinlerinin alınması sorumluluklarını tek başına üstlendiğini, yine davalı taşeron bu giderlere ilişkin İşveren'den herhangi bir bedel talep etmeyeceğini aynı madde ile taahhüt ettiğini, sözleşmeye konu işlerin gerçekleştirilmesinde kullanılacak tüm personel ve işçilik masraflarının davalı tarafından üstlenildiğini, bu giderlere ilişkin davacı şirket'in ödeme yapması ve/veya bu giderlere katlanması halinde rücu hakkının bulunduğunu, davalı tarafın çalışanlarının Aralık 2017 - Eylül 2018 tarihleri arası tüm işçilik hak ve alacakları, personel sağlık sigortaları ile birlikte davalı şirkete yansıtıldığını,
davalı şirket tarafından anılan giderler toplamı ...-USD karşılandığını, davalı çalışanlarının maaş ve sağlık sigortası primlerinin aylık olarak ödendiğini gösterir dökümleri davalı tarafından imzalandığını, davaya konu icra takibinde belirtilen açık hesap alacağına dair yapılan ödemeler ve davalının kabulünde olan yansıtma bedelleri dahilinde davalıdan alacağının bulunmadığını, taraflar arasındaki cari hesap yukarıda belirtilen işçilerin maaş ödemeleri, yerel kanunlara göre yapılan sigorta primi ödemeleri, vize ve çalışma izin ödemeleri,
ulaşım masrafları ve benzeri giderlerin davalı şirket tarafından gerçekleştirilmesi neticesinde alacak bakiyesi bulunmadığını, davalı taşeron adına yapılan tüm ödemelere ilişkin 3.11. maddesi uyarınca ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz talep etme hakkını ve yansıtma bedellerine dair mahsup hakkını herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla saklı tuttuklarını, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.4. maddesinde "Kesin Hakediş Raporu ve Hesap Kesilmesi" düzenlenmiştir.
Anılan maddeye göre; " ...
İşveren kesin hakkediş raporunu re'sen düzenlediği takdirde, Taşeron bu raporda ortaya çıkabilecek her türlü alacağından dolayı İşveren'i ibra etmiş sayılır." hükmü yer aldığını, davacı tarafa kesintilerin yer aldığı kesin hak-ediş dosyası ve raporu 01.09.2018 tarihinde gönderdiğini, cari hesaba borç olarak kaydedilen yansıtma faturaları toplamı ...-$ da 30.09.2018 tarihli ... nolu tutarlı borç dekontu (EK-3) ile davacı ya ... barkod numaralı iadeli taahhütlü mektup ile gönderildiğini, 05.11.2018 tarihinde davacı çalışanına tebliğ edildiğini, tebliğe ilişkin gönderi takibi formunda yer aldığını,
kesin hakediş raporunda bulunan kesintiler ile 30.09.2018 tarihli borç dekontu ve ekinde yer alan ...-$ tutarlı yansıtma bedelleri davacıya tebliğ ettiğini, davacı tarafından herhangi bir itiraza konu edilmeksizin kabul edildiğini, hakediş raporunun taraflar arasındaki sözleşmenin 6.4. maddesine göre düzenlendiğini ve yansıtma bedellerinin tamamı da davacının kabulünde olduğunu, cari hesap alacağında ...-$ bulunduğu iddiası ile icra takibi başlatan davacının davalı şirketten herhangi bir hak veya alacağının bulunmadığını, dava değeri olarak belirlenen ve ödeme emrinde yer alan kurun hatalı olduğunu, faiz türü ve miktarına itiraz ettiklerini,
davayı ve talebi kabul anlamına gelmemek ve savunmaları baki kalmak kaydıyla davacının icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin talebine itiraz ettiklerini, davacının talebinin somut olaya göre Iikid bir alacak olmadığını, sabit bir alacak var olmadığından icra takibine itiraz edilmesinden bahisle "icra inkar tazminatı" talebinin de reddinin gerektiğini, davalı şirketten tutarlar haricinde başkaca bir alacağı olmayan davacının iş bu davayı ikame etmesinin kötü niyet göstergesi olduğunu, kötü niyetli, fahiş miktarda icra takibi yapan davacı aleyhine İ.İ.K.
67/2 gereğince, haksız talep edilen meblağın % 20' sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davalının aşamalarda ileri sürdüğü yansıtma faturasının düzenlendiği ve davacıya tebliğ edildiğine ilişkin olarak, teslim aldığı belirlenen kişinin davacı ile hukuki bağını tespit için yazışmalar yapılmış ve dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı ile bir organik/hukuki bağı, yetkili olup olmadığına ilişkin bir husus tespit edilememiştir.
Yansıtma faturasının sadece bir kişiye tebliğ edildiği gerekçesiyle davacıyı bağlaması gerektiği kabule göre düşünülemez. Davalı ise ilgilinin davacının sigortasız çalışanı olabileceğini beyan etmiştir, ancak bu konuda ispat külfeti davalıdadır ve usule uygun delillerle ispat külfeti yerine getirilmelidir. Davacı yansıtma faturasını ve tebliğ edildiğini kabul etmemektedir.
Yansıtma faturasının davacının ticari defterlerinde olduğuna dair bir kayıt da bilirkişi raporlarında belirtilmemiştir. Davalının defterinde olan lehine bir kaydın, lehe delil olması için davacının da ticari defterleri ile uyum içinde olması gerekmektedir. 03/12/2021 tarihli ek raporunda belirtildiği üzere; ....-TL Dolar karşılığı ....-TL.sının davacı firma adına yapıldığı kabulünde değildir.
Dava konusu somut olayda, bütün dosya kapsamı, Mahkememizce alınan yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi kök ve ek raporları dikkate alındığında, ....-TL Dolar karşılığı ....-TL.sının davacı firma adına yapıldığının davalı tarafça ispatlanamaması hususları da düşünülerek davacının Antalya 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının kısmen kabul, kısmen reddi"şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmede işçilerin her türlü ödemelerinden davacının sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını, buna rağmen aralık 2017 ve eylül 2018 tarihlerinde arasında toplam ... USD işçiler için ödeme yaptığını, davacının ise çalışanlarına ödeme yaptığına ilişkin bir belge sunmadığını, söz konusu ... USD lik borç dekontunu kendisinin davacıya tebliğ ettiğini, nitekim davacının da 07/03/2022 tarihli dilekçesinde bunu ikrar ettiğini, yine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
TBK 471-475. maddelerine göre yüklenici üstlendiği edim olan eseri sözleşme ve yasaya göre tamamlayıp teslim etmek, iş sahibi de TBK 479. maddeye göre bedelini ödemekle yükümlüdür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 10.10.2017 tarihli ... Beach Resort otel projesi kapsamında yapılacak olan yatak odaları, restaurant mermer malzeme temini ve uygulama sözleşmesinden kaynaklıdır.
Taraflar arasında yapılan işe ilişkin davacının kestiği faturaların her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu sabittir. Davalı, taraflar arasındaki sözleşmede işçilerin ücretlerinin davacıya ait olmasına rağmen, işçilik ücretlerini Aralık 2017- Eylül 2018 tarihleri arasında davalının ... USD tutarında ödediğini savunmaktadır. Yine davalının aynı savunmayı Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında da yaptığı ve aynı dekontu sunduğu iddia edilmektedir.
Mahkemece davalının savunmaları yeterince incelenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılması gereken iş, öncelikle Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının dosya arasına kazandırılarak, davalının sunmuş olduğu dekontun sıhhatinin araştırılması, yani bu ödemelerin gerçek bir ödeme olup olmadığının araştırılması, davalı tarafa bu ödemelerin standart işçilik (yevmiye) ödemeleri mi olduğu, yoksa konaklama, seyahat, vize, yeme içme vb. ödemeler mi olduğunun açıklattırılması, yine hangi işçiler için bu ödemelerin yapıldığının davalı tarafından somutlaştırılmasının istenilmesi,
ardından, sözleşmede bu konuda ayrıntılı düzenlemeler bulunmakla tevsik edilen ödemelerin davacının hakedişinden düşülüp düşülmeyeceği tartışılarak, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası sonucu, gerektiği takdirde kesinleşmesi beklenilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/934, K. 2025/1414, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama