KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/103
- Karar No
- 2025/307
- Karar tarihi
- 17 Mart 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 23/10/2024
- Davanın konusu
- Tespit
- Yazım tarihi
- 17/03/2025
Karar Metni
992 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, Davalıların babası ... tarafından müvekkiline 07/01/2008 vade tarihli 47.500,00TL bedelli bono verildiğini, ...'nın vefat etmesi sebebiyle mirasçılarına karşı senet zaman aşımı geçtikten sonra 2012 yılında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların şikayet yoluyla, dosyada işlem yapılmadığı ve bononun zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle Antalya 6. İcra Hukuk Mahkemesi ... esas ve ... karar sayılı dosyasıyla icranın geri bırakılmasını talep ettiklerini ve mahkemece icranın geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın istinaf edildiğini ve istinafça başvurularının reddedildiğini, yerel mahkeme kararında,
alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı ile ilgili icranın geri bırakılması kararının kesinleşmesinin taraflarına tebliğini takiben İİK M 33/a-2 uyarınca 7 günlük süre içerisinde genel mahkemede dava açılıp açılmayacağının beklenmesi gerektiğinin belirtildiğini ancak alacak zaman aşımına uğramadığını yerel mahkeme ve istinaf kararının hukuka aykırı olduğunu, süresi içinde işbu davayı açtıklarını belirtmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda. "Antalya 2. Asliye Hukuk mahkemesinin ... Esas - ...
Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; her ne kadar dava konusu 07/01/2008 vade tarihli 47.500,00TL bedelli bono takip tarihi itibariyle (2012) 3 yıllık bonolara özgü zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kambiyo vasfını yitirmiş ise de zamanaşımına uğrayarak kambiyo senedi vasfını kaybeden bono adi senede dönüşmemekle birlikte bu bonodan HMK.nin 202. maddesi kapsamında (yazılı) delil başlangıcı olarak yararlanılabileceği açıktır.
Davacının senedin lehtarı davalıların ise senedin keşidecisinin mirasçıları olduğu, davacının takipte temel borç ilişkisine dayandığı ve temel borç ilişkisine ilişkin zamanaşımı süresi olan 10 yıl olduğu açıktır. Senedin vade tarihi 2008 dir ve temel borçtan kaynaklı zaman aşımının başlangıcı, kambiyo senedinin zaman aşımına uğradığı tarih değildir. Zaman aşımına uğrayan senedin tanzim tarihi 2007, vade tarihi 2008'dir. Dava tarihi ise 2022'dir.
Bu nedenlerle, zaman aşımının geçtiği anlaşılmakla, davanın reddine "şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davacının takipte temel borç ilişkisinin zamanaşına uğraması nedeni ile davanın reddine karar verildiğini, senedin vadesinin 07/01/2008 tarihli olduğunu, 2012 yılında icra takibi başlatıldığını, takibe dair açılan iptal davasında tedbiren takibin durdurulmasına karar verildiği için zamanaşımının bu tarihte kesildiğini, 10 yılık zamanaşımı süresinin dolmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, 2004 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca alacağın zamanaşına uğramadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava konusu bononun keşide ve vade tarihleri itibariyle olayda 6762 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Zamanaşımına uğrayan bono nedeni ile kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilse de, hamil arada temel ilişki bulunan cirantaya ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre keşideciye karşı talepte bulunabilecektir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davayı İİK 33/a maddesine göre açtıklarını, müvekkilinin alacağının, temel ilişkiye dayandığını, temel ilişkinin miras hakkını devirden elde edilen bedel ve işçilik alacaklarına ilişkin olduğunu, takipteki belgenin yazılı delil başlangıcı olduğunu beyan etmiş ve temel ilişkiye dayanmıştır.
Temel ilişkiye konu hukuki ilişkinin 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu görülmekle; takibe konu alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı taraflar arasında ihtilaflıdır.
Takibe konu bono 07/01/2008 vade tarihli olup,davacının başlattığı takip tarihi ise 21/11/2012'dir. Ödeme emrinin davalıya tebliğ tarihi ise 27/11/2012'dir. Davacının 16/10/2015 tarihinde davalı ... yönünden maaş haczi ile ilgili talepte bulunduğu, diğer davalı ... yönünden ise 17/01/2018 tarihinde haciz talep ettiği anlaşılmıştır. Kural olarak icra takibinin devamını sağlamaya yönelik işlemler de zamanaşımını kestiğinden bu tarihler itibari ile zamanaşımının kesildiği ve temel ilişkiye dayalı 10 yıllık zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı anlaşılmıştır.
Eldeki dava tarihi ise 30/11/2022 tarihli olup bu dava tarihi itibari ile takibe konu alacak var ise, bu alacağın zamanaşımına uğramadığının kabulü gerekmektedir.
İlk derece mahkemesince, yanılgılı gerekçe ile yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/103, K. 2025/307, 17 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama