İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARIGEREKÇELİ KARAR

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2025/13 K.2025/106

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

Esas2025/13Karar2025/106Tarih10 Şubat 2025Okuma10 dk · 1.940 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Esas No
2025/13
Karar No
2025/106
Karar tarihi
10 Şubat 2025
İncelenen kararın mahkemesi
DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
04/10/2024
Davanın konusu
Menfi Tespit
Yazım tarihi
10/02/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.940 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ

Davacı dava dilekçesinde özetle. 2014 yılında ... Kaldıraçlı Alım Satım ve Türev işlemler piyasında eşi ... ile aynı okulda görev yaptığı öğretmen arkadaşı ...in yatırım işine giriştiği, sermaye piyasası tarafından bazı banka ve aracı kurumlara 2012 yılında lisans verildiği, yatırım piyasasının yeni oluşu nedeniyle uygulamada bazı sıkıntılar yaşandığını düşünerek paralarını alamadıklarını sandığını, ancak mevzunun Türkiyede 300000 mağdurun olduğunu T.B.M.M.

Komisyonunda ele aldıkları sırada ortaya çıktığını, komisyon toplantısında hesapların hacklendiğini, yanıltıcı reklam ve bildirimlerle tuzağa düştüklerini öğrendiğini, ...in yatırım hesabında para alamaması sonucu eşi ve kendisi hakkında dolandırıcılık iddiası ile şikayette bulunduğu, dolandırıcılık davasından beş yıl sonra beraat ettiği, Çameli İcra Hukuk Mahkemesinde açtığı davadan da bir sonuç alamadığını bu nedenle davasına menfi tespit davası ile devam etme zaruriyetinin doğduğu,

...in önce ... adlı bir adama senetleri vererek tahsilat yaptırmaya çalıştıklarını, Çameli Asliye Ceza Mahkemesinde ... ...den borçları karşılığı senedi aldığını beyan ettiği, hakaret yönünden ceza verildiği, ...in bir buçuk yıl sonra aynı senetlerle icra takibine giriştiğini, ...e 73.500 TL ödeme yapılmasına rağmen dolandırıcı olduğu ilgili kamu kurum ve kuruluşlara ihbar talebinde bulunup lekelenme hakkını ihlal ettiği, senetlerin tamamı üzerinden 120.000 TL haciz başlatarak bedelsiz senet kullanma faaliyetini gerçekleştirdiğini,

söz konusu nedenlerle 74.500 TL nin kendisine ödendiğinin tespiti ile kalan 35.500 TL borcundan ticari ilişkinin risklerine dayanarak oluşan iş ve işlemlerden kaynaklandığının sorumlu tutulamayacağının kaldı ki ticari ilişkisinin kendisiyle değil eşiyle olduğundan bu yönüyle borçlu olmayacağının tespit edilmesini talep ettiği, %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına yükletilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kayıdyla yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davalı cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız olduğunu, karşı tarafın kendisini borcunu ödememek için soyut ve gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu, açılan davanın hukuki yararı olmadığını, karşı tarafın borcunu ödememek için gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu, ...'un eşiyle birlikte hareket ettiğini, çeşitli davalar açarak korkutma ve yıldırma politikası uyguladığını, 1 milyona yakın tazminat davası açtıklarını, kötü niyetli açılan davanın reddine karar verilmesini, %20 den az ollamak üzere icra inkar tazminatının karşı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "..Bononun bağımsız borç ikrarını içermesi, bono üzerinde imzanın keşideciye ait olduğunun hususunda uyuşmazlık bulunmayıp bu davada davacının imza itirazının olmadığı, bedelsizlik ile senedin davacının bilgi ve rızası hilafına doldurularak icraya konulduğu iddialarının HMK 201. maddesi gereği yazılı delille ispat edilmesi gerektiği,

dosya kapsamında alınan SMMM bilirkişi raporunun taraflar arasındaki ve dava dışı davacının eşi ...'un banka hesap hareketlerinin incelenmesi neticesinde hazırlandığı fakat davalı hesabına bankaya yatırılan paraların davaya ve takibe konu senetlere mahsuben yapıldığına dair banka kayıtlarında bir açıklama bulunmadığı gibi davalının da bu hususa yönelik açık bir kabulü bulunmadığından davalı banka hesaplarına yatırılan paraların dava ve takibe konu senetlerden mahsubunun mümkün olmadığı, bu durumda davacı tarafından dosya kapsamına ilişkin bedelsizlik ve teminat senedi iddialarını ispatlar nitelikte herhangi bir yazılı belge ibraz edilmediği,

davacı tarafın yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla, davacı davasını ispat edemediğinden...." şeklinde gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin görevli mahkeme olmanın gereklerini yerine getirmediğini, dosyada herhangi bir araştırma ve inceleme yapmadığını, dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, ceza dosyasının değerlendirilmesi gerektiğini, davalının kötü niyetli ve haksız kazanç peşinde olduğunu, davalının kamu personeli olup, hangi ilişkiye dayalı olarak icra takibine ve davaya konu senetleri aldığına dair açıklama yapmadığını, mahkemenin yemin deliline dayanmaksızın ve bu konu hakkında süre tanımaksızın davayı sonuçlandırması açıkça hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ödeme nedeniyle istirdat istemine ilişkindir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Borçlunun, kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ileri sürerek açtığı menfi tespit davası esasında maddi hukuk anlamında bir itiraz sebebine dayanılarak açılmaktadır. Bu kapsamda hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık temel ilişkiden değil, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır.

Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası ise, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s. 16).

Davanın ilk açıldığı Denizli 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E, ... K sayılı kararının, Antalya BAM 11. HD'nin ... E, ... K sayılı ilamı ile ortadan kaldırıldığı, kaldırma sebebinin ticaret mahkemelerinin görevli olması ve davacı iddiasının somutlaştırılması olduğu, kaldırma kararından sonra Denizli 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E, ... K sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edildiği, bu mahkemenin ... esasında yargılamanın devam ettiği, yargılama sonunda istinaf incelemesine esas hükmün verildiği anlaşılmaktadır.

Davacı vekili, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra, 24/06/2024 tarihli dilekçesi ile talebini somutlaştırmış ve davanın konusunun Çameli İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası nedeniyle, davacının, davalıya borçlu olmadığı hususunu oluşturduğunu beyan etmiştir.

Kural olarak süresi içinde görevli mahkemeye başvuru halinde, yeni mahkemede görülmeye başlayan dava, görevsiz mahkemede açılan davanın devamıdır. Tarafların görevsiz mahkemede yaptıkları usul işlemleri görevli mahkemede de geçerlidir ancak kural olarak görevsiz mahkemenin yaptığı usul işlemleri geçersizdir.

Fakat, görevli mahkeme, görevsiz mahkemenin yapmış olduğu işlemleri, bunların tekrarlanması için bir sebep yoksa kararına esas alabilir(KURU, Baki/ARSLAN, Ramazan/ YILMAZ, Ejder., Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları, Genişletilmiş 16. Baskı, Ders Kitabı, s. 156). Görevsiz mahkemede bilirkişi raporu alınması halinde, görevli mahkemede de başkaca bir rapor alınmasının gerekli olması gibi bir zorunluluk yoktur.

Mahkeme, alınan raporun hükme ve denetime elverişli, hukuka uygun olduğuna kanaat getirir ise o raporla yetinebilir.

Dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir. İspat yükü ise,bir olayın gerçekleşmiş olup olmadığının anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden yargıcın aleyhte bir kararıyla karşılaşmak tehlikesidir(YILMAZ,Ejder. İspat Yükü, 1980, s. 3). Kendisine ispat yükü düşen taraf için ispat yükü bir yükümlülük değil(mükellefiyet), yüktür(külfettir).

İspat konusu, 6100 sayılı kanunun ise 187 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Hukukumuzda, senet delilinin uygulanma alanı oldukça geniştir çünkü hukukumuzda, hukuki işlemler için "senetle ispat" kuralı mevcuttur. Esasen, "senetle ispat kuralı" kavramı yerine "kesin delille ispat" kuralı denilmesi daha doğrudur. Çünkü, senetle ispatı zorunlu olan bir hukuki işlem, diğer kesin delillerle de (ikrar, yemin, kesin hüküm) ispat edilebilir.

Senetle ispat zorunluluğu, "tanıkla ispat yasağı" olarak da ifade edilmesine rağmen, bunun da esasen "takdiri delille ispat yasağı" olarak belirtilmesi daha uygundur.

Davacı taraf, bedelsizlik ve teminat senedi iddialarında bulunmuş, senetlerin güvene dayalı olarak verildiğini ileri sürmüştür.

Ayrıca, 6102 Sayılı TTK'nun 776/1. maddesinin (b) bendinde bono veya emre yazılı senedin kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini içermesi gerektiği, 777. maddesinde de bu unsuru içermeyen bir senedin bono sayılmayacağı hükme bağlanmıştır. Yargıtay HGK'nun 14.3.2001 tarih ve ... sayılı ve yine 20.6.2001 tarih ve ... sayılı kararlarında da benimsendiği üzere dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır.

Yargıtay kararlarında senedin hangi hukuk ilişkiye konu olarak verildiğine ilişkin "açık atıf" la senedin vade ve düzenleme tarihleriyle miktarlarının açıkça belirtilmiş olduğunu kastetmektedir. Böylece, takibe konu senetler ile tarafların yapmış oldukları sözleşme ve protokol arasında bir bağlantı kurulmakta ve borçlunun alacaklıya karşı senedin teminat senedi olduğuna ilişkin defi ileri sürülmesi imkanı da sağlanmış olmaktadır.

İstinaf incelemesine konu dosyaya bakıldığında. Davaya konu icra takibine dayanak bonolarda teminata ilişkin bir kayıt ve bedele ilişkin bir kayıt mevcut değildir. Dayanak icra takip dosyası, bonolara dayandığından ve bonolardaki imzalar da inkar edilmediğinden, kambiyo senetlerinin bedelsiz olduğu ve teminat amacıyla verilmiş olduğu hususunda ispat külfeti davacıdadır (Yargıtay HGK, 2020/11-698 E, 2022/1545 K). Dosyada bunun ispatına yarayan bir delil mevcut değildir.

Yine, ilk derece mahkemesince, bilirkişi raporuna dayanarak, davalı hesabına bankaya yatırılan paraların davaya ve takibe konu senetlere mahsuben yapıldığına dair banka kayıtlarında bir açıklama bulunmadığının kabulü ile davalının da bu hususa yönelik açık bir kabulü bulunmadığından davalı banka hesaplarına yatırılan paraların dava ve takibe konu senetlerden mahsubunun mümkün olmadığı şeklindeki kabulü de dosya kapsamına uygundur.

Bononun mücerretliği ve ispat külfeti gereği, davacının, davalının kamu personeli olup, hangi ilişkiye dayalı olarak icra takibine ve davaya konu senetleri aldığına dair açıklama yapmadığına yönelik istinaf sebepleri de yerinde değildir.

Davacı taraf, mahkemenin yemin deliline dayanmaksızın ve bu konu hakkında süre tanımaksızın davayı sonuçlandırmasının açıkça hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

İspat yükü altında bulunan tarafın başvurabileceği delillerden biri de yemin delilidir. Yemin, taraflardan birinin davanın çözümlenmesine etkili olan bir vakıanın doğru olup olmadığı hakkında kanunun belirlediği şekilde mahkeme (hakim) önünde beyanda bulunmasıdır. Medeni Usul Hukukumuzda yemin delili kesin delil niteliğindedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2015/22-2376 esas, 2019/370 karar) Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, 03.03.2017 gün ve ... E. ...

K. no’lu kararı ile. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmış olan davalarda tarafların dava ve cevap dilekçeleri ile delil listelerinde "sair deliller, her türlü delil, ve sair deliller" gibi ibarelerin bulunması halinde tarafların yemin deliline başvurmuş sayılamayacakları ve bu kapsamda hâkimin ispat yükü kendisine düşen tarafa 'yemin teklifinde bulunma hakkı'nı hatırlatmayacağına oyçokluğu ile karar verilmiştir.

Bir başka deyişle, yemin deliline dayanan taraf, bunu dava veya cevap dilekçesinde açıkça bildirmelidir.

İstinaf incelemesine konu dosyada, davacının, yemin deliline açıkça dayanmadığı anlaşılmaktadır. Zira, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında da bu husus belirtilmiştir. Bir an için aksi düşünülse dahi, HMK'nın 226/1-c. Maddesine göre, "yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar" yemine konu olamaz. İddia bedelsiz senedi kullanma olduğundan ve TCK gereği bu husus suç teşkil ettiğinden, somut olayda "yemin" deliline dayanılması da mümkün değildir. Davacının bu yöne ilişkin istinaf sebepleri de yerinde değildir.

Tüm açıklamalar ışığında. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kesin delille ispat külfeti üzerinde olan davacı tarafça iddiasının usul hukuku gereği ispat edememesine,

uyaptan incelenen Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında, davacının sanıklardan biri olduğunun, davalının şikayetçilerden biri olduğunun anlaşılmasına ve yargılama sonunda sanığın atılı dolandırıcılık suçunu işleyip işlemediğine karar verilecek olmasına, iş bu dosyanın kambiyo senetlerine dayanması da düşünülerek, bu dosya için bekletici mesele yapılmasına gerek olmamasına, uyap üzerinden yapılan incelemede Denizli Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının davacısının (...) ve dayanağının farklı olduğunun anlaşılmasına,

HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.

...

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/13, K. 2025/106, 10 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Davacının İddialarının Özeti
  5. Davalının Savunmalarının Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13
Karar No
2025/106
Tarih
10 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/13 K.2025/94
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/13 K.2025/258
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/13 K.2025/123
  • İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2025/13 K.2025/33
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/14 K.2025/99
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2025/14 K.2025/90

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.