KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/476
- Karar No
- 2025/880
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 06/05/2025
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 15/09/2025
Karar Metni
812 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, 03/05/2024 tarihli, ... fatura numaralı, 739.946,20 TL bedelli ve 07/05/2024 tarihli, ... fatura numaralı, 735.633,50 TL bedelli toplam 1.475.579,70 TL'lik malın davalı tarafa teslim edilerek fatura düzenlendiğini, davalı tarafça bu alım-satım ilişkisine dayalı olarak 30/05/2024 tarihinde 300.000,00 TL kısmi ödemeye ilişkin banka aracılığı ile ödeme yapıldığını, malların sorunsuz ve eksiksiz şekilde davalı şirketçe satın alındığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin açık olduğunu, bakiye 1.175.579,70 TL borcun ödenmediğini, davalının faturaya itiraz etmediğini, Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazda bulunduğunu beyan ederek, itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, davacı şirketin ticari defterlerine göre, takip/dava alacağının dayanağı olan faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye 1.175.579,70 TL tutarında davalı taraftan alacağının kayıtlı olduğu, davalının usulüne uygun yapılan ihtara rağmen defterlerini sunmayarak HMK'nın 7251 S.K./23. madde ile değişik 222. maddesinin 3. fıkrası doğrultusunda davacının usulüne uygun tuttuğu defterlerdeki kayıtları kabul etmiş sayıldığı,
böylelikle faturalardaki malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği, bu itibarla verilen mallara karşılık davalının faturalardan kaynaklı olarak 1.175.579,70 TL davacıya borçlu olduğu, her ne kadar icra takibinde işlemiş faiz talep etmekte ise de, davalının TTK'nın 18/3 ve TBK'nın 117. maddeleri doğrultusunda temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge ibraz edilmediğinden işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşılmış,
davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, takibin 1.175.579,70 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, haksız itiraz edilen 1.175.579,70 TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını ve rapora karşı itirazları doğrultusunda ek rapor aldırılması taleplerinin reddedildiğini, fatura alacaklarına ilişkin olarak somut olaya uygulanacak TTK hükmünün TTK'nın 1530. maddesi olduğunu, mal ve hizmet tedarikinde para borcunun ödenmesine ilişkin olarak,
sözleşmede ödeme günü veya süresi kararlaştırılmamış ise TTK'nın 1530/4. maddesi uyarınca, borçlunun, fatura veya eşdeğer ödeme talebini almasından otuz gün sonra temerrüde düşeceğini, bu durumda alacaklının, borçluya fatura göndermesinin ve borçlunun bu faturayı almasından itibaren otuz gün içinde ödemede bulunmamış olmasının temerrüdün oluşması bakımından yeterli olduğunu, bilirkişi tarafından temerrüt faizine göre faiz hesaplaması yapılması gerekirken, faiz talep edilmesinin mümkün olmadığı yönündeki kararın yerinde olmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı icra takibinde 1.175.579,70 TL asıl alacak, 220.300,43 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.395.880,12 TL alacak talebinde bulunmuştur. Davalı borçlu takibe itiraz etmiş, açılan itirazın iptali davasında davacı alacaklı harca esas değeri 1.175.579,70 TL olarak göstermiştir. Ancak talep sonucu bölümünde itirazla duran tüm alacak yönünden takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Dava dilekçesinde gösterilen harca esas değer ile talep sonucunda istenen meblağ farklı olup, öncelikle 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesi uyarınca alacaklının hangi meblağ üzerinden takibin devamını istediği hususu açıklattırılmalıdır.
Davacı alacaklının itiraza uğrayan tüm alacak yönünden takibin devamını istemesi halinde harç tamamlattırıldıktan sonra birikmiş faize yönelik itirazın haklılığı üzerinde durulup varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir (Aynı yönde içtihat için bakınız: Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/1917 E. 2015/15122 K. sayılı ilamı ).
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/476, K. 2025/880, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama