KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/624
- Karar No
- 2025/1235
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 15/05/2025
- Davanın konusu
- Misli ile Değişim, Tazminat
Karar Metni
1.806 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 09/12/2016 tarihinde davalılardan ...
Ticaret ve Sanayi A.Ş.’den 64.750,00 TL'ye satın aldığı ... marka ... model LPG’li ve otomatik vitesli ... plakalı aracı ticari taksi olarak 01/03/2018’e kadar kullandığını, bu tarihten sonra aracın egzozda patırdama, çekişinde düşme, gaz tepkimelerinde yavaşlama ve yakıt tüketiminde artış meydana geldiğini, bunun üzerine araçtaki gizli ayıbı zaman kaybetmeden yetkili servise teslim ederek ihbar ettiğini, bilahare de aynı ihbarı Türkiye Distribütörü olan diğer davalıya Denizli 8. Noterliği'nin 24/09/2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirdiğini;
aracın serviste kaldığı 2 ay boyunca yapılan müdahalelere rağmen arızasının tespit edilemediğini, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas - ...
Karar sayılı dosyası üzerinden yaptırılan tespit üzerine düzenlenen 05/11/2018 tarihli raporla araçta gizli ayıp olduğunun belirlendiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak aracın ücretsiz olarak yenisi ile değiştirilmesini ve süreçte kullanılamaması sebebiyle meydana gelen ticari kazanç kaybına ve aracın bu gizli ayıp sebebiyle artan yakıt tüketiminden kaynaklanan zararı sebebiyle 50.000,00 TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilene karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı ... Motorlu...A.Ş. vekili, davayı kabul etmediklerini, ticari araçlar için garanti süresinin 60.000 Km veya 2 yıl olduğunu, davacının aracının 99.749 Km olduğunu, müvekkiline ait yetkili servise getirilmeyerek özel bir serviste tamir ettirildiğini, davacının bu aracının garanti kapsamında çıkmasına da sebebiyet verdiğini, davacının aracının her ne kadar LPG'li ise de aracın belirli kilometre aralıklarında benzinle de çalıştırılması ve bu şekilde yakıt sisteminde uzun vadede aracın sorunsuz bir şekilde çalışmasının sağlanmasının gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... vekili, yetki itirazında bulunduklarını, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiğini, açıkça belli olmaması halinde alacı malı teslim aldıktan 8 gün sonra incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmesi gerektiğini, buna rağmen davacının 2 yıl sonra dava açtığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, aracın dava tarihinde 60.000 Km'nin çok üstünde olduğunu, yasal garanti süresinin 2 yıl veya 60.000 Km olduğunu,
davacının 52.000 Km'de yine aracın bakımını yaptırmadan servisten ayrıldığını, tüm bu nedenlerle yetkisiz mahkemede açılmış davanın usulden reddine, ayıp ihbarı için gerekli hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeni ile davanın usulden reddine, davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından davanın usulden reddine, davacının talepleri zamanaşımına uğradığından davanın reddine, araçta üretimden kaynaklı bir ayıp olmadığından davanın esastan reddine, ayıp esası nitelik taşımadığından davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise araçta kullanım kaynaklı oluşan değer kaybının müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 27/02/2020 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...dava konusu aracın ÖTV indirimden yararlanılarak ve ticari amaçla kullanılmak üzere alınmış olması sebebiyle garanti kapsamının 60.000 Km ve/veya 2 yıl olduğu, aracın 99.749 Km'de iken 18/04/2018 tarihinde davacı yetkili servise getirildiği, aracın uzatılmış şartlı onarım garantisi ile teminat altına alındığı, garanti başlangıcının 09/12/2016, bitişinin 09/12/2022 tarihi olduğu, bunu da davacıya yalnızca ''onarım talep etme'' hakkı verdiği,
kullanım hataları ile kullanım kılavuzunda öngörülen periyodik bakımların yapılmamış olmasının veya yetkili servis merkezleri dışında servis görmesinin garanti kapsamına girmeyen haller arasında bulunduğu, alınan bilirkişi raporuna göre, aracın 14/02/2018 tarihinde yaptığı kaza sonrasında tamirinin yetkili servis dışında yapıldığı, araçtaki performans düşüklüğünün üreticidan kaynaklandığının kabul edilebilmesi için bunun teslimden sonra başlamış olması gerektiği, oysa 99.748 Km'ye kadar bu yönde bir şikayet olmadığı, LPG bakımları dışındaki bakımların servis dışında yapıldığını, araçta gizli ve üretimden kaynaklanan bir ayıp olmadığı,
periyodik bakım yükümlülüklerinin de davacı tarafından yerine getirilmediği" gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİNİN 06/05/2024 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI İLAMI İLE:
"...Mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporunda araçta ne sebeple belirtilen arızaların meydana geldiği tespit edilememiş, sadece davalıların ayıptan sorumluluk şartları üzerinde durulmuştur. Araçtaki arızanın sebebi ve bu sebebe bağlı olarak varsa ayıbın mahiyeti tespit edilmeden tarafların ayıptan sorumlu olup olmayacaklarının belirlenmesi ise mümkün değildir. Bu sebeple rapor karar vermek için yeterli değildir.
Mahkemece yapılması gereken iş, davacıya talep ettiği 50.000 TL tazminatın ne kadarını aracın kullanılamamasından dolayı ne kadarını da fazla akaryakıt tüketiminden dolayı talep ettiğini açıklatıp, davalılardan kendi verdikleri servis hizmetlerine ilişkin tüm kayıtlar temin edilerek dosyanın ve aracın uygun yer ve şartlarda konusunda uzman üç kişilik bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek, araçta meydana gelen arızanın sebebinin ve buna bağlı olarak araçta gizli ayıp bulunup bulunmadığının, gizli ayıp varsa bunun üretim hatasından mı yoksa bakım hatasından mı kaynaklandığının belirlenmesi,
eğer servis hatasından kaynaklanıyor ise bundan davalı tarafın sorumlu olup olmadığı ve sonra da bu belirlemeye bağlı olarak davacının tazminat talep ettiği hususlarda rapor alınması, bundan sonra gereken kararın verilmesidir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına" karar verilmiştir.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİNİN KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE İLK DERECE MAHKEMESİNİN 15/05/2025 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...davacı tarafından aracın ayıplı olduğundan bahisle misli ile değişim ve tazminat isteminde bulunulduğu, davacı tarafından aracın periyodik bakımlarının yetikli serviste yaptırılmadığı, aracın 14/02/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle tamir işleminin yetkili serviste yaptırılmadığı, bakımların düzensiz olduğu anlaşılmış ise de, araçtaki asıl arıza sebebinin silindir kapağından kaynaklandığı, periyodik bakımların yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise değişen parçaların silindir kapağına etkisinin olmadığı,
yine davacı tarafın geçirmiş olduğu trafik kazasının da arızaya etkisinin olmadığı, kullanıcının aracın silindir kapağına zarar verebilmesi için araç motorunun hararet kaynaklı yüksek sıcaklığa maruz kalması gerektiği, hasar dosyası, servis kayıtları ve bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde aracın ECU kontrollerinde bu yönde bir arıza kaydı ya da hata kodunun bulunmadığı,
araç çalışırken patırdama sesi gelmesi ve sesin kaynağı olarak silindir kapağının tespit edilmesi ile silindir kapağına kullanıcı tarafından zarar verilmemesi karşısında araçtaki ayıbın basit gözden geçirme ile tespit edilemeyeceği, bu haliyle gizli ayıplı olarak kabul edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış olup, her ne kadar davacı tarafından aracın misli ile değişim talebinde bulunulmuş ise de, araçtaki arızanın onarım yapılmak suretiyle giderilebilecek olması ve aracın davacı tarafından satılmış olması nedenleriyle misli ile değişim isteminin reddine,
aracın kilometre kayıtlarından düzenli olarak kullanılması ve ayıp nedeniyle yakıt tüketiminin olması gerekenden fazla olduğuna ilişkin bir değerlendirme bulunmadığından iş bu istemler yönünden de davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılar tarafından sunulan, müvekkilinin imzası bulunmayan garanti belgelerinin delil niteliğinde kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin aracının kazaya karıştığı ve tadilatın başkaca bir yerde yapıldığı iddiasını kabul anlamına gelmemekle birlikte, araçta mevcut arızanın veyahut gizli ayıbın mezkur kaza ile ya da yetkili servis dışında yapılan tadilatla ilgili olup olmadığının bilirkişice tespitinin gerektiğini, zira araçtaki arıza ile kaza ve onarımları arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığını,
alınan bilirkişi raporuyla araçtaki hata ve kusurun müvekkilinin herhangi bir kusurundan kaynaklanmadığının açıkça ispatlandığını, gizli ayıp nedeniyle aracın misliyle değiştirilmesinin gerektiğini, mahkemece direnme yasağının yok sayıldığını, bozma kararına karşı aynı gerekçeyle önceki kararda ısrar edildiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, satılan malda gizli ayıp olduğu iddiasına dayanan malın ücretsiz olarak misli ile değiştirilmesi ve kullanılamaması ile aracın gizli ayıp sebebiyle artan yakıt tüketiminden kaynaklanan zararın tazminine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Yargı harcı, devletin mahkemeler aracılığıyla yaptığı hizmete, ondan yararlananların katkısıdır (YİBK'nın 16/12/1983 tarihli ve 1983/5 Esas, 1983/6 Karar sayılı kararı).
Kanunla açıkça yargı harçlarından muaf olduğu ya da işleminin müstesna olduğuna ilişkin düzenleme yapılmamış olan herkes, bu harçları ödemekle yükümlüdür.
Harcın kimden alınacağı konusu, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun “Mükellef” başlığını taşıyan 11. maddesinde düzenlenmiş; bu madde ile genel olarak yargı harçlarının, davayı açan veya harca konu olan işlemin yapılmasını isteyen kişilerce ödenmesi yükümlülüğü getirilmiştir.
Davanın açılmasına esas teşkil eden harç, başvurma harcı ile peşin karar ve ilam harcıdır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesine göre nispi harca tabi davalarda nispi karar ve ilam harcının dörtte biri peşin olarak alınır. Kural olarak yargı harçlarının davanın açıldığı sırada ödenmesi gerekir. Harcı ödenmeyen dava dilekçesinin kabul edilip, mahkeme esas defterine kaydının yapılması halinde anılan Kanun’un 30. ve 32. maddeleri gereğince ödenmesi gereken harç miktarının belirlenerek uygun bir sürede ödenmesi talep edilmelidir.
Dava değerine göre hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü anılan Kanun’un 28. maddesi uyarınca peşin olarak alındıktan sonra yargılamaya devam olunur. Yargılama tamamlanıp davanın kabulüne karar verilirse, davada haksız çıkan taraftan eksik kalan karar ve ilam harcının alınması; davanın reddine karar verilirse alınması gereken harçların mahsubu yapıldıktan sonra kalan harcın yatırana iadesi gerekir.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. maddesinde dava değerinin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için yargılamaya devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı belirtildiğine göre anılan harçlar ilgilisince ödenmedikçe davaya devam edilmesi olanağından söz edilemez.
Eldeki davada, davacı taraf maddi tazminat talebi olan 50.000 TL üzerinden harç yatırmış, aracın misli ile değişim talebi yönünden ise dava değeri belirlemediği gibi harç yatırmamıştır. Mahkemece, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ortaya konulan ilkeler göz ardı edilerek, eksik harç tamamlatılmadan yargılamaya devamla hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Buna göre, mahkemece yapılacak iş; dava konusu aracın davacıya satış bedeli olan 64.750,00 TL üzerinden hesaplanacak eksik peşin harcın tamamlanması için bir sonraki celseye kadar usulünce ihtarat yapılarak süre verilmesi, bu sürede harç tamamlanırsa yargılamaya devam edilerek işin esasına girilmesi, tamamlanmazsa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılması, süresi içerisinde harç tamamlanarak dosya yenilenmez ise de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği göz önünde bulundurularak sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır. Nitekim, Hukuk Genel Kurulu'nun 12/04/2017 tarihli ve ... Esas, ... Karar; 09/06/2020 tarihli ve ... Esas, ... Karar sayılı kararlarında da bu hususlara değinilmiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun resen sebeplerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/624, K. 2025/1235, 10 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama