KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/649
- Karar No
- 2025/1223
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 08/04/2025
- Yazım tarihi
- 06/11/2025
Karar Metni
1.504 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacılar vekili, davacı şirketin Denizli ... Bölgesinde faaliyetine devam etmekte olup, 1979 yılında aile şirketi olan ...
Tekstilin ... ortaklığında kurulduğunu,20/01/2011 tescil tarihi itibariyle yeni bir boyama tesisi ve düz boya tesisi ve konfeksiyon tesisi olarak ... kurduğunu, ... ailesinin 1995 yılında ilk arıtma tesisini Denizlide kurarak faaliyete geçirdiğini, ancak ...un 2016 yılında başlayan rahatsızlığından sonra 2017 yılında vefat etmiş ve 2016 yılı tescil tarihi itibariyle eşi ... tarafından tüm hisselerin devir alındığını, ... Tekstil San. Ve. Tic. Ltd.
Şti ismi altında % 100 ortağı ... yönetiminde faaliyetine devam etiğini, müvekkil şirketin kuruluşundan bugüne müşteri ile karşılıklı güvene dayalı müşteri memnuniyetini ilke olarak kabul ettiğini, müvekkil ... Tekstil San.ve. Tic. Ltd.
Ştinin yıllar içinde yatırımlarına devam ettiğini, bobin boya, düz boya, konfeksiyon, dokuma tesislerini kurup artan cirosu ve hizmet sektörüne daha fazla dahil olmasıyla Denizli yöresinin önde gelen tekstil/boyahane firmalarından biri olduğunu, davacı şirketin bobin boya üretimi yanı sıra buhar üretimi/ satışı ve ayrıca ihracatı da yaptığını,davacı şirketin Denizli ... Bölgesinin ilk bobin boyama tesisi olduğunu,davacı şirket ... Tekstil Turizm ... San. Ve. Tic.
A.Ş nin ... ortaklığında kurulmuş olup, 2017 yılında konfeksiyon tesisi olarak kendi markası ... Tekstili kurduğunu, 28/04/2017 tescil tarihi itibariyle ... Tekstil Turizm ... San. Ve. Tic. A.Ş ismi altında % 100 ortağı ... yönetiminde faaliyetine devam ettiğini, kendi markası olup, bu marka ile ev ve otel tekstil ürünleri, plaj havlu, peştemal, bornoz grubu gibi tekstil ürünleri üretmek sureti ile ihracat yaptığını,davacıl şirketin 2017 yılında ... Markası ile yaklaşık ...
EURO değerinde ihracat yaptığını,davacı şirket ortağı Doğmuşun 1979 yılında eşi ... ile kendi boyahanelerini kurarak 2016 yılına kadar 40 yıl işlerini büyüterek tekstil sektöründe istihdam ettiklerini, ...un vefatı üzerine şirketin % 100 hisselerini devralarak şirketin başına geçtiğini, oğlu ...u genel müdür olarak atadığını ve 40 yılı aşkın şirketlerini torunlarına bırakmak amacı ile işin devamlılığını sağlamış ve işletme ticari faaliyetlerine devam ettiğini, müvekkil ...un ...un eşi olduğunu, 2017 yılında ...
Tekstil Tur. ... İth. İhr. San. Ve. Tic. A.ş yi eşinin desteği ile kurarak kendi markası olan ... Markası ile ihracata başladığını, müvekkil ...un iş hayatına şirketler kurucusu babası ... ile iş hayatına başladığını, askerlik görevini tamamladıktan sonra aile şirketi olan ...
Tekstil A.Ş de boyahane ve sonrasında konfeksiyon ünitelerini kurduğunu, müvekkil şirketlerin tekstil sektöründe yaşanan sıkıntılar yanısıra dünya genelinde doların değer kazanmasına bağlı kur ve ekonomik savaşlara bağlı para hareketlerinin yavaşlaması, maliyetlerin artmasının şirket nakit dengesinin bozulmasına sebep olduğunu, nakit akış dengesindeki bozulma sebebiyle davacı şirketin ödeme gücünün tehlike altına girdiğini, davacı şirketlerin faaliyetine ara vermeksizin çalışmasının davacılar adına kayıtlı gayrimenkullerin satılması,
şirket iyileşmesinde kullanılması ile karşılanacak ve içinde bulunan ekonomik sıkıntıdan ve borçlarından kurtulmasının mümkün olacağını, bu nedenlerden dolayı iflas halinin önüne geçilmesi amacıyla 4 yıl (48 aylık) vade konkordatosu yapılmasına yönelik olarak mahkemeye konkordato talebi ile başvurduklarını ileri sürerek, konkordato taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 28/11/2024 tarih ... Esas ...
Karar sayılı ilamında davacı şirketlerin konkordato projelerinin ödenmeyen SGK ve vergi borçlarının bulunduğu, bu hali ile projenin uygulanabilir olmadığı gibi konkordato tasdik şartlarının da gerçekleşmediği, diğer taraftan davacıların ilk tasdik kararından itibaren 1 yıl ödemesiz dönemden sonra davacı şirketlerin 48 ve 36 aylık vadelerinin uzun bir vadeye yayılmasından dolayı alacaklıları zarara uğratacak şekilde vade uzatımı niteliğinde olduğu, bu yolla borçların zaman etkisinden yararlanılarak eritilmeye çalışıldığı,
yine faiz verilmesine dair proje unsuru ön görülmeyerek yıllık bazda borçlardan faiz oranı kadar örtülü tenzilat yapıldığı, bu şekildeki projenin alacaklı borçlu arasındaki menfaat dengesini alacaklılar aleyhine bozduğu, bu yüzden teklif edilen tutarın borçlunun konkordato kaynakları ile uyumlu olmadığı, davacı şirketlerin borca batık olmadıklarından tenzilat konkordatosu içeren projeye dayalı olarak konkordato talep edemeyeceklerine karar verildiği, bu suretle davacı şirketlerin projelerinin uygulanabilir olmadığı, teklif edilen projenin borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığı, projelerin alacaklıların zararına olduğu,
yine ayrıca projelerin bir yıl ödemesiz dönem içermesinden dolayı, bir yıl ödemesiz dönem veya uzun vade ödeme içermesinden dolayı tenzilat projesi olduğu, davacı şirketlerin borca batık olmadıklarından dolayı tenzilat içeren proje kapsamında konkordato talep edemeyecekleri, konkordatonun amacı dışında finansman türü niteliğinde olduğu bu yüzden 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 305/1-b maddesi uyarınca davacı şirketlerin konkordato projesinde yer alan tekliflerinin şirketlerin kaynakları ile orantılı olması şartını sağlamadığı sabit olduğundan davacı şirketlerin konkordato tasdik taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 305/son maddesi uyarınca konkordato projesindeki yetersiz kısımlarının veya gerekli görülen düzeltmenin mümkün olup olmadığı hususunun da değerlendirilmesi gerekmektedir. Yukarıda projedeki eşitsizliklerin giderilmesi adına düzeltmenin mümkün olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Öğretide, aktifi pasifinden fazla olan borçlunun önerdiği tenzilat konkordatosunun kural olarak bir tek halde kabul edileceği ve o halde de konkordatoya tabi bütün alacaklıların konkordato teklifini kabul etmeleri gerektiği, ancak bu aşamaya kadar dahi, yani aktifi pasifinden fazla olan borçlunun buna rağmen tenzilat konkordatosu istemesi halinde kesin mühlet kararı verilemeyeceği ifade edilmiştir.
(Selçuk Öztek/Ali Cem Budak/Müjgan Tunç Yücel/Serdar Kale/Bilgehan Yeşilova, Editör: Selçuk Öztk, Yeni Konkordato Hukuku 7101 Sayılı Kanula Değişik İcra ve İflas kanunun m. 285-309 Şerhi, Ankara: Adalet Yayınevi, 2018 s.158-169) Bu nedenle ve toplantının yapılarak oylamanın kullanıldığından projenin revize edilemeyeceğinden bu nedenle de İcra ve İflas Kanunu'nun 305/son maddesi uygulanamamıştır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca konkordato talebinin reddine karar verilmesi halinde borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin mevcut olması halinde Mahkemenin resen borçlunun iflasına karar vermesi gerekmektedir. Doğrudan doğruya iflas sebepleri İcra ve İflas Kanunu'nun 177., 178., 179. maddelerinde belirtilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 177/1-3. maddesinde "308. maddedeki halin bulunmasını" doğrudan iflas sebebi olarak kabul etmiştir. Bu kapsamda iflasa tabi olan davacı şirketin dosyaya sunulan mali müşavir bilirkişinin ... havale tarihli bilirkişi raporu ile davacı şirketlerin hazırlanan rayiç bilançosunda yapılan hesaplamalara istinaden borca batık olmadığı anlaşıldığından davacı ... Tekstil Turizm ... İthalat İhracaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile ...
Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin iflasına karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir: ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle.
İlk Derece mahkemesi dosyasına sunulan 05/04/2025 tarihli komiser ve bilirkişi raporlarına karşı itiraz etmek için taraflarına makul bir süre verilmeden ve yasal dinlenilme hakları gözetilmeden verilen yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu, konkordato tasdikinin reddi kararına dayanak komiser raporunun taraflarına 12/04/2025 tarihinde tebliğ edildiğini, duruşma günü 08/04/2025 tarihi olması sebebi ile raporu hiç göremeden ve itirazlarını sunamadan müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek hatalı bir karar tesis edildiğinden yerel mahkeme kararının kabulünün mümkün olmadığını,
davacı müvekkillerinin konkordato dava süresince komiser denetiminde faaliyetine kesintisiz olarak devam ettiğini, komiser heyetince alacaklılar toplantısının yapılabilmesi için yasal olarak hüküm altına alınan tüm koşulların yerine getirildiğini, kesin mühlet nihai raporunun ve kesin mühlet ek nihai raporu ile ve ilk derece mahkemesince adi alacaklılar yönünden davacı şirketlerin tasdik koşullarının oluştuğunu, konkordato nihai projesinin uygulanabilir nitelikte olduğunun tespit edildiğini, davacı şirketin İİK'nın 305. maddesinde konkordatonun tasdiki şartlarını taşıdığının ayrıca tespit edildiğini,
konkordato projesinin başarıyla uygulandığını, ... şirketinin tüm ödemelerini tamamladığını, ... şirketinin ödemelerinin plan doğrultusunda devam ettiğini, istinaf taleplerinin karara bağlanıncaya kadar konkordato yasal düzenlemelerin gerekçeleri de gözönüne alınarak şirket işletmesinin bütünlüğünün yok olmasının önüne geçilmesi için tensiple beraber öncelikli ve ivedikli olarak tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, konkordato tasdik istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davacı şirketlerin konkordato tasdik taleplerinin reddine ve iflasa karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, ilk derece mahkemesinin Dairemizin kaldırma kararına uygun şekilde yargılama yaparak karar vermiş olmasına,
hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel yöntemlere ve oluşa uygun, denetime elverişli olmasına, davacılar vekilinin istinaf dilekçesinde rapor içeriğine ilişkin itirazda bulunmamasına, istinaf sebeplerinin konkordato tasdik taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkin olup, Dairemizin önceki kaldırma kararında bu konunun etraflıca değerlendirilerek konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerektiğine işaret edilmesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre;
davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/649, K. 2025/1223, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama