KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1376
- Karar No
- 2024/2205
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/05/2023
- Davanın konusu
- TAZMİNAT
- İstinaf talep tarihi
- 14/06/2023
- İstinaf karar tarihi
- 24/12/2024
- Kararın yazım tarihi
- 25/12/2024
Karar Metni
1.495 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı tarafından ilk derece mahkemesine verilen dava dilekçesinde özetle.
2007 yılında dünyada ve ülkemizde meydana gelen kuraklıktan dolayı gıda fiyatlarının artışından etkilenmemek için oluşabilecek olumsuzlukları önlemek amacıyla önlem olarak alacaklarından kaynaklanan hakedişlerini bankalara ve gıda firmalarına temlik ettiklerini, ikinci önlem olarak da şirket ve şirket ortakları üzerindeki gayrimenkul ve araç gibi duran varlıklarını nakde çevirmeye karar verdiklerini, bu konuda davalı ... ile sözlü anlaşma yaptıklarını, gayrimenkul ve araçların satışını sağlayabilmesi için davalı yanında sigortalı çalışan kişilere vekalet verdiklerini,
araçların bir kısmının vekalet yoluyla vekiller tarafından bir kısmınında kendileri tarafından doğrudan satışının gerçekleştirildiğini, araçların satış bedellerinin kendilerine ödenmediğini, bu nedenle zarara uğradıklarını, araçların satışının hile ve vekaletin kötüye kullanılması yoluyla yapıldığını, vekil olarak araç satışını gerçekleştiren ... ve ... davalı şirketlerden ...
Ltd.Şti'nin sigortalı çalışanları olduğunu, tüm davalıların birlikte hareket ettiğini, davalarının belirsiz alacak davası olarak kabulü ile şimdilik 1.000,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 23/03/2021 tarihli açıklama dilekçesinde; davanın vekaletin kötüye kullanılması , direk satışlar ile satılan araçların paralarının ödenmemesi, ödeme görevi yerine getirilmediğinden oluşan zararların tespiti ve tahsili amaçlı açılan belirsiz alacak davası olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen ve vekaleten davalı ... firması ... ile SGK'lı personelleri davalılar tarafından satılan araçların ve ... üzerinden ... (... )direk satışıyla dava konusu araçların verilmeyen paralarının fiyatının tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, araçların paraları ödenmediğinden,
arz ve izah edilen sözleşmelerin feshi ve teminat mektuplarının iradına neden olunması sebebiyle uğramış oldukları zararların tespitiyle şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, araçların paraları ödenmediğinden Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki taahhütleri tamamlanamamış ve teminat mektuplarını iradı ile ihalelere girme yasaklamalarından dolayı faaliyete ara verilmek zorunda kalındığından kar kaybının tespitiyle şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar ... , ... ve ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılmış davanın reddi gerektiğini, davacının dava konusu araçlar ile ilgili olarak Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyasında açtığı davanın halen derdest olduğunu, aynı taraflar arasında aynı sebeple açıldığını, bu nedenle açılan davanın usulden reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde müvekkilleri tarafından satışının yapıldığı ileri sürülen 21 araca yer verildiği,
araçların 3 tanesinin mükerrer yazıldığını, sadece 13 araca ilişkin satış sözleşmesinin eklendiğini, 5 araca ait hiç bir belgeye yer verilmediğini, bu haliyle bu araçların davalı müvekkilleri ile ne gibi bir ilişkisi olduğunun anlaşılamadığını, müvekkillerinin bu araçlarla hiç bir ilgisi bulunmadığını, kötü niyetli olan ve gerçeğe aykırı ile dava açmaktan çekinmeyen davacı şirketin davasının yeterli inceleme yapılmadan açıldığını, tüm bu nedenlerle öncelikle davacı tarafından açılmış tarafları ve konusu aynı ve halen derdest olan bir dava olduğundan davalı müvekkilleri yönünden derdestlik nedeniyle davanın usulden reddine,
davacıya açmış olduğu davayı açıklattırılmasına, açıklama yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle. Öncelikle Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyasında görülmekte olan dava ile iş bu davanın konusu ve tarafları aynı olup, öncelikle derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca dava dilekçesinin sonuç ve talepler kısmında iş bu dava ile ilgisi olmayan şirketler lehine bir takım açık ve anlaşılır olmayan taleplerde bulunulduğunu, açık ve net olmayan davanın davacıya açıklattırılmasına karar verilmesini, davacının yasal olarak belirsiz alacak davası açmasının mümkün olmadığını, ayrıca vekalet sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarda zaman aşımının 5 yıl olduğu,
bu sürenin geçtiğini, zaman aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle davanın derdestlik ve zaman aşımı nedeniyle öncelikle usulden reddine, olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle. Öncelikle Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyasında görülmekte olan dava ile iş bu davanın konusu ve tarafları aynı olup, öncelikle derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca dava dilekçesinin sonuç ve talepler kısmında iş bu dava ile ilgisi olmayan şirketler lehine bir takım açık ve anlaşılır olmayan taleplerde bulunulduğunu, açık ve net olmayan davanın davacıya açıklattırılmasına karar verilmesini, davacının yasal olarak belirsiz alacak davası açmasının mümkün olmadığını, ayrıca vekalet sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarda zaman aşımının 5 yıl olduğu,
bu sürenin geçtiğini, zaman aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle davanın derdestlik ve zaman aşımı nedeniyle öncelikle usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
YEREL MAHKEME KARARI
Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ...
Karar sayılı ve kararı ile; "... davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın, 21/02/2023 tarihli tensip tutanağı ile, "Mahkememizin 12/01/2023 tarihli tensip ara kararı uyarınca davacı tarafa eksik harcı tamamlamak üzere iki haftalık kesin süre verildiği, davacı vekiline tensip zaptının 17/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği, verilen kesin süre içerisinde eksik harcın tamamlanmadığı anlaşılmakla, 6100 Sayılı HMK nun 150. Mad.
Gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına" karar verildiği buna göre dosyanın işlemden kaldırıldığı (başvuruya bırakıldığı) ve bu tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği ve eksik harcın tamamlanmadığı anlaşıldığı" gerekçesiyle; davanın HMK'nun 150/1.maddesi uyarınca 24/05/2023 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ VE SBEPLERİ
Davacı vekili 14/06/2023 tarihli istinaf dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, HMK'nun 119/1-ğ maddesi gereğince talep sonucu açık değil ise HMK'nun 119/2 maddesi gereğince bir haftalık kesin süre verilmesi gerektiğini ve talebin belirsiz alacak davası mı? yoksa kısmi dava mı olduğunun açıklattırılması gerektiğini, 12/01/2023 tarihli tensip tutanağı ile tensip tutanağına karşı itiraz etmiş olmalarına rağmen bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edilerek karar verildiğini,
dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından tüm zararlar tespit edilmeden harç tamamlatılması, harç tamamlanmadığı için davanın açılmamış sayılmasına ve basit yargılamaya tabi tutulmasının yasaya aykırı olduğunu, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nun 355/1 maddesi uyarınca, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava, dava dilekçesinde gösterilen davacıya ait bir kısım araçların vekalet yoluyla, bir kısım araçların doğrudan satılması neticesinde bedellerinin ödenmemesi nedeniyle uğranılan zararların tazminine ilişkin vekiller yönünden vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasına dayalı, vekili olmayan diğer davalılar yönünden hile ve vekillerle birlikte hareket ettikleri ve satış bedellerinin ödenmediği iddiasına dayalı tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle; davanın HMK'nun 150/1 maddesi uyarınca 24/05/2023 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
HMK'nun 107. maddesinde; "Belirsiz alacak davası (1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.
(2) (Değişik:22/7/2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.
(3) (Mülga:22/7/2020-7251/7 md."
HMK'nun 109. Maddesinde;"Kısmi dava; (1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.
(2) (Mülga: 1/4/2015-6644/4 md.)
(3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması
hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez." şeklinde düzenlenmiştir.
Harçlar Kanunu 32.maddesine gereğince, yargılama harçları tamamlanmadan müteakip işlemler yapılamaz. Harç hususu kamu düzenine ilişkindir.
Bu açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa bakıldığında; dava dilekçesinde, terditli talepler söz konusu olduğu, taleplerden ilkinin dava dilekçesinde belirtilen satış sözleşmelerinin iptaline, araçların davacı adına kayıt ve tesciline, bu mümkün değil ise değerinin tespiti ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Öncelikle satış sözleşmelerinin iptali ve davacı adına kayıt ve tescili talep edildiğinden dosyada mevcut araç satış sözleşmelerinde sözleşme bedelleri belirli olduğundan bu talep yönünden belirsiz alacak veya kısmi davadan söz edilemez. Sözleşmede yazılı satış bedellerine göre noksan harcın ikmal ettirilmesi gerekmektedir.
Mahkemece noksan harcın tamamlanması için davacı tarafa 2 hafta kesin süre verilerek harcın verilen kesin süre içerisinde tamamlanmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına ve akabinde noksanlık giderilmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1.b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- İncelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-İstinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1376, K. 2024/2205, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama