KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1921
- Karar No
- 2024/2112
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/10/2024
- Talep konusu
- İHTİYATİ TEDBİR
- İstinaf talep tarihi
- 18/10/2024
- İstinaf karar tarihi
- 13/12/2024
- Kararın yazım tarihi
- 13/12/2024
Karar Metni
845 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; karşı tarafın tek yanlı tutanağı ile talep edenin otel işletmesinde kaçak elektrik kullandığı iddiasına binaen 3.866.758,75 TL ve 2.404.476,95TL bedelli haksız faturalar tanzim ettiğini, akabinde talep edenin işletmesindeki elektriğini son ödeme tarihini dahi beklemeden 26/09/2024 tarihi itibariyle kestiğini, dava açma ve arabulucuk süreci zaman alacağından talep edenin işletmesine elektriğin verilmesi için başvuruda bulunmak zorunda kaldıklarını belirterek, kesilen elektrik enerjisinin ihtiyati tedbir yoluyla tekrardan bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İTİRAZ
Karşı taraf vekili itiraz dilekçesinde özetle; talep edenin işletmesinde kaçak elektrik kullandığının tutanaklarla tespit edildiğini,bu durumun video ve fotoğraflarla kayıt altına alındığını, mevzuata uygun şekilde kaçak tahakkuklarının yapıldığını, verilen tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını istemiştir.
YEREL MAHKEME KARARI
Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş , ... D.İş Karar sayılı , 14/10/2024 tarihli kararı ile; "ihtiyati tedbire itirazın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ
Karşı taraf vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi ile; talep edenin işletmesinde yapılan denetimler esnasında ana kolon hattından harici hat çekerek sayaçtan geçmeyecek şekilde kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, müvekkil şirket personeli tarafından 24/09/2024 tarihli kaçak elektrik kullanım tutanağı düzenlenerek bu durumun video ve fotoğraflarla kayıt altına alındığını, kaçak elektrik kullanımı sebebiyle mevzuata uygun şekilde kaçak bedellerinin tahakkuk ettirildiğini, buna rağmen talep eden lehine ihtiyati tedbir kararı verilmesinin kanun ve usule aykırı kaldığını,
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 43.maddesi uyarınca kaçak elektrik kullanımı halinde kullanım yerinin elektriğinin kesilmesi gerektiğini, buna rağmen tedbire hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olup, kamu vicdanını olumsuz etkilediğini, takdir edilen teminat bedelinin de düşük olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK'nun 355. Maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda;
Talep; ihtiyati tedbir istemlidir.
Talep eden vekili; karşı tarafça haksız yere talep eden hakkında kaçak elektrik kullandığından bahisle fatura tahakkukları yapıldığı iddiasıyla talep edenin iş yerine elektrik enerjisinin tekrardan bağlanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiş, ilk derece mahkemesince 27/09/2024 tarihli karar ile teminat mukabilinde talep eden vekilinin tedbir isteminin kabulüne ve dava konusu işyerindeki elektrik hizmetinin kesilmemesi, gerekli olması halinde yeni bir abonelik verilerek elektrik hizmetinin sağlanması yönünde ihtiyati tedbire hükmedilmiş, karşı taraf vekilinin itirazı üzerine 14/10/2024 tarihli ek karar ile "ihtiyati tedbire itirazın reddine" karar verilmiş, karar süresi içerisinde karşı taraf vekilince istinaf edilmiştir.
Uyap sistem dahilinde yapılan incelemede;ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbire hükmedilmesinden sonra 10/10/2024 tarihinde Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinde ... E.sayılı dosyası ile asıl davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Dolayısıyla itirazın değerlendirildiği 14/10/2024 tarihi itibariyle esas hakkında davanın açılmış olması karşısında asıl davanın görüldüğü esas dosyası üzerinden itirazın değerlendirilerek karara bağlanması gerekirken D.iş dosyası üzerinden itiraz hakkında karar verilmesi doğru değil ise de neticeten asıl davaya bakan mahkemece itiraz hakkında karar verildiğinden,bu husus sonuca etkili görülmemiştir.
HMK’ nun 389. maddesinde ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır” hükmü düzenlenerek ihtiyati tedbir kurumu açıklanmıştır.
6100 sayılı HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir hukuki müsessesi ile davanın açılması ve hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir müessesesi kabul edilmiştir.
Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbir kararının kabulü veya reddi ,bir kısım genel ilkeler konulmak suretiyle , hakimin takdirine bırakılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde sakıncalı bir halin veyahut telafisi imkansız ciddi bir zararın doğma ihtimalinin bulunduğu, esas dava ile elde edilmek istenilen hukuki yararın tedbir talebi ile sağlanmaya çalışılması durumunun söz konusu olmadığı,
tedbir kararının 6100 sayılı HMK 389 ve devamı maddelerindeki düzenlemelere usul ve esas yönünden hukuka uygun, takdir edilen teminat tutarının yerinde olduğu , davalının tedbir kararına itirazı üzerine ilk derece mahkemesince itirazın reddine dair verilen kararda bu anlamda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından karşı taraf vekilinin yerinde bulunmayan bütün istinaf sebeplerinin HMK'nun 353/1.b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1921, K. 2024/2112, 13 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama