KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/312
- Karar No
- 2021/1963
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2021
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/09/2019
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 29/11/2021
Karar Metni
1.074 kelime·5 dk okuma
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerine dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacılar vekili; dava dışı yabancı uyruklu sürücü yönetimindeki ... plaka sayılı araç ile sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu ... plakalı motosikletle yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığı, iş ve güçten kaldığı,
tedavi gideri yaptığı, maluliyete uğradığından bahisle, TBK'nun 54.maddesi uyarınca, davacının kazanç kaybı, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpların, çalışma gücündeki geçici ve sürekli iş gücü kayıplarının davalıdan tahsili ile şimdilik 3.000 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiş ve davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın trafik sigortacısı olarak ... sigortayı davalı göstermiş, davalı ... sigortanın 26/02/2016 tarihli poliçe olmadığına dair yazı cevabı üzerine davacı vekilinin 11/04/2016 tarihinde davalı ... sigorta yerine Güvence hesabına davayı HMK'nun 124/4.maddesi uyarınca tevcih etmiş,
23/03/2017 tarihli dilekçesi ile davalı ... sigorta hakkındaki davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davalı Güvence hesabı vekili; dava dilekçesinde davalı gösterilmediklerini, davadan önce kuruma başvuru yapılmadığını belirterek, davanın usulden reddini, aksi halde davanın ... plakalı araç maliki ve işleteni ... Otomotiv ve ihbarını, kusur ve zararın bilirkişi marifetiyle tespitini, ödeme var ise mahsubunu, müterafik kusurun dikkate alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; sigortasız araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğu, davacının %7 oranında malul kaldığı, 120 günde iyileşeceği kabul edilerek arttırılmış hali ile 219,37 TL geçici ve 62.286,38TL maluliyetten kaynaklı olarak toplam 64.505,76 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı Güvence hesabından tahsiline karar verilmiştir.
İstinaf eden davalı Güvence vekili;
1-Tramer kayıtlarına göre kaza yapan aracın kaza tarihini kapsar şekilde ... sigorta tarafından yapılmış geçerli bir trafik sigortası bulunduğunu, güvence hesabı yönüyle davanın husumetten reddi gerekirken eksik araştırma ile karar verildiğini,
2-Davadan önce yazılı başvuru bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini,
3-Kaza yapan ... plaka sayılı araç sürücüsü ile davacının CMK uyarınca uzlaşmış olması nedeniyle CMK 253/19.maddesi uyarınca feragat etmiş sayılacağından davanın tümden reddi gerektiğini,
4-Kaza tarihinde 17 yaşında olan davacı için geçici iş göremezlik zararına hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
5-Kask ve koruyucu tertibatı bulunmayan davacının müterafik kusurlu olacağını, ayrıca hatır taşıması indirimi yapılmadığını,
6-Davalı Güvence hesabı hakkında ancak davaya dahil edildiği tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
İleri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Dava trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminata ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre;
1-Yargı yolunun caiz olması ve husumet ehliyeti dava şartlarındandır(HMK 114). Bu nitelikleri itibariyle talep olmasa bile mahkemelerce resen dikkate alınmaları gerekir(HMK 115)
Davada sıfat, tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Sıfat, davanın tarafı ile dava konusu hak arasında "hak ilişkisine dayalı bağ"dır. Taraf ve dava ehliyeti; davanın tarafları ile ilgili olduğu halde, sıfat, dava konusu hakka ilişkindir. Mahkeme önünde, maddi hukuka dayalı hakkına dair uyuşmazlığın çözümünü ve himayesini isteyen kişi davacı, kendisine karşı hakkın himayesi istenen kişi de davalıdır.
Davacı, dava konusu hakkın sahibi, davalı ise hakka uymakla yükümlü olan ve bu hakkı ihlal ettiği düşüncesi ile kendisine karşı hakkın himayesi istenen kişidir. Bir davada, davacı ve davalı sıfatının kime ait olduğu tamamen maddi hukuka göre belirlenir.
Dava dilekçesinde, davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler şeklen taraf ise de; hakkın sahibi veya kendisine karşı hakkın himayesi istenmesi gereken kişiler olmadıkları belirlenir ise, davanın sıfat yokluğundan (husumetten) reddi gerekir. Husumetten red kararı usule ilişkin bir karar olmayıp; davada taraf olarak gösterilenlerden birinin taraf sıfatının bulunmadığını belirleyen esasa ilişkin bir karardır.
Husumetten red kararı, davada taraf olarak gösterilenler arasında kesin hüküm teşkil eder. Uygulamada sıfat yerine genel olarak "husumet", davacı bakımından "aktif husumet ehliyeti", davalı bakımından "pasif husumet ehliyeti" tabirleri kullanılmaktadır. Husumet dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bir husustur.
(T.C YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2014/12514 Karar Numarası: 2015/5042 Karar Tarihi: 26.03.2015 )
2-Somut olayda; kazaya karışan ... plaka sayılı otomobilin ... sigorta nezdinde ... poliçe no ile sigortalı göründüğü, ancak sigorta başlangıç tarihinin 31/05/2012 olduğu anlaşılmaktadir. Mahkemece ... nolu poliçenin ilgili sigorta şirketinden istenilmediği, ancak savcılık dosyasının sureti içerisinde anılan ZMMS poliçesinin sureti incelendiğinde kazaya karışan aracın ... (yeni kayıt) plakalı araç olarak ... şase nolu ...
Linea Active Plus 2012 model, ... motor nolu araç olarak 31/05/2012 tarihinde 34 yeni plaka olarak tescil edildiği görülmekle kaza yapan ... plaka sayılı araca ait ruhsat bilgileri ile karşılaştırıldığında aracın tüm bilgilerinin birbiriyle örtüştüğü görülmektedir. Kaza tarihi olan 30/08/2012 gününü de kapsar şekilde kazadan 3 ay önce 31/05/2012-2013 tarihleri arasında geçerli olarak yeni kayıt plaka üzerinden düzenlenen trafik sigortası poliçesi bulunduğu görülmektedir.
Sözkonusu ... ile ... plaka olarak trafiğe tescil edilen aracın aynı araç olup olmadığı, trafik poliçesinin geçerli olup olmadığı, iptal edilip edilmediği hususlarının araştırılıp incelenmediği,bu hususun mahkemece değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
Davalı Güvence hesabının istinaf itirazı bu yönden haklı olup, kazaya karışan aracın kaza tarihinde ZMMS sigorta poliçesinin bulunup bulunmadığının, dolayısı ile hasmın doğru biçimde belirlenmesi amacı ile içeriğine değinilen ... nolu poliçenin ... sigortadan onaylı suretinin celbi ile davalı tarafın kesin bir biçimde tespiti gerekir iken eksik araştırma ve belgeye dayalı olarak husumet sorunu çözülmeden ve davalı Güvence hesabının bu yöne dair itirazları dikkate alınmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmakla istinaf isteminin kabulü gerekir.
Hasmın doğru belirlenmesi dava şartlarından olup, kamu düzeninden olmakla bu yönüyle de kararın kaldırılması gerekmektedir.
3-Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile söz konusu poliçenin onaylı suretinin dosya içerisine getirtilerek, bu konuda davacı tarafın da beyanının alınması ve varılacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi için davalı vekilinin husumete ilişkin itirazının kabulü ile dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-4,6) bendi gereğince gönderilmesine, kaldırma gerekçesine göre diğer itirazların incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/312, K. 2021/1963, 29 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama