KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/629
- Karar No
- 2021/2277
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2021
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 19/01/2022
Karar Metni
1.343 kelime·7 dk okuma
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerine dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili; çift taraflı maddi hasarlı ve yaralamalı kazada malul kalan davacının uğradığı maddi ve manevi zararlarına karşılık olmak üzere davacı lehine 10.000 TL maddi ve 25.000TL manevi tazminatın karşı araç sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı davalılardan müşterek müteselsil tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili; kusuru kabul etmediklerini ileri sürerek, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle, olmadığı takdirde esas yönüyle reddini istemişlerdir.
Mahkemece; daha önce Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde ... ile ... arasında görülen maddi tazminat davasında kabul edilen ve kesinleşen kusur oranı benimsenerek davacı kamyonet sürücüsünün %40 çekici sürücüsü davalı ...'ın %60 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek, davacıda oluşan %17,2 maluliyete göre 38.152 TL maddi ve 7.000TL manevi tazminata yasal faiziyle hükmolunmuştur.
Davacı vekili katılma yoluyla verdiği İstinaf dilekçesinde; Mahkemece sadece maluliyet (bedeni) zararın dikkate alındığı, diğer zararlarının gözetilmediğini, (yol gideri, çekici ücreti vs.) hükmolunan manevi tazminatın çok düşük belirlendiğini,
İstinaf eden davalı ... ve ... vekili; duble gidiş-gelişli yolda emniyet şeridinde usulünce park edilen çekiciye idaresindeki kamyonet ile arkadan gelerek çarpan davacının kazada tam kusurlu olduğunu, olay ile ilgili Gemerek Asliye Ceza Mahkemesinin ...E-...K. sayılı dosyasında müvekkili sürücüye ceza verilmediğini, manevi tazminatın yüksek takdir edildiğini,
İstinaf eden davalı ... vekili; davacı idaresindeki kamyonetle sebze taşıdığı sırada kaza yaptığından olayın iş kazası niteliğinde olduğunu, kusur raporu ve ek hesap bilirkişi raporu tebliğ edilmediğinden savunma hakkının kısıtlandığını, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusuru bulunmadığını, SGK'nun ödeme yapıp yapmadığının ve müterafik kusurun araştırılmadığını, tazminata rapor tarihinden ve ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, İleri sürerek kararın kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemişlerdir.
Dava, haksız eylemden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nın 353 ve 355'inci maddeleri uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre;
1- 22/02/2015 günü saat 13:30 sıralarında davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca bağlanan ... plakalı yarı römork aracını yüklü şekilde yolun sağ emniyet şeridine park ederek yolun karşısındaki benzin istasyonuna gittiği, aynı yönde seyreden davacının idaresindeki kamyonetin sağ ön tarafı ile park halindeki çekicinin yarı römorkuna sol yan arka tarafından çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
2-Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
Esas sayılı dosyasında çekici ve römork sürücüsü davalı ...'ın araç hasarı nedeniyle davacı ... ve ... karşı açtığı maddi tazminat dosyasında öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyet raporunda kazanın oluşunda sürücü ...'ın %60 oranında asli kusurlu (uyarıcı levha, unsur kullanmadığından KTK'nın 59-84-115/13-157/1.maddesini ihlal ettiğinden), sürücü ...'in ise aracın hızını kesmediği, dikkatli ve özenli seyretmediği için KTK 52/1-b maddesi uyarınca %40 tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiş ve mahkemece benimsenen rapor uyarınca verilen nihai kararın Ankara BAM 26.HD'nin denetiminden geçerek kesinleştiği görülmüştür.
İş bu dosyada İlk derece Mahkemesince söz konusu dosyanın ve kusur durumunun kesinleştiği kabul edilerek anılan dosyadaki kusur raporu benimsenmekle kusura ilişkin rapor aldırılmasına gerek görülmemiş, yargılama sırasında davacının gelir durumu araştırılmış ve yine dava dışı SGK'ca davacıya rücuya tabi ödeme yapılmadığı ve yapılmayacağı, yalnızca hastane masrafının karşılanabileceği bildirilmiştir. Antalya AÜ.
Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen rapora göre davacıda %17,2 oranında maluliyet oluştuğu ve 45 günde iyileşeceği belirtilmiştir.
Mahkemece, davalı sürücünün %60 asli kusuru, davacıdaki %17,2 maluliyet nazara alınarak hesap bilirkişisinden aldırılan rapora istinaden 1.234,46TL geçici, 36.917,59TL maluliyet zararı üzerinden davacı vekilince istemin arttırıldığı, ek rapor davalı sigorta şirketine tebliğ edilmemiş ise de rapor doğrultusunda verilen ıslah dilekçesi tebliğ edilmesine karşın bir beyanda bulunulmadığı anlaşılmıştır.
3-Mahkemece benimsenen ve kazanın oluş şekline uygun düşen kusur oranları kabul edilerek, yol kenarına park eden davalı sürücünün aracın ebatlarını da gözeterek uyarıcı levha, unsur, işaret kullanmadığından olayda asli kusurlu olduğu gözetilerek %60 kusur üzerinden tazminata hükmolunması, tarafların eldeki dosyada kusur oranlarını değiştirecek bir bulgu ve delil ileri sunmamış olması, itirazların soyut nitelikte olup gerekçe de içermediği , Gemerek Asliye Ceza Mahkemesinin ...E-...K. sayılı dosyasında şikayet yokluğundan dolayı düşme kararı verilmiş olması,
istemin TBK'nun 49 vd maddelerine dayalı haksız fiil nedeniyle maddi manevi tazminata ilişkin olup davanın haksız fiil sorumlularına yöneltilmiş olması, Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli oluşu, haksız fiilden kaynaklı tazminat davasında sigorta şirketine davadan önce başvuru bulunmaması halinde sigorta şirketi bakımından dava tarihinde temerrüdün gerçekleşeceği gözetildiğinde davalıların bu yönlere ilişen itirazlarının tümden reddi gerekir.
4-Davacı davasını 10.000TL maddi tazminat üzerinden açmış ve ıslah dilekçesi ile hesap raporu uyarınca talebini 1.234,46 TL geçici, 36.917,59TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplamda 38.152TL'ye çıkardığını açıklamış ve harcı da bu miktar üzerinden tamamlamıştır. Bu nedenle maddi tazminata yönelik istinaf istemi yersizdir ve reddi gerekir.
5-Manevi tazminatın miktarına ilişkin olarak ise; tarafların kazadaki kusur oranları, olay tarihi, davacıdaki maluliyet oranı, kaza tarihindeki yaşı, yaralanmanın niteliği, paranın satın alım gücü, tazminatın yaratacağı tatmin duygusu ve caydırıcılık etkisi dikkate alındığında hükmolunan tazminat düşük kaldığından bir miktar arttırılması gerekmektedir. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmekle kabulü ile manevi tazminatın bir miktar arttırılması için kararın kaldırılması, kaldırma gerekçesine göre de bir kısım davalılar vekilinin isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
6-Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar ... ve ... vekili, ... vekili ile davacı vekilinin istinaf isteminin maddi tazminat yönüyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİ ile davalı sürücü ve işleten vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi, davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile davacı lehine 15.000TL manevi tazminata hükmolunması için 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması,kararın düzeltilerek yeniden hüküm kurulması gerekir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/629, K. 2021/2277, 31 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama