KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/103
- Karar No
- 2023/1619
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2023
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/09/2020
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 25/10/2023
Karar Metni
1.071 kelime·5 dk okuma
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili.
29.10.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü .... ‘in asli kusuru ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan sevk ve idaresindeki araç ile davacının kullandığı motorsiklete arkadan çarpması sonucu yaralanan davacının beyninde hasar oluştuğunu, davalı sürücü hakkında Denizli 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyasında açılan kamu davasında olayın meydana geliş şekline ilişkin anlatımların ve kusur tespitinin yanlış olduğunu belirtmiş, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geçici iş göremezlik nedeniyle 5.000TL,
sürekli iş göremezlik nedeniyle 20.000TL maddi tazminatın reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, 20.000TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalı .... ‘den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 21.10.2016 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini ıslah etmiştir.
Davalı .... vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, kazada müvekkili kusursuz olup, maddi tazminattan da sigorta şirketinin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, 509,80TL geçici ve 26.540,77TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan, 5.000TL manevi tazminatın davalı ...'den tahsiline hükmolunmuştur.
Davacı vekilinin kararı istinafı üzerine Dairemizin 15/10/2018 tarih .... Esas, .... Karar sayılı kararı ile "...kusura ilişkin alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin .... tarihli raporunda; kazanın oluşunda davalı sürücünün % 10, davacının % 90 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, dosyada alınan kusura ilişkin raporun dosya kapsamı ve olayın oluşuna uygun düşmediği, taraflarca da itiraza uğradığı anlaşılmakla yeniden İTÜ, yada Karayolları Trafik Fen Heyetinden oluşturulacak bilirkişi kurulundan kusur raporu aldırılması gerekçesi ile HMK'nun 353/1-a/6.madde uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda mahkemesince yeniden yapılan yargılamada İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan heyetten alınan kusuru belirlemeye yönelik .... tarihli raporda ana yoldan seyreden davalının süratli seyretmesi nedeniyle kazanın oluşunu engelleyemediğinden % 20 oranında tali kusurlu olduğu,
tali yoldan ana yola çıkan davacının ise kendisine hitap eden "DUR" levhasına rağmen durmadığı ve ana yolda ilk geçiş hakkına sahip davalının geçişini beklemediği olayda asli ve % 80 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiş, bu oran üzerinden davacı lehine 1.019,60TL geçici, 76.990,69TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere 78.010,29 TL tazminat hesaplanmış, davacı ile davalı sigorta şirketi yargılama sırasında ödeme ile anlaşarak sulh olmuş, davacı ödeme nedeniyle maddi tazminat davasından feragat ettiklerini belirtmiştir.
Mahkemece; maddi tazminat bakımından davanın feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacı lehine 7.000TL manevi tazminata hükmolunmuştur.
İstinaf eden davacı vekili; kusur oranının hatalı belirlendiğini, davacı asli kusurlu kabul edilse dahi % 31 maluliyete göre manevi tazminatın çok düşük hükmolunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılması ve manevi tazminat isteminin tam kabulünü talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK 353 ve 355.maddeler uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre;
Kişilik hakları saldırıya uğrayan kimse Türk Borçlar Kanunu’nun 56 ve 58. maddesi hükmü uyarınca manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır.
Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4.maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır.
Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda; olay tarihi, davacıdaki yaralanma ve malluliyet, tarafların kusur durumu, yaşanan sıkıntılar ile manevi tazminatın bir ceza olmadığı gibi mal varlığına ilişkin bir zararı karşılama amacı bulunmaması da gözetilerek yukarıdaki ilkeler birlikte nazara alındığında;
yaşanan olayın sonucu, davacının yaşı, kaza tarihi itibariyle gelinen süreçte olay üzerinden geçen uzun süre nazara alındığında uygulanacak faiz ile oluşacak artışın o tarihte uğranılan zararı bugün itibariyle karşılamaktan uzak oluşu, yüksek enflasyon karşısında paranın satın alma gücünün önemli ölçüde düşmüş olması gözetildiğinde mahkemece davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın tatmin duygusunu karşılamakta yetersiz kaldığı,
aynı ilkeler gözetilerek bir miktar daha artırılması gerektiği sonucuna varıldığından hakkaniyet gereği davacı tarafın bu yöne ilişkin istinaf isteminin kabulü, buna karşın kusur oranına ilişkin itirazının reddi gerekir.
Açıklanan nedenlerle; davacı tarafın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile takdiren 12.500TL manevi tazminata hükmolunması için istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve kararın düzeltilerek yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/103, K. 2023/1619, 25 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama