KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1192
- Karar No
- 2024/259
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2024
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/12/2020
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 27/02/2024
Karar Metni
2.574 kelime·13 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
11/07/2015 günü ... ve ... nun yolcu olarak bulunduğu ... nun sevk ve idaresindeki .... plakalı araç ile seyir halinde iken, davalılardan ... nın sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın çarpışması sonucu davacıların hayati tehlikeye düşmesine neden olacak şekilde yaralanmasına neden olunduğunu, iş bu kazaya istinaden .... aleyhine ceza davası açılmış olup bu davanın halen Antalya 5. Ceza Mahkemesinde görülmekte olduğunu, davacılar ... ve ... nun bu kaza nedeniyle vücutlarında kalıcı hasar oluşması sonucu bir işte çalışma yetesini bütünüyle kaybettiklerini, davacı ... nun kaza sırasında tarım işçisi olarak çalışmakta olup,
bu kaza neticesinde yaşamını idame ettirmede ödemli derecede zorlandığını, bu sebeplerle maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulünü talep etmiştir.
DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ
Davalı .... vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, meydana gelen kaza tespit tutanağında her ne kadar davalı şirkete ait olan tır şoförü ... nın asli kusurlu olduğu ve davacı ... nun tali kusurlu olduğu belirtilmiş ise de öncelikle kazanın oluş şekli ve tarafların kusur durumlarının tespiti amacıyla dosyanın Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini, davacıların maluliyet oranlarının belirlenmesi için dosyanın adli tıp kurumuna sevki gerektiğini, müvekkili şirkete ait olan .... plakalı aracın ...
A.Ş.'den sigortalı olduğunu, sigortanın hala aktif durumda olduğunu ve bu poliçe kapsamında davalı sigorta şirketinin manevi tazminat bakımından da yine sorumluluğunda olduğunu, tüm bu hususlar dikkate alındığında davacıların anılan kazadan ne şekilde kusurlu oldukları ve tarafların kusur durumu netleşmeksizin öne sürülmüş olan taleplerin kabulünün mümkün olmadığını, bu sebeplerle davacı tarafın taleplerinin reddini talep etmiştir.
Davalı ....
Sigorta vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, dava dilekçesinde bahsi geçen .... plakalı aracın müvekkili şirkete 20/1/2014-20/12/2015 tarihleri arasında ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, şirket bünyesinde var olan poliçelerinden sorumluluklarının sigortalısının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlara ilişkin kişi başına azami 290.000,00 TL olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatına dahil olmadığını, kaza tespit tutanağından da açıkça görüleceği üzere, sigortalı araç sürücüsünün kuralları ihlal ettiğini, bu sebeplerle, öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini,
davacıların malul olup, olmadığını Adli Tıp kurulunca tespiti gerektiğini, bu sebeplerle, maluliyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini, davanın kabulü halinde, tüm delillerin toplanması ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından kusur tespitinin yapılmasından sonra müvekkil şirkete sigortalı arcın kusurlu bulunması durumunda maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi'ne sevk edilmesine, yine aktüer hesabı ile sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanmasına,
müvekkil şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda sorumluluğunun azami limit ile sınırlı olacağını, müvekkili şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece mahkemesi tarafından verilen karar ile; davacılar ... ve ... in iş göremezlik maddi tazminat taleplerinin kabulüne, manevi tazminat taleplerinin 500,00 TL 'er TL olarak kısmen kabulüne, Davacı ... nun açtığı maddi manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine, Davacı ... ın açtığı araç hasar bedeli davasının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF DİLEKÇESİNİN ÖZETİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların işi gereği emsal ücretlerinin araştırılmasının yapılması gerektiğini, iş göremezlik tazminatı hesabında asgari ücretin esas alınmasının hatalı olduğunu, davacılar ... ve ... için takdir edilen manevi tazminatların çok düşük olduğunu, davacı ... in 3 ay geçici maluliyetine rağmen manevi tazminat verilmemesinin hatalı olduğunu, manevi tazminat için davalıya verilen vekalet için kendi vekalet ücretlerinden fazla olmasının hatalı olduğunu, davacı ... yönünden maddi tazminata da hükmedilmesi gerektiğini,
davacı ... için uygulanan maluliyet yönetmeliğinin kısmen iptal edilmesi nedeniyle mevzuata uygun rapor alınması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DOSYA KAPSAMININ DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Uyuşmazlık, trafik kazası neticesinde uğranılan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Somut dosyada, davacılar, trafik kazası sonucu yaralanması sebebiyle uğradığı maddi ve manevi zararının karşı aracın sürücüsünden, işleteninden ve sigorta şirketinden tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davacı .... yönünden davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Somut dosyada; davacı tarafça davanın açılış tarihinde ve sonraki aşamalarda araç hasarının hesaplanmasına yarayacak şekilde fotoğraf vs herhangi bir delil sunulmadığı, davacı tarafça dava dilekçesine ekli olarak sunulan faturanın ise olay tarihinden yaklaşık 4 ay sonra olacak şekilde 23/11/2015 tarihinde düzenlendiği ve bu faturada yalnızca aracın motor bakım, kaporta, elektrik ve döşeme işçiliğinin yapıldığının yazılı olduğu, faturaya konu işlemlerin davaya konu kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının bu haliyle denetlenmesinin mümkün olmadığı,
davacı tarafça istinaf aşamasında dahi araç hasarını belgelendirir fotoğraf vs belge sunulmadığı dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince araç hasarının belgelendirilmemesi nedeniyle reddi yönünde hüküm kurulması isabetli olup aksi yöndeki istinaf talepleri yerinde değildir.
Davacı tarafça, davacıların asgari ücretten daha fazla geliri olmasına rağmen bu hususun araştırılmadığı ve maddi tazminatın eksik hesaplandığı iddia edilmiş ise de; dosya arasına alınan sosyal ve ekonomik durum araştırmasına ilişkin kolluk yazı cevabına göre, davacı ... ın çiftçi, davalı ... in ise ev hanımı olduğunun belirlendiği, kolluk tarafından yapılan bu tespitin aksinin davacılar tarafından ispatlanamadığı, bu haliyle davalı tarafın asgari ücretten daha yüksek gelir ettikleri yönündeki istinaf taleplerinin de yersiz olduğu kanaatine varılmıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesince maluliyete ilişkin alınacak raporların kazanın meydana geldiği tarihe göre; 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Hükme esas alınan davacı ....e ait maluliyet raporu da kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiğinden ve rapor mevzuata uygun olduğundan davacı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Buna karşın;
1-Somut dosyada; kusura yönelik istinaf talebinde bulunulmadığından bu yön itibariyle istinaf incelemesi yapılmamıştır.
Hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun maluliyet raporunda, davacılarda sürekli maluliyet olmadığı bildirilmiş, davacı ... ın ve ... in olay nedeniyle iyileşme süresinin 15 güne kadar uzayabileceği, davacı ... in iyileşme süresinin ise 3 aya kadar uzayabileceği rapor edilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacılar ... ve ... ın yaralanma derecesi ve haksız fiilin meydana gelmesinde kusurlarının olmaması, yaralanmaları nedeniyle çektiği acı ve ızdırap, tedavi sürecine katlanmaları, paranın satın alma gücü, günün ekonomik koşulları ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında davacılar .... ve ... için hükmedilen 500,00'er TL manevi tazminat miktarı dosya kapsamına göre azdır. Belirtilen nedenler ile hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacılar ... ve .... için ayrı 1.500,00'er TL tazminat, davacılar ... ve ... ın manevi zararlarını karşılayacak miktardadır. Bu nedenle kararın kaldırılarak davacılar ... ve ... için takdir edilen manevi tazminat miktarı yönünden Dairemizce yeniden karar verilmesi gerekmiştir.
2-A-Bunun yanında, yukarıda açıklandığı üzere Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun maluliyet raporunda, davacılarda sürekli maluliyet olmadığı bildirilmiş, davacı ... in iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği rapor edilmiştir. Bu durumda, davacı ... in iyileşme süresinin olay tarihinden utubaren 3 aya kadar uzayabileceği yönünde rapor sunulduğu ve dolayısıyla bu davacının da olay nedeniyle geçici iş göremezlik durumunun olduğu sabittir.
Buna karşın, ilk derece mahkemesince davacı .... in iş göremezlik durumunun bulunmadığı gerekçesiyle davacı ... tarafından açılan davanın reddine karar verilmiş olup, bu karar dosya kapsamı ile uyumlu değildir. O halde davacı ...in geçici iş göremezlik süresi de gözetilerek maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında değerlendirme yapılması zorunluluk arz etmektedir.
Somut dosya kapsamından davacı ... in kaza tarihinde öğrenci olduğu anlaşılmış olup, davacının kaza tarihinde ve sonraki süreçte gelir getirici bir işte çalışmadığı sabit olduğundan ve yaşı göz önünde bulundurulduğunda gelir getirici bir işte çalışmasının mümkün olmadığı da gözetilerek davacı ... in geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
2-B-Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacı ... in yaralanma derecesi ve haksız fiilin meydana gelmesinde kusurunun olmaması, yaralanması nedeniyle çektiği acı ve ızdırap, tedavi sürecine katlanması, paranın satın alma gücü, günün ekonomik koşulları ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında davacı ... için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde takdir edilecek 10.000 TL tazminat, davacı ... in manevi zararlarını karşılayacak miktardadır. Bu nedenle kararın kaldırılarak davacı .... lehine manevi tazminata Dairemizce hükmedilmesi gerekecektir.
3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2. maddesine göre; manevi tazminat davasının kısmen reddine karar verilmesi halinde davacı lehine verilecek vekalet ücretini geçmemek kaydıyla davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte iken ilk derece mahkemesi tarafından davalı lehine davacı tarafa verilen manevi tazminat miktarından ve vekalet ücretinden daha fazla vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmış olup, bu haliyle ilk derece mahkemesi kararı hatalı olup bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Dairemizce esas yönelik olarak yeniden kurulacak hüküm sırasında vekalet ücretinin bu hükümler gözetilerek takdir edilmesine karar verilmiştir.
4-Hal böyle olunca; açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin manevi tazminata ve vekalet ücretine yönelen istinaf isteminin kabulüyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, sair istinaf taleplerinin reddine, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi suretiyle; davacılar ... ve .... lehine ayrı ayrı 1.500,00'er TL manevi tazminata, davacı .... lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, davalı lehine verilen vekalet ücretinin davacı lehine verilen miktara geçmemek üzere kararın düzenlenmesine, ilk derece mahkemesinin sair kararlarının aynen korunmasına karar verilmesi gerekmektedir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/1192, K. 2024/259, 23 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama