KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1886
- Karar No
- 2024/1187
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/01/2021
- Davanın konusu
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 16/10/2024
Karar Metni
1.479 kelime·7 dk okuma
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 01/05/2015 tarihinde ... Mahallesi ... caddesi üzerinde davalı ... un sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının sürekli sakatlık derecesinde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde motosiklet sürücüsü davalı ... ’un kusurlu olduğunu, Antalya 1. Çocuk Mahkemesi ...
Esas sayılı dosyasında ceza yargılamasının devam ettiğini, davalı sigorta şirketinin motosikletin zorunlu mali sorumluluk poliçesinin düzenlendiğini, davacının geçici, daimi ve iş gücü kaybı nedeniyle oluşan maddi zararlarına ilişkin, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline ve yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... 14/03/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı motosikletin ruhsat sahibi olduğunu, motosikletini ... sattığını, satışını alması için defalarca uyardığını ama buna rağmen satışını almadığını, bu süre içinde motosikletin kazaya karışıp trafik cezaları yazıldığını, bu trafik kazası ile kendisinin hiç bir ilgisinin bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin 12/06/2017 tarihli mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle.
14/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 Sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince 2918 Sayılı Karayolları Tarfik Kanununun 97. maddesinin değiştirildiğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen ... plakalı aracın motorsiklet mi yoksa motorlu bisiklet mi olduğunun tespitinin gerektiğini, aracın motorlu bisiklet olması halinde Güvence Hesabının sorumluluğunun olmadığını, ayrıca kurumun geçici iş göremezlik tazmatından da sorumlu olmadığını, dava konusu trafik kazasında malül kaldığını iddia eden ... ’ın yaya olup sürücü olmadığını,
bu sebeple davacının güvence hesabından tazminat talep edebilmesi için öncelikle yaya olan ve malül kalan ... ’ın dava konusu trafik kazasında kusurunun olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının maluliyet ile ilgili tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle maluliyet oranını ve malül kaldığını tam teşekküllü hastane raporları ile belgelendirmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumunun ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, güvence hesabının sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini,
müvekkili kurum aleyhine tazminata hükmedilecek ise tazminatın içeriğinin 01.06.2016 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta genel şartları ile belirlenmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 16/08/2016 tarihli mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından ... A.Ş nezdinde zorulu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu ileri sürülen ... plakalı araca ait olduğu iddia edilen ... numaralı poliçenin 31.03.2014-31.03.2015 tarihleri arasını kapsadığını, kazanın ise 01.05.2015 tarihinde meydana geldiğini, dolayısı ile iş bu poliçenin dava konusu kaza tarihini kapsamamakta olup davanın güvence hesabına yönderilmesi gerektiğini, davacının haksız talebinin müvekkili şirket yönünden reddine, masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; "davacının davasının kısmen kabul; kısmen reddine, 1-Buna göre; 2.628,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ... kaza tarihi olan 01/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacı tarafın daimi iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, 3-5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... kaza tarihi olan 01/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine" karar verilmiştir.
Davacı vekili, mahkemece takdir edilen manevi tazminatın çok düşük olduğunu, davacının elmacık kemiğinin kırılması sonucu yüzünde çökme meydana geldiğini yine yüzüne platin yerleştirilmesinden dolayı eski sağlığına kavuşamadığını, sürekli iş göremezlik yönünden ret kararının hatalı olduğunu, güvence hesabının da maddi tazminattan sorumlu tutulması gerektiğini, mahkemece fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmadığını, ... lehine maddi tazminat reddedilmiş gibi vekalet ücreti takdir edildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Buna göre kaza tarihi 01.05.2015 olup az yukarıda belirtildiği üzere sürekli iş göremezlik hesabının Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’ne göre yapılması gerektiği, Mahkemece aldırılan İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Üst Kurulu tarafından düzenlenen 09.06.2020 tarihli raporda özetle; "...Mevcut belgelere göre;
her ne kadar olay tarihi 01.05.2015 ise de, 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin sadece Ek-1 bölümünde yapılan değişiklikler içerdiği, Ek-3 ve diğer cetvelleri, meslek grupları bölümünü içermediği,
dolayısıyla 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile sadece beden çalışma gücünün en az %60'ını kaybedip kaybetmediğine (hangi hastalık ve arızaların malulen emeklilik kriterlerine uyduğu) ilişkin değerlendirme yapılabileceği, bu nedenle söz konusu yönetmeliğe göre meslekte kazanma gücü kaybı belirlenemeyeceği,
... oğlu ... doğumlu ... ’ın 01.05.2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadığından, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin 01.05.2015 tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtildiğinden davacının sürekli iş göremezlik için açtığı davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak mahkemece davalının olayda %100 kusurlu olduğunun davacının ise kusursuz olduğunun belirlendiği davacının yaralanması da gözetilerek olay tarihi tarafların ekonomik ve sosyal durumları, paranın alım gücü karşısında manevi tazminat isteminin tümden kabul edilmesi gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün kaldırılması gerekmiştir. Bundan ayrı davacının ıslahla davasını 2.628,00 TL'ye çıkarttığı reddedilen bir miktar olmadığı halde davalı ... lehine vekalet ücreti takdiri doğru değildir. Yine hükmün gerekçe kısmında davalı Güvence hesabının da geçici iş göremezlik zararından sorumlu olduğu açıklanıp hüküm fıkrasında ... yönünden davanın ret yada kabul yönünde hüküm kurulmaması doğru olmadığından kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/1886, K. 2024/1187, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama