KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/2338
- Karar No
- 2024/1089
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 01/10/2024
Karar Metni
1.369 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı ...nin sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olan .... plakalı aracın .... tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, davalı sigorta şirketi tarafından bir kısım ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemenin müvekkilinin zararını karşılamadığını ileri sürerek toplam 200,-TL maddi taziminatın 100.-TL sinin çalışma gücü kaybı sebebiyle davalı ...den kaza tarihinden, sigorta şirketinden ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müteselsilen,
100.-TL kazanç kaybının davalı ....den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ve yine müvekkilinin kaza nedeniyle yaralanmış olması sebebiyle 15.000,00.-TL manevi tazminatın da kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...den tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
CEVAP
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıya 27/04/2018 tarihinde 46.890,00.-TL ödeme yapıldığını, davacının talebinden feragat ettiğini, kusur oranının ve zarar miktarının tespiti gerektiğini savunarak davanın reddini talep ettmiştir.
Davalı .... vekili duruşmadaki beyanında özetle; müvekkilinin davacıya kaza sonrası yardımcı olduğunu, ambulans çağırdığını, hastaneye gitmesini teklif ettiğini ancak davacının hastahaneye gitmediğini, ambulansı da geri gönderdiğini, müvekkilinin bu durumdan rahatsızlık hissetmesi üzerine davacıyı şahsi aracıyla önce özel bir hastaneye sonra sigortasının olmadığını anlaması üzerine ....
Hastanesi'ne götürdüğünü, davacı için “belinde ufak bir çatlak olduğu, 15 gün kadar dinlenirse geçeceği”nin söylendiğini, kaza tutanağının düzenlenmesinde davacı tarafın gerçeğe uygun düzenleyeceğini düşünerek buna ilişkin güvenle kaza tutanağını imzaladığını, davalının kaza tutanağında kazanın oluşuna ilişkin önündeki bir başka aracın geçmesi üzerine yolun boş olduğu kanaati ile yola girdiğini, bu sırada sağ tarafından gelen davacıya ait araçla çarpıştığımı ifade ettiğini; davalının abisi aracılığıyla müvekkilinden para talep ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İDM KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; "davacının kazanç kaybına dayanan maddi tazminat talebinin davalı .... yönünden kabulü ile; 100,00.-TL maddi tazminatın davalı ...den alınarak davacıya verilmesine, davacının ...ye karşı bakiye çalışma gücü kaybından kaynaklanan 100,00.-TL lik tazminat davasının ve aynı miktar için sigorta şirketine karşı açılan maddi tazminat davasının reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 3.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece dosya arasına alınan adli tıp kurumu raporunda belirlenen maluliyet oranının yerinde olmadığını, çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranına ilişkin yapılan tespitlerin ilgili yönetmeliklere uygun olmadıklarını, kaza sonrasında müvekkilinin omurgasında kırık meydana geldiğini, söz konusu kırık nedeniyle belinde kısıtlama ve dayanılmaz ağrılar oluştuğunu, çekmiş olduğu bu ağrılar nedeniyle manevi açıdan ızdırap duyduğunu, kaza tarihinde müvekkilinin 25 yaşında olması kalan ömrü boyunca belindeki bu ağrılardan kaynaklı olumsuzlukları yaşayacağı,
psikolojik sağlığının da menfi yönde etkilendiği dikkate alınarak mahkemece hükmedilen tazminat miktarının çok düşük kaldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. Ve 355. Maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara bağlı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakını da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda; hükme esas alınan .... Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu raporu ile ATK 2. İhtisas Kurulundan alınan .... tarihli maluliyet raporunda, davacının olay nedeniyle sürekli iş göremezliğinin bulunmadığı, maluliyet oranının %0 olduğu, iyileşme sürecinin 1 hafta olacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Savcılık soruşturma aşamasında alınan doktor raporlarında ve davacının maluliyetine ilişkin rapor düzenleyen üniversite hastanesi ile ATK raporunun anlatım kısımlarından da anlaşılacağı üzere davacının hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralandığı, vücudunda meydana gelen kırığın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı, saptanan kırıkların hayat fonksiyonlarını ağır (4). derecede olduğu yönünde tespit yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, toplanan deliller ve davalı sürücünün meydana gelen kazada %80 oranında ağır kusurlu olması, davacının yaralanma derecesi ve niteliği ve özellikle hayati tehlike geçirmemiş olmakla birlikte omurgasında ağır nitelikte kabul edilen (4). Kademede kırığının bulunması ve bu nedenle çekmiş olduğu acı ve ızdırap ile yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında davacı için takdir edilen 3.000,00 TL manevi tazminat miktarı az olmuştur. Davacının manevi zararlarının tazmini için talebi gibi takdiren 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.
Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla davacının istinaf talebinin kabulüne HMK’nın 353/1-b-2.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/2338, K. 2024/1089, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama