KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/323
- Karar No
- 2025/519
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/04/2021
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 20/06/2025
Karar Metni
1.418 kelime·7 dk okuma
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
18/06/2017 tarihinde ... plakalı aracın ağaca çarpması suretiyle meydana gelen ölümlü trafik kazasında müvekkillerinin murisi ...'in vefat ettiğini, kazaya karışan aracın davalılardan ... adına kayıtlı olduğunu ve davalı sigorta şirketinde sigortalandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkili ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan sigorta şirketi yönünden talep tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine,
mirasçılar anne ve babanın her biri için 20.00,000'şer TL ve kardeşler için 10.000,00'er TL olmak üzere 90.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili İstanbul Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın ... poliçe numarası müvekkil şirket nezdinden ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olmak üzere 330.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, bu nedenle öncelikle kusur raporu aldırılmasını, müteveffanın davacıların desteği olduğunun ispatlanmasını, aktüer bilirkişiden rapor aldırılmasını, SGK’dan rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun sorulmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kaza tarihinde kendisine ait ... plakalı aracı kiralamakta olduğunu, davalılardan ...’ın 09/06/2017 tarihinde müvekkilinin aracını bir ay süre ile kiraladığını, aracın kiralanmasından sonra ölümlü ve yaralamalı kaza meydana geldiğini, müvekkilinin kazanın oluşumunda bir kusurunun olmadığını, davacıların murisinin müterafik kusurlu olduğunu, olayda hatır taşıması mevcut olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece aşağıdaki gerekçeyle.
"Hazine Müsteşarlığı'nın 24.04.2016 tarih, 2016/3 sayılı genelgesinde tazminat hesaplanırken Türkiye’de herhangi bir vatandaşın olduğu gibi belgelendirilmiş olması durumunda ölen kişinin vergilendirilmiş gelirinin esas alınacağı, ancak vergilendirilmiş gelir tutarı için herhangi bir belge sunulmaması durumunda hesaplamanın asgari ücret kullanılarak yapıldığı belirtilerek “Söz konusu madde, mağdurların yabancı olup olmaması madde hükmü açısından farklılığa neden değildir.
Bu itibarla ülkemize giriş yapan yabancı uyruklu kişilerin trafik kazalarına bağlı sürekli sakat kalması veya vefatı dolayısıyla ortaya çıkacak tazminatın vergilendirilmiş geliri ispatlayan belgenin sunulmaması sebebiyle hesaplanamaması durumunda söz konusu tazminat hesabında ülkemiz asgari ücreti esas alınacaktır” şeklinde açıklama yapıldığı,
davacı tarafça dosyaya sunulan ve desteğin turizm şirketinde çalıştığını beyan eden yazı muhteviyatının resmi nitelikte belge kabul edilemeyeceği, zaten davacılar vekilinin de Türkiye'deki asgari ücret üzerinden davasını belirli hale getirdiği ve Yargıtay uygulamalarının da Türkiye'deki asgari ücretin üzerinde gelir elde edildiğinin kesin delillerle ispat edilememesi yahut Türkiye'deki asgari ücret altında gelir elde edilmesi halinde Türkiye'deki asgari ücretin hesaplamaya esas alınması gerektiği yönünde olması (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/558 Esas,2019/9013 Karar Sayılı İlamı) karşısında Türkiye'deki asgari ücrete göre yapılan
aktüer hesabına itibar edilmesi gerektiği, ayrıca aktüer raporundaki hesaplama yöntemine ve baz alınan cetvellere yönelik bir itiraz olmadığının tespit edildiği, buna göre Türkiye'deki asgari ücrete göre yapılan hesaplamanın baz alınması yanında TBK'nın "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceğinin belirtilmesi.
"Tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakimin, tazminatı indirebileceği ya da tamamen kaldırabileceğinin açıklanması karşısında, meydana gelen trafik kazasında davacıların murisinin olay gecesi birlikte eğlenmeye çıktığı, alkollü içki içtiğini bildiği ve alkollü olduğunu bilmesine rağmen sürücünün kullandığı araca bindiği,
sürücünün de aldığı alkolün etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek kazaya neden olduğu olayda müteveffanın müterafik kusurunun olduğu değerlendirilmiş ve bilirkişi tarafından hesaplanan tazminat miktarları üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği,
Diğer taraftan müteveffanın sürücünün davalı ...'tan kiraladığı araçta hatır için taşındığı, süresinde verilen bir kısmın cevap dilekçesinde bu hususun usulüne uygun şekilde süresinde ileri sürüldüğü görülmekle ayrıca %20 oranında hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiği, ayrıca hatır taşımasına ve müterafik kusura yönelik bu indirim yönünden, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamı dikkate alınarak davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiği belirtilerek.
"Maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile Davacı anne ... yönünden 43.918,74 TL, davacı baba ... yönünden 16.364,97 TL olmak üzere toplam 60.283,71 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden 18/06/2017 tarihinden, davalı ...
Sigorta A.Ş yönünden 28/03/2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile davacı anne ... için 5.000,00 TL, davacı baba ... için 5.000,00 TL , davacı kardeşler ..., ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 1.000,00'er TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...' dan alınarak adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine" karar verilmiştir.
Davacılar vekili, yerel mahkemece verilen tazminatın davacıların manevi yıpranmasını tatmin edecek tutarda olmadığını, müteveffanın genç yaşta hayatını kaybettiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı ... vekili özetle, müteveffanın gelirinin hesaplanmasında ...’daki asgari ücretin esas alınması gerektiğini mahkemece bu konuda yeterli araştırma yapılmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi- manevi tazminat istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre davacı tarafça sunulan belgedeki gelir Türkiye’deki asgari ücretten yüksek ise de mahkemece davacı tarafça dosyaya sunulan ve desteğin turizm şirketinde çalıştığını beyan eden yazı muhteviyatının resmi nitelikte belge kabul edilmediği, buna göre Türkiye’deki asgari ücretten hesaplama yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığının anlaşılmasına usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine,
mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamak ta ise de dosya kapsamına, olay tarihine, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne göre mahkemece hükmedilen manevi tazminat yeterli olmadığından hükmün kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/323, K. 2025/519, 20 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama