KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2780
- Karar No
- 2024/1512
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 31/12/2024
Karar Metni
3.101 kelime·16 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... günü .... plakalı araç sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki otomobil ile .... plakalı sürücü ... sevk ve idaresindeki motorsikletin çarpışması sonucunda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyanın bilirkişi incelemesinde sürücü ...'in asli kusurlu olduğunu, ...'nin ise kusursuz olduğunun belirtildiğini, Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı kararı ile sürücü ...'in taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırıldığını,
araç maliki konumunda olan ...'in ... plaka sayılı aracını ... ile sigortalattığını, müvekkilinin kazadan sonra büyük acılar çektiğini, vücudundaki kırık nedeniyle işine devam edemez durumda kaldığını, müvekkilinin oluşan zararından dolayı davalı ...
AŞ'ye başvurulmuş ve talebi reddedildiğini, davalı ...'in müvekkiline vermiş olduğu maddi ve manevi zarardan dolayı 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 60.000,00 TL zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yine davacı vekili maddi tazminat kalemlerini; 1.000,00 TL tedavi, 4.000,00 TL kazanç kaybı ve 5.000,00 TL çalışma gücünün azalması ya da kaybından doğan (kalıcı işgöremezlik) gideri olarak açıklamıştır.
Davacı asil duruşmadaki beyanında; nizami kask takmadığını, şayet usulünce kask taksa idi bu biçimde yaralanmayacağını beyan etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, .... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde karayolları zorunlu mali mesuliyet sigortası kapmasında sigortalı olduğunu, manevi tazminat hususunda müvekkili şirketinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, sigorta şirketinin sigortalasının kusurlu oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, müvekkili şirket sigortalısı bulunan ... plakalı aracın dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranının hesaplanması gerektiğini, müvekkili şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın olayın meydana gelmesinde müvekkili ...'in asli kusurlu olduğunu, davacının ise kusursuz olduğuna dair iddiasını haksız ve haksız olduğu kadar gerçeği yansıtmadığını, davacının meydana gelen olay nedeniyle desteğe muhtaç şekilde yaşadığı iddiasının yerinde olmadığını, davacının motorunda meydana gelen hasar müvekkilinin ZMMS sigortası tarafından karşılanmış olduğunu, davacının talep ettiği 50.000,00 TL manevi tazminatın zenginleşmeye yönelik olduğunu, bu nedenle davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince ilk kararında.
"Davacının sürekli iş görmezlik kaybına ilişkin maddi zarar talebinin reddine, 6.619,85 TL maddi tazminatın (2.057,67 TL geçici iş göremezlik, 1.881,60 TL yara izi, 1.840,58 TL diş protezinden kaynaklanan ve 840,00 TL SGK dışı tedavi gideri olmak üzere) kaza tarihi olan .... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ( davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının manevi tazminat talebinin davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabulü ile.
6.000,00 TL( davalı ... yönünden poliçe limiti sınırlı kalmak kaydıyla) nin kaza tarihi olan .... tarihinden (davalı ... yönünden dava tarihinden) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1-Davacının sürekli iş görmezlik kaybına ilişkin maddi zarar talebinin reddine karar verildiğini, ancak dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek rapor alınması taleplerinin kabul edilmediğini, eksik inceleme sonucu karar verildiğini,
2-Davacı yararına hükmedilen 3.000 TL manevi tazminat talebinin uğramış olduğu manevi zararı karşılamadığını, kaza sonucu kaybettiği dişlerini dahi hala yaptıramadığını, yüzünde sabit iz mevcut olduğunu, mahkeme tarafından dişlerin yaptırılarak fatura sunulması konusunda taraflarına süre verildiğini, asgari ücret ile çalışmakta iken, 30 bin TL den aşağı olmayan bir diş tedavisini yaptırmasının beklendiğini, müvekkilin 30 yaş altında, henüz bekar olan bir genç olduğunu, yüzünde oluşan izden dolayı kendisine olan öz güvenini yitirdiğini ve sosyal ilişkilerinden dahi zarar gördüğünü,
dosya içerisinde yer alan davacının fotoğraflarından yüzündeki izlerin sabit nitelikte olduğu anlaşılması bakımından, davacının ....
Bölümü öğrencisi olup ileride yüzündeki izlerin mesleğe kabulden sonra yapmış olduğu işin sosyal nitelikte insanlarla sürekli iletişim içerisinde olmasını gerekli kıldığı da gözönüne alındığında kişinin yüzündeki yaralanma sonucu oluşan izlerin yalnızca mesleğe kabulde değil kariyer olarak mesleğinde yükselmesinde de etkileri değerlendirilip açıklanan yönlerden gerekli araştırma yapılarak davacının yüzündeki sabit iz niteliğindeki yaralanma nedeni ile ekonomik geleceğin sarsılması sonucu oluşan zararın uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığını,
3-hükmedilen manevi tazminat talebinin sadece davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabul edildiğini, ihbar olunan ....
A.ş yönünden hüküm tesis edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçesi ise "davalı ... şirketine yönelik manevi tazminat talebinin ise genişletilmiş kasko poliçesinde manevi tazminata ilişkin bir teminatın yani böyle bir klozun bulunmaması sebebiyle davalı ... yönünden manevi tazminat talebinin reddine" dair karar verildiğinin belirtildiğini, ancak 09.04.2018 tarihli duruşmasında " manevi tazminat davası yönünden ihbar dilekçesi ibraz edildiğinde ve masrafı yatırıldığında ihbar dilekçesinin ....
AŞ'ye tebliğine" şeklinde ara karar tanzim edildiğini, taraflarınca ihbar dilekçesi ile ....
A.Ş ne manevi tazminat yönünden ihbar edildiğini, ihtiyari mali sorumluluk klozu başlığı altında, Madde 3 de belirtilen manevi tazminat taleplerinin maddi ve bedeni ayrım yapılmaksızın verilen limit ile sınırlı olmak üzere teminat kapsamında olduğunu, 20.000 TL maddi ve 20.000TL manevi tazminat limiti ile sınırlı olmak üzere teminat altına alındığını, davanın tüm talepler yönünden kabulü gerekirken yerel mahkemece verilen kısmen kabul kararını yerinde olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1-Sürekli iş göremezlik kaybına uğramadığı sabit olmakla bu talebin reddine ilişkin olarak verilen usul ve yasaya uygun olduğunu, 2-Geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunulmadığını, taleple bağlılık ilkesi gereği davacı yanın geçici iş göremezlik tazminatı talebinin konusuz kaldığını, 3-Davacı lehine hükmedilen 3.000 TL manevi tazminatın dosyadaki bulgu ve belgeler, davacının kusur durumu gibi hususlar değerlendirildiğinde fahiş olduğunu,
4-....
Ticari-Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesininde manevi tazminatlar teminat kapsamında olmasına ve mahkemenin gerekçesinde teminat kapsamında olmadığı denilmesine ve poliçede böyle bir klozun bulunmamasına rağmen ilk dereçe mahkemesinin hatalı değerlendirme yaparak hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, manevi tazminat yönünden sadece vekiledenler ... ve ...'E hüküm tesis tesis edilmesi hatalı olduğunu, davalı ...'in Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine Ek Olarak, ...
Ticari-genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesini dosyaya sunduklarını, poliçenin 5. Sayfasının ek sözleşmeyle teminat kapsamına alınabilecek haller başlığının Madde 3 de belirtilen manevi tazminat taleplerinin aynı sigortanın maddi ve bedeni ayrım yapılmaksızın verilen limit ile sınırlı olmak üzere teminat kapsamı içine alındığını, manevi tazminat taleplerinin 20.000TL ile sınırlı olmak üzere teminat altına alındığını,
5-Davacının asli kusurlu olduğunu ve davacıda kask olsa idi davacının iddia ettiği hususlar gerçekleşmeyeceğini, ilk derece mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu, istinaf taleplerinin kabulü ile, davacının taleplerinin reddi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Dairemizin 22.11.2021 tarihli istinaf kararımızda; 1-Davacının davalı ... Şirketine karşı manevi tazminat istemli de dava açtığı görülmektedir. Sigorta şirketinden bu yönüyle de talebi bulunmaktadır. Dolayısıyla aynı zamanda Karayolları İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısı olan davalı hakkındaki manevi tazminat isteminin reddi doğru değildir.
2-Maluliyet raporu yönüyle; sürekli ve kalıcı işgöremezlik tespiti noktasından raporda bir usulsüzlük yoktur. Ancak manevi tazminatın takdiri noktasında davacının yüzünden kalıcı iz oluşup oluşmadığının tespiti gerekir. Yine tedavi gideri kapsamında yaptığı/ yapacağı kimi masraf talebi olduğu görülmektedir.
Buna göre davacının yüzünde kaza nedeniyle sabit iz kalıp kalmadığı, bunun estetik operasyonla kısmen ya da tümüyle düzeltilip düzeltilemeyeceği, düzeltilebilecek ise yapılmış ya da sarf edilecek masraflar tespit edilerek talepte nazara alınarak bu hususta karar verilmelidir.
Yine davacının kazadan kaynaklı dişlerini kaybettiği, rapor temini suretiyle bunların yerine yeni diş (protez) yapılıp yapılamayacağını, tümden ya da kısmen yapılabilecek ise masraflarının - 2918 sayılı KTK'nun değişik 98. maddesi kapsamında olanlar ayıklanmak suretiyle - ne olacağını tespiti, irdelenmesi ve gerekirse bu hususta hekim bilirkişi görüşüne başvurularak hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Davacı vekilinin bu yönlere hedefleyen istinaf başvurusunun kabulü gerekir. Buna göre davalının tüm davacının ise diğer istinaf itirazları incelenmemiş. 1-Davacı vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, 2-Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 05/12/2019 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince esası incelenmeden kaldırılmasına, ...Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda verilen kararda özetle; "Kaldırma ilamı haklı ve yerinde görülmüş olup, kaldırma ilamında belirtilen harç eksikliği tamamlattırılmıştır.
Mahkememizce hükme esas alınan ve dosya kapsamına uygun olan İstanbul ATK Üçüncü İhtisas Kurulu raporuna göre, kaza ve poliçe tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre, davacının trafik kazası sonucunda daimi iş göremezliğe uğramadığı ve iyileşme süresinin (geçici iş göremezlik) olay tarihinden itibaren 4 ay olduğu, bu maluliyet durumu ve kusur oranına göre asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucu aktüer bilirkişi raporuna göre davacının sürekli iş gücü kaybından kaynaklanna maddi zararının bulunmadığı,
geçici iş gücü kaybından kayaklanan talep edebileceği maddi zararının 2.572,08 TL, SGK dışı tedavi giderlerinin ise 1.050,00 TL olduğu belirtilmiş olup, diş tedavisi yönünden 6.167,42 TL ve yara izi yönünden 2.352,00 TL hükme esas alınmış olup, bu tutarlara daha önce ayrıntısı ile anlatıldığı üzere % 20 müterafik kusur indirimi uygulanmış olmakla hesaplanan 9.723,21 TL maddi tazminat üzerinden kısmen kabul kararı verilmiştir.
Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede: trafik kazası sonucunda davacının (kaza tarihinde ...yaşında) basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek çene kırığı ve diş kayıpları olacak şekilde yaralandığı, bu nedenle tedavi gördüğü, ameliyat olduğu ve uzun süre yemek ve içmekte sıkıntı çektiği, yüzünde sabit iz kaldığı, olay sonucu 4 aya kadar geçici maluliyetinin oluştuğu bu süreçte manevi yönden etkilendiği anlaşıldığından,
davacının duyduğu acı, elem ve ızdırabı telafi etmek, manevi çöküntüyü gidermek amacıyla, davacının yaralanmasının ağırlığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, günün ekonomik koşulları, davacının % 30 tali, davalı sürücünün % 70 oranında asli kusurlu oluşu, TMK.nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 56. maddesi ve 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı dikkate alınarak, önceki kararda hükmedilen tazminatın bir miktar az olduğu ve bu yönde davacı tarafın istinafı bulunduğu,
davalı lehine usuli müktesep hak teşkil etmediği de gözetilerek davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilerek, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den ve bam bozma ilamına uygun olarak davalı sigortadan (poliçe limiti sınırlı kalmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.
Davacılar vekili son istinaf dilekçesinde özetle;
1-Yerel mahkeme tarafından hükmedilen 20.000,00 TL manevi tazminat miktarı çok az olduğunu, 50.000.00 TL kabulü gerektiğini,
2-Müvekkil kaza sonucu kaybettiği dişlerini uzun süre yaptıramamış, dişleri eksik bir şekilde uzun süre hayatını devam ettirmiş ve yargılamanın uzaması sebebiyle kendi maddi olanakları ile yaptığı masraflarları dosyaya da sunulan fatura karşılığı 10 binden fazla bir ödeme yaparak diş sağlığına kavuştuğunu,
3-Yüzünde sabit iz hala mevcur olup, herhangi bir estetik işlem dahi yaptıramadığını, bu sebeple manevi tazminat talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... ve ... vekili son istinaf dilekçesinde özetle;
1-Sürekli iş göremezlik kaybına uğramadığı sabit olmakla bu talebin reddine ilişkin olarak verilen usul ve yasaya uygun olduğunu,
2-Geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunulmadığını, taleple bağlılık ilkesi gereği davacı yanın geçici iş göremezlik tazminatı talebinin konusuz kaldığını,
3-Davacı lehine hükmedilen 20.000,00 TL manevi tazminatın dosyadaki bulgu ve belgeler, davacının kusur durumu gibi hususlar değerlendirildiğinde fahiş olduğunu,
4-İlk derece mahkemesince rapor hazırlanırken seçenek halinde durum değerlendirilmesi sunulmuşsa da davacı yanın ağzında oluşan problemin hangi sebepten kaynaklandığı ve bu hasarın nasıl bir hasar olduğu dahi bilirkişi tarafından çözümlenememiş ancak rapor sonucunda hesaplama yapılması gerektiğinden seçenekler hesaplandığını, hal böyle iken davacı yanın iddialarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, söz konusu hesaplama ortada bir tespit dahi yokken ilk derece mahkemesince fazla hesaplama yapıldığını, kısaca hasar tespitinin dahi tam manasıyla gerçekleştirilemediği bir dosyada manevi yönden zarara uğradığına dair istemiş olduğu tazminatın mesnetsiz olduğunu,
5-Yine manevi tazminat yönünden ilk derece mahkemesince hakkaniyetli bir karar verilmemiş ve vekiledenlerin mağduriyetine sebep olmuştur. Davacı yanın talebinde olduğu gibi yüksek bir meblağda manevi tazminata hükmedilmesi hukukun kötü niyetli bir şekilde zenginleşme aracı olarak kullanılmasına sebep olacaktır.
6-Davacının asli kusurlu olduğunu ve davacıda kask olsa idi davacının iddia ettiği hususlar gerçekleşmeyeceğini, ilk derece mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu, istinaf taleplerinin kabulü ile, davacının taleplerinin reddi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. Maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Dava, trafik kazası haksız fiiline dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 56/2. fıkrası gereğince ölüm halinde ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Kural olarak 6098 Sayılı TBK. 74 maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır.
Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09/10/2015 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan açılan davada, davacının mağdur ..., davalının sanık ... olduğu, Sanık ...'in sübut bulan taksirle yaralama eylemine uyan 5237 Sayılı TCK nun 89/1, 89/2-(a,d), 62/1, 52/2 maddeleri gereğince 3.000-TL Adli Para Cezası İle Cezalandırılmasına ve mağdurun zararının şimdiye kadar karşılanmadığı dikkate alınarak alınarak sanık hakkında CMK 231 mad. uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Yerel Mahkemece hükme esas alınan ve dosya kapsamına uygun olan İstanbul ATK Üçüncü İhtisas Kurulu raporuna göre, davacının trafik kazası sonucunda daimi iş göremezliğe uğramadığı ve iyileşme süresinin (geçici iş göremezlik) olay tarihinden itibaren 4 ay olduğu, bu maluliyet durumu ve kusur oranına göre asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucu aktüer bilirkişi raporuna göre davacının sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararının bulunmadığı,
geçici iş gücü kaybından kayaklanan talep edebileceği maddi zararının 2.572,08 TL, SGK dışı tedavi giderlerinin ise 1.050,00 TL olduğu belirtilmiş olup, diş tedavisi yönünden 6.167,42 TL ve yara izi yönünden 2.352,00 TL hükme esas alınmış, bu tutarlara % 20 müterafik kusur indirimi uygulanmış, hesaplanan 9.723,21 TL maddi tazminat üzerinden kısmen kabul kararı verilmiştir.
Davalı vekilinin maddi tazminata ve hesaplamaya ilişkin istinaf itirazları kararın kaldırılmasını gerektirecek mahiyette bulunmadığından reddi gerekir.
Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; yerel mahkemece de yerinde gerekçeyle belirttiği üzere, davacının trafik kazası sonucunda davacının (kaza tarihinde.... yaşında) basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek çene kırığı ve diş kayıpları olacak şekilde yaralandığı, bu nedenle tedavi gördüğü, ameliyat olduğu ve uzun süre yemek ve içmekte sıkıntı çektiği, yüzünde sabit iz kaldığı, olay sonucu 4 aya kadar geçici maluliyetinin oluştuğu bu süreçte manevi yönden etkilendiği anlaşıldığından,
davacının duyduğu acı, elem ve ızdırabı telafi etmek, manevi çöküntüyü gidermek amacıyla, davacının yaralanmasının ağırlığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, günün ekonomik koşulları, davacının % 30 tali,
davalı sürücünün % 70 oranında asli kusurlu oluşu dikkate alınarak önceki kararlara davacının istinaf itirazları olup davalı lehine usuli müktesep hak teşkil etmediği gözetilerek davacının manevi tazminat davasında hükmedilen 20.000,00 TL miktarın davacının kendisinin asli kusuru ile neden olmadığı bir kazada genç yaşta kaza nedeniyle yüzünde sabit iz kaldığı ve bunu ömrünün sonuna kadar taşıyacağı ve yine yukarıda açıklanan tedavi süreçleri ve günlük hayatına etkisi etkisi nazara alınarak,
günün ekonomik şartlarına ve talep tarihindeki paranın satınalma gücü ile karar tarihindeki paranın satınalma gücüne ve tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden davacı lehine 40.000.00-TL manevi tazminata hükmedilmesinin davacının manevi zararını giredici bir miktar olduğundan davacıların istinaf itirazlarının kabulü gereklidir.
Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin tüm istinaf taleplerinin yerinde olmadığı görülmekle onun yönünden istinaf isteminin reddine, davacı vekilinin manevi tazminatın azlığına ilişkin tazminat tabelinin kabulü ile MK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına ve dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2780, K. 2024/1512, 31 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama