KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Yedinci Hukuk Dairesi
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1503
- Karar No
- 2025/1237
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2025
Karar Metni
894 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İncelenen Kararın Mahkemesi:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi:11/09/2023 Davanın Türü:Menfi Tespit (Eser Sözleşmesi) Dava Tarihi:08/04/2021 Karar Yazım T:13/11/2025
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili açtığı dava ile, davacının fırıncılık yapığını, iş yerine projeye uygun olarak reyon, soğutma ve çalışma tezgahları yapılması için davalıyla 06/06/2020 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, taraflar arasında akdedilen eser yapımını içerir sözleşme gereğince yapılacak iş karşılığında davalıya senetler verildiğini, bu senetlerin ödeme tarihlerinin de sözleşmeye şerh düşüldüğünü, davalının sözleşmeden kaynaklı teslim borcu altında olduğu eserleri reyon ve tezgah sistemlerini hazırlamadığını beyanla sözleşmenin feshine ve davalıya borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevabında, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olup Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, dava konusu istem ve taleplerin muğlak olup, 6100 sayılı HMK kapsamında davacının davasını somutlaştırma yükümlülüğü altında olduğu, dava dilekçesi incelendiğinde, davacının satın alınan ürünlerin hangisinin eksik ve ayıplı olduğunu somut şekilde belirtmemiş olduğunu, davacı tarafın ürünlerin büyük kısmını eksiksiz olarak teslim aldığı, eksik nedeniyle menfi tespit davasının reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi, davacı tarafça yüklenici davalının edimini tam ve eksiksiz yerine getirmediği, teslim borcu altında olduğu malzemeleri teslim etmediği iddia edildiği, yapılan keşif sırasında davalının teslim ettiği ürünlere ilişkin tespitte bulunulamadığı, iş yerindeki ürünlerin ikinci el sözleşme kapsamında olmayan ürünler olduğu, davalı tarafın teslim borcunu tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiği hususunu ispatlayamadığı, davalı tarafın dosyaya sunduğu sevk irsaliyelerindeki ürünlerinde iş yerinde bulunmadığı,
dava konusu bonoların taraflar arasındaki sözleşme kapsamında verildiği hususu tartışmasız olup, davalının sözleşme kapsamında teslim yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu hali ile davacının sözleşme kapsamında verilen bonolar nedeniyle sorumlu olmadığının kabulü gerektiği, takipte haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılan davalı aleyhine bonoların %20'si oranında hesaplanan kötü niyet tazminatına hükmetmek gerektiğine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davalı vekili, yetki itirazlarının dikkate alınmadığı, malların küçük bir bölümü hariç teslim edildiği ve buna ilişkin sevk irsaliyesi sunulduğu halde dikkate alınmadığı, bilirkişi raporuna ayrıntılı itiraz ettikleri halde bilirkişinin bu hususlarda yetersiz kaldığı, gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, iddiaya göre icra takibinden önce açılmış menfi tespit davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.
2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı
İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
3. Değerlendirme
3.1.Taraflar arasında eser sözleşmesinin bulunduğu, iş karşılığı davacının davalıya bir kısım bonoları düzenleyip verdiği, eserin teslim edilmediği iddiası ile söz konusu bonolarla ilgili eldeki menfi tespit davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
3.2.
Davalı sunduğu sevk irsaliyesi ile bir kısım ana reyon ürünlerinin teslim edildiği savunmakta olup, bu sevk irsaliyesindeki teslim alan bölümünde ... isminin net olarak okunduğu, ancak soyadının ... vb olarak net okunamayan birine teslim edildiğine dair imzanın bulunduğu, mahkemenin bu irsaliyedeki teslim alan kişinin davacının çalışanı olup olmadığı, irsaliyenin mahiyeti ve muhteviyatı konusunda davacı beyanına almadığı ve SGK dan gerekli görülmesi halinde irsaliye tarihi itibari ile önceki aylar/sonraki ayları da kapsar şekilde çalışan listesinin istenmediği teslim savunmasının yeterince irdelenmediği görülmektedir.
İrsaliyeye göre teslim tarihi 2020 yılı olup keşfin 2021 yılında yapılmış olması nedeni ile mevcut reyonun ikinci el olarak nitelendirilip sözleşme ekindeki proje ile karşılaştırılmadan rapor düzenlendiği, teslim mevcut ise zaten yaklaşık 1 yıl kullanılan reyonun da bilirkişinin tabiri ile 2. El vasfına geleceği, keşfin ve keşif sonucu alınan raporun tarafların uyuşmazlığını çözme konusunda yetersiz kaldığı, eksik inceleme ve araştırma yapıldığı görülmektedir.
Bu nedenle ilgili iş yerinde usulüne uygun ve yeterlilikte bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak sözleşme konusu teknik detaylar da incelenerek mevcut reyonun davalının teslim ettiğini iddia ettiği reyona uyumlu olup olmadığı (ölçü- birleştirme ve montaj detayları- kurulum vb) ortaya konulmalı, teslimle ilgili irsaliye detayı açıklığa kavuşturulmalı ve davalının teslim etmediğini beyan ettiği kısımlar da nazara alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar hiç araştırılmadan ve yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
3.3. İİK 72/2. maddesinde düzenlenen icra takibinden önce açılan menfi tespit davasından bahsedilebilmesi için menfi tespit davasından sonra yapılmış bir icra takibi bulunmalıdır. Menfi tespit davasından sonra söz konusu bonolara istinaden yapılmış takip bulunup bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Önce bu husus taraflardan sorulmalı, varsa ilgili takip dosyaları getirtilerek dosya arasına alınmalıdır.
Ayrıca İİK 72/5 maddesine göre kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için diğer şartların yanında borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan bir takibin haksız ve kötüniyetli olması gerekir. Menfi tespit davasından önce yapılmış bir takip olduğu da ortaya konulmuş değildir. Tüm bu hususlar değerlendirilerek kötüniyet tazminatı talebinin sonuca bağlanması gerekirken yazılı olduğu şekilde tazminata hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
3.4.Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a/6 maddesi uyarınca, esası incelenmeden kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/1503, K. 2025/1237, 13 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama