KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2023
- T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/2250 - 2023/237
- Dosya no
- 2021/2250
- Karar no
- 2023/237
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2017/169
- Karar no
- 2020/408
- Karar tarihi
- 09/07/2020
- İstinaf başvuru tarihi
- 24/08/2020
- N konusu
- Tazminat
- B.a.m. karar tarihi
- 26/01/2023
- Karar yazım tarihi
- 13/02/2023
Karar Metni
1.528 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara süresi içinde davalı Davut Sadık tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, 12/05/2015 tarihinde 16 TZ 857 plakalı araç ile 41 RE 856 plakalı araç arasında trafik kazası yaşandığını, ...'ın kontrolsüz dönüşünün sebebiyet verdiği bu çarpışma sonucunda motosiklet sürücüsü ...'ın yaralandığını ve yolcu olarak bulunan davacının kızı Kübra Kılıç'da hayatını kaybettiğini, dava konusu kazaya karışan 16 TZ 857 plakalı aracın davalı Axa Sigorta A.Ş'ye ZMMS sigortası ile sigortalı olduğunu, bu kazanın davacının ağır derecede hayati fonksiyonlarını etkileyecek nitelikte olduğunu,
bu nedenle 4 ay boyunca çalışamadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik kızını kaybettiği için 2.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatı, kendisinin yaralanması nedeniyle 1.000,00-TL, kızını kaybettiği için 1000 TL maddi tazminat ile 100.000 TL kendisi yaralandığı için, 100.000 TL kızını kaybettiği için manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Davut Sadık vekili cevap dilekçesi ile, Ticaret Mahkemesinin görevsiz olduğunu, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, kazanın yaşanmasından davalının kusurunun bulunmadığını, davacının talebinin haksız ve ve yersiz olduğunu, davacının motosikletini aşırı derecede hızlı kullanması kazanın meydana gelmesine katkı sağladığını, bu kaza sonucunda müteveffa Kübra Yıldız yolculuk esnasında hiçbir koruyucu ekipman kullanmadığı için motosikletten düştüğünü ve vefat ettiğini, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte olası bir manevi tazminat kararında Axa Sigorta A.Ş 'nin manevi tazminat yönünden sorumlu olabileceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesi ile, davaya konu edilen kazadaki kusur oranını kabul etmediğini, kendisinin kazada bir kusurunun olmadığını, o esnada köprü çalşıması olduğu da göz önünde bulundurulduğunda işi yapan firma ve sorumlu olan belediyenin uyarıcı ışık, işaret, hız kesici kasis ve levha koymayarak kazada sorumlu olduğunu, kazadan sonra bahsedilen tüm önlemlerin ilgililerce alındığını, bu hususta araştırma yapılmasını istediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, maddi tazminatlar yönünden davalı sigorta ile sulh olunduğundan bu yöndeki taleplerden feragat edildiği dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile; davacı ...'ın kalıcı sakatlığı ve bedensel bütünlüğü ile ilgili 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve Davut Sadık'tan tahsiline, davacı ...'ın kızı Kübra Kılıç'ın vefatı sebebiyle 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve Davut Sadık'tan tahsiliyle olay tarihi olan 12/05/2015 tarihinden itibaren yasal faizle birlikte ödenmesine, davalı Axa Sigorta A.Ş yönünden manevi tazminatın reddine, davalı Sütaş Süt Ürünleri A.Ş yönünden davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Davalı Davut Sadık vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile, maddi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine karar verilmesine rağmen vekalet ücretine hükmedilmediğini, manevi tazminat taleplerinin reddedilen kısımları için vekalet ücreti verilmediğini beyanla kararı vekalet ücretleri yönünden istinaf ettiğini belirtmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davaya konu kazada davacının kızı Kübra vefat etmiş, kendisi de yaralanmıştır. Yargılama sırasında davacı vekili "biz maddi tazminat taleplerimiz yönünden Axa Sigorta A. Ş. İle sulh olduk. Bu nedenle maddi tazminat taleplerimiz yönünden davadan feragat ediyoruz. Talebimizin manevi tazminat yönünden sigorta şirketi dışındaki davalılara karşı sürdürüyoruz" şeklinde, maddi tazminat taleplerinden feragat edilmiştir.
Yargılama sırasında aktüerya bilirkişi raporu alınmadığı gibi, dava değeri de ıslah edilmediğinden harcı yatırılan maddi tazminat istemi 4.000,00.-TL miktarındadır.
Davacının sulh ve feragati davalılardan sigorta şirketi ile gerçekleştiği, diğer davalıların feragat halinde yargılama giderinden vazgeçtiğine ilişkin bir beyan bulunmamaktadır.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6.maddesinde “(1) Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.” yer alan düzenlemeye göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesi; "Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.
(3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.
(4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir."
13. maddesi ise; " Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
(3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.
(4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." şeklinde düzenlenmiştir.
Davalı Davut Sadık vekili maddi tazminat taleplerinden feragat edilmesine ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen reddedilen kısım için taraflarına vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçesi ile istinaf talebinde bulunmuştur.
Yerel mahkeme tarafından maddi tazminat talepleri ile ilgili hüküm kurulmadığı halde tavzih ile hükme eklenmesi ve kendisini vekille temsil ettiren davalı Davut Sadık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, davalı vekilinin istinaf istemleri kabul edilmiştir.
6100 sayılı HMK 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olup davalı Davut Sadık vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek ve kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2021/2250, K. 2023/237, 26 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama