İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA13. HUKUK DAİRESİ KARAR

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1244 K.2023/1870

2-... - ... 3-..... 4-... - ...

Esas2022/1244Karar2023/1870Tarih12 Ekim 2023Okuma13 dk · 2.589 kelime

KÜNYE

T.C. Bursa Bam 13. Hukuk Dairesi T.C. Bursa

Mercii
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1244
Karar No
2023/1870
Karar tarihi
12 Ekim 2023
Dosya no
.....
Karar no
.....
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen kararın mahkemesi
BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
.....
Karar no
.....
Karar tarihi
18/05/2022
İstinaf başvuru tarihi
20/06/2022 (Davalılar Ali ve .....), 10/06/2022 (Davacılar
Davacılar
1-... - ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.589 kelime·13 dk okuma·9 bölüm

2-... - ... 3-..... 4-... - ...

VEKİLİ

Av. ... .....

DAVALI

1 -... - ...

VEKİLİ

Av. ... ..... DAVALI : 2 .....

VEKİLİ

Av. ... -.....

DAVANIN KONUSU

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

B.A.M. KARAR TARİHİ : 12/10/2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 13/10/2023

Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dilekçesinde, davalılardan ...'in idaresindeki .....plaka sayılı aracın 28/06/2017 tarihinde yaya davacı ...'a arkadan çarparak ağır şekilde yaralanmasına sebep olduğunu, davalının 2.30 promil alkollü olduğunu, davalının çarpma anından sonra da 50 metre ileride durabildiğini, yola aracın parçalarının saçıldığı,

yolda herhangi bir fren izine rastlanmadığını, davalının %100 kusurlu olduğunu, uzun süre devam eden tedavi sürecinde davacının bilincinin açılmadığını ve halen de kapalı olduğunu, davacı ...'un özür durumunun % 99 oranında olduğunu, devamlı şekilde bakıma muhtaç kaldığını, davacı ...'un eşi ve kızları olduğunu ve davacı hastanın bakımı, tıbbi ve yaşamsal ihtiyaçlarının giderilmesi, beslenmesi,

hareket etmesinin sağlanması gibi tüm gereksinimleri ile ilgilendiklerini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ...'in işgücü kaybı için 500,00-TL, tedavi giderleri için 500,00-TL olmak üzere toplam 1.000,00- TL maddi tazminat kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, kazazede için 300.000,00-TL, eşi Saniye ve kızı Büşra için 100.000 TL,

kızı Yasemin için 25.000 TL olmak üzere toplam 525.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili tarafından sunulan 05/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; maddi tazminat taleplerini işgücü kaybından dolayı 245.872,80 TL, bakıcı giderlerinden 776.772,41 TL, taksi gideri için 8.622,47 TL olmak üzere 1.030.267,68 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, davalı başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve kanunda öngörülen süre dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerektiğini, davacının sürekli sakatlığa uğrayıp uğramadığı ve uğradıysa bunun dava konusu kaza ile illiyetinin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, kazaya karıştığı belirtilen 16 JN 478 plaka sayılı aracın poliçesinde ölüm/sürekli sakatlık teminat limiti kişi başı 330.000,00-TL olduğunu,

davacı yanın eksik evrak ile başvuruda bulunmuş olması sebebiyle müvekkil şirketçe maluliyet oranı ile kaza arasındaki illiyet bağının mevcudiyeti tespit edilememiş olup bu duruma ilişkin tazminat miktarı da belirlenememiş olduğundan bir ödeme yapılmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde, kazanın oluşumunda tüm kusurun davacı ...'da olduğunu, somut olayda, yaya trafiğine uygun olmayan yolda davacı ...'un gece saat 02:30 sularında yolun ortasına yakın ve gelecek araçlara arkası dönük bir şekilde yürümekte olduğunu, müvekkili ...'in ise Çağrışan Mahallesine girmek için seyir ettiği sırada yayayı göremeyerek çarptığının anlaşıldığını, kaza tespit tutanağından da görüleceği üzere yol üzerindeki kan izleri yol kenarından yaklaşık 4 metre içeride olduğunu, yolun toplam genişliğinin ise 7 metre olduğunu, bununda kaza anında yayanın yolun ortasında olduğunu gösterdiğini,

ayrıca olay yerini gören kamera kayıtlarında da görüleceği üzere yayanın yolun dışından değil ortasına yakın bir yerden yürüdüğünü, söz konusu trafik kazasının gece saat 02:30 sıralarında meydana geldiğini, yolun karanlık olmuş olmasının sürücülere olduğu kadar yayalara da ayrıca bir dikkat sorumluluğu yüklediğini, kaza anında yaklaşık hızlarının 30-40 km olduğunu, kazazede ...'un iş gücü kaybı oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu'na sevkini talep ettiklerini, ceza dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının ıslah talepli maddi tazminat davasının kabulü ile, 245.872,80-TL işgücü kaybı, 776.772,41-TL bakıcı giderleri, 8.622,47-TL taksi ücreti olmak üzere toplam 1.030.267,68-TL tazminatın (davalı ..., bakıcı gideri yönünden teminat limiti olan 330.000-TLsinden ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile,

davacı ... için 120.000 TL, davacı ... için 75.000 TL, davacı ... için 50.000 TL, davacı ... için 19.000 Tl olmak üzere toplam 264.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

Davalı ... vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, davacı ...'un tam kusurlu olduğunu, alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, dosyanın farklı bilirkişi heyetine verilmesini talep etmelerine rağmen aynı heyetten ek rapor alınmakla yetinildiğini, itirazlarının mahkemece etkin bir şekilde değerlendirilmediğini, alınan bilirkişi raporlarında asli ya da tali kusur durumuna değinilmediğini, buna rağmen aktüerya hesabında % 75 - % 25 kusur oranlarına göre hesaplama yapıldığını, bilirkişi raporlarında çelişkiler bulunduğunu, davacı kazazedenin muhtemel ömrünün yanlış değerlendirme ile yapıldığını,

davacılar vekilinin diğer davalı ... ile sulh olduğunu ve sigorta şirketi lehine davadan feragat ettiğini, davanın müşterek ve müteselsil sorumluluk doğurduğunu, bu nedenle davalılardan biri lehine feragatin diğer davalıları da kapsayacağını belirtmiş ve bu hususların yerel mahkemece yeterince incelenmediği, araştırılmadığı iddiası ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile, davacı vekilince 31/03/2020 tarihinde maluliyet ve bakıcı giderinden kaynaklı maddi tazminat taleplerinin ödenmiş olması sebebiyle davalı ...Ş. yönünden açıkça davadan feragat edildiği,

davacı vekilince feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yönünde talep sunulduğu halde ve maluliyet ve bakıcı giderlerinin davalı şirket tarafından yapılan ödeme ile teminat limiti kadar karşılandığı açıkça beyan edildiği halde, daha sonra bilirkişinin Genel Şartlar düzenlemesine ve usule aykırı görüşü sebebiyle sunulan iddialar yeterli şekilde araştırılmaksızın davalı şirket aleyhinde maddi tazminata (bakıcı gideri tazminatına) hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirmiş ve ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davacılar vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile; kazanın oluşumu, davacı kazazedenin yaşadığı acılar, hala yatağa bağımlı olması nedeniyle tüm yaşadığı acıların üstüne neredeyse kemiğe kadar ilerleyen yatak yaralarının da meydana gelmeye başladığını, davacı aile üyelerinin kaza sebebiyle büyük bir üzüntü, maddi ve manevi yıkım yaşadığının ortada olduğunu, ailenin kazadan sonra sosyal yaşamlarının bittiğini, kazazedenin % 100 oranında engelli ve yatağa bağımlı olarak yaşadığını, diğer davacı eş ve çocukların da kazazedeye bakmak için sosyal ve iş yaşamlarının sekteye uğradığını, belirterek mahkemece hüküm altına alınan tazminat miktarının düşük olduğunu bildirmiş ve ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Dava , haksız fiil sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir.

Davalı ...'nin sevk ve idaresinde olan ve diğer davalı tarafından ZMMS ile sigortalanan 16 JN 478 plakalı aracın, davacı ...'e çarpması neticesinde, 28/06/2017 tarihinde yaralamalı kaza meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir.

Davacı ... dava tarihi itibarıyla kısıtlı olup, Mudanya Sulh Hukuk Mahkemesi 2017/806 E-2018/21 K sayılı ilamla Büşra Şahindur'un vasi olarak atandığı, dava açılışında vesayet makamından husumet izninin alınmadığı, 4721 sayılı MK 462/8 maddesi atfıyla 6100 sayılı HMK 54/2 maddesi gereği vesayet makamından husumet izni almak bakımından süre verilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği halde yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Davalılar vekillerinin istinaf talebi kamu düzeni bakımından yerindedir.

Kabule göre de,;

Mudanya 1 Asliye Ceza Mahkemesi 2018/32 E-2019/885 K sayılı ilamıyla davalı (sanık) Ali hakkında, 5237 sayılı TCK 89/2, 89/5 ve 62 maddesi gereği ceza tayin edilip 5271 sayılı CMK 231 maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece alınan 22/09/2021 tarihli bilirkişi raporu ve 17/01/2022 tarihli ek raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü Ali'nin %75, davacı yaya Mehmet'in %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş olup, kusur raporunun ceza yargılamasında alınan kusur raporu ve kaza tespit tutanağı ile örtüştüğü, davalı sürücünün 2918 sayılı KTK 84/f maddesine aykırı davranmak suretiyle asli kusurlu olduğu göz önüne alındığında kusur raporuna itibar edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir (Yargıtay 4 HD 2021/6772 E- 2021/9565 K sayılı ilam).

Davacının iyileşme süresi boyunca bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bu ihtiyacı varsa hangi sebeple ve hangi yaşamsal faaliyetleri için bakım ihtiyacının olduğu, bu ihtiyacın günlük kaç saatlik süre için söz konusu olduğu ve süresi hususlarında rapor alınmalıdır (Yargıtay 17 HD 2021/1932 E- 2021/3168 K sayılı ilam).

Somut olayda, davacı ...'in yaralanmasına neden olan kazanın 28/06/2017 tarihinde meydana geldiği, bu durumda ATK 2 İhtisas Kurulu veya Üniversite Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalı öğretim üyelerinden oluşacak heyetten, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınması gerekirken ATK Bursa Grup Başkanlığı (tek hekim) maluliyet raporunun hükme esas alınması isabetsiz olmuştur. Davalılar vekillerinin bu yoldaki istinaf sebebi ayrı ayrı yerindedir.

Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile. 2918 sayılı KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir.

Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 17 HD 2019/3292 E- 2021/1848 K sayılı ilam).

Hükme esas alınan 22/09/2021 tarihli bilirkişi raporu ve 17/01/2022 tarihli ek raporda yöntemince hesaplama yapıldığı anlaşılmakla davalılar vekillerinin bu yoldaki istinaf sebebi ayrı ayrı yerinde değildir.

6111 sayılı Kanun'la değişik 2918 sayılı KTK 98 maddesine göre; "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır." hükmü getirilmiştir. 6111 sayılı Kanun gereği Kanun’un yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen tüm trafik kazaları nedeniyle sunulan belgeli sağlık hizmet bedelleri SGK tarafından karşılanacaktır. Bu nedenle davacının dava konusu tedavi giderlerinden belgeli / faturalı sağlık giderlerinin tümünden SGK (belgesiz / paramedikal giderlerden ise aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı) sorumludur.

6098 Sayılı TBK 54 maddesinde tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar, bedensel zararlar kapsamında sayılmış, ZMSS Genel Şartlarında da sakatlık nedeniyle ayrı, tedavi giderleri nedeniyle ayrı teminatlar verilmiştir.

Sakatlık tazminatı hesaplanırken mağdurun meslekte kazanma gücü kaybı oranına göre elde edeceği gelirdeki azalma hesaplanırken, bakıcı giderleri; mağdurun bakımı, hastaneye gidip gelmesi, ilaçları, gerektiğinde sürekli yanı başında bulunması gereken hasta bakıcı-yardımcı maaş ve ücretleridir.

Daimi iş gücü kaybı tazminatı ile yaşam boyu bakım giderleri farklı tazminat kalemleri olup, yaşam boyu bakıcı giderlerinin sakatlık teminatı kapsamında değerlendirilemeyecek olmakla, yaşam boyu bakıcı giderlerinin tedavi giderleri teminatındandır (Yargıtay 4 HD 2021/4539 E- 2021/3190 K sayılı ilam).

ZMSS Genel Şartları A.5-c maddesiyle, zarar görenin tedavisinin tamamlanmasından sonra tespit edilen sürekli maluliyetine bağlı sürekli (ömür boyu) bakıcı giderlerinden, sürekli sakatlık teminatı ve bu teminata ilişkin limit dahilinde sigortacının sorumlu olacağı düzenlemesi yapılmıştır. Ancak. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları hakkında, Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile.

2918 sayılı KTK 90. maddesindeki "bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

Bu iptal kararı gereği; sigorta teminatına giren ve girmeyen zararların belirlenmesi; zarar sigorta teminatına girmekle birlikte, poliçedeki hangi teminata girdiği belirlemesinin, ZMSS Genel Şartları'na göre yapılması mümkün değildir. Anılan belirlemelerin, KTK ve bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde de Borçlar Kanunu hükümlerine göre yapılması gerektiği açıktır. Bu itibarla.

Anayasa'ya aykırı olduğu için bir kısım hükümleri iptal edilen ZMSS Genel Şartları'na ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin kararı, KTK, BK ve yerleşik Yargıtay uygulamaları dahilinde belirleme yapılması gerekmektedir (Yargıtay 4 HD 2021/9818 E- 2022/14367 K sayılı ilam).

Somut olayda, davacının bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı ve hangi süreyle bakım ihtiyacı duyacağı hususunda yöntemince rapor alındıktan sonra, davacının bakıcı alacağı bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınmalıdır.

Davalı ... AŞ tarafından yapılan ödeme kapsamında 12/03/2020 tarihli ibraname ibraz edilmiş ve 31/03/2020 tarihli dilekçe ile, davalı ... AŞ yönünden maddi tazminat talebine ilişkin yapılan ödeme nedeniyle davadan feragat ettiklerini, davalı ... AŞ yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden sigorta limitini aşan bakiye maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerinin hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

6098 sayılı TBK 61 ve 62 maddeleri ile müteselsil sorumluluk esaslarına göre; birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, TBK 162 ve 163 maddelerine göre, borcun tamamından sorumludur. TBK 167 maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur.

Davadan feragat, bir usul işlemidir. Dava konusu olayda, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan davacı tarafın davalılardan birisi hakkındaki feragati usul hukuku bakımından diğer davalı aleyhine bir sonuç doğurmaz ise de, iddianın ileri sürülüş biçimine göre davalılar arasında teselsül söz konusu olmakla, davacı vekilinin müteselsil borçlulardan biri hakkındaki davadan ve alacak haklarından feragat etmiş olmasının,

TBK 166 ve devamı maddeleri (818 sayılı BK 147 maddesi) çerçevesinde ve Yargıtay İBK 11/04/1940 gün ve 70 sayılı ve Yargıtay HGK 21/11/1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca bir kısım davalı hakkındaki davadan feragate ve bu feragatin diğer davalı bakımından da sonuç doğurup doğurmayacağına ilişkin değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesini gerekmektedir.

Somut olayda, davacı vekili, yargılama sırasında davalı ... şirketinden almış olduğu ödeme neticesinde ibraname düzenlenmesi sonucu maddi tazminat talebinden feragat etmiştir. Feragatin geçerli olup olmadığı, geçerli olması halinde diğer davalıya sirayeti tartışılıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.

6098 sayılı TBK 56/1 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle bedensel zarar halinde, zarar gören manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. 6098 sayılı TBK 56/2 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle ağır bedensel zarar ya da ölüm halinde, zarar gören veya ölenin yakınları da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir.

Manevi tazminat talep hakkının doğrudan doğruya cismani zarara uğrayan kişiye ait olduğu, yansıma yoluyla aynı eylem nedeniyle manevi üzüntü duyanların kural olarak manevi tazminat talep edemeyeceği ancak kişinin zarara uğraması sonucu, anne, baba, eş, çocuk gibi çok yakınlarından birinin de olay sebebiyle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğü ağır şekilde bozulmuşsa, onların da manevi tazminat talep edebilecekleri kabul edilmelidir (Yargıtay 17 HD 2014/12300 E-2016/10184 K sayılı ilam, Yargıtay 21 HD 2014/10693 E -2014/23947 K sayılı ilam).

Davacının maluliyet oranı ve bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı yolunda yöntemince rapor alındıktan sonra davacıların manevi tazminat talebinin yeniden değerlendirilmesi gerekecek olup, manevi tazminata yönelik istinaf sebepleri bu aşamada incelenmemiştir.

HMK 355 maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup taraf vekillerinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı KABULÜ ile Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/05/2022 tarih ve ...../..... - ...../.....7 sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

2- İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince ilgilisine iadesine,

3- Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

4- İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

5- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 12/10/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

... · Başkan · ... · ... Üye · ... · ... · Üye · ... · ... · Katip · ...

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1244, K. 2023/1870, 12 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Davalı
  5. Vekili
  6. Vekili
  7. Davanın Konusu
  8. B.A.M. Karar Tarihi : 12/10/2023
  9. Karar Yazım Tarihi : 13/10/2023
  10. Gereği Düşünüldü
  11. Değerlendirme Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1244
Karar No
2023/1870
Tarih
12 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1245 K.2023/1195
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2022/1245 K.2023/2130
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2022/1246 K.2023/2131
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2022/1247 K.2023/2132
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1248 K.2023/953
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2022/1251 K.2023/2133

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.