KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/925
- Karar No
- 2023/1906
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2023
- T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ...
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Kâtip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Karar tarihi
- 09/03/2022
- İstinaf başvuru tarihi
- 21/04/2022 (Davacılar), 25/04/2022 (Davalı ...
- Davacılar
- 1-...
Karar Metni
2.169 kelime·11 dk okuma·4 bölüm
2-... VEKİLİ : Av... DAVALI : 1 -... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2 ... VEKİLİ : Av. ... VEKİLİ : Av....
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
B.A.M. KARAR TARİHİ : 17/10/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/11/2023
Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacı vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dilekçesinde, 27/10/2017 tarihinde davalıladan ... ... ...’ın sevk ve idaresindeki ve diğer davalı şirketin maliki olduğu ...plakalı aracın, müvekkillerinin miras bırakanı adına kayıtlı ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıların murisi ... ...... vefat ettiğini, meydana gelen kazada müveffanın kusurunun olmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar için ayrı ayrı 1.000,00'er TL maddi tazminatın 27/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ve davacı ... için 100.000,00 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 50.000,00'er TL manevi tazminatın sigorta şirketi haricindeki davalılardan 27/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 27/04/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle; davacı eş ... ... için 1.000,00-TL maddi tazminat talebini ıslah ederek 370.305,55-TL’nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, iş bu davaya konu meydana gelen kazada davacının kusurlu olduğunu, yerel mahkemece hesaplanacak olan tazminattan sigorta şirketinin yaptığı ödemelerin ve SGK’nın yaptığı ödemelerin düşülerek hesaplama yapılması gerektiğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep...etmiştir.
Davalı ... ...... ... vekili cevap dilekçesinde, iş bu davaya konu meydana gelen kazada davacının kusurlu olduğunu, yerel mahkemece hesaplanacak olan tazminattan sigorta şirketinin yaptığı ödemelerin ve SGK’nın yaptığı ödemelerin düşülerek hesaplama yapılması gerektiğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacıların kaza tarihi itibarıyla reşit olmaları nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceklerini, müvekkil şirket söz konusu zarardan azami olarak kaza tarihindeki poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, mütevefanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması, aksi takdirde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin müvekkilinin temerrüte düştüğü tarihten itibaren talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı ... ... ... mirasçıları aleyhine açılan davanın HMK 150 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davacıların ıslah talepli destekten yoksun kalma tazminatı davasının kısmen kabulü ile davacı Şöhret için 370.305,55 TL, davacı ... için 349,72 TL, davalılar ... ... ... Ltd.Şti. ve ...
Sigorta A.Ş'den (sigorta şirketi 18/07/2018 temerrüt tarihinden başlayacak faiziyle ve poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) 27/10/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; davacı ... için 53.000,00 TL, diğer davacı çocuklar için ayrı ayrı 13.000,00 'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.10.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ...
Ltd.Şti.'nden alınarak davacılara verilmesine, karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporlarında da destekten yoksun kalma tazminatı düşük ve hatalı olarak hesaplandığını, müteveffanın SSK emeklisi olması yanında ayrıca inşaat ustalığı yaptığını, kaza tarihi itibariyle inşaatlarda günlük net 150,00.-TL ücretle çalıştığını, maddi tazminat miktarından tüm davalıların sorumlu olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinafa başvuru dilekçesinde, yerel mahkemece müteveffanın gelirine ilişkin herhangi bir somut delil olmamasına rağmen asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmamasının hatalı olduğunu, müvekkili şirketin yalnızca teminat limitleri ile sorumlu olduğunu, tazminat hesaplamasının TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanarak %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı istenebilmesi için müteveffanın davacılara desteğinin ispatlanması gerektiğini, hükme esas alının bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE:
Dava; trafik kazasında meydana gelen ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketinin istinaf istemi değerlendirildiğinde;
Bilindiği gibi, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih, 2019/40 - 2020/40 sayılı kararı ile. 2918 sayılı KTK 90 maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir.
Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın hesaplanması gerekecek olup, bu nedenlerle teknik faize ilişikn davalı sigorta şirketinin istinaf istemi yerinde olmayıp reddi gerekmiştir (Yargıtay 17 HD, 2019/3292 E-2021/1848 K sayılı ilam).
Karayolları Trafik Kanunu’nun 96. maddesi hükmüne göre garameten ödeme ilkesi gereğince, bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını öngörülmektedir.
Zarar görenlerin birden fazla olması hâlinde, bunlar arasında eşitlik esasını dikkate alan bu ilke uyarınca birden fazla kişi zarar görmüşse sigortacı, poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağından zarar gören her bir davacı bakımından limit aşılmadan oranlama yoluyla (garameten-oranlı eşit paylaştırma esasına göre) tazminat isteyebilecekleri gözetilerek karar verilmelidir.
Davalı şirketin kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin 330.000,00.-TL olduğu anlaşılmaktadır. Yerel mahkeme hüküm fıkrasında, hükmolunan tazminat alacağının davalı sigorta şirketinin poliçe limitiyle sorumlu olduğu belirtilmiş ise de, infazda tereddüt oluşacağı şekilde poliçe limitinin ne olduğunun belirtilmediği anlaşılmış olup, bu yönüyle davalı sigorta şirketinin istinaf isteminin kabulüyle, garameten ödeme ilkesi gereğince düzelterek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
Diğer yandan kaza tespit tutanağında davacıların desteği Abdulcelil Bingöl'ün emniyet kemeri takıp takmadığının belli olmadığı yazılı ise de olaya ilişkin kolluk görevlilerince 27/10/2017 günü saat 20.00'de tutulan tutanakta, davacıların yakını ölen ... ... sürücü koltuğunda sıkışmış vaziyette iken 112 görevlilerince sıkıştığı yerden çıkarılmış olduğunun belirtildiği, ayrıca aynı tarihli olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağında ölenin baş ve boyun bölgesinin yapılan muayenesinde sol göz dış kısmında yaklaşık 3 cm. çapında düzensiz kenarlı cilt altı dokunun ortaya çıktığı yaralanmanın görüldüğü,
ayrıca çene altında 2X3 cm. ebadında cilt abrazyonu tespit edildiği, göğüs bölgesinin muayenesinde sağ ve sol alt kotlarda kapalı kırıklar mevcut olduğu, kemik dokunun dışarı çıktığı, her iki ayak bileğinde kapalı kırıklar bulunduğu, her iki bacak diz bölgesinde açık kırık meydana geldiğinin belirtildiği,
bunun dışında sırt ve genital bölgede kayda değer patoloji saptanmadığı belirtilmiş, ATK'nın otopsi raporunda da aynı doğrultuda tespitlere yer verilmiş olduğu görülmekle, emniyet kemeri takılı olmuş olsa dahi ölümün meydana geleceği anlaşılmış olup, bu hali ile emniyet kemeri takılıp takılmaması bakımından müterafik kusur indirimi yapılmasının söz konusu olamayacağı kanaatine varılmakla, bu hususa ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Davacıların istinaf istemine gelince; ölenin geliri asgari ücret üzerinden kabul edilip hüküm kurulmuşsa da, davacıların yakını ölenin emekli olmakla beraber sıva ustası olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
Yerel Mahkemece Çevre Şehircilik Bakanlığı'na yazılan müzekkereye verilen 30.04.2019 tarihli müzekkere cevabı (aynı zamanda inşaat mühendisleri odasına aylık ücrete ilişkin yazılan müzekkereye verilen cevapta bu hususun, Çevre Şehircilik Bakanlığı'ndan yapı maliyet çizelgesi kapsamında sorulabileceği bildirildiğinden) dikkate alınarak, ölenin kaza tarihi olan 2017 yılı itibariyle saat ücretinin 10,85.-TL olduğu,
buna göre 01/01/2022 tarihli ek bilirkişi raporunun (b) şıkkı uyarınca davacı Şöhret'in 485.440,54.-TL, davacı Birgül'ün ise 550,59.-TL destekten yoksun kalma zararının bulunduğu anlaşılmış olup, davacılar vekili davasını, davacı Şöhret için 370.305,55.-TL olarak ıslah ettiği, diğer davacı Birgül için ise 1.000,00.-TL talep ettiği gözetilerek, taleple bağlılık ilkesi uyarınca bu miktarlar üzerinden davanın kabulü gerekmiştir.
Manevi tazminata ilişkin davacılar vekilinin istinaf istemine gelince; Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçladığından, hâkim, TMK’nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.
Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve 2017/17-1098 E., 2018/1384 K.; 02.03.2021 tarihli ve 2020/17-41 E., 2021/182 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacıların ve davacılar murisinin kaza tarihindeki yaşı, davalının kusur durumu, paranın alım gücü, tarafların ekonomik sosyal durumu gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince, davacıların uğranılan zarar nedeniyle, tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli miktardan azına hükmedilmiş olup, bu nedenle davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulü ile davacı Şöhret için 80.000,00.-TL, diğer davacılar için 40.000,00.-'er TL manevi tazminat takdir etmek üzere düzelterek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HMK'nun 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece gerekçe yönünden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup davacılar vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek ve kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Başkan · ... ... · Üye · ... ... · Üye · ... ... · Katip · ...
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/925, K. 2023/1906, 17 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama