KÜNYE
T.C. Bursa Bam 13. Hukuk Dairesi T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/901
- Karar No
- 2024/1315
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Kâtip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- —
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Karar tarihi
- —
- İstinaf başvuru tarihi
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
- B.a.m. karar tarihi
- —
- Karar yazım tarihi
- —
Karar Metni
924 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde, müvekkiline ait ... plaka numaralı araç ile davalı ... sigortalısı ...poliçe nolu...
Kiralama'ya ait..plaka numaralı araç arasında 28.05.2021 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleşmiş olduğunu, kaza tespit tutanağı doğrultusunda tanzim edilen kusur raporuna (tramer) göre ... plakalı araç tam kusurlu çıktığını, müvekkilinin süresi içerisinde kusur oranına 30.05.2021 tarihinde itiraz etmiş Tutanak Değerlendirme Komisyonu oybirliğiyle %100 kusur oranıyla... plakalı aracı tam kusurlu bulmuş olduğunu, müvekkiline ait aracının sağ ön tampon ve sağ ön çamurluğu zarar görmüş olduğunu ve aracın 2 gün bakımda kaldığını, oluşan değer kaybının tarafına ödenmesi için davalı ... şirketine mail ile başvuruda bulunmuş olduğunu,
bu başvuru neticesinde 2.500,00 TL bedel müvekkilinin hesabına yatırılmış olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL değer kaybının davalı ... şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... tarafından tazminine karar verilmesini, talep etmiştir.
Davacı vekilinin 17.01.2023 tarihli beyan dilekçesi ile dava değerini 27.500,00TL'ye arttırmış olduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın yetki yönünden reddine karar verilmesini, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, poliçe teminat limitinin 41.000,00 TL olduğunu, araçtaki değer kaybı için 10.03.2022 tarihinde 2.500,00 TL davacıya ödeme yapıldığını, işbu ödemenin poliçe limitinde faiziyle tenzil edilerek değerlendirilmesi gerekmekte olduğunu, müvekkilinin sorumluluğundaki borç, sigortacılık mevzuatı gereği eksiksiz olarak ödendiğinden üzerine düşen edimi ifa eden müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmamış olduğunu, talebin reddi gerekmekte olduğunu, bu nedenler davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, 27.500,00 TL değer kaybı maddi tazminatının 1.000,00 TL sine dava tarihi olan 16.05.2022 tarihinden itibaren, 26.500,00 TL sine bedel artırım talep tarihi olan 17.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı ... şirketinin maddi tazminattan sorumluluğunun poliçedeki miktar ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, müvekkili şirketin dava öncesinde değer kaybı tazminatına ilişkin ödeme yapmış olup sorumluluğunu fazlasıyla yerine getirmiş olduğunu, reel piyasa fiyatları esas alınarak yapılan hesaplamanın fahiş olduğunu, geriye dönük hasar kayıtları incelenmeden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından kusur durumuna ilişkin tanzim edilen raporun hatalı olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücretinden müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE:
Dava, araçta oluşan değer kaybı nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Öncelikle kusur durumuna ilişkin istinaf istemi değerlendirildiğinde; davalı ... şirketinin sigortalısı aracın kaza esnasında orta şeritte seyir halinde iken aniden kontrolsüz olarak, ani manevra ile kavşaktan sola dönmeye çalışırken davacıya ait aracın kendi şeridinde ilerlerken söz konusu ani manevra nedeni ile duramaması sonucu dava konusu kazanın meydana geldiği hususu gerek tarafların, gerek trafik polisince hazırlanan kaza tespit tutanağı ve gerekse de mahallinde yapılan ve alınan kusur raporu ile sabit olup, davalı ... sigortalısı araç sürücüsünün yüzde yüz kusurlu olduğuna ilişkin mahkeme kabulü isabetli olup, davalının kusura ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonraki ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
Hasar gören aracın yabancı plakalı bir araç olması halinde yabancı plakalı aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi vs. gibi hususlar göz önünde bulundurularak kaza tarihi itibariyle ait olduğu ülke piyasasındaki 2. el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre ait olduğu ülke piyasasındaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark değer kaybı olarak kabul edilip karar verilmesi gerekmektedir (Yargıtay 17.HD 2016/19721 E. 2017/10202 K.).
Hükme esas bilirkişi raporunda yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda, aracın dava konusu kaza öncesi karıştığı kazalar tramer kayıtlarından gözetildiği, kazada değişen parçanın daha önceki kazalarda hasarlanmadığının tespit edildiği, parça değişimi nedeni ile değer kaybı olacağının ve miktarının denetime açık olarak belirlendiği, bu nedenle davalının dava öncesi ödemesinin yetersiz olduğu, yetersiz ödeme yapan davalının bu nedenle davanın açılmasına sebebiyet verdiği açık olmakla, aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ... · Üye · ... · ... · Üye · ... · ... · Katip · ...
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/901, K. 2024/1315, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama