KÜNYE
T.C. Bursa Bam 14. Hukuk Dairesi T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi Dosya No
- Esas No
- 2024/83
- Karar No
- 2025/1102
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/10/2023
- Numarası
- —
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden
Karar Metni
1.993 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 24/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/06/2025
Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili, davacı şirketin 2020 yılında Cenevre'de gerçekleşmesi planlanan .... fuarına katılım sağlamak amacıyla kendi adına davalı şirketten stant organize etmesini istemiş olup, Stant Uygulama ve Kiralama Sözleşmesini akdettiğini, davacı şirket akdedilen sözleşme gereği davalı şirket hesabına 04.12.2019 tarihinde 6.372,00 Euro ödeme yaptığını, Dünya genelinde baş gösteren Covid-19 salgını sebebiyle ....fuarının iptal edildiğini ve taraflar arasındaki sözleşmenin konusuz kaldığı ifade edilerek davacı şirket davalı tarafa ödemiş olduğu bedelin iadesini istediğini,
ancak davalı taraf ödemeyi sözleşmenin kendi kusurları olmadan konusuz kaldığını savunarak iade etmediğini, sözleşmenin konusuz kalması halinde taraflara kusur atfı yapılmadan yerine getirilen tüm edimlerin iade edilmesi gerektiğini, söz konusu taraflar arasında sulh olma imkanı bulunmadığından 6.372,00 Euro alacağın Gaziantep İcra Dairesi ...esas sayılı dosyadan icra takibine konu edilmiş olduğunu, davalı şirketin haksız itirazı üzerine eldeki davanın açıldığını, icra dosyası Bursa 11.İcra Dairesi ....esas sayılı dosyadan icra takibine devam edilerek icra takibinin itirazına yönelik itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihbar olunan vekilince davalı firma ile davacı arasında imzalanmış olan stant uygulama ve kiralama sözleşmesine binaen sözleşme kapsamındaki ürünlerin yapılması hususunda bir anlaşma yapıldığını, dosyaya sunulan 30/07/2020 tarihli faturaya konu ürünlerin bu sözleşme kapsamında üretildiğini, sözleşmedeki ürünlerden mobilya şeklinde olanların özel tasarım olduğu ve farklı bir yerde kullanılamayacağını, sözleşmeye özel olarak hazırlanan standın da başka yerde kullanılamayacağını,
bu nedenle depoda saklanan mobilyaların atıl duruma geldiği ve mobilya dışında kalan kullanılabilecek diğer ürünlerin başka fuarda kullanıldığını, davalı ve davacı arasındaki fuarın ertelenmesine ilişkin yapılan mail yazışmalarında fuarın yaklaşık 1 yıl kadar gecikmesi nedeniyle oluşacak ek maliyetleri yansıtarak yeni bir fuar için yeni bir tasarımın hazır hale getirilebileceği belirtildiğini, ancak davacı firmanın vazgeçmesi nedeniyle bu durumun karşı tarafa bildirildiğini, mobilyaları teslim edilmesi şeklinde bir talebin gelmediğini, dosya kapsamında yapılan incelemelerden anlaşıldığı üzere,
dosyanın tarafları arasında stant kiralama ve uygulama yapım işine ilişkin yazılı bir sözleşme bulunduğunu, bu sözleşme kiralama sözleşmesi olup, davacı için sadece logo ve kurumsal kimlik bazında üretilenler fuar sonunda davacı şirket tarafında kalacağını, diğer tüm fuar sistemi, mobilya, ekipmanlar ve malzemelerin ise kiralık olduğu belirtilerek davalı tarafta kalacağını, davacı için özel üretilecek ürünlerin üretimi konusunda 3.kişilerle anlaşma yapıldığını,
mobilya stant yapımı için 3.kişi Uğur Ay ile anlaşma sağlanarak üretimi sağlandığını ve 30.04.2020 tarihli ve GIB20200000004 numaralı fatura karşılığı 21.600,00.-TL ödeme kendisine yapıldığını, üretilen mobilya standının müşteriye özel büyük rulo panellerinin olması sebebiyle başka hiçbir şekilde kullanılamayacak nitelikte olduğunu, ürünlerden kullanılabilecek olanlar kullanılmış kullanılamayacak olanlar ise atıl hale geldiğini, beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, taraflar arasındaki ihtilafın stant uygulama ve kiralama sözleşmesinin feshedilmesinin tarafların kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, sözleşme kapsamında davalı tarafından sözleşme konusu ürünlerin üretilip üretilmediği, üretim yapıldı ise davacı için üretilen özel mobilyaların olup olmadığı, bu mobilyaların başka bir fuarda kullanılıp kullanılamayacağı, davalı tarafın iade etmesi gereken tutarın olup olmadığı hususlarında toplanmakta olup, sözleşmenin Covid-19 salgını nedeniyle tarafların kusuru olmaksızın yerine getirilemediği,
sözleşmenin yerine getirilememesi nedeniyle davalı tarafın sözleşme nedeniyle yapmış olduğu zorunlu masraflar çıkarıldıktan sonra elinde kalan miktarı ödemesi gerektiği, davalı tarafın sözleşme nedeniyle davacı kullanımı için özel mobilya üretimi yaptığını iddia ettiği, yapıldığı iddia edilen ürünlerin davalı veya dava dışı firma elinde olmadığı, ürünlerin atıl duruma geldiğinden çöpe atıldığının iddia edildiği, ürünlerin yapıldığına dair dosyada somut bilgi ve belgenin bulunmadığı,
sunulan belgelerin davalının iddiasını ispata yeterli gelmediği kanaatlerine varılmakla davacı tarafın ödediği bedelin tamamen davacıya iade edilmesinin gerektiği, takip öncesinde davacının 02/11/2021 tarihli Gaziantep 21.Noterliğinin 10418 sayılı ihtarnamesinin 08/11/2021 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiği dolayısıyla davalı tarafın temerrüde düşürüldüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile,
Bursa 11.İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasında davalı borçlunun ödeme emrine itirazının iptaline, takibin takipteki şartlarıyla birlikte aynen devamına, asıl alacağın (98.520,67.-TL) %20'si tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ....Tic. Ltd.
Şti. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin harcamış olduğu fikri çalışmalar, seyahatler, organizasyon harcamaları gibi bilirkişi raporunda belirtilen harcama kalemlerinin düşülmemesi, davacının gönderdiği avans ücretin tümünün davacıya iadesi adaletsiz ve yasaya aykırı bir hüküm oluşturduğunu, davalı şirketin menfi zarar kapsamında yapıp da ödenmeyen iş ve imalat bedelini isteyebileceğini, 3.kişiye yaptırılan mobilya stant yapımına ilişkin 21.600,00.-TL’lik fatura bedelinin kendileri tarafından ödendiğini, bu ödeme dekontunun bulunduğunu ancak bu hususun bilirkişiler tarafından atlandığını,
belirtilen fuar stantlarının fuar geçtikten sonra başka hiç kimsenin kullanamayacağını, stantların bir kız kullanılıp çöp olacağını, esasen vekil edenin bu işten her hangi bir kazancı olmadığı halde bilirkişi heyetinin kusursuz sebepsiz zenginleşme nedeniyle vekil edenin elinde kalan 911 Euro (19.941,80.-TL) olabileceği yönünde sonuç ve kanaate itirazı olmadığını belirttiklerini beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355.maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, eser sözleşmesinin imkansızlık nedeniyle feshi ile ödenen bedelin tahsili için başlatılan vaki icra inkar tazminatına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsili talebine ilişkindir.
Davacı, davalı ile 2020 yılında Cenevre’ de gerçekleşecek olan Index20 fuarı için “Stant Uygulama Ve Kiralama Sözleşmesi” yaptıklarını, ve sözleşme kapsamında davalıya 6.372,00.-Euro ödeme yaptıklarını, Covid-19 salgını sebebi ile fuarın iptal olunduğunu, sözleşmenin konusuz kalması nedeniyle ödediği bedelin iade edilmesi gerektiğini iddia etmiş, davalı ise stant yapımı için dava dışı Ünal Şeker firması ile anlaştığını, ve firmaya 5.850,00.-Euro ödeme yaptığını, elinde sadece 522,00.-Euro kaldığını, bu bedelin de fuar organizasyonu için harcandığını, davacının siparişi üzerine özel olarak hazırlanan fuar stant ve ekipmanlarının depoda beklediğini, özel ölçü ile hazırlanması nedeniyle de başka hiç kimse tarafından kullanılamayacağını, savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının eski unvanı olan Selçuk İplik A.Ş. ile davalı şirket arasında Cenevre'de gerçekleştirilecek İndex20 fuarında kullanılmak üzere stant yapılması ve uygulanması konusunda "Stant Uygulama ve Kiralama Sözleşmesi" başlıklı eser sözleşmesi yapıldığı, sözleşme bedelinin toplam 15.930.-Euro olduğu, toplam bedelin %40'ı tutarındaki 6.372.-Euro tutarının ön ödeme olarak 04/12/2019 tarihinde davacının Ziraat Bankasında bulunan hesabından davalı tarafın hesabına gönderilmiş olduğu, dünya genelinde baş gösteren Covid-19 salgını nedeniyle fuarın iptal edildiği,
iptal nedeniyle davacı tarafın ön ödeme olarak yapmış olduğu 6.372.-Euronun iadesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından ödenen bedel hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davacının anılan bedelin tamamını geri isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davacı tarafından davalı şirket aleyhine Gaziantep İcra Müdürlüğü’nün .......esas sayılı icra takip dosyası ile 6.372,00.-Euro asıl alacak, 16,24.-Euro takip tarihi 08/11/2021 - 09/12/2021 işlemiş faiz olmak üzere 6.388,24.-Euro toplam alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının yetkiye itirazı üzerine dosyanın Bursa 11.İcra Müdürlüğü’nün .... esas sayılı dosyasına geldiği, ödeme emrinin tebliği sonrası davalının süresinde borca itirazı üzerine takibin durduğu, hak düşürücü süre içerisinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6098 sayılı Kanun'un 138 inci maddesinin birinci fıkrası şöyledir; "Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu ... sözleşmeden dönme hakkına sahiptir..."
Yine Türk Borçlar Kanunu m.136'ya göre, "..borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer". Ayrıca Yargıtay içtihatlarında da, mücbir sebep halinde karşılıklı edimlerin ifasının beklenmeyeceği ve tarafların ifa borçlarının sona ereceği kabul edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/90 esas, 2018/1259 karar ve 27/06/2018 tarihli kararında mücbir sebep "..Bu noktada “mücbir sebep” kavramı üzerinde kısaca durulmasında fayda vardır. Mücbir sebep, sorumlu veya borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış normunun veya borcun ihlâline mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır. Deprem, sel, yangın, salgın hastalık gibi doğal afetler mücbir sebep sayılır." şeklinde tanımlanmaktadır.
İfa imkansızlığı hususunu Covid-19 virüsü kapsamında değerlendirecek olursak, aylarca tüm dünyayı etkisi altına alan bu salgın hastalığın bu kapsamda mütalaa edilmesi gereği çok açıktır. Bilindiği üzere, Dünya Sağlık Örgütü'nce içinde bulunduğu salgın hastalık hali "pandemi" olarak teşhis ve ilan edilmiştir.
Tüm dünyada yüz binlerce ölüme sebebiyet vermiş, sokağa çıkma yasaklarına ve hayatın durmasına yol açmış bir salgın hastalığın, sözleşmenin taraflarınca önceden öngörülemez ve kaçınılmaz olduğu, bu durumun ortaya çıkmasında tarafların kusurunun bulunamadığı, salgının taraflarca önlenemez olduğu ve tüm önlemler alınsa dahi sözleşme konusu edimin yerine getirilmesinin imkansız olduğu açıktır.
Mevcut salgının ağırlığı dikkate alındığında, bu durum sözleşmeler hukuku kapsamında, borçlunun kontrolü dışında borcun ihlâli sonucunu doğuran bir dış olay, yani mücbir sebep olarak değerlendirilebilecek olup nitekim hem taraflarca hem de mahkemece Covid-19 pandemisinin mücbir sebep teşkil ettiği kabul edilmiştir.
Eldeki davada; koronavirüs salgın hastalığı nedeniyle Cenevre’de yapılacak olan Index20 fuarının iptal edildiği anlaşılmakta olup, bu durumun taraflarca öngörülmesi mümkün olmayan ve yanların iradeleri dışında gerçekleşen bir husus olduğu anlaşılmaktadır. TBK'nın 117.maddesine göre, edimin yerine getirilmesi sözleşme yapıldıktan sonra imkânsız olursa ve bu imkânsızlıkta borçlunun kusuru bulunmazsa, borçlu borcundan kurtulur. Burada sözleşme, başlangıçtaki imkânsızlık gibi butlan yaptırımına tabi olmamakla birlikte, borçlu borcundan kurtulmaktadır.
Davalı tarafın cevap dilekçesinde taraflar arasındaki sözleşme gereğince fuar için gerekli stant malzemelerini yapmak üzere dava dışı Roka Tasarım Ünsal Şeker firması ile anlaşma yaptığını, toplam bedelin 10.000,00.-Euro + KDV olmak üzere 11.800,00.-Euro olarak anlaştıklarını, davacı ile yaptıkları sözleşme gereğince fuarda kullanılacak stant ve ürünlerin kullanıma hazır hale geldiği,
sadece fuar alanında montaj ve de montaj işinin kaldığını, 3.kişi firmaya ön ödeme olarak 5.850,00.-Euro ödeme yaptığını, ödemeden 3 ay sonra fuarın iptal edildiğini, elde kalan tutarın sadece 522,00.-Euro olduğunu, bu miktarın da fuar organizasyonu için hazırlanan, fuar stant ve ekipmanlarının depolarda çürümeye terk edildiğini, maddi değerlerinin olmadığını, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğinden iade etmesi gereken tutarın olmadığını iddia etmiş, dava dışı .....adlı firma ile yapmış oldukları sözleşmenin bir örneğini dosyaya sunmuş, ise de ilgili sözleşme incelenmesinde;
davalı firma ile dava dışı firma arasında yapılan sözleşmenin 06/09 mart 2020 tarihleri arasında Nürnberg fuar alanında düzenlenecek olan İwa 2020 Fuarında müşteri için ayrılan bölümde dava dışı firma tarafından tasarlanıp uygulaması ve projesine uygun olarak kiralanan stant fuar alanında montaj ve de montaj işine ilişkin olduğu, oysaki taraflar arasındaki stant uygulama ve kiralama sözleşmesinin 31 mart, 3 nisan 2020 tarihleri arasındaki Cenevre Fuar alanında yapılacak fuara ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dava dışı ihbar olunan firma yetkilisi mahkeme huzurunda dinlenmiş, davalı tarafından dosyaya ibraz edilen 30/07/2020 tarihli faturanın taraflar arasındaki sözleşme kapsamında üretildiğini, mobilya şeklinde olanların özel tasarım olduğunu, farklı yerde kullanılamayacağını, standın bu sözleşmeye özel hazırlandığını, mobilyaların atıl duruma gelerek çöpe atıldığını, fakat mobilya dışındaki ürünleri başka fuarda kullanmaya devam ettiklerini belirtmiş, bilirkişi heyetine ürünlerle ilgili yerinde inceleme yetkisi verilmiş, raporda ise ürünlerin yerinde olmadığından dolayı incelenemediği, nerede olduğunun bilinmediği bildirilmiştir.
Yine hükme esas alınan bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere; davalı şirket ile ihbar edilen firma arasında süre gelen ticari ilişki mevcut olup davalının iddia ettiği 5.850,00.-Euro ödemesinin cari ilişki kapsamında mı ödendiği yoksa dava konusu sözleşme için mi ödendiğinin ihbar edilen firmanın ticari defterlerinin incelenmesinde anlaşılamamış, davalı taraf ticari defterlerini sunmadığı için de davalı defterleri incelenememiştir.
O halde davalı taraf davacı ile yaptıkları anlaşma nedeniyle 3.kişi ile anlaşma yaptığını ve 3.kişiye ödeme yaptığını, dava konusu sözleşme nedeniyle harcama yaptığını usulüne uygun olarak ispat edemediği kanaatine varılarak mahkemece davacı tarafından ödenen tüm iş bedelinin iadesine karar verilmesi dairemizce uygun bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/83, K. 2025/1102, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama