KÜNYE
T.C. Bursa Bam 4. Hukuk Dairesi T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2514
- Karar No
- 2023/2401
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2023
- Dosya no
- ...
- Karar no
- 2...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- 2...
- Davacı
- ... -...
- Vekilleri
- Av. ..., Av. ...
- Davalı
- ... -...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Alacak (Ticari Nitelikteki Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan
Karar Metni
1.125 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 22/2 maddesi gereğince ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi ve ... Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile dosya yargı yerinin belirlenmesi için dairemize gönderilmekle dosya içindeki tüm belgeler ile dairemiz üyesi tarafından hazırlanan ön inceleme raporu incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların kardeş olduğunu ve 2011 yılından itibaren üç farklı kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre iş yaptıklarını, 3 ayrı ''adi yazılı kat karşılığı inşaat sözleşmesi'' kapsamında üç farklı proje yapıldığını, bu projelerden, 16.08.2011 tarihli sözleşme ile arsa mülkiyeti davalıya ait olan yerde 55 adet bağımsız bölüm yapılması işini müvekkil üstlendiğini ve yaptığını, 18.12.2013 tarihli sözleşme ile arsa mülkiyeti davalıya ait olan yerde 6 adet villa işi yapılarak bitirildiğini, son olarak 17.02.2017 tarihli sözleşme ile 16 adet konutun davalının arsası üzerine yapılarak bitirildiğini,
her üç sözleşmede ''kat karşılığı inşaat sözleşmesi'' adı altında tanzim edildiğini, davalının vermiş olduğu vekaletnameye ve açık rızaya istinaden müvekkil tarafından hem yüklenici hem de davalı adına vekaleten imzalandığını, müvekkil bu işler sırasında tüm maliyeti kendisi üstlenmiş, iskanı alarak inşaat işlerini bitirdiğini, davalının talimatına istinaden, onun uhtesine düşen bağımsız bölümlerin satılarak davalının banka hesabına gönderildiğini, Rusya'da mali anlamda sıkıntı yaşadığını belirten davalı,
müvekkil uhtesinde kalması gereken ve ancak müşteri talebi olması da göz önüne alınarak 6 bağımsız bölümüde müvekkile devretmek yerine satılmasını sağlayarak bedelini kendi uhtesine aldığını, son iki bağımsız bölümün müvekkilde kalacağını ve yine 6 adet bağımsız bölümden kaynaklı fiyat farkı olan 2.000.000 TL'yi de ... ... gelince ödeyeceğini müvekkile whatsapp mesajları ile de bildirdiğini, müvekkilinin, davalının Rusya'dan gelerek hem parasını almayı hem de son iki bağımsız bölüm tapularını almayı beklerken ''davalının Türkiye'ye geldiğini, müvekkilden habersiz şekilde son iki bağımsız bölümün satılması için başkasına vekalet verdiğini,
bu vekalete istinaden bağımsız bölümlerin satıldığını'' sonradan yine davalının müvekkile attığı whatsapp mesajı ile öğrendiğini, davalının müvekkili ile olan kardeşlik ilişkisini ve bundan önce yapılan iki sözleşmedeki güven ilişkisini suistimal ettiğini, müvekkiline verilmesi gereken 6 bağımsız bölümü, müvekkile devretmek yerine ''paraya ihtiyacı olduğunu ileri sürerek'' önce sattırdığını, parasının kendisine gönderilmesini sağladığını, son iki bağımsız bölümü ise müvekkilden habersiz üçüncü bir kişiye vekalet vermek suretiyle satılmasını sağladığını,
Kardeş olmaları nedeniyle hesap yapmaksızın müteahhitlik hak edişini de davacının hesaplarına gönderen müvekkilinin, kardeşinin mal kaçırmaya yönelik işbu kötü niyetli tutumu karşısında ... 4.İcra Müdürlüğünde ... Esas sayılı icra takibi başlatmak zorunda kaldığını, söz konusu takibe davacı tarafından borca itiraz edilmiş olması nedeniyle ...
2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde vEsas sayılı dosya ikame edildiğini ve davanın derdest olduğunu, taraflar arasında akdedilen 17.02.2017 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinde anlaşılan 4. Maddeye göre; müvekkile B Blokta 3 ve 4 nolu bağımsız bölümler, C blokta 3 ve 4 nolu bağımsız bölümler ve D Blokta 1 ve 2 nolu bağımsız bölümler olmak üzere 6 adet bağımsız bölüm olarak verilmesi gerekir iken yukarıda belirtilen sebeplerden dolayı bunlar müvekkiline devredilmediğini, davalının Türkiye'de bulunan tüm malvarlığını devretme /kaçırma girişimi içerisinde olup, önemli bir kısmınıda sattığını,
davanın sonucunda müvekkilin haklı olması halinde cebri icra marifetiyle alınabilecek bir malvarlığı bulunamayacağını, İş bu sebeple davalının adına kayıtlı gayrimenkuller üzerine ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulmasına, 17.02.2017 tarihli ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak No:...te bulunan ...-... ... ...
Ada 12 ... nolu taşınmaz için akdedilen Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının müvekkile ait bağımsız bölümleri vermemesinden kaynaklı olarak, bu gayrımenkullerin bedelinden şimdilik 20.000-TL'nin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, terditli olarak taleplerinin kabul edilmemesi halinde bahse konu yerin imalatı için müvekkil tarafından yapılan masraf ile muhtemel kar payına istinden 20.000-TL'nin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ...
4. Asliye Hukuk Mahkemesince 1... tarihli ... Esas, ...
Karar sayılı karar ile, dava konusu itirazın iptali talebine talebi uyuşmazlığının çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu, yukarıda bahsedilen Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 07.07.2021 tarihli ve 608 sayılı kararı uyarınca, Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin Balıkesir ilinin mülki sınırları olduğu ve eldeki davaya bakmaya Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girdiği gözetilerek, HMK’nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir.
Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesince; görevle ilgili düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olduğu, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği, uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu belirtilerek HMK'nın 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
HMK 23/1 maddesinde yargı yerinin belirlenmesine ilişkin incelemenin dosya üzerinden yapılabileceği düzenlenmektedir. Bu nedenle dairemizce dosya üzerinden yapılan incelemede;
Bilindiği üzere, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Somut olayda; davanın eser ve vekalet sözleşmesi iddiasına dayalı alacak talebine ilişkin olduğu, davacının tacir olduğu ancak davalının 2020 yılında ticaret kaydının bulunduğu ve devamında ticareti bıraktığının belirtildiği, dolayısıyla görevli mahkemenin Edremit Asliye hukuk mahkemesi olduğu ve yargı yeri olarak belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır.
KANUN YOLU
HMK'nun 362/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 27/10/2023
... · Başkan · ... · e-imza · ... · Üye -... · e-imza · ... · Üye · ... · e-imza · ... · Katip · ... · e-imza
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2514, K. 2023/2401, 26 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama