KÜNYE
T.C. .. Bam .. Hukuk Dairesi T.C.
- Mercii
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/400
- Karar No
- 2023/129
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2023
Karar Metni
718 kelime·4 dk okuma·20 bölüm
..
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .. KARAR NO :..
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI
.. Esas, .. Karar KARAR TARİHİ :..
DAVACI : ... (...)
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... (...)
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
KARAR YAZIM TARİHİ
Davacı ve davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, .. İcra Müdürlüğünün .. Esas ve .. Esas sayılı icra dosyalarında takibe konu .. düzenleme tarihli ve .. vadeli, 11.785,00TL bedelli bono ile .. düzenleme tarihli, ..vadeli, 2.900,00TL bedelli ve .. düzenleme tarihli, .. vadeli 11.300,00TL bedelli bonolarda boşandığı eşi .. ile borçlu gözüktüğünü ancak bonolardaki imzanın müvekkiline ait olmayıp sahte olarak atıldığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddine ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın, 7155 sayılı Kanun'n 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen m. 5/A hükmü uyarınca dava şartı (zorunlu) arabuluculuk kapsamında olduğu, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu, davacı tarafça arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, mahkemece duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece davanın usulden reddine karar verildiği halde lehlerine vekalet ücreti ve kötü niyet tazminatına hükmedilmediğini belirterek kararının davanın usulden reddi yönünden onanmasına, müvekkili lehine dava vekalet ücreti ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit talebine ilişkin olup davacı taraf icra takibine konu bonolardaki imzanın sahte olduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olduğu ve davacı tarafça arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
7155 sayılı Yasanın 20'nci maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ticari davalarda dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğu öngörmüştür. Anılan maddeye göre; "Bu Kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır". Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi zorunlu arabuluculuk dava şartını "…konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri…" ile sınırlı tutmuştur.
Somut olayda, davacı tarafça icra dosyasına konu bonolardan kaynaklı borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği, menfi tespit davasının “konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri” cümlesinden olmadığı ve bu suretle davanın zorunlu arabuluculuk dava şartına tâbi bulunmadığı anlaşılmaktadır ... Bu itibarla, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilemeyeceğinden, mahkemece davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Öte yandan, mahkemece duruşma günü tayin edilerek taraflara tebliğ edildiği halde dosyanın resen ele alınarak karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğindedir.
Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf isteminin kabulü ile HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine, kaldırma nedenine göre davalı vekilinin istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · .. · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · .. · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · .. · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2020/400, K. 2023/129, 13 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama