KÜNYE
T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1042
- Karar No
- 2023/1833
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2023
- T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ...
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- ...
- Karar tarihi
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Davanın konusu
- Tespit
- Karar yazım tarihi
- 27/11/2023
Karar Metni
1.446 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili ... ... ... MK'nın 429. maddesinde yazılı şartları taşıdığını, hafif derecede zeka geriliğine sahip olduğunu, ...
Sulh Hukuk Mahkemesinin ...Esas, v Karar sayılı ilamı ile Av.i'nin kendisine yasal danışman olarak atandığını ancak müvekkilin hiçbir ortaklığı olmadığı halde banka yetkililerinin ve şirket yetkililerinin taciz ve baskısı ile yasal danışmanın yazılı onayı olmadan 6 adet kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığını, MK m.429 uyarınca yasal danışmanın onay vermemesi durumunda kefalet sözleşmelerinin geçersiz olduğunu, 10/05/2014 tarihinde yasal danışmanın değişerek Av. ...'in yeni yasal danışman olarak atanmasına karar verildiğini,
yeni görev yapan yasal danışmanın sözleşmelerden hiçbirine sonradan yazılı onay vermediğini belirterek müvekkilinin davalı banka lehine imzaladığı ... Enerji Sanayi ve Ticaret AŞ firmasının kullandığı ve kullanacağı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere 260.000.000 USD tutarındaki 29/11/2011 tarihli ... 11.Noterliğince onaylanmış ... yevmiye numaralı genel kredi sözleşmesinde yer alan kefalet imzası, ... ...
Elektrik Üretim AŞ firmasının kullandığı ve kullanacağı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere 170.000.000 TL tutarındaki 29/09/2011 tarihinde Beşiktaş 11'nci Noterliği'nce onaylanmış 43422 yevmiye numaralı genel kredi sözleşmesinde yer alan kefalet imzası, Bis Enerji Elektrik Üretim AŞ firmasının kullandığı ve kullanacağı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere 85.000.000 TL tutarındaki 29/09/2011 tarihinde ...
11'nci Noterliği'nce onaylanmış ... yevmiye numaralı genel kredi sözleşmesinde yer alan kefalet imzası, ... EnerjiSan ve Tic.AŞ firmasının kullandığı ve kullanacağı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere 250.000.000 USD tutarındaki 03/07/2012 tarihli ... 11'nci Noterliğince onaylanmış ... yevmiye numaralı genel kredi sözleşmesinde yer alan kefalet imzası, ... ...
Elektrik Üretim AŞ firmasının kullandığı ve kullanacağı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere 450.000.000 TL tutarındaki 03/07/2012 tarihinde ... ll'nci Noterliği'nce onaylanmış ... yevmiye numaralı genel kredi sözleşmesinde yer alan kefalet imzası, ...
Enerji Elektrik Üretim AŞ firmasının kullandığı ve kullanacağı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere 250.000.000 TL tutarındaki 29/09/2011 tarihinde ... ll'nci Noterliği'nce onaylanmış ... yevmiye numaralı genel kredi sözleşmesinde yer alan kefalet imzası bulunan 6 adet genel kredi sözleşmelerinde yer alan kefalet imzalarının sözleşme tarihinde yasal danışman Av. ... ... ... yazılı oluru olmadığından ve sonradan olur verilmediğinden iş bu kefalet sözleşmelerinin geçersizliğinin bilirkişi kurullarınca tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil bankanın sözleşme tarihinde yasal danışman olan Av. ... ...den kişinin hukuki durumunun izahını talep ettiğini, yasal danışmanın kısıtlının çıkarına ve hukuka uygun olduğuna dair görüş ve kabul beyanın bulunduğunu, bu güne kadar kefalet sözleşmelerinin geçersizliğinin ileri sürülmediğini, talep edilen bu aşamada sözleşmelerin geçersizliğinin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, HMK'nın 106/2 maddesi uyarınca ".....tespit davası açanın bu davayı açmakta korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır ...." ayrıca "eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılamaz" kuralı gereği, davacı taraf müvekkilinin anılan kredi sözleşmelerinden dolayı kefaletinin geçerli olmadığının tespitini iş bu dava ile talep etmekte ise; söz konusu kredi sözleşmelerinden dolayı alacaklı ... Bankası AŞ tarafından ...
Enerji firması aleyhine hesap kat ihtarına uğrayan kredi borçları nedeniyle ihtar tutarı olan 321.697.060,15 TL üzerinden talepte bulunularak ... 5. ATM'nin ... D.İş sayılı dosyası üzerinden davacı ... ... ... hakkında 315.697.060,15 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı alınarak 24/11/2015 tarihinde ...
8.İcra Müdürlüğünün v Esas sayılı icra dosyası ile tüm borçlular hakkında takibe geçildiği, yine ... firması kefili sıfatıyla ... ... ... hakkında ihtar tutarı olan 333.501.349,00 TL üzerinden ihtiyati haciz talep edilerek ... 13. ATM 'nin ... D.İŞ sayılı dosyasından verilen ihtiyati haciz kararının ... 8. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası üzerinden 338.421.468,67 TL olmak üzere tüm borçlular hakkında icra takibine geçildiği, borçlu firmalar ve rehin maliki sıfatıyla ... ... ... hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ... 10.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde icra emrinin tebliğ edilerek rehin maliki hakkında icra takibinin kesinleştiğine dair beyan, bilgi ve delillerin ...... ...
Bankası AŞ vekili tarafından davaya cevap dilekçesi ve eki delil listesi ile dosyaya sunulduğu anlaşılmış olup, bahse konu borçlandırıcı işlemler dolayısıyla davacı-borçlu (kefil) ... ... ... hakkında öncelikle GKS'lerden kaynaklanan hesap kat ihtarnamelerinin tebliği aşamasında itiraz hakları, bilahare başlatılan ilamsız icra takiplerinde, itiraz hakları ile,
itiraz etmeleri hakkında açılacak olan itirazın iptali davalarında bahse konu bu geçersizlik iddialarını savunma olarak ileri sürmesi mümkün olup icra takiplerinin kesin nitelikte olması ya da süresi içinde itirazlarının yapılmaması nedeniyle kesinleşmiş olması halinde ise bu icra takiplerine karşı menfi tespit davaları açılarak iş bu davalar ile söz konusu bu kefaletin geçersizliği iddialarının ileri sürülmesi mümkün olacağı,
davacı vekili tarafından 2015 yılında başlatılan ve safahattan bugüne değin kesinleştiği anlaşılan ve davacıya ait gayrimenkullerin satışı aşamasına gelindiği anlaşılan icra takipleri nedeniyle davacının ilk kez kısıtlandığı 09/06/2010 tarihinde sonra yasal danışmanın değiştirildiği 10/05/2014 tarihi öncesinde dava dışı firmalar heline düzenlenen 6 adet genel kredi sözleşmesindeki kefaletin yukarıda sözü edilen sebeplerle geçersiz olduğunun bugüne değin 09/06/2010 tarihinde atanan yasal danışman ve 10/05/2014 tarihinde atanan yasal danışman tarafından ileri sürülmeyip,
kredi sözleşmelerindeki kefaletin-yasal danışmanın yazılı onayı olmadağından bahisle geçersizliği inceleme konusu yapılabilir ise de bunun genel nitelikli eda davasına öncü olabilecek tespit davası ile değil, bizatihi davacı taraf hakkında başlatılan icra takiplerine karşı açılabilecek menfi tespit, ödenen bir tutar var ise istirdat davaları olabileceği gibi kendilerine karşı yürütülen bir itirazın iptali ya da alacak davasında savunma olarak ileri sürülebileceği,
netice itibariyle ve tekrarla davacının eda davası açabilecek hallerde tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, davanın, yasal danışmanın açık ve seçik ıslak imzalı oluru olmaksızın imzalanan kefale sözleşmelerinin geçersizliğinin tespitine ilişkin olup mahkemenin davanın esasına girmeksizin, akıl yolu göstermesi ve de hukuki yarar bulunmadığından davayı ret etmesinin HKM 27’nci maddesine yer alan hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğunu, davanın açılmasında hukuki yarar bulunduğunu, mahkemenin önerdiği yolun zahmetli ve menfi tespit dava değerine bakıldığında eda davasını açmak için gerekli harcın yaklaşık 65 milyon TL olduğunu, mahkemenin bunları öngörmesi ve taleplerine göre inceleme yapması gerekirken,
talebin ret edilerek hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek davalı banka lehine düzenlenen 6 (Altı) adet kefalet sözleşmesinin geçersizliğin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava, MK'nın 429. maddesi uyarınca imzalanan genel kredi sözleşmelerinin geçersizliği iddiasına dayalı tespit talebine ilişkindir.
Mahkemece, davacının tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup davacı vekilince karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrası) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hâllerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir.
Bir hukuki ilişkinin varlığının tespitine yönelik açılan tespit davalarına müspet tespit davaları denir. Davacı, açtığı davayla, davalının var olduğunu iddia ettiği bir hukuki ilişkinin bulunmadığının tespitini talep ediyorsa bu tür tespit davalarına da menfi tespit davaları denir. İİK'nın 72. maddesinde düzenlenen menfi tespit davası da bu tür davalardan biridir.
Somut olayda davacı vekili, kendisine yasal danışman atanan davacı tarafından kefil sıfatıyla imzalanan kredi sözleşmelerinin yasal danışman onayı olmadığından geçersizliğinin tespitini talep etmektedir.
Davacı tarafın talebi, kefalet sözleşmelerinin geçersizliğine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Hukuki nitelendirme hakime ait olduğundan mahkemece, davanın İİK 72. maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davası olarak kabul edilerek yargılama yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece davanın, menfi tespit talebine ilişkin olduğu ve dava açılırken maktu harç yatırıldığı nazara alınarak davaya konu kefalet sözleşmelerinin kefalet miktarı uyarınca eksik harcın tamamlatılması, tamamlanmaması durumunda 6100 sayılı HMK’nın 150. maddesi hükmüne göre işlem yapılması gereklidir.
Açıklanan nedenlerle, bu aşamada davacı vekilinin istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun belirtilen yönden ve kamu düzeni bakımından kabulü ile, kararın HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Başkan · ... · ¸e-imza · ... · Üye · ... · ¸e-imza · ... · Üye · ... · ¸e-imza · ... · Katip · ... · ¸e-imza
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/1042, K. 2023/1833, 27 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama