KÜNYE
T.C. Bursa Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/123
- Karar No
- 2023/1511
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2023
- Dosya no
- .....
- Karar no
- .....
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ..... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/10/2020
- Numarası
- .....
- Davacı
- G.....
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- .....
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Karar yazım tarihi
- 12/10/2023
Karar Metni
2.023 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
..... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2020 tarih, ...../..... Esas, ...../..... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile.
Taraflar arasında imzalanan 01/04/2014 tarihli müşteri taşıt tanıma sözleşmesi ile davalı borçlu tarafından müvekkili şirkete akaryakıt alımlarında indirim yapılmasının taahhüdünün verildiğini, sözleşmenin 4.maddesinin 2.bendi uyarınca davalı borçlu şirket tarafından toplam fatura bedelinden %7 oranında indirim yapılmasının taahhüt edildiğini, davalı borçlu şirket tarafından uzun süre uygulanan söz konusu indirim oranının 2017 yılında düşürüldüğünü, müvekkili şirketin itirazı üzerine indirim oranının tekrar %7 olarak uygulandığını ve uygulanmaya da devam ettiğini,
taraflar arasındaki ticari teamül kapsamında indirim oranının hiçbir zaman düşürülmediğini ve müvekkili şirkete de düşürülmeyeceğine dair taahhüt ve güven verildiğini, nitekim süreç içerisinde daha düşük yapılan indirim oranı uygulamasının iptal edildiğini ve yine %7 oranı üzerinden indirim sağlandığını, 2018 yılının Mayıs ayında davalı borçlu şirket tarafından yapılan iskonto oranının sözleşme ve ticari teamüle aykırı olarak düşürüldüğünün müvekkili şirket tarafından farkedildiğini ve duruma itiraz edildiğini, davalı borçlu şirket tarafından durumun düzeltilmemesi ve sözleşme aslı edimini yerine getirmediğinden,
davacı şirket tarafından 30/10/2018 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, davalı şirket tarafından fesih üzerine herhangi bir dayanak olmadan müvekkili şirketin doğrudan borçlandırma sisteminin bulunduğu hesabından 15.087,60 TL bedel çekildiğini, müvekkili şirketin davalıya hiçbir borcu olmamasına ve borçlandırıcı herhangi bir fatura veya benzeri kaydın da bulunmamasına rağmen müvekkili şirketin hesabından davalı borçlu şirket tarafından tahsilat yapıldığını, alınan bu bedelin müvekkili şirkete iadesinin gerektiğini,
sözleşme hükmü kapsamında taraflar arasında 01/04/2014 tarihinde imzalanan sözleşmenin 01/04/2016 tarihinde ikinci defa uzamış olmakla birlikte 31/03/2018 tarihi itibariyle kendiliğinden sona erdiğini, bu anlamda sözleşme hükümlerinin müvekkili şirket açısından bağlayıcı olduğundan bahsedilemeyeceğini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasındaki ticari sözleşme kasamında indirim oranının değişmeyeceği konusunda teamül oluştuğunu ve müvekkili şirkete güven verildiğini, davalı şirket tarafından haksız olarak tahsil edilen bedelin ödenmemesi üzerine tahsili için başlatılan .....
20. İcra Müdürlüğünün ...../..... esas sayılı icra takibine davalının itiraz ettiğini, davalının itirazının haksız hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile alacağın %20'en az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile. Davacının tüm beyan ve iddialarının gerçek dışı, yersiz ve kötü niyetli olduğunu, sözleşmenin 3/12.
Maddesi gereğince müvekkili şirketin iskonto oranını tek taraflı olarak değiştirme hakkına sahip olduğunu, uyuşmazlık konusu olayda sözleşmenin 01/04/2014 tarihinde imzalandığını, sözleşmenin imzalandığı tarihte USD/TL satış kurunun 2.1530 Tl olduğunu, davacı şirketin 30/10/2018 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini bildirir ihtarnamesindeki güncel döviz fiyatının USD/TL satış kurunun 5,53 Tl olduğunu, yani kur fiyatının %100 üzerinde arttığını, akaryakıt ortalama pompa fiyatının yaklaşık % 100 oranında arttığını, müvekkili şirketin kendi karlılık oranları da düştüğünden iskonto oranlarını revize etme yoluna gittiğini,
müvekkili şirketin sözleşmeye uygun olarak iskonto oranlarını düşürdüğünü, davacının sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi nedeniyle müvekkili şirketin sözleşme kapsamında sisteme giren 40 araç için araç başı 100 USD cezai şart kestiğini ve davacı tarafın hesabından tahsil ettiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "toplanan delillerden somut olayda, taraflar arasında 01/04/2014 tarihli müşteri taşıt tanıma sözleşmesinin yapıldığı, davalı tarafından 06/11/2018 tarihli ihtarname ile sözleşmenin fesh edildiğini ve fesih bedeli olarak 15.087,60 TL davacıdan tahsil edilen bedelin istirdadı talep edilmekle, düzenlenen sözleşme, ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 01/06/2020 tarihli bilirkişi heyetinin raporunun gerekçeli,
denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğundan itibar edilerek taraflar arasındaki sözleşmenin 7. Maddesine göre sözleşme süresinin 2 yıl olup en fazla bir defa uzatılabileceğinden 31/03/2018 tarihi itibariyle kendiliğinden sözleşmenin sona erdiği anlaşılmakla, davacının sözleşmenin sona erdiği tarihten sonra fatura bedellerinde iskonta yapılması ile yükümlü olmadığı gibi davalının yenilenmeyen sona eren sözleşmeye dayalı olarak haksız fesih sebebiyle ceza-i şart bedeli altinda tahsilat yapılmasının haksız olduğu gerekçesi ile; davanın kabulü ile davalının .....
20. İcra Müdürlüğünün ...../..... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın 15.087,60 Tl asıl alacak kısmı yönünden iptaline, takibin 15.087,60 TL asıl alacak üzerinden ve bu asıl alacağın takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda ticari temerrüt faizi ile birlikte devamına, İ.İ.K'NIN 67. Maddesi uyarına icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20 olan 3.017,57 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; sözleşme maddesine göre müvekkili şirketin iskonto oranını tek taraflı olarak değiştirme hakkına sahip olduğunu, imzalandığı tarih ile sözleşenin feshedildiği tarihe göre kur fiyatının %100 üzerinde arttığı, yine pompa fiyatının yaklaşık%100 üzerinde oranında arttığı, davalı şirketin kendi karlılık oranları düştüğünden iskonto oranlarını revize etme yoluna gittiğini, sözleşmeye uygun olarak iskonto oranlarını düşürdüğünü, sözleşmenin 3.14. maddesinde ;
davalı şirketin bütün bedellerin ödemelerini DTS yolu ile çekebileceğinin belirtildiğini, davacı tarafın sözleşme hükümlerine aykırı davranarak sözleşmeyi fesih ettiğini, müvekkili şirketin davacı tarafın DTS hesabından cezai şartı tahsil ettiğini, sözleşmenin 7. Maddesinde her ne kadar " ..
Bu süre sonunda sözleşme kendiğinden sona erer.." ibaresi bulunsa da davacı tarafın yakıt alımlarına devam ettiğini ,müvekkil şirketin de yakıt alımlarında iskonto uygulayarak davacı tarafa fatura kestiğini, yani tarafların edimlerini yerine getirerek sözleşmeyi devam ettirdiğini, dolayısıyla örtülü bir irade beyanıyla sözleşme şartları ve maddelerinin devam ettiğini, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
..... 20. İcra Müdürlüğünün ..... / ..... Esas sayılı dosyasında ;davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 15,087,60-TL asıl alacak 274,06-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15,361,66-TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, takibin (haksız talep edilen pararının istirdatı ) na dayalı olduğu, borçlunun yasal süre içinde yaptığı itiraz ile takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında 01/04/2014 tarihli müşteri taşıt tanıma sözleşmesinin yapıldığı, buna göre davacı şirkete ait araçlarataşıt tanıma sisteminin takılacağı, davacı şirkete ait araçların tümünün sadece ..... istasyonlarından yakıt alacağı, Alınan yakıtlar ayda 2 kez ayın 15 inde ve sonunda Fatura edileceği, sözleşmenin 2. Maddesine göre faturanın KDV hariç bedeli üzerinden % 7 iskonto uygulayacağı, 3/8. maddeye göre; davalı bayinin keseceği faturaların ödenmesi için davacı müşteri davalının belirleyeceği bankalarda KMH hesabı açtıracağı ,3/10.
Maddeye göre müşteri ..... taşıt tanıma sistemini kullanmaz veya sistemden çıkarsa bu işi başka bir kurum ile yaparsa müşteri sistemdeki her araç için 100 dolar + KDV tazminatı ödemeyi kabul ettiği, Müşteriye ait araçların bir ay süre ile yakıt almaması yada % 50 nin altına düşmüş olması halinde de bayiye iş bu sözleşmeyi fesih etme yetkisi verildiği, cezai şartların burada da geçerli olduğu ve müşterinin bayinin keseceği ceza faturasını defaten ödemek zorunda olduğu, Sözleşmenin 3-12 maddesine göre;
bayi söz konusu indirim oranının akdi tarihi esas alınmak üzere güncel tavsiye edilen akaryakıt ortalama pompa fiyatlarının %20 artması durumunda veya Amerikan dolarının Türk lirası karşısındaki yüzdesel değişimi % 25 farkın üzerinde (artı-eksi) değişmesi ve orandaki değişmenin 1 aydan uzun süre devam etmesi durumunda tek taraflı olarak iskontoyu değiştirme hakkına sahiptir.
İşbu sözleşme süresi boyunca mücbir sebepler veya öngörülemeyen olumsuz ekonomik gelişmeler ya da kamusal uygulamalar nedeni ile ..... ya da bayinin karlılık oranının düşmesi oranında iş bu sözldşeme kapsamındaki ticari şartlar, azalan karlılık oranı nispetinde ..... ..... petrol (A S tarafından yada bayisi taralımdan resen tek taraflı olarak revize edilecektir, işbu 'anlaşma kapsamında taraflar ..... .....
Petrol A.Ş. yada Bayının bu hakkı konusunda şimdiden mutabık kalmışlardır. ...yine sözleşmenin 7 maddesine göre sözleşme 2 yıllıktır. Sözleşmenin sona erme tarihinden 3 ay önce taraflar herhangi bir ihtarda bulunmazlarsa sözleşme aynı süre ile devam eder bu süre sonunda herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın sözleşme kendiliğinden sona erer.
Sözleşmenin yenilenmeyip feshedilmesi durumunda müşteri araçları için verilmiş olan tihazları 5 gün içinde iade etmek zorundadır." şeklinde hükümler bulunmaktadır.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ile bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda. Davalı tarafından 06.11.208 tarihinde davacıya fesih bedeli adı altında 40 araç için her birine 100 Amerikan doları + KDV olmak üzere toplam 15.087.60-TL tutarlı fatura keserek bedelini bankadan tahsil ettiği, davacının bu faturayı .....
10. Noterliğinin 09 Kasım 2018 tarih ..... yevmiye madde nolu ihtarnamesi ile kabul etmediğini beyan ederek iade ettiği, Kesilen faturanın e-fatura olup temel fatura senaryosunda kesildiği, bu senaryoda reddetme seçeneğinin bulunmadığı ancak Davacının kendisine gönderilen faturaya yasal süresinde itiraz ederek noter kanalı ile iade ettiği, İhtarnamenin muhatabına tebliğ edildiği, Faturalar gözden geçirildiğinde sözleşmenin imzalandığı 01.04.2014 tarihinden itibaren 31.03.2018 dahil bu tarihe kadar % 7 iskonto uygulandığı, bu tarihten itibaren faturalarda iskonto oranı önce % 3,5 daha sonra % 2 olarak uygulandığı,
sözleşmeye göre davalının iskonto oranlarında revize etme hakkının bulunduğu, hem dolar kurundaki artış hem de petrol fiyatlarındaki yükselmeler nedeniyle davalı bayinin bu revizyonu yapma hakkının bulunduğu, ancak 31,03.2018 tarihinde sözleşmenin sona erdiği ve yenilenmediği, dolayısıyla faturalarda iskonto yapma mecburiyeti olmadığı gibi olmayan bir sözleşmenin feshinin de söz konusu olmaması gerektiğini, bu nedenle haksız fesih iddiası ile ceza faturası kesilmesinin hukuki olmayacağı kanaatinde olduklarını mütalaa etmişlerdir.
Mahkemece bilirkişi heyetinin raporunun gerekçeli, denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğundan itibar edilerek taraflar arasındaki sözleşmenin 7. Maddesine göre sözleşme süresinin 2 yıl olup en fazla bir defa uzatılabileceğinden 31/03/2018 tarihi itibariyle kendiliğinden sözleşmenin sona erdiği, davacının sözleşmenin sona erdiği tarihten sonra fatura bedellerinde iskonta yapılması ile yükümlü olmadığı gibi davalının yenilenmeyen sona eren sözleşmeye dayalı olarak haksız fesih sebebiyle ceza-i şart bedeli altinda tahsilat yapılmasının haksız olduğu gerekçesi ile; davacının hesabından cezai şart bedeli olarak tahsil edilen paranın istirdatı gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
TBK'nın 179/II maddesine göre; “Ceza borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkca feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.” Zira, Kanun, 179. maddenin ikinci fıkrasında bütün eksik ifa hallerini değil, bunlardan sadece zaman veya yer itibariyle aykırılık teşkil edenlerin ifaya eklenen ceza koşulu olduğunu kabul etmiştir. TBK'nun 179/II. md. hükmü emredici nitelikte olmayıp, taraflarca aksi kararlaştırılabilir.
TBK'nın 179/II. maddesine göre, iki halde alacaklı, ceza koşulunu isteyemez. Eğer alacaklı, ceza koşulunu isteme hakkından açıkça vazgeçmişse artık bu yönde bir talepte bulunamaz. Diğer yandan alacaklı, çekince koymadan ifayı kabul etmiş veya sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmişse bu takdirde de ceza koşulunu isteyemez. Çekince için bir şekil şartı getirilmemiştir. Tedarikçi, taahhüde aykırı davranılmış olan yılı takip eden yeni yıldaki ilk fatura ve irsaliyeye koyacağı bir açıklama (şerh) ile bu koşulu yerine getirebilir.
HGK'nun 20.01.2013 T. 2012/19-670 E. 2013/171 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, sözleşme süresi içinde çekince konmadan uzun süre ifaya devam edilmesi üzerine borçluda, “ceza koşulu istenmeyeceği” ne dair haklı bir güven oluşmuş ise oluşan bu haklı güven ve dürüstlük ilkesi nedeniyle önceki yıla veya yıllara ait ceza koşullarının talep edilemeyeceğinin kabulü gerekir ( Yargıtay 19.HD, T: 24.05.2016,2015/17632 E,2016/9261 K sayılı ilamı, Yargıtay 19.HD, T: 17.09.2014,2014/1853 E,2014/13693 K sayılı ilamı)
Somut olayda, sözleşme ilişkisinin 01/04/2014 tarihinde başladığı, sözleşmenin 7.maddesine göre sözleşme süresinin 2 yıl olup en fazla bir defa uzatılabileceğinden 31/03/2018 tarihi itibariyle kendiliğinden sözleşmenin sona erdiği, bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere haksız fesih iddiası ile ceza faturası kesilmesinin hukuki olmayacağı zira sözleşmenin hukuki yaptırımlarının da son bulduğu,
sözleşme süresinin bitmesi ile yeni döneme girildiği ve tarafların fiilen akdi ilişkiye devam ettikleri ,ancak süre olarak sözleşmenin sona erdiği davacının 30/10/2018 tarihli ihtarla sözleşme süresinin bitmesinden sonra fesih etmesinin fiilen akdi ilişkiyi sonlandırma iradesine yönelik olduğu değerlendirilmekle ,davalının artık ifaya etki cezai şart niteliğinde olan tazminatı talep edemeyeceği, davacının piyasanın altında iskonto oranı ile sözleşmeyi devam ettirmeye zorlanmasının hakkaniyete uygun olmayacağı,
bu suretle haksız olarak hesabından çekilen cezai şart bedelinin iadesine yönelik icra takibinde davalının itirazının haksız olduğu anlaşılmakla, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/123, K. 2023/1511, 11 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama