KÜNYE
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1648
- Karar No
- 2023/1719
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2023
- T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ...
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin
- Dava tarihi
- 19/07/2019
- Karar yazım tarihi
- 06/11/2023
Karar Metni
1.147 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/01/2021 tarih, ... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı müvekkilinin 20.000,00 TL sermayeli, 800 adet paylı davalı ... ... İş sağlığı ve ... San. Ltd.
Şti.'nin %25'ine tekabül eden 200 pay ile ortağı olduğunu, davalı şirketin diğer ortaklarının ... ...,... olup, her birinin %25'e tekabül eden payları bulunduğunu, şirket yönetiminde ticari anlamda verilen yanlış kararlar nedeniyle şirket bünyesinde performans kaybı ve maddi sıkıntı yaşandığını, şirketi temsil ve ilzama yetkili ... ... tarafından davacıya bilgi verilmediğini, ortaklığın başladığı tarihten bugüne kadar şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaktan bilgi alamadığını, şirket bilançolarının müvekkiline gösterilmediğini, kâr dağıtımı yapılmadığını,
davalı şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde aynı alanda faaliyet gösteren birden fazla farklı şirketin faaliyette olduğunun, davalı şirketin faal olmadığının tespit edildiğini, davalı şirketin faaliyet alanından uzaklaştığını, sürekli zarar ettiğini, ortaklık mevcudunun kalmadığını, ortaklar arasında güven ilişkisinin sona erdiğini belirterek müvekkilinin ortaklıktan çıkmasına, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesi ve kar payı isteme ile diğer şirket ortakları şirket müdürü aleyhine her türlü hukuki ve ceza-i dava açma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Şirketin 15/01/2014 tarihinde kurulduğunu, 4 ortaklı olup her ortağın %25 oranında eşit pay sahibi olduğunu, davacının da şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, davacı tarafın şirketin işleyişi ile ilgili her konuda bilgi sahibi olduğunu, davacının şirketin mali durumu ile ilgili bilgileri şirket muhasebe departmanından, mali müşavirinden yazılı veya sözlü olarak sürekli şekilde edindiğini, davalı şirketin SGK ve vergi dairesine kamu borçlarının olduğunu, şirketin halihazırda kamu borçları nedeniyle kar etmesi gibi bir durum söz konusu olmadığından kar dağıtımı yapılmasına da olanak bulunmadığını, şirkette %25 paya sahip ... ...
02/08/2017 tarihinde vefat ettiğini, mirasçıları tarafından mirasının reddedildiğini, 02/08/2017 tarihinden bu yana müteveffa ortak ... ... ait %25 payın temsil edilmediğinden askıda olduğunu, davacının da %25 pay sahibi olduğu dikkate alındığında davacı olmaksızın karar alınmasının mümkün olmadığını, şirketin gerçek veya tüzel kişilere herhangi bir borcu bulunmadığını, sadece SGK ve vergi dairesine borcu bulunduğunu, borç yapılandırması adı altındaki mevzuat değişiklikleri ile ödendiğini,
davacının şirketin kamu borçlarından %25 payı oranında şahsi malvarlığıyla sorumlu olduğundan bundan kurtulmaya çalıştığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama sonunda:; Davalı şirketin mali yönetiminde dava dışı diğer kurucu ortakların kusuruna ilişkin bir delil bulunmadığı, şirket borçlarının genelinin kamu borçları olduğu, şirketin kar elde etmediği için kar payı dağıtımı yapılmadığı, davacının şirketin işleyişi ile ilgili bilgi edinemediğine dair delil bulunmadığı, paydaşın mahkemeden şirket hesaplarını incelemek üzere izin/yetki verilmesini talep edebileceği, şirket ana sözleşmesinde ortaklık payının devrinin yasaklanması gibi davacıyı ortaklıkta mecbur bırakacak bir haklı sebebin varlığına dair iddianın bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, aynı mahkemenin 2019/727 Esas sayılı dosyasında aynı ortaklarla, aynı ortaklık yapısına sahip şirkete ilişkin yapılan bilirkişi incelemesine istinaden sundukları beyanlarında davalı şirket tarafından ödeme yapılan bağımsız bölümlerin tapusunun inşaat şirketi tarafından davalı şirkete değil davalı şirket ortaklarından birinin eşi üzerine devredildiğinin taraflarınca tespit edilmesine rağmen bu durum incelenmeden karar verildiğini, ortaklığı duyulan güvenin azalması,
şirketin kötü yönetimi, şirket yöneticilerinin kötü niyetli olarak şirket hesabına fakat 3. kişiler adına yaptığı tasarruflar, şirketin kuruluş amacından uzak faaliyetlerin ortaklıktan çıkma için haklı sebep niteliğinde olduğunu, müvekkilinin bilgi alma hakkının yönetim tarafından usule aykırı tutulan defter ve bilançolar ile müvekkilini yanıltmak suretiyle engellendiğini, müvekkilinin fiziki olarak şirket ile bir bağının kalmadığını, şirkete ait telefon ve arabanın müvekkili tarafından şirkete teslim edildiğini,
vefat eden diğer kurucu ortağın mirasçılarının da mirası reddettiklerini ortaklıktan çıkma kararı verilebilmesi için gerekli şartların oluştuğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dava, Limited şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkindir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosya, Dairemizde inceleme sırası beklerken davalı/vekili Av. ... ... tarafından UYAP üzerinden ibraz edilen 19/04/2023 tarihli dilekçe ile "Davacı tarafça 19/07/2019 tarihinde açılan davayı kabul ettikleri" belirtilmiştir. Davalı vekilinin UYAP üzerinden ibraz ettiği vekaletnamesinin incelenmesinde "karşı tarafı ibra ve davasını kabul etmeye" yetkili kılındığı anlaşılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nın 308 maddesinde davanın kabulü düzenlenmiş olup, söz konusu madde uyarınca "(1) Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. (2) Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur.
" belirtilmiştir.
Davayı kabul, davalının mahkemeye yönelik olarak yapacağı tek taraflı (açık) bir irade beyanı ile olur. Davayı kabulün geçerliliği için bunun davacı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine gerek yoktur. Davalı, davanın açılmasından dava hakkında verilen hükmün kesinleşmesine kadar davayı kabul edebilir. Öte yandan, HMK'nın 311/1 maddesine göre davayı kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Davalının davayı kabul etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer.
Davalı tarafça istinaf aşamasında davanın kabul edilmiş olması nedeni ile; evrak kapsamına göre yeniden yargılamayı gerektirir bir husus bulunmadığından, dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince davanın kabulüne yönelik hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Başkan · ... · ¸e-imza · ... · Üye · ... · ¸e-imza · ... · Üye · ... · ¸e-imza · ... · Katip · ... · ¸e-imza
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/1648, K. 2023/1719, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama