KÜNYE
T.C. Bursa Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/191
- Karar No
- 2023/1512
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2023
- Dosya no
- 2.....
- Karar no
- .....
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ..... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/10/2020
- Numarası
- ...../..... E. ...../..... K.
- Davacı
- ... - .....
- Vekili
- Av. ... .....
- Davalılar
- 1-... -.....
Karar Metni
1.076 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
2-... - ... - ...
VEKİLİ
Av. ... .....
DAVANIN KONUSU
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 15/05/2019
KARAR TARİHİ : 13/10/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/10/2023
..... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/10/2020 tarih, ...../..... Esas, ...../..... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine diğer davalının müteselsil kefil olduğunu, kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, ihtarname tebliğine rağmen ödenmeyen borca yönelik ..... 12. İcra Müdürlüğünün ...../..... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takibe davalıların itirazının haksız olması sebebiyle itirazların iptali ile davalıların icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; takip dayanağı sözleşmelerdeki imzaları inkarla takip talebinde yazılı miktarda borçları bulunmadığını, hesap kat ihtarına itiraz ettiklerini bu nedenle kesinleşmediğini, alacağın muaccel olmadığını, istenen faiz oranının fahiş olduğunu, icra inkar tazminatını da istemeyeceğini belirterek davanın reddine, davacının tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dosya kapsamı deliller ve alınan bilirkişi raporu uyarınca; davalı tarafın cevap dilekçesinde ve özellikle duruşmada söz konusu krediyi kullanmadığı, para almadığına ilişkin savunmasının kredi bedelinin davacı bankadan tahsil edilmesi ve sonra bir kısım geri ödemelerin yapılması karşısında TMK'nın 2. Maddesine aykırı olduğu belirlemesi ile davacı bankanın davalı borçlulardan takip tarihi itibariyle takip talebinde gösterilen tutarlarda alacaklı olduğu bu sebeple takip talebindeki kayıtlarla birlikte takibin devamına karar verilmesi gerektiği ancak depo edilmesi istenen gayri nakdi alacaktan davalı kefil ...'nin sorumluğunun 30.400,00 TL olması nedeniyle bu davalının gayrinakdi tutardan sorumluluğu bu miktarla sınırlı tutularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; yerel mahkemece davalı ...'in gayri nakdi borç yönünden 36.110,00 TL ile tam sorumluluğa karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı deliller ve geçerli kefalete rağmen 30.400,00 TL gayri nakdi borç ile sınırlı sorumluluğa karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının bu yönde kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağa yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; ..... 12. İcra Müdürlüğünün ...../..... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı tarafça davalılar hakkında kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacağa yönelik icra takibi başlatıldığı, davalıların süresi içerisindeki itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre, banka kayıtları uyarınca davalı şirketin teslim edilmemiş 19 adet çekten kaynaklı depo edilmesi gereken 30.400,00 TL gayri nakdi borcu bulunduğu, diğer alacak kalemlerine yönelik yapılan hesaplama gereği davacının takip talebindeki istemle bağlı kalınarak alacaklı olduğu belirlemesi yapılmış, mahkemece söz konusu rapor hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiştir.
Davacı tarafından gayri nakdi alacak istemine yönelik takip talebinde 19 adet çeke istinaden 36.100,00 TL depo edilmesi talep edilmiştir. Yukarıda belirtilen bilirkişi raporu hükme esas alınarak mahkemece davalı ... yönünden depo miktarının 30.400,00 TL olarak uygulanmasına karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun davacı tarafa usulüne uygun tebliğine rağmen yasal itiraz süresi içerisinde uyuşmazlık konusu çek sorumluluk miktarına ve rapora itiraz edilmemiştir.
Bu halde davacı tarafça HMK’nın 281. maddesine göre, iki haftalık süre içinde bilirkişi raporuna itirazın ileri sürülmemesi, HMK’nın 357. maddesine göre, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen hususların istinaf aşamasında dinlenemeyeceği gözetildiğinde mahkemece verilen kararın istinaf sebeplerine ve istinaf edenin sıfatına göre usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Ancak, davacı tarafından dava açılmadan önce arabuluculuğa müracaat edilmiş ve arabuluculuk son tutanağı tanzim edilmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13, 18/14 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326. maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir.
Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle eldeki dava yönünden arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davadaki haklılık durumuna göre davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına dair karar verilmemesi doğru görülmemiştir
Bu nedenlerle; ileri sürülen istinaf sebepleri yönünden davacı istinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzeni açısından yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce dava hakkında arabuluculuk ücreti gözetilerek HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · e-imza · ... · Üye · ... · e-imza · ... · Üye · ... · e-imza · ... · Katip · ... · e-imza
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/191, K. 2023/1512, 13 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama