KÜNYE
T.C. Bursa Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Numarası
- Esas No
- 2021/2716
- Karar No
- 2024/1074
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- —
- Tarihi
- —
- Davacı
- ... - -...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Karar yazım tarihi
- 28/06/2024
Karar Metni
1.064 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Bursa ... Ticaret Mahkemesi'nin.... tarih, ..... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili, davalı şirketin hazır su üreticisi olup müvekkille bayilik sözleşmesi imzaladığını ve dava konusu senedin sözleşme kapsamında teminat olarak verdiğini, müvekkilin 17/11/2014 tarihli bayilik sözleşmesindeki hak ve yükümlülüklerini 27/02/2015 tarihinde dava dışı .....'a devrettiğini, sözleşmede devri engelleyen bir hüküm bulunmadığını ve davalının devir nedeniyle bir zararının bulunmadığını, anılan nedenlerle senedin icra takibine konu edilmesinin doğru olmadığını belirterek müvekkilin ....İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, dava konusu senedin davacının sözleşmeden kaynaklanan taahhütlerinin yerine getirilmesini temin etmek amacıyla alınmış bir senet olduğunu, davacıya bayilik sözleşmesi kapsamında teslim edilen 6631 adet 19 lt. damacana bedellerinin ifası uğruna alındığını, davacı şirketin ticaret ve bayilik faaliyetini ......Ltd. Şti.
Aracılığı ile yaptığını, 2014 yılı itibariyle piyasa değeri 23.208,50 TL olan damacanaların herhangi bir bedel alınmadan davacıya teslim edilmiş olduğunu ve peşin satış yerine senet alındığını, bilahare su satışından elde edilecek kazanç ile fatura kesilerek ödeme yapmak suretiyle işlem sonlandırılması amaçlanmış olup davalının sözleşmeye aykırı olarak müvekkil şirketin bilgisi dışında 180.000,00 TL karşılığında bayiliği devrettiğini ve damacanaları da kendilerine teslim etmeyip devrettiğini, takibe itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddi ile %20 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin davanın reddine dair 28/06/2018 tarih ve ...... Karar sayılı kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin....Karar sayılı ilamıyla; “..ispat yükü davalıdadır, davalı iddia ettiği kadar damacana teslim ettiğini ve senet bedeli kadar alacaklı olduğunun ispat etmelidir. Davalı bir kısım damacana teslim belgesi sunmuş ise de, bu belgeler yönünden davacı isticvap edilmemiştir. Ayrıca damacana bedel tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmamıştır...” denilerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalının iddia ettiği kadar damacana teslim ettiğini ve senet bedeli kadar alacaklı olduğunun ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; dosyada alınan bilirkişi raporuan itirazları karşılanmadan karar verildiğini, mazeret beyanı hakkında karar verilmediğini, kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki boş damacana birim fiyatlarının piyasa araştırması ile de tespit edilebilecek mahiyette olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, icra takibine konu senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. HMK 355 maddesi gereğince, istinaf edenin istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile ilgili nedenlerle sınırlı olmak üzere istinaf incelemesi yapılmıştır. Dosyaya bir sureti sunulan davacının keşidecisi, davalının lehtarı olduğu 17.11.2014 tanzim ve 20.04.2015 vade tarihli ihdas nedeni “nakden” gösterilen 20.000 TL bedelli senedin davalı tarafından davacı aleyhine icra takibine konu edildiği görülmüştür.
Somut olayda; taraflar arasında akdedilen 17.11.2014 tarihli bayilik sözleşmesi gereğince, davacı bayiinin sözleşmenin konusu davalıya ait ürünlerin (Kirazlıyayla doğal kaynak suyu) depolanma, pazarlanma ve satışı işini üstlendiğini, sözleşmesindeki hak ve yükümlülüklerini 3. bir kişiye devrettiğini, sözleşmeden kaynaklı davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığı halde davalıya verilen teminat senedinin icra takibine konu yapıldığını, senedin bedelsiz olduğunu, davalı ise davacıya damacana teslim ettiğini ve senet bedeli kadar alacaklı olduğunu iddia etmiş olmasına göre, dava konusu senedin sözleşmenin teminatı olarak alındığı sabit olup,
ispat yükü üzerine geçen davalı alacaklının iddia ettiği üzere, davacıya damacana teslim ettiğini dosya kapsamı itibariyle ispat edemediğindan davanın kabulüne hükmedilmesinde ve gerek dosyada gerekse UYAP sisteminde davalıya ait mazaret dilekçesine rastlanılmadığından davalının yokluğunda karar verilmesinde de usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulü ile davacı lehine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir. Bilindiği üzere İİK'nın 72/5. md. hükmünde “Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare: 6352 - 2.7.2012 / m.15) yüzde yirmisinden” aşağı olamaz” denilmiştir.
Somut olayda, davacı hakkında başlatılan icra takibinin dayanağı davacının davalı lehine düzenlediği kambiyo senedinden kaynaklandığı ve bu senedin sözleşmenin teminatı olarak düzenlendiği anlaşılmakla; ispat yükü üzerinde olan davalının iddia ettiği üzere, davacıya teslim edilen damacana karşılığı senet bedeli kadar alacaklı olduğunu ispat edemediği anlaşılmakla, bu durumda davalı alacaklının teminat senedine dayanarak davacı hakkında icra takibi başlatmasında haksız ise de kötü niyetli olduğu sabit değildir. O halde somut olayda anılan yasa maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bu yönden düzeltilmesi gerekmiştir.
Öte yandan; karar başlığında aleyhine dava açılmayan ... Tic. Ltd. Şti.'nin davalı olarak gösterilmesi de doğru olmamıştır.
Açıklanan bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kötü niyet tazminatı yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · E-imzalıdır. · ... · Üye · ... · E-imzalıdır. · ... · Üye* · ... · E-imzalıdır. · ... · Katip · ... · E-imzalıdır.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/2716, K. 2024/1074, 28 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama