KÜNYE
T.C. Bursa Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/299
- Karar No
- 2023/1568
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2023
- Dosya no
- .....
- Karar no
- .....
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/10/2020
- Numarası
- .....
- Davacı
- .....
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - .....
- Vekili
- Av. ........
- Dava
- İtirazın İptali
- Karar yazım tarihi
- 19/10/2023
Karar Metni
1.519 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/10/2020 tarih, ...../..... Esas, ...../..... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine kur farkı faturasından kaynaklı alacağın tahsili için girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya kumaş sattığını, karşılığı bedelinin davacı tarafından çeklerle ödendiğini, kur farkı alacağı koşullarının bulunmadığınıi dava konusu kur farkı faturasının da kabul edilmediğini, 05.04.2019 tarihinde taraflar arasındaki hesap bakiyesinin sıfırlandığını, bu tarihten sonra davacının müvekkiline kur farkı faturası düzenlediğini belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu sonucunda, davalı şirket tarafından, davacı şirkete gönderilen ve davacı şirket tarafından imzalanan 28.07.2018 tarih 16576 nolu sipariş sözleşmelerinde, ödeme şeklinin %30 Avans -15 gün vadeli döviz ödemesi yazdığı ve sipariş sözleşmesinin, sözleşme koşulları 11. Maddesinde,
sipariş sözleşmesinde veya satış faturasında ödeme şekli belirtilmese bile dövizli satışlarda satılan para birimiyle ödenir veya TL çeki ile ödemelerde çekin vadesinde kur farkı hesaplanıp faturalandırılır yazılı olması sebebiyle davacı tarafın çekle yapılan ödemeler gereği davalı taraftan kur farkı faturası talebinde bulunabileceği, ancak davacı şirket tarafından, davalı şirkete verilen vadeli çeklerinin tamamına yakınının 29.03.2019 tarih ..... nolu 10.559,91 TL bedelli kur farkı faturasının kesildiği zaman vadelerinde ödenmiş olduğu, ayrıca fatura üzerinde kur farkının neleri kapsadığının belli olmadığı,
davalı şirkete düzenlenen 29.03.2019 tarih kur farkı faturasının hesap sıfırlamaya yönelik olduğu, fatura sonrası hesabın sıfırlandığı anlaşılmakla mahkememizce 29.03.2019 tarih ..... nolu 10.559,91 TL bedelli kur farkı faturasının düzenlendiği tarihten önce ödenen çekleri kapsayacağı, davacı tarafından bu çekler bakımından kur farkı talep edilemeyeceği kanaatine varıldığı;
ancak davacı tarafından kesilen 29.03.2019 tarihli kur farkı faturasından sonra vadeli olan çekler yönünden ise bilirkişi raporunda, (davacı şirket tarafından, davalı şirkete ödeme olarak verilen vadeli TL kendi firma çekleri ve ciro çeklerle iligili talep ettiği kur farkı ile ilgili) hesaplamalar tablosunda belirtilen kur farkı alacağı hesaplamaları doğrultusunda toplam 1.705,65 TL kur farkını davacının talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının takibe itirazının 1.705,65 TL asıl alacak tutarı üzerinden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si tutarında hesap edilen 341,13-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı taraflar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
A-Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı itirazları doğrultusunda ek rapor alınmadan itirazları karşılanmadan karar verildiğini, dava konusu alacağın kaynağını gösteren çek giriş bordroları ve çek döküm tablosu da dosya kapsamında sunulmuş olmasına rağmen bilirkişice işbu deliller gözardı edilerek rapor tanzim edildiğini, davalının müvekkil davacı ile olan ticaretinde sipariş sözleşmeleri düzenlenmekte olup işbu sipariş sözleşmelerinde de ticari ilişkinin kur farkı ile gerçekleştirileceği açıkça belirtildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
B-Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; dosyada alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığının ve kabul etmediği dava konusu kur farkı faturası nedeniyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığının açıkça tespit edildiğini, kötü niyet tazminatına ilişkin herhangi bir olumlu-olumsuz bir karar kurulmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, kur farkı faturasına dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı taraflar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamından; davacının davalıdan kumaş emtiası aldığı, taraflar arasındaki akdi ilişkinin yabancı para cinsi (Usd ) üzerinden kurulduğu, nitekim davalının davacıya sattığı ürünler karşılığı faturalarda Usd karşılığının gösterildiği, davacının fatura bedellerinin ifasına yönelik davalıya “TL” üzerinden çeklerle ödeme yaptığı ihtilafsız olup uyuşmazlık kur farkı alacağı koşullarının somut olayda bulunup bulunmadığı ve varsa kur farkı alacağının tespiti noktalarında toplanmaktadır.
Dosyaya sunulan ve taraflarca itiraza uğramayan sipariş sözleşmelerinde; “sipariş sözleşmesinde veya satış faturasında ödeme şekli belirtilmese bile dövizli satışlarda satılan para birimiyle ödenir veya TL çeki ile ödemelerde çekin vadesinde kur farkı hesaplanıp faturalandırılır” denilmekle, Türk Lirası (TL) üzerinden düzenlenen çekler bakımından taraflarca kur farkının talep edilebileceği hüküm altına alındığı görülmüştür.
Bu bağlamda, davacı tarafça davalının düzenlediği döviz karşılığı faturalar karşılığı davalıya verilen “TL” cinsi çeklerin davalıya verilme tarihlerindeki kur karşılıkları ile ödeme tarihlerindeki kur karşılıkları arasında davacı lehine kur farkı alacağının oluştuğu, bir başka ifadeyle çeklerin davalıya teslim tarihindeki kur karşılığı tutarının, çeklerin ödeme tarihlerindeki kur karşılığı tutarından daha fazla olduğundan bahisle lehine oluşan kur farkı alacağının tahsilinin istendiği anlaşılmaktadır.
Dosyada tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporundan; davalı şirket tarafından, davacı şirkete 09.08.2018-05.09.2018 tarihleri arasında 12 adet fatura düzenlendiği, faturaların Usd bedellerinin toplamı 99.620,06 Usd olduğu, davacı tarafından, davalıya toplamı 37.491,11 Usd olan 3 adet iade faturası düzenlendiği, bu her üç faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmış olup, buna göre, davacının davalıya toplamda 62.128,95 Usd borcunun bulunduğu, davalıya verilen çeklerin ödeme tarihlerindeki kur karşılığının ise 62.269,50 Usd olarak belirlendiği,
davacı tarafından davalıya düzenlenen 29.03.2019 tarihli kur farkı faturasının davalı tarafından kabul edildiği, dolayısıyla bu tarihten önceki 54.844,12 Usd karşılığı çekle ödemesi bakımından kur farkını talep edemeyeceği, davalıya verilen çeklerden 30.03.2019 tarihli 7.500 TL bedelli çekin vadesinde ödenmediğinden davalının banka hesabına 7.500 TL gönderildiği, bu bakımdan bu çek yönünden de sözleşme hükmüne dayalı olarak kur farkı istenemeyeceği, davalının kalan 7.284,83 Usd alacağına karşılık davacının 6.095,40 Usd karşılığı çekle ödemesi olduğu, bu haliyle davacı lehine kur farkı alacağının bulunmadığı görülmekle;
kararı istinaf eden tarafın sıfatı ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek davacı vekilinin yerinde olmayan bütün istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
Davalı vekilinin kabul edilen 1.705,65 TL kısma yönelik istinaf talebi yönünden ise; ilk derece mahkemesinin karar tarihi olan 2020 yılı itibari ile kesinlik sınırı 5.390,00 TL olup bu miktarın altında kalan red veya kabul kararları kesin olduğundan davalı vekilinin kabul edilen kısma yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafça davada kötü niyet tazminatı talebinde bulunulduğu halde mahkemece reddedilen kısım yönünden davalının bu talebi ile ilgili olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru değilse de, davacının icra takibinde haksız olduğu sabitse de, kötü niyetli olduğu dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatının reddi gerektiğinden kararın bu yönden düzeltilmesi gerekmiştir.
Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin isitnaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca, esastan reddine; davalı vekilinin kabul edilen kısma yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine; reddedilen kısım bakımından kötü niyet tazminatına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın bu yönden düzeltilmesine karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · e-imzalı · ... · Üye · ... · e-imzalı · ... · Üye* · ... · e-imzalı · ... · Katip · ... · e-imzalı
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/299, K. 2023/1568, 19 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama