KÜNYE
T.C. Bursa Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/38
- Karar No
- 2023/1475
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2023
- Dosya no
- .....
- Karar no
- .....
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ..... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/10/2020
- Numarası
- ...../..... Esas, ...../..... Karar
- Davacı
- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ... .....
Karar Metni
1.289 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Av. ...
DAVALI
... - ... ..... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 06/10/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/10/2023
..... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/10/2020 tarih, ...../..... Esas, ...../..... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kalıp işi yaptığını, davalı/borçlu ile müvekkili arasında ticari ilişkiden kaynaklı belgeye göre 15.000-TL ödenmediğini, borcun ödenmemesi nedeni ile ..... 3. İcra Müdürlüğü'nün ...../.....
Esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, borçlunun 05/10/2018 tarihli itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkili şirketin davalı tarafın kalıplarını denediğini ve bunun ile ilgili davalı şirketin parça üretmesine yardımcı olduğunu, davalı taraf ortağına bu hususun bildirilerek imza karşılığında kalıp deneme ücreti hususunda mutabık kalındığını, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, zira itiraz dilekçesinde borçlu olmadığını belirttikten sonra dosyaya ödemeler yaptığını, kalıpların davalı borçluya teslim edildiğini, kalıp deneme ücretinin müvekkili şirkete ödenmediğini, taraflar arasında ticari ilişkinin sabit olup,
davalı tarafın ticari ilişkiye istinaden ödemelerde bulunduğunu, kalan bakiyeye itiraz ettiğini belirterek davalı tarafın itirazının iptali ile takibin devamına, takip miktarının % 20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptaline konu olan 10/08/2018 tarihli 15.000-TL tutarındaki belgede müvekkilinin imzasının bulunmadığını, ortağı olduğu iddia edilen kişinin müvekkilinin ortağı olmadığını, imzalanan evraktan müvekkilinin bilgisinin olmadığını, müvekkilinin icra takibinde faturaya ilişkin ödeme yaptığını, müvekkilinin davacı tarafa kalıp verip, davacı tarafında o kalıpla müvekkiline ürün çıkartarak verdiğini, kalıpların işi bittikten sonra müvekkiline iade edildiğini, müvekkilinin de çıkan ürünler için davacı tarafa ödeme yaptığını,
karşı tarafın dediği gibi müvekkilinin sırf kalıp denemesinden dolayı davacı tarafa ödeme yapmadığını, söz konusu belgenin yok hükmünde olup, imzanın müvekkiline ait olmadığını, davacı ile müvekkili arasında yapılan iş gereği davacı tarafça kalıpların müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin de kalıplar teslim edilmediğinden icra dosyasındaki faturalara konu alacağı ödemediğini, kalıpların değerinin alacak değerinden çok fazla olduğunu, icra dosyasındaki ödemelerin ihtiyati hacizden dolayı yapıldığını, kalıpların 08/10/2018 tarihinde davacıdan teslim alındığını,
davacının kalıpları belge karşılığı vereceklerini ileri sürmesinden dolayı müvekkilinin kalıpları teslim alırken hiç borcu olmadığını (olmasına rağmen) kabul etmek zorunda kaldığını belirterek davanın reddine, kötü niyetli olan davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde. "Dosya arasına alınan ..... 3.İcra Müdürlüğünün ...../..... sayılı takip dosyası içeriği incelendiğinde ödemelerin davalı tarafça yerine getirildiği, dosya içerisinde bulunan ticari defterlerin incelenmesine ilişkin rapordan da anlaşılacağı üzere bahse konu belgenin davacının defter kayıtlarında yer almadığı, davacıya davaya konu belge üzerindeki imzanın kime ait olduğu sordurulduğunda imzanın ..... ..... ait olduğu,
ancak yapılan bilirkişi incelemesinde imzanın ...'a ait olduğu dosya içerisindeki 08/10/2018 tarihli belge ile 10/08/2018 tarihli belgenin kendi içerisinde bu şekilde çeliştiği dikkate alınarak davacı davasını ispatlayamadığından davanın reddine ve davacının takipte açıkça kötü niyetli olduğu sabit olduğundan 15.000-TL nin % 20 si tutarında 3.000-TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesince imza incelemesi yapılan belge ile davaya konu belgenin farklı olduğunu, davanın davalı tarafın ortağı olduğu ..... ..... tarafından imzalanan 15.000-TL borçlu olunduğunu kabul eden belgeye göre açıldığını, imza incelemesi yapılan belgenin ise davalı tarafça kalıpların eksiksiz alındığını gösteren belge olduğunu, davalının icra takibine itiraz ettikten sonra ödeme yapmasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, delil listesinde yemin deliline dayanılmasına rağmen bu konu hatırlatılmadan karar verilmesinin yerinde olmadığını,
kötü niyet tazminatı koşullarının oluşmamasına rağmen ilk derece mahkemesince kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacak iddiası ile başlatılan icra takibine itiraz nedeni ile itirazın iptaline ilişkindir.
Davaya dayanak ..... 3. İcra Müdürlüğünün ...../..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde: Davacı tarafından davalı aleyhine fatura alacağı 10.213,73 TL ile ilgili ..... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...../.....
D.iş Esas ve karar sayılı ihtiyati haciz ilamı da eklenerek, faturaya dayalı 10.213,73 TL asıl alacak ve ferileri ile 15.000-TL asıl alacak ve ferileri hakkında ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı tarafça 05/10/2018 tarihli dilekçe ile borca itiraz edildiği, ancak 10/10/2018 tarihli dilekçeler ile fatura bedelleri için başlatılan takipte borcu kabul ettiği, fatura bedeline ilişkin kapak hesabının yapılarak, tarafınca icra dosyasına ödenen paranın alacaklı tarafa ödenmesini, ancak 15.000-TL ve ferileri için yapılan icra takibine itirazının devam ettiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda; davacı tarafça, davalı ile aralarında ticari ilişki olduğunu, davalının kalıplarını deneyerek, bunlarla davalı tarafın parça üretmesine yardımcı olduklarını, davalı tarafın ortağı ile imzalanan belgede belirtildiği üzere kalıp deneme ücreti olarak 15.000-TL üzerinde mutabık kalındığı halde söz konusu ücretin ödenmediğini belirterek yapılan icra tabine itirazın iptali talep edilmiş, davalı tarafça;
davacı ile aralarındaki ticari ilişkide kalıp deneme ücretinin olmadığını, bahsi geçen belgede imzası bulunan kişinin ortağı olmadığını, davacıya verilen kalıpların teslim edilmemesi nedeni ile fatura bedellerinin ilk başta ödenmediğini, kalıpların değerinin fatura alacaklarından çok fazla olduğunu, sonrasında alınan ihtiyati haciz kararı nedeni ile fatura bedellerinin icra dosyasına ödendiğini belirerek borca itiraz edilmiştir.
1.Mahkemece her nekadar 08/10/2018 tarihli belge üzerindeki imzanın davalının eli ürünü olup olmadığına ilişkin imza incelemesi yaptırılmış ise de; söz konusu belgenin davaya dayanak 10/08/2018 tarihli belge olmadığı gibi davalı vekilince cevap dilekçesinde müvekkilinin kalıpları güç bela 08/10/2018 tarihinde aldığını, davacının kalıpları belge karşılığı vereceklerini ileri sürmelerinden dolayı müvekkilinin kalıpları teslim alırken hiç bir borcu olmadığını (olmasına rağmen) kabul etmek zorunda kaldığını belirtmesi karşısında, dosya kapsamına göre 08/10/2018 tarihli belgede bulunan imzalara karşı imza itirazında bulunulmamasına rağmen, mahkemece söz konusu belge üzerinde inceleme yapılması yerinde görülmemiş ise de bu durum esasa etkili olmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir.
2. Taraflar arasında ihtilaflı husus; davaya dayanak 10/08/2018 tarihli belgenin davalı yetkili çalışanı veya ortağı tarafından imzalanıp imzalanmadığı, söz konusu belgeye istinaden davacı tarafça davalıdan kalıp deneme ücreti altında 15.000-TL talep edip edilemeyeceğidir.
Mahkemece: davanın ispatlanamaması nedeni ile reddine karar verilmiş olup, davacı avukatın dava dilekçesinde “Yemin” deliline dayandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece davacıya bu hususta yemin delili hatırlatılarak hâsıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.
3.T.C. Anayasa’sının 141 inci maddesi uyarınca, Mahkeme kararı gerekçeli olmak zorundadır. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır.
Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür.
İİK'nın 67/2. maddesi hükmünce, itirazın iptali davalarında davacı alacaklının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için takibinde haksız ve kötüniyetli olduğunun kanıtlanması zorunludur. Bir başka deyişle, alacaklının icra takibi yapmakta haksız bulunmasının yanısıra kötüniyetli olduğunun belirlenmesi halinde aleyhine tazminata hükmedilebilecektir.
Somut olayda mahkemece davanın ispatlanamaması nedeni ile reddine karar verildiği belirtilmesine rağmen gerekçesiz olarak "davacının açıkça kötü niyetli olduğunun sabit olduğu" kabul edilerek aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, kaldırma kararı içeriğine göre sair hususlar bu aşamada incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · e-imzalı · ... · Üye · ... · e-imzalı · ... · Üye · ... · e-imzalı · ... · Katip · ... · e-imzalı
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/38, K. 2023/1475, 6 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama