KÜNYE
T.C. Bursa Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Asıl Davada
- Esas No
- 2021/497
- Karar No
- 2023/1836
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2023
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- ...
- Karar tarihi
- 22/10/2020
- Ek karar tarihi
- 05/02/2021
- Davacı
- ... (...
Karar Metni
1.479 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
... VEKİLİ : Av. ... ... DAVALI : ... ... VEKİLİ : Av. ... ...
DAVA
Menfi Tespit
BİRLEŞEN BURSA 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... E. SAYILI DOSYASINDA
DAVACI : TÜRKİYE VAKIFLAR BANKASI T.A.O
... VEKİLİ : Av. ... ...
DAVALI : .... (...)
... VEKİLİ : Av. ... ...
DAVA
İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 27/11/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/11/2023
Taraf vekillerince yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Asıl davada davacı vekili, müvekkili hakkında davalı banka tarafından Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...D.
İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alınarak Bursa 14. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalı bankaya herhangi bir borcu bulunmadığını, usulüne uygun olmayan kefalet sözleşmesi ile borçlandırıldığını, müvekkilinin davalı bankaya gittiğinde kendisine kefalet sözleşmesinden bahsedilerek bir takım belgeler imzalamasının istendiğini, rakamla ve yazıyla 250.000 TL yazması istendiğinde müvekkilinin böyle yüksek miktarlı bir borcu üstlenmeyeceğini söyleyerek karşı çıktığını, doldurulan kısımların çıkartılmasını istediğini,
banka personeli tarafından bu sözleşmenin imha edileceğinin bildirildiği halde imha edilmeyip ihtiyati haciz kararı alındığını, sözleşme üzerinde kefalet miktarının yazılmadığını, bu nedenle geçerli olmadığını, yine müvekkilinin eşi ... adına eş rızası belgesi üzerinde yer alan imzanın müvekkilinin eşinin eli ürünü olmadığını ileri sürerek Bursa 14. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında müvekkilinin 235.073,88 TL borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatı ile para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığı yönündeki iddiaların yersiz olduğunu TTK'nın 7.maddesinde ticari teselsül karinesi uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... K.sayılı dosyasında davacı vekili, müvekkili bankanın ...Bulvarı Şubesi ile dava dışı ... ... arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden borçluya kredi kullandırıldığını, borçlulara borcunu ödemesi hususunda Beşiktaş .... Noterliğinin 08/05/2016 tarih ... yevmiye nolu kat ihtarnamesinin gönderildiğini ancak buna rağmen borcun ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine Bursa 14. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı ...'ın genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalamış olduğunu, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredilerin ticari kredi olduğunu belirterek, davalı tarafın Bursa 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, asıl davanın Bursa 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti; birleşen davanın ise, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yönelik Bursa 14. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasından yürütülen takibe itirazın iptali davası olduğu, davalı bankanın Hürriyet Şubesi ile dava dışı borçlu Murat Saray arasında imzalanan kredi sözleşmesinin kefalet hükmünü içeren bölümünde borçlunun imzasının bulunduğu kısımda kefalet miktarının 250.000 TL olarak yazılı olduğu, ancak davacı kefil ...'ın imzasının bulunduğu bölümde kefalet miktarının boş olduğu, her ne kadar davacının kefil olarak sözleşmede imzası varsa da ne kadar miktardan sorumlu olduğuna ilişkin bir değer belirtilmediği,
Borçlar Kanunu 583. maddesinde açıkça belirtiliği üzere kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe sözleşmenin geçerli olmayacağına dair getirilen amir hüküm göz önüne alındığında davacının miktarı belli olmayan kefalet sözleşmesinden sorumlu tutulamayacağı, sözleşmenin davacı kefil için geçerli olmadığı gerekçesiyle açılan menfi tespit davasının kabulü ile birleşen dosyada açılan itirazın iptali davasının reddine, yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı ile para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece, 05/02/2021 tarihli ek karar ile muhtıraya rağmen eksik harç ve masraf tamamlanmadığından ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 344. maddesi gereğince yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf talebinde bulunan asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... TAO vekili, davacı tarafça kredi sözleşmesindeki kefalet belgesi üzerinde tarih yazdığı, el yazısı ile doldurduğu ve davacı tarafın eş rızasının alındığına dair belge ve bilgi bulunduğu, kefalet miktarının yazılmaması sebebiyle kefaletin geçersiz sayılmasının hakkın ve hukukun kötüye kullanılmasına sebebiyet verdiğini, çekilen kredinin miktarının kefilin sorumlu olduğu kefalet limiti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İstinaf talebinde bulunan asıl davada davacı-birleşen davada davalı ...
Sayar vekili, emredici düzenlemeye aykırı olan kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğununa dair mahkemece verilen kararın hukuka uygun olduğunu, takibe girişmekte kötü niyetli olduğu açıkça anlaşılan davalı bankanın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, müvekkilinin kefil olarak söz konusu borç altına girmeyeceğini bildirmesi ve banka tarafından sözleşmenin imha edileceğinin söylenmesine rağmen sözleşmenin imha edilmediği gibi hakkında ihtiyati haciz kararı alınarak usulüne uygun olmayan bir kefalet sözleşmesiyle müvekkilinin borçlandırılmak istendiğini ileri sürerek davalı tarafın istinaf talebinin reddini,
davalı banka hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Ek karara yönelik istinaf başvurusunda bulunan asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... TAO vekili, 24/12/2017 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 696 sayılı KHK'nın 11.maddesinde yer alan düzenle ile 6219 sayılı Kanuna eklenen geçici 5.madde ile müvekkili bankanın yargı harçları kapsamı dışında kaldığını belirterek ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Asıl dava, kefalet sözleşmesinin geçersizliği iddiasına dayalı Bursa 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit talebi olup birleşen dava ise Bursa 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali ile takibin devamı talebine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, asıl davanın kabulü ile birleşen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince ve istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair ek karara yönelik asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
1-) 05/02/2021 tarihli ek karara yönelik asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... TAO vekilinin istinaf başvurusunun yapılan incelemesinde;
Mahkemece, 05/02/2021 tarihli ek karar ile muhtıraya rağmen eksik harç ve masrafın tamamlanmadığı gerekçesiyle ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 344. maddesi gereğince yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
6219 sayılı Bankası Türk Anonim Ortaklığı Kanunu'na 696 sayılı KHK ile eklenen geçici 5. maddesi gereğince; sermayesindeki kamu payı % 50’nin altına düşünceye kadar, kredi alacaklarının tahsili amacıyla "banka tarafından açılmış veya açılacak dava veya takiplerde" 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2'nci, 23'üncü ve 29'uncu maddeleri gereğince harçtan muaftır.
Eldeki asıl dava menfi tespit davası, birleşen dava da itirazın iptali davası olup birleşen davada Vakıfbank'ın davacı sıfatı bulunduğu nazara alındığında 6219 sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığı Kanunu'nun geçici 5. maddesi uyarınca itirazın iptali davasında davacı banka harçtan muaftır.
Bu itibarla, banka vekilinin ilk derece mahkemesince verilen 05/02/2021 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ek kararın birleşen dava (itirazın iptali davası) yönünden kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2-) Taraf vekillerinin asıl karara yönelik istinaf taleplerinin yapılan incelemesinde;
Bursa 14. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasında, ... Bankası tarafından ... ile birlikte dava dışı ... 'a yönelik toplam 235.037,88 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dava ve takip konusu alacak, dava dışı Abidin Murat Saray tarafından davalı banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca kullanılan kredi borçlarından davalı ...'ın müşterek ve müteselsil kefil olarak sorumlu olduğu iddiasına dayanmaktadır.
Dosya kapsamında bulunan 05/02/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin kefalet hükmünü içeren bölümünde kefil ...'ın imzasının bulunduğu ancak kefalet miktarının boş olduğu anlaşılmaktadır.
TBK'nın 583 üncü maddesinin birinci fıkrasında "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." düzenlemesinin yer aldığı, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu azami miktarın belirtilmemiş olması nedeniyle kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu ve anılan sözleşmeye istinaden ... alacak talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla, mahkemece asıl davanın kabulü ile birleşen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Banka tarafından icra takibi başlatılması haksız ise de, bankanın kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi de yerindedir.
Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin asıl karara yönelik istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/497, K. 2023/1836, 27 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama