KÜNYE
T.C. Bursa Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1257
- Karar No
- 2025/984
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2025
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 31/03/2022
- Numarası
- —
- Davacı
- ... - ... - ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ... -
- Davanın konusu
- Ortaklık Sözleşmesini İptali-Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 16/01/2020
- Karar yazım tarihi
- 20/06/2025
Karar Metni
1.105 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31/03/2022 tarih, ...sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin bayan kuaför hizmeti veren davalı şirkette çalıştığını, şirketin ......Şubesi için davalı şirket yetkilisi ..... arasında adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, ortaklık sözleşmesine göre müvekkilinin sermaye oranının %30 olarak belirlendiğini ve 550.000,00 TL sermaye için payına tekabül eden toplamda 165.000,00 TL tutarlı 36 adet senet verdiğini, ayrıca vergi ve SGK harcamaları için 100.000,00 TL bedelli teminat senedi düzenlediğini, ancak ortaklık sözleşmesinin uygulanmadığını, bu sözleşme tanziminin ertesi gün ....Kuaför şirketinin müvekkil......l'un eşi... tarafından kurulduğunu,
şirket merkezinin ... olduğunu, müvekkilinin bu şubeye sokulmadığı ve çalıştırılmadığını davalı şirketin Özlüce Şubesinde işçi olarak çalışmaya devam ettirildiğini, hile ile aldatıldığını anlayan müvekkilinin ....kuaför paylarını bedelsiz......'a devrettiğini, bu devirden sonra 100.000,00 TL teminat senedinin ......tarafından icra takibine konu edildiğini, bu kişinin Fatih Ertuğrul'un babası olduğunu, ancak takibin ciro silsilesindeki kopukluk sebebiyle iptal edildiğini, ortaklık sözleşmesinin geçersiz olduğunu, verilen senetlerden dolayı borçlu olmadığını belirterek ortaklık sözleşmesinin iptaline,
sözleşme ile verilen senetlerden dolayı borçlu olunmadığının tespitini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; ortaklık sözleşmesinin tarafları olan gerçek kişilerin tacir olmadığını, bu nedenle öncelikle görev itirazında bulunduğunu, müvekkilinin ortaklığın tarafı olmadığını, ortaklık sözleşmesinin ... ... ve ... olduğunu, bu nedenle söz konusu davada müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini ve davanın husumet yönünden reddinin gerekeceğini, davacının müvekkili şirkete ortak edilmeye çalışılmadığını, müvekkili şirketin bu yönde bir iradesinin bulunmadığını,
ortaklık sözleşmesinin yapılması aşamasında ve bu sözleşmeye istinaden verilen senetler hususunda davacının kandırıldığı ve aldatıldığına yönelik iddiasının sözleşmeci taraflar arasında ileri sürülebilecek şahsi nitelikte bir defi olmadığını, senedin müvekkili lehine keşide edilmesinin ortaklık sözleşmesini veya senedi hükümsüz kılmayacağını, davacının teminat senedi olduğunu iddia ettiği 07/02/2017 tanzim tarihli senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir ibare olmadığını, ilgili senedin verilmesine dayanak teşkil eden ortaklık sözleşmesinin tarafı olmadığından,
senedin teminat senedi olduğunun müvekkili şirkete karşı ileri sürülmesi mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin yargı yeri belirlenmesine yönelik kararı sonrası davaya bakan mahkemece, adi ortaklık sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespiti ile ortaklığa sermaye koyulan ve teminat olarak verilen senetlerden dolayı borçlu olunmadığının tespitine yönelik istemler arasında aslilik-ferilik ilişkisi bulunduğunu, her ne kadar davacının düzenlemiş olduğu senetler adi ortaklık sözleşmesinin tarafı olmayan ... San. ve Tic. Ltd.
Şti. adına düzenlenmiş ise de, adi ortaklık sözleşmesinin tarafı ...San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan ...'dur. Dolayısıyla asli talep yönünden husumet yöneltilebilecek kişi de Fatih Ertuğrul olmalıdır. Bu asli talep incelenmeden feri talep yönünden bir karar da verilemeyeceği gözetilerek, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; ortaklık sözleşmesinin diğer tarafı olan dava dışı...'un davalı olarak gösterilmemesi senetlerin özü menfi tespit olan davada senetlerin bedelsizliğini incelemesine engel olmadığını, sözleşme gereği müvekkilinden alınan senetlerin davalı tarafından ciro edilerek müvekkili hakkında takip yapıldığını, senetlerde lehtarın davalı olduğunu, bu nedenle yerel mahkeme kararının usule aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinafa karşı cevap dilekçesi ile; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olması sebebiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dava, ortaklık sözleşmesinin iptali ile sözleşme kapsamında verilen senetlerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; davacı ile dava dışı .... arasında yine dava dışı olan .... Şti'nin ...adresinde açılacak şubesinin işletilmesine yönelik adi ortaklık sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmeye göre davacının SGK ve vergi harcamaları için 100.000,00 TL bedelli senet ve ayrıca sermaye oranına tekabül eden 165.000,00 TL için 36 ay vadeli miktarları belirlenen sıralı senetleri düzenleyeceği yer almaktadır.
Davacı eldeki davayla; ortaklık sözleşmesinin uygulanmadığını, gelir elde edilmediğini, sözleşmeye konu şubede çalıştırılmadığını, bu şubenin ......l'un eşi, .... ve kendisi tarafından kurulan bir başka şirketin de merkezi yapıldığı olgularıyla birlikte ortak edileceği vaadiyle kandırıldığını belirterek ortaklık sözleşmesinin iptaline, sözleşme nedeniyle düzenlenen senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesine ekli 05/04/2017 vade, 07/02/2017 tanzim tarihli 100.000,00 TL bedelli senette davacı keşideci, davalı lehtar olarak yer almakta, diğer sıralı senetlerinde T.Ekonomi Bankası Atatürk Caddesi Şubesinde olduğu belirtilmektedir.
İlk derece mahkemesince; davacı istemleri arasında aslilik-ferilik ilişkisi bulunduğu asli talep yönünden davalının taraf sıfatının bulunmadığı, asli talep incelenmeden feri talep hakkında karar verilmeyeceği gerekçesi ile davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu kapsamda, davaya konu edilen ortaklık sözleşmesinde davalının taraf olmadığı açıktır. Ancak davacı bu sözleşmeye konu senetleri de dava konusu etmiş ve sunulan senet suretinde davalının lehtar olduğu yer almaktadır. Bir başka deyişle, dava konusu senetlerde alacaklı sıfatı davalıda olup, açılan menfi tespit istemi yönünden davalının taraf sıfatı bulunmaktadır.
Öte yandan, mahkemece davacı istemleri arasında aslilik-ferilik ilişkisi kurulduğundan bahisle terditli davanın bulunduğu belirlenmiş ise de; davacı tarafından ileri sürelen istemler arasında aslillik-ferilik ilişkisi bulunmadığı, her iki isteminde asli talep niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla mahkemece birbirinden bağımsız birden fazla istemin varlığı gözetilerek istemler yönünden ayrı ayrı değerlendirme ile sonuca gidilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; terditli davanın varlığı halinde dahi taraf sıfatı (husumet) yokluğu esasa ilişkin bir neden olması sebebiyle fer'i istemin incelenmesi gerekirken asli talep incelenmediğinden bahisle fer'i talep hakkında karar verilmemesi de usule aykırıdır.
Ayrıca, yargı yeri belirlenmesine yönelik karar sonrası yerel mahkemece görevli olmadığına dair gerekçeye yer verilerek işin esasına dair hüküm tesisi de gerekçe ile hüküm arasında çelişki olarak değerlendirilmiş ve doğru görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle davacı istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın 6100 sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · e-imza · ... · Üye · ... · e-imza · ... · Üye · ... · e-imza · ... · Katip · ... · e-imza
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/1257, K. 2025/984, 20 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama