KÜNYE
T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Tarihi Davalı Birleşen Dosya
- Esas No
- 2022/2312
- Karar No
- 2024/968
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2024
- T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- —
- Numarası
- —
- Davacı
- —
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Şirketin İhyası-Genel Kurul Kararının
Karar Metni
2.624 kelime·13 dk okuma·6 bölüm
Hükümsüzlüğünün Tespiti
KARAR TARİHİ
KARAR YAZIM TARİHİ
... Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2022 tarih, .... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP
Asıl davada ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 17/01/2012 tarihinde kurulmuş olan .... Ltd.
Şti’nin %30 oranda hissedarı olduğunu, şirketin diğer ortaklarının da %30 hisse oranında müvekkilinin kardeşi ....... ve %40 hisse oranında ... olduğunu, ortaklardan...'nin 01/02/2012 tarihli ortaklar kurulu kararı ile adı geçen şirketin 10 yıl süre ile müdürü olarak atandığını ve müdürlük yetkilerini kullanarak şirket faaliyetlerini takip ettiğini, yurt dışında yaşayan müvekkili ve kardeşinin şirket ortağı olarak şirket faaliyetlerinin nasıl ve ne durumda olduğu hususunda şirket müdüründen müteaddit defalar bilgi istediğini ancak adı geçen ortak müdür tarafından müvekkilinin sürekli oyalanarak bilgilendirme yapılmaktan kaçınıldığını,
bunun üzerine müvekkilinin resmi kayıtlar üzerinde inceleme yaptığını ve şirkette bir takım usulsüz işlemler yapılmış olduğunu öğrendiğini, şirket müdürü olarak görev yapan .....'nin 09.08.2016 tarihinde, tek başına diğer ortaklara usulüne uygun tebligat yapmadan, 2012-2013-2014-2015 yılları faaliyetleri ile ilgili genel kurul toplantısı yaptığını, toplantıda da müdürün ibra edildiği ve şirketin faaliyetinin devam etmesinde fayda görülmediğinden tasfiyeye gidilmesi yönünde karar alındığını, müdür ...nin de tasfiye memuru olarak atandığını,
toplantı hazirun cetvelinde de müvekkili ve kardeşi toplantıda olmadığı halde varmış gibi gösterilip adlarına sahte imzalar atıldığını, keza şirket tasfiye sürecinde iken 30.09.2017 tarihinde yine ortak müdür ... tek başına, diğer ortaklara usulüne uygun tebligat yapmadan, 2016-2017 yılları faaliyetleri ile ilgili genel kurul toplantısı yapıldığını, toplantıda da müdürün ibra edildiğini, tasfiyenin tamamlandığını, son ve kesin kapanış bilançosunun onaylandığını ve tasfiye memurunun ibra edildiği vs. yönünde kararlar alındığını,
toplantı hazirun cetvelinde de yine müvekkili ve kardeşi toplantı tarihinde yurt dışında olduğu ve toplantıda hazır olmadığı halde varmış gibi gösterilerek adlarına sahte imzalar atıldığını, müvekkilinin 2012 yılında kurulmuş olan dershane ve özel okul işletmeciliği gibi çok gelir getiren bir sektörde faaliyet göstermiş ve %30 hissesi bulunan bir şirketten hiçbir şekilde kar payı almadığını, şirketin geliri-gideri hakkında hiçbir şekilde bilgi sahibi olamadığını, müvekkilinin yokluğunda sahte imzalarla ve usulsüz işlemlerle şirketin tasfiye edildiğini ve müvekkilinin alacaklarını/ haklarını almasının engellendiğini,
şirket ortakları haberdar edilmeden sahte imza ile düzenlenen evraklarla genel kurul toplantısı yapılarak şirketin tasfiyesine dair karar alınması ve şirketin tasfiye edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğundan müvekkilinin ortağı olduğu şirketten haklarını talep edebilmesi için tasfiye işleminin iptali ile sicilden terkin edilmiş olan şirketin ihya edilmesi gerektiğinin açık olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin ortağı olduğu şirketle ilgili tasfiye kararı alınması ve şirketin tasfiye edilmesi işlemlerinin usulsüzlüğünün tespiti ile şirketin ihyası amacıyla mahkememize müracaat zarureti hâsıl olduğunu belirterek ....Ltd.
Şti.’nin tasfiyesi ve tasfiyenin tamamlandığına ve müdürün ve tasfiye memurunun ibra edildiğine dair 09/08/2016 ve 30/09/2017 tarihli genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti ile adı geçen şirketin ihyasına, mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..... vekili Cevap dilekçesi ile, ... sicil numarasında kayıtlı bulunan şirketin....Noterliği'nin 09/08/2016 tarih ve .... sayı ile tasdikli 01/08/2016 tarihli Genel Kurulu kararıyla verilen kararla tasfiye sürecine girdiğinin tespit edildiğini.
Bu hususun 17 Ağustos 2016 tarih ve 9139 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi 176. sayfasında ilan edildiğini, ayrıca ilgili şirketin tasfiye sürecine girdiğine ilişkin mevzuat uyarınca yapılması gerekli ilanların sırasıyla 1. ilan 18 Ağustos 2016 tarih ve 9140 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi 259. sayfasında, 2. ilan 26 Ağustos 2016 tarih ve 9145 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi 259. sayfasında ve 3. ilan 1 Eylül 2016 tarih ve 9149 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi 259. sayfasında yapıldığını, yine, ... sicil numarasında kayıtlı bulunan Tasfiye Halinde .........Ticaret Limited Şirketi'nin ......
Noterliği 03/10/2017 tarih 39312 yevmiye numarası ile noterlikçe onaylanan 30/09/2017 tarihli Genel Kurul Kararıyla terkin edildiği tespit edildiğini, bu itibarla şirketin sicilden 30/09/2017 tarihinde Genel Kurul Kararı nedeniyle terkin edildiğine ilişkin ilanın 17 Ekim 2017 tarih ve 9431 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 712. sayfasında yayınlandığını, müvekkil kurumun tüm süreç boyunca yasalara uygun hareket ettiğini, davada yasal hasım konumunda olması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunmuştur.
Birleşen Dosya Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile, ihyası talep edilen şirketin tasfiye süreci mevzuata uygun olarak tamamlandığını, davalı ...'nin şirket müdürü olarak davacı ve diğer ortağa bilgi vermeden işleri yürüttüğünü, sahte imzalar ile kararlar aldığı yönündeki iddiaların asılsız ve kötüniyetli olduğunu, davacı ve kardeşinin ihyası talep edilen....Ticaret Ltd.
Şti.'nin kuruluşundan itibaren tüm faaliyetlerinden haberdar olduğunu, şirketin tasfiyesi aşamasında da gerek kendileri gerekse vekil tayin ettikleri kişiler vasıtasıyla tutanakları imzaladıklarını,davacının şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde, ileri sürdüğü iddiaların gerçek dışı olduğunu, şirketin kapatılmasına karar verildikten sonra,
çalışanların tazminatlarının ödenmesi ve mutat giderlerin karşılanması nedeniyle şirketin ancak borçsuz olarak kapanmasının mümkün olduğunu, kaldı ki kapanışta her bir ortağa kar payı olarak 40.000,00TL bedelli çek verildiğini, ayrıca 2016 yılında her bir ortak hesabına...Bankasından 20.000,00TL EFT yapıldığını, davacının dava dilekçesinde hiçbir kar payı almadıklarını iddia etmişse de, davacı ve kardeşi her biri 30.000,00TL sermaye koyarak ortak oldukları şirketten her biri 60.000,00TL para aldıklarını,
davalı ....'nin ihyası talep edilen şirketin kapanışından sonra Özel .... unvanıyla özel okul kurduğunu ve eski şirketten ortakları olan davacı ve kardeşine 50.000,00TL karşılığında %5+%5 toplamda %10 hisse verdiğini, davacı ve kardeşinin yaklaşık 1,5 yıl sonra ortaklıktan ayrılmak istediklerinde %10 hisselerine karşılık ....'den toplam 1.000.000,00TL aldıklarını, davacının asılsız iddialar ile davalı ....hakkında şikayette bulunması ve şirketin ihyasını talep etmesinin nedeninin, davalının kurucusu olduğu ....ı'nın hızlı büyümesi nedeniyle, daha fazla maddi kazanç elde edebilmek olduğunu, davacı ve kardeşinin hisselerini devrettikten sonra,
davalıdan fazladan ödeme yapmasını talep ettiklerini, karşılık bulamayınca da asılsız iddialarla dava yoluna gittiklerini, şirketin ihyasının, TTK 547. maddesinde "ek tasfiye" başlığı altında düzenlendiğini, yasal düzenleme gereğince ek tasfiye talep edilebilmesinin yasal dayanağının, ihya talep eden tarafın korunmaya değer bir menfaatinin olması ve bu menfaatin inandırıcı deliller ile ispatının gerekli olduğunu, ihyası talep edilen şirketin defter ve kayıtlarının açık olduğunu, gelir giderlerinin belli olduğunu ve hepsinin kayıtlı olduğunu, kayıt dışı veya davacının bilgisi olmadan hiç bir işlem yapılmadığını,
davacı ve kardeşinin ihyası talep edilen şirketten hiç bir alacakları veya kar payları bulunmadığını, dolayısıyla davacının şirketin ihyasını talep etmekte korunmaya değer bir menfaati olmadığını belirterek hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, dava dışı şirketin yeniden ihyası ile tüzel kişilik kazanması gerektiğinden iş bu dava ile şirketin ihyası ile ticaret sicilinde yeniden tescil ve ilanınan iş bu ihya davasını açmakta hukuki yararın bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne, ... ticaret sicil müdürlüğünün....... sicil numarasında kayıtlı iken 30/09/2017 tarihli genel kurul kararı ile terkin ve 11/10/2017 tarihli ticaret sicil kararı ile terkini tescil edilen dava dışı ........
Ltd. Şti.'nin tasfiye kararının iptali ile dava dilekçesine konu olan hususlarda tasfiyesine ilişkin genel kurul kararının mutlak butlanla geçersizliği yönünden dava açılmak ve bu gaye ile sınırlı olmak kaydı ile tüzel kişiliğinin yeniden ihyası ile ticaret sicilinde bu şekilde tescil ve ilanına, kararın niteliği gereği tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece Hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri yönünden itirazların dikkate alınmadığını, gerekçeli kararda bu yöndeki itirazlar hakkında hiç bir açıklamaya yer verilmediğini, Davalı ....hakkında ...Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet nedeniyle ...
Soruşturma sayılı dosyasının Yerel mahkeme tarafından bekletici mesele yapılmış iken, soruşturma tamamlanmadan ihya kararı verilmesinin usul yönünden hukuka aykırı olduğunu, Kanun ile dershanelerin kapatılmasına karar verilmesi sonrasında, hiç bir ticari faaliyeti kalmayan ... Ltd.
Şti.'nin de tasfiyesi zorunlu hale geldiğini, şirketin hiçbir mal varlığı olmadığını, şirketin faaliyetleri ve kapanışın her aşamasından ortakların bilgisi bulunduğunu, sahte imzalar ile karalar aldığı yönündeki iddiaların asılsız ve kötüniyetli olduğunu, Davacı ve kardeşinin şirketin tasfiyesi aşamasında da gerek kendileri gerekse vekil tayin ettikleri kişiler vasıtasıyla tutanakları imzaladıklarını, ek tasfiyeyi düzenleyen 547. maddesi ile,”Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olup olmadığının anlaşılabilmesi için savcılık soruşma dosyasının akıbetinin beklenmesi gerekltiğini,
Dosyada yapılan imza incelemesi ve sunulan raporun ek tasfiye işlemi yapılmasının zorunlu olduğunu kanıtlamaya yeterli olmadığını, İhyasına karar verilen şirketin tasfiye sürecinin mevzuata uygun olarak tamamlandığını, TTK 547.
Maddesi gereğince ek tasfiye talep edilebilmesinin yasal dayanağının, ihya talep eden tarafın korunmaya değer bir menfaatinin olması ve bu menfaatin inandırıcı deliller ile ispatının gerekli olduğunu, davacının şirketin ihyasını talep etmekte korunmaya değer bir menfaati bulunmadığını, belirterek yerel mahkeme kararlarının kaldırılmasına ve davaların reddine veya .. Cumhuriyet Başsavcılığı ...
Soruşturma sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, 09/08/2016 ve 30/09/2017 tarihli genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti ve 6102 sayılı TTK.547 madde kapsamında tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; dava dışı ...
Ltd Şti’nin %30 oranda hissedarının davacı İsmail Akbulut , %30 hisse oranında hissedarın ... ve %40 hisse oranında hissedarın davalı ... olduğu, şirketin 01/08/2016 tarihli genel kurul toplantısında, şirketin faaliyetine devam etmesinde fayda görülmediğinden tasfiye haline girmesine , tasfiye memuru olarak ... nin atanmasına (100 payın toplantıda asaleten temsil edildiği belirtilerek ) dair oybirliği ile karar alındığı, 30/09/2017 tarihli genel kurulda tasfiye süresi tamamlandığından tasfiyenin kapatılmasına,
şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesine (100 payın toplantıda asaleten temsil edildiği belirtilerek) dair oybirliği ile karar alındığı, buna istinaden şirketin sicilden 11/10/2017 tarihinde tescil ile terkinin gerçekleştirildiği, terkin kararının 17/10/2017 tarihli... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği anlaşılmıştır.
Davacı tasfiye kararının alındığı genel kurula kendisinin ve %30 hissedar kardeşi ......'un katılmadığını, hazirun cetvelindeki imzaların sahte olduğunu, toplantıya çağırılmadıklarını bu suretle dava dışı şirketin tasfiyesinin hukuka uygun bir şekilde gerçekleşmediğini ileri sürerek 09/08/2016 ve 30/09/2017 tarihli genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti ve TTK. 547/1 hükmü uyarınca söz konusu şirketin ihyasını talep etmiştir.
Mahkemece yargılama aşamasında ,davalı şirkete ait tasfiye başlangıcına ilişkin kararın alındığı 01/08/2016 tarihli genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetveli ile tasfiye sonlanmasına ilişkin kararın alındığı 30/09/2017 tarihli genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetveli üzerindeki imzaların aidiyeti yönünden inceleme yapılmasına esas olmak üzere davacı ... ile dava dışı ortak... imza asıllarının, genel kurul toplantı ve müzakere defteri aslının,
incelemeye esas diğer belge asıllarının ...CBS'nin ...Soruşturma sayılı dosyasından celbine karar verilerek ,C.Bassavcılığı tarafından gönderilen belgeler ile her iki genel kurul kararı ve eki hazirun cetvelinde yer alan imzaların davacı İsmail Akbulut ve dava dışı ortak .......t'a aidiyeti yönünden grafolog bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve 06/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda.
“01/08/2016 Tarihinde Yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında Hazır Bulunanlar Listesi” ve “30/09/2017 tarihinde Yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı Hazır Bulunanlar Listesi” başlıklı belgeler üzerlerinde “...” adına atılı bulunan mevcut imzaların, mevcut mukayese imzalarına istinaden, ....
Eli Ürünü olmadığının değerlendirildiği, yine “01/08/2016 Tarihinde Yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında Hazır Bulunanlar Listesi” ve “30/09/2017 tarihinde Yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı Hazır Bulunanlar Listesi” başlıklı belgeler üzerlerinde “...” adına atılı bulunan mevcut imzaların, mevcut mukayese imzalarına istinaden, .......Eli Ürünü olmadığının değerlendirildiği tespit edilmiştir.
Mahkemece hüküm de infazda tereddüt uyandıracak şekilde "Bursa ticaret sicil müdürlüğünün ...sicil numarasında kayıtlı iken 30/09/2017 tarihli genel kurul kararı ile terkin ve 11/10/2017 tarihli ticaret sicil kararı ile terkini tescil edilen dava dışı ...
LTD ŞTİ'nin tasfiye kararının iptali ile dava dilekçesine konu olan hususlarda tasfiyesine ilişkin genel kurul kararının mutlak butlanla geçersizliği yönünden dava açılmak ve bu gaye ile sınırlı olmak kaydı ile tüzel kişiliğinin yeniden İHYASI"na dair karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Zira mahkemece tasfiye kararının iptaline mi karar verildiği yoksa iptal ile birlikte genel kurul kararının mutlak butlanla geçersizliği yönünden birlikte dava açılmak üzere mi ihya kararı verildiği anlaşılamamakta olup, infazda tereddüt oluşturmamak için hüküm fıkrasında hangi konuda ihya kararı verildiğinin açıkça belirtilmesi gerekir.
Kabule göre de.
Her ne kadar davacı tarafça , yokluğunda sahte imzalarla ve usulsüz işlemlerle şirketin tasfiye edildiğini ve müvekkilinin alacaklarını/ haklarını almasının engellendiğini, şirket ortakları haberdar edilmeden sahte imza ile düzenlenen evraklarla genel kurul toplantısı yapılarak şirketin tasfiyesine dair karar alınması ve şirketin tasfiye edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğundan müvekkilinin ortağı olduğu şirketten haklarını talep edebilmesi için tasfiye işleminin iptali ile sicilden terkin edilmiş olan şirketin ihya edilmesi gerektiğinin açık olduğunu,
bu nedenlerle müvekkilinin ortağı olduğu şirketle ilgili tasfiye kararı alınması ve şirketin tasfiye edilmesi işlemlerinin usulsüzlüğünün tespiti ile şirketin ihyası amacıyla mahkemeye müracaat zarureti hâsıl olduğunu belirterek ...
Ltd Şti’nin tasfiyesi ve tasfiyenin tamamlandığına ve müdürün ve tasfiye memurunun ibra edildiğine dair 09/08/2016 ve 30/09/2017 tarihli genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespitini talep etmiş ise de ; genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti yönünden , davanın genel kurul kararlarını alan şirkete yöneltilmesi gerekmesi karşısında, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü ve birleşen dosyadaki şirket tasfiye memuru ....'nin aleyhine açılan her iki dosyadaki 09/08/2016 ve 30/09/2017 tarihli genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespitine ilişkin dava yönünden,
davalıların davalı olabilme yani pasif husumet ehliyetlerinin bulunmaması sebebiyle aleyhine açılan davanın reddi gerektiğinin düşünülmemesi ,(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/1052 E- 2023/3724 K, İstanbul BAM 43.H.D 2021/1128 E- 2022/1438 K) isabetsiz olmuştur.
Yine Kabule göre. TTK’nın 547. maddesine göre, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir ya da birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. Her halükarda TTK'nın 547/2. maddesine göre şirketin ihyasına karar verilirse ek tasfiye memuru atanır. Karar tescil ve ilan edilir. Şirket ihyası, hangi konuda talepte bulunulmuşsa o olayla sınırlı olmak üzere yapılır.
Yapılacak işlem kalmadıktan sonra şirket tekrar terkin edilir. Bu nedenle ek tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekirken kararın niteliği denilerek tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davalı Umut Gökçe vekilinin istinaf başvurusunun reddine, kamu düzeni yönünden kararın kaldırılarak dairemizce hüküm kurulmasına karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/2312, K. 2024/968, 3 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama