KÜNYE
T.C. Bursa Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2022
- Dosya no
- 2022/780
- Karar no
- 2022/633
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/12/2021
- Numarası
- 2019/626 Esas, 2021/1153 Karar
- Davacı
- ... - -../2022
Karar Metni
981 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/12/2021 tarih, 2019/626 Esas, 2021/1153 sayılı kararının yapılan istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesi ile; davacı ile dava dışı Bülent KOÇ arasında ilişki yaşandığı, Bülent KOÇ’un evli olduğu anlaşılınca davacının ayrılma kararı aldığı, ancak Bülent KOÇ’un ayrılmaya yanaşmayarak elinde müstehcen fotoğrafları olduğunu, bunu davacının ailesine göstermekle tehdit ettiğini, evine girerek darp ettiğini, Bülent KOÇ ile davalının 30 yıllık arkadaş ve iş ortaağı olduklarını, davalının genel vekaletnamesinin Bülent KOÇ’da bulunduğunu, davalı tarafından davacının abisi olan Mustafa TAŞÇI’ya daha önce çek verdiği, daha sonra çekleri alarak senet verdiği,
sonrada senedi de alarak 50.000 TL borç para verdiğini, bunu geri alabilmek için davacıdan yardım istediğini, Bülent KOÇ’un müstehcan resimler ile tehdit etmesi üzerine 29/11/2019 tarihinde Pasto Cafe7ye gidilerek senedin imzalandığını, buna rağmen resimlerin ailesine gösterildiğini, davacının ailesi tarafından dışlanarak hakaretlere maruz kaldığını, davacının kaybedecek bir şeyi kalmaması üzerine Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/110932 soruşturma sayılı dosyasında şikayette bulunduğnuu, davalının ifadesinde davacının borcu olduğu için senet verdiğini, sana sonra davacıya elden 50.000 TL borç verdiğini söylediğini,
daha sonra da Balıkesir’deki araziyi sattığını, buna karşılık senet aldığını belirttiğini, senedin borç konusu olan bölümünde “malen” veya “nakden” kaydının görünmediğini, davalının iddiaları ile kendini bağladığını, borç para verdiğini veya Balıkesir’deki araziyi sattığını ispat etmesi gerektiğini, davalıyı çok iyi tanımadığı için borç para istemesinin mümkün olmadığını, yapılan işlemin Bülent KOÇ, Bülent KOÇ’un eşi, davalı ve davacının abileri ve ailesi ile birlikte girişilmiş, davacıya yük etmeye yönelik saldırı olduğunu, bütün bunların senedin tehdit ile imzalatıldığının ispatı olduğunu belirterek,
davacının, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile Bursa 16.İcra Müdürlüğünün 2019/1093 Esas sayılı takibin iptali ile %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile; davacı ile davalının emlak işi ile uğraştıklarını, çok defa birlikte iş yapmış olduklarını, bu ticari ilişki nedeni ile davacının davalıya 50.000 TL borcunun doğduğunu, davacının senedin baskı ve tehdit ile alındığını ispat etmesi gerektiğini, kambiyo senetlerine karşı borçlu olunmadığı iddiasının yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiği, alacağın Bülent KOÇ ile alakası olmadığını, davacının daha önce de çirkin iddialar ile davalıyı karalayarak borçtan kurtulmaya çalıştığını, senedi ödemeyeceğini belirterek Savcılığa şikayette bulunduğunu, mal kaçırdığını belirterek, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davacının borçlanma iradesinin olmadığını ileri sürmesi nedeni ile borcun varlığının ispatı külfetinin davalıda olduğunu, bu nedenle davalının senedin dayanağının geçerli bir işlem, geçerli bir hukuki sebebe dayandığını ve borcun var olduğunun davalı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, davalı tarafından ispat edilemediği, davalı ticari ilişkisi olduğu iddia edilmiş ise de, incelenen banka kayıtlarına göre bu iddianın ispatlanamadığından, davanın kabulü ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından istinaf yoluna gelinerek; davacının Cumhuriyet Başsavcılığına yapmış olduğu şikayeti hakkında takipsizlik kararı verildiğini, zorla senet imzalatıldığına dair bir delil elde edilemediği, davacı tarafından herhangi bir delil sunulmadığı, tarafların senedin imzalandığı gün Cafe’de oturduklarını, Cafe’nin kamera kayıtlarının istenilmesi talep edilmiş ise de istenmediği gibi taraflar arasında ticari ilişki olduğuna dair tanık dinletmek istemelerine rağmen tanıkların dinlenmediğini, alacağın kambiyo senedine dayanması nedeni ile borçlu olunmadığının yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME
Davacı tarafından davalı aleyhine Bursa 16.İcra Müdürlüğünün 2019/1093 Esas sayııl dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi yapılmıştır.
Bu icra takibinde toplam 51.681,27 TL’nin tahsili talep edilmekte olup, takibe dayanak olarak 29/11/2018 tanzim, 31/12/2018 vade tarihli 50.000 TL bedelli bono gösterilmiştir.
Davacı; dava konusu bononun müstehcen resimlerinin ifşa edilmesi tehdidiyle imzalatıldığını belirterek, borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir.
Kambiyo senetleri sebepten illi’dir. İmzası inkar edilmemiş senede karşı borçlu olunmadığı iddiasının yazılı delil ile borçlu tarafından ispat edilmesi gerekir. Senette ihdas sebebi gösterilmiş ise bu sebebi talil eden ispat yükünü üzerine alır. Senette ihdas sebebinin gösterilmesi zorunlu olmadığından, gösterilmemesi senedin doğumuna engel oluşturmamaktadır.
Hile, hata ve tehdit iddiasın adayalı menfi tespit davalarında ispat külfeti bu iddiayı ileri süren borçluda olup iddia tanık dahil her türlü delil ile ispat edilebilinir.
6098 sayılı TBK’nun 37,38 ve 39 maddesine göre korkutma ile sözleşme yapıldığında; korkutulan, korkutmanın etkisinin ortadan kalkmasından itibaren bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez ise sözleşmeyi onamış sayılır.
(Emsal: Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 14/10/2020 tarih 2020/2440 Esas-2020/4106 Karar, 18/03/2021 tarih 2020/4968 Esas- 2021/4593 Karar ile 18/02/2021 tarih 2020/5089 Esas -2021/1457 Karar ve 06/02/2020 tarih 2018/4020 Esas-2020/998 Karar sayılı kararları).
Mevcut davada; davacı, birliktelik yaşadığı Bülent KOÇ’dan ayrılmak istemesi üzerine Bülent KOÇ’un gizlice çektiği müstehcen resimleri ile kendisini tehdit ettiğini, Bülent KOÇ’un davalı ile çok eski arkadaş olduklarını, daha sonra dava konusu senedin imzalanması için resimler ile tehdit edildiğini, bunun üzerine senedi imzaladığını, buna rağmen resimlerin ifşa edildiğini, kaybedecek bir şeyi kalmadığı için şikayetçi olduğunu belirterek, borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı, davacının iddialarının doğru olmadığını, ispat külfetinin davacıda olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Yukarıda anlatıldığı üzere, ispat yükü davacıda olmasına rağmen, davalıda olduğu belirtilerek karar verilmesi yerinde değildir. Bunların haricinde taraflarca tanık deliline dayanılmasına rağmen tanıklar dinlenmemiştir. Ayrıca tarafların delil listesinde yemin deliline dayanılmasına rağmen bu husus değerlendirilmemiştir.
Bu nedenle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · e-imza · ... · Üye · ... · e-imza · ... · Üye · ... · e-imza · ... · Katip · ... · e-imza
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/780, K. 2022/633, 6 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama