KÜNYE
- Mercii
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1771
- Karar No
- 2023/2176
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2023
Karar Metni
1.287 kelime·6 dk okuma·24 bölüm
T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
KARAR NO
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 04/05/2023
NUMARASI
DAVACI
DAVALI
DAVANIN KONUSU
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 17/01/2023
KARAR TARİHİ : 26/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/01/2024
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/05/2023 tarih ...sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketçe 21-25 Nisan 2020 tarihinde yapılacak olan... Fuarına katılım bedeli olarak davalı şirkete 15/05/2019 tarihinde 13.814,07TL peşinat, ...
Tarihinde ise 116.825,93TL bakiye fuar katılım bedeli ödemesi olarak toplamda 130.640TL ödeme yapıldığını, ancak fuarın iptal edilmiş olup, müvekkili şirketin ödemesini yaptığı fuar katılım hizmetinden yararlanmadığını, ödenen bedelin iade edilmemesi üzerine davalı hakkında Bursa 1. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun borca ve yetkiye itiraz ettiğini, para borçlarında yetkili icra müdürlüğünün alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahı mahkemesi olması nedeni ile davalının yetki itirazının dayanaksız olduğunu, davalı tarafından müvekkili şirket aleyhine düzenlenen faturaya itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinden netice alınamadığını belirterek davalının itirazının iptali ile borçlu aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 21-25 Nisan 2020 tarihleri arasında düzenlenecek 26. İstanbul Uluslarası ...için fuar katılım sözleşmesi akdedildiğini, ancak fuar organizasyonunun kamu kurumlarınında mecbur kılması kapsamında covid 19 virüs salgını nedeni ile haklı sebeplerle sözleşme hükümleri kapsamında ileri bir tarihe ertelendiğini, ertelenen fuarın 10 ile 14 Eylül 2022 tarihleri arasında gerçekleştiğini, sözleşme hükümleri uyarınca müvekkili şirketin fuarı erteleme hakkına sahip olup, katılımcıların hakları korunarak fuarın gerçekleştirildiğini,
davanın yetkisiz mahkemede açıldığını taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 32. maddesi uyarınca yetkili mahkeme ve icra dairelerinin Bakırköy olduğunu, usulüne uygun bir icra takibi bulunmadığını, 10-14 Eylül 2022 tarihinde gerçekleştirilen fuarda davacıya yer tahsisi yapıldığı halde davacının keyfi olarak fuara katılmadığını, fuarın uzak bir tarihe ertelenmesinde müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde. Taraflar arasında imzalan Fuar Katılım Sözleşmesinin 32. maddesinde yetkili Mahkeme ve İcra Dairelerinin Bakırköy Mahkemeleri Ve İcra Daireleri olduğu karar altına aşlınmıştır. HMK madde 17- (1)" Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler.
Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlemesine göre, taraflar tacir olup taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 32. maddesi gereğince sözleşmeden doğacak ihtilaflarda Bakırköy İcra Daireleri ve Mahkemeleri'nin yetkili olacağı düzenlenerek yetki sözleşmesi yapıldığı, davalı-borçlunun icra takibine yönelttiği yetki itirazında haklı olduğu anlaşılmakla, Mahkememizin yargı çevresi içinde yapılmış geçerli bir takipten söz edilemeyeceğinden dava ön şartının tahakkuk etmediği sonucuna varılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, Müvekkili şirketce 21-25 Nisan 2020 tarihlerinde yapılacak olan Evteks fuarına katılım bedelinin ödendiğini ancak fuarın iptal edildiğini ve müvekkili şirketin ödeme yaptığı halde hizmetten faydalanamadığı, yetki itirazının süresi içerisinde ve usulüne uygun yapılmadığı,
kabul anlamına gelmemekle birlikte fuarın iptal edilmiş olması ile birlikte taraflarca yapılmış fuar katılım sözleşmesininde hükümsüz hale geldiğini, sözleşmedeki yetki şartına dayanak yetki itirazınında yersiz olduğunu, sözleşmenin fesh edilmesi nedeni ile para borçlarında yetkili mahkemenin alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri mahkemesi/icra müdürlüğü olup müvekkili şirketin merkezinin Bursa olduğunu, davalı tarafça sunulan sözleşmede tarih bulunmadığını, sözleşmenin hangi tarihlerde yapılacak fuarı kapsadığının, hangi fuar için yetki şartı belirlendiğinin açık olmadığını,
sözleşmenin HMK 182 maddesi uyarınca hukuki ilişkinin belli ya da belirlenebilir olması şartını sağlamadığı, yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında düzenlenen fuar katılım sözleşmesinden kaynaklı, edimin yerine getirilmediği iddiası ile ödenen bedelin iadesi amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Davacı tarafça davalı aleyhine Bursa 4. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında 130.640-TL asıl alacak ve 53.513,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 184.153,18 TL alacak miktarı için ilamsız takip yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 30 Aralık 2021 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı borçlu vekili tarafından 03/01/2022 tarihinde sunulan itiraz dilekçesi ile İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu belirtilerek borca ve icra takibinin yetkisine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de İİK 50. maddesinin yollaması ile HMK genel hükümlerine göre belirlenecektir. HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir.
Aynı yasanın "sözleşmelerden doğan davalarda yetki" başlıklı 10. maddesinde; sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmış olup, bu sebeple sözleşmeden doğan para borcunun tahsili için başlatılan takipte, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili kılınmıştır.
Takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 89. maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir.
Somut olayda; Mahkemece her nekadar taraflar arasında imzalanan sözleşmede yetkili icra müdürlüklerinin Bakırköy olduğu gerekçesi ile davalı tarafından icra dairesine yapılan yetki itirazının yerinde olduğu gerekçesi ile hüküm tesis edilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmede yetkili icra daireleri Bakırköy olarak belirtilmesine rağmen davalı tarafça takibe yapılan itirazda yetkili icra dairesinin müvekkilinin ikameti Sarıyer itibariyle İstanbul İcra Daireleri olduğu belirtilmiştir. Bu durumda davalının yetki itirazında belirttiği icra dairesi ile mahkeme gerekçesinde karara esas alınan icra dairesinin farklı olması nedeni ile anılan gerekçe ile hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki yetki sözleşmesinin geçerli olduğu belirtilerek hüküm tesis edilmiş olup, 6100 sayılı HMK.nun 17.maddesi "tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmü getirilmiştir.
Somut olayda, tarafların tacir oldukları hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı tarafça dosyaya ibraz edilen tarihsiz fuar katılım sözleşmesinin tarafların imza ve kaşelerinin bulunduğu son sayfasındaki 32. Maddesinde "Her türlü uyuşmazlık durumunda Bakırköy Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu" belirtilmiştir. Ancak davalı, icra takibindeki yetki itirazında, yetkili icra dairesinin İstanbul icra daireleri olduğunu belirtmiştir. Bu durum karşısında, usulüne uygun yetki itirazından söz edilemez.
Davacı ödeme yapmasına rağmen sözleşme gereği hizmet almadığını, fuara katılamadığını belirterek paranın iadesini talep etmiştir. Davalı fuarın zorunlu nedenlerden ve sözleşme hükümleri de dikkate alınarak ertelendiğini, farklı bir tarihte yapıldığını ve yapılan tarihin davacıya bildirilerek davacıya sözleşme kapsamında yer tahsisi yapılmasına rağmen davacının fuara katılım sağlamadığını savunmuştur. Somut olayda davacının talebi para borcuna ilişkindir.
Taraflar arasında borcun ifa yeri belirli değilse ve aralarında başka bir anlaşma yoksa TBK 89. madde uyarınca davacının ikametgahı olan Bursa İcra Dairelerinin de yetkili olduğu gözetilerek mahkemece İcra Dairesi'nin yetkisine ilişkin itirazın reddiyle işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken, yanılgılı şekilde dava şartı oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine kararı verilmesi hatalı olduğundan HMK'nın 353/1.a.6 bendi uyarınca sair itirazlar incelenmeksizin davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın tarafların diğer itirazları gözetilerek sonucuna göre yargılama yapılarak karar verilmek üzere mahal mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır Üye · ... · ¸e-imzalıdır Üye · ... · ¸e-imzalıdır Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/1771, K. 2023/2176, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama