KÜNYE
T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Davalılar
- Esas No
- 2023/564
- Karar No
- 2023/2022
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2023
- T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- —
- Karar tarihi
- 16/11/2022
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 12/12/2023
Karar Metni
1.118 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı, davalı İbrahim Karaman ve dava dışı iki kişiyle birlikte 02/09/2013 tarihinde... Tic. AŞ'yi kurduklarını, İbrahim Karaman'ın 05/04/2019 tarihine kadar bu şirketin yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğünü, bu süreç zarfında ...n'ın 23/11/2015 tarihinde ... Üretimi Sanayi Ticaret Ltd. Şti.ni, 19/11/2015 tarihinde... Ticaret Ltd. Şti.ni, 25/11/2015 tarihinde ....Ticaret Ltd. Şti.ni,19/11/2015 ... Ltd.
Şti.ni kurduğunu, birkaçı hariç halen faal olarak şirketlerin müdürlüğünü devam ettirmekte olduğunu, 2014-2015 yılında davalı ... iş takibi yapılması gerektiğini belirtmesi üzerine kendisine şirket kasasından 20.000 TL para verildiğini ancak davalının bu para ile bahsi geçen şirketleri kurduğunu ve şirketlere iş takibi yaptığını, ortağı olduğu .... ile ....'a ait şirketlerin faaliyet konularının aynı olup bu şirketlerin adreslerinin aynı bina içindeki bağımsız bölümler olduğunu, davalı...'ın kurmuş olduğu bu şirketlerden ... ve ...
Ticaret Ltd. Şti. adına ... Mahallesinde bulunan güneş enerji santrali için istenen çağrı mektubunu ... firmasından alabilmek için Bursa Tarım İl Müdürlüğü, DSİ, Müze Müdürlüğü, BUSKİ gibi kurumlardan görüş istenmesi için ...
Anonim Şirketine ait araç, çalışan ve ekipmanlarını kullanıldığını, davalı iki şirketin de çalışanı bulunmadığı gibi herhangi bir ekipmanı da bulunmadığını, OTM'ye ait santral projesinin 2017 yılında faaliyete geçtiğini, bu santrallerin 2020 yılına kadar takip, arıza giderilmesi, kontrol, bakım ve benzeri işlerin ... Anonim Şirketinin çalışanları ve ekipmanları ile gerçekleştirildiğini ancak bütün bunlara karşılık hiçbir bedel ödenmediğini, davalı ....'ın ...
Anonim Şirketindeki yönetim kurulu başkanlığının 05/04/2019 tarihinde sona erdiğini, hisselerini bu tarih itibariyle eşi ...'a devrettiğini ancak ...'ın ev hanımı olup bu işler ile gerçekte davalı ....ilgilenmeye devam ettiğini, yani davalının yönetim kurulu başkanlığının sona erdiği tarihten sonra da yönetim kurulu başkanı gibi hareket etmeye devam ettiğini, davalı İbrahim Karaman'ın 2019 yılında şirket adına kredi çektirdiğini ancak çekilen kredinin MTO şirketinin güneş enerji santrali için harcandığını, yine şirket çalışanlarının MTO Şirketinin GES yapımında çalıştığını ancak şirkete herhangi bir ücret ödenmediğini,
2018 yılında Mavigil İnşaat ile imzalanan bayi sözleşmesi kapsamında şirkete ödenmesi gereken 100.000 USD kaparoyu davalı İbrahim Karaman'ın kendi hesabına yatırttığını, davalının şirket mallarına el koyduğunu, ...
Anonim Şirketinin kuruluşundan 2 yıl sonra aynı sektör ve iş kolunda şirketler kurarak aynı zamanda haksız rekabet ortamı oluşturduğunu ileri sürerek şimdilik 500.000 TL zarar ve alacağın tespiti ile ticari faizi ile, aksi halde yasal faizi ile anılan davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, TTK 551/1.maddesine göre davacının dava konusu ettiği zararların kendisine ödenmesini talep edemeyeceğini, anonim şirkete ödenmesini isteyebileceği ve bu sebeple HMK 114/1 ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu (aktif husumet ehliyeti bulunmaması) nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,
dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların asılsız olup davacının 05/04/2019 tarihinden itibaren ...Anonim Şirketinin yönetim kurulu başkanı olması sebebiyle tüm işlemlerden ve dava konusu anonim şirketin uğradığı zararların tazmini ile ilgili iddialardan haberdar olduğu dikkate alındığında TTK 560.maddesinde yer alan iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu, davacının davalı şirketlerin ortağı olan ...'ın şirket adına olmayan şahsi tasarrufları ile ilgili olarak şirket tüzel kişiliğinin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davacının, davalılardan tazminini talep ettiği zararların dolaylı zararlar olup bu kapsamda tazminatın kendisine ödenmesini talep edemeyeceği, davacı ortağın doğrudan zararı iddiası da bulunmadığından davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisinin uygulanması gerektiğini, .... şirketinin yapması gereken işlerin .... tarafından kurulan yan şirketler tarafından yapıldığını ve ...'nın kaynaklarının kullanıldığını, bu durumun davalı tarafça inkar edilmediğini, ortaya çıkan zararın hem kasada olmayan ve diğer davalı şirketlerin finasmanında kullanılan nakitler ile bu şirketlerin iş ve projelerine verilen hizmetlerin bedelleri olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde, davacı vekilinin istinaf talebinde doğrudan zarara uğratıldığına ilişkin bir iddia ve beyanının bulunmadığını, istinaf nedenlerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek istinaf başvurununun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava, yöneticinin sorumluluğu nedeni ile açılan tazminat davasıdır.
Mahkemece, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup davacı vekilince karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin ve yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin TTK 553. maddesine göre, yöneticiler kanundan ve esas sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri taktirde; hem şirkete, hem pay sahiplerine hemde şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludur. TTK'nın 555/1 maddesinede şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her bir pay sahibinin isteyebileceği ancak pay sahiplerinin tazminatın şirket adına ödenmesini isteyebilecekleri düzenlenmiştir. Bu düzenleme ortaklığın doğrudan, ortağın da dolaylı zarara uğraması haline ilişkindir.
Yetkili ortağın, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar. Zira, bu tür tasarruflar payları oranında ortakları da etkiler. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Ancak, ortağın 6102 sayılı TTK. 555 maddesi uyarınca dolaylı zarar sebebiyle açtığı davada hükmedilecek tazminatı kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir.
Somut olayda, davacı ortağı olduğu ... Tic.AŞ'nin yönetim kurulu başkanı olan ....'ın şirketi zarara uğrattığını, şirketin kaynakları, ekipman ve çalışanlarını diğer şirketlerin yararına kullandığını, diğer davalı ....'ın yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde de davalı ...tarafından şirketin zarara uğratılmaya devam edildiğini ileri sürerek tazminat talebinde bulunulmuştur.
Dosya kapsamı uyarınca; davacının talebinin, dava dilekçesi ve 21/10/2022 tarihli açıklama dilekçesi içeriği ve talep sonucu bakımından yöneticinin sorumluluğuna dayalı tazminat talebi olduğu, davacı tarafça iddia edilen zararların dolaylı zararlar olup davacı tarafından 6102 sayılı TTK. 555. hükmü gereğince hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesinin talep edilmesi gerektiği, bu itibarla mahkemece davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK. 353/1-b-1 madde uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
... Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye · ... · ¸e-imzalıdır Üye · ... · ¸e-imzalıdır Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/564, K. 2023/2022, 11 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama