KÜNYE
T.C. Bursa Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/641
- Karar No
- 2023/2058
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2023
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/03/2022
- Numarası
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tespit
- Karar tarihi
- 28/12/2023
- Karar yazım tarihi
- 29/12/2023
Karar Metni
2.179 kelime·11 dk okuma·4 bölüm
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/03/2022 tarih, 2021/915 Esas ve 2022/356 sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı şirket ortaklarından Hatice Ustaer in uhdesinde bulunan 1000 adet şirket hissesini 25.000,00TL bedelle Gürsu Noterliği'nin 20.07.2017 tarih ve...sayılı hisse devri sözleşmesi ile yine şirket ortaklarından ... ın uhdesinde bulunan 1000 adet şirket hissesini 25.000,00TL bedelle...Noterliği'nin 20.07.2017 tarih ve .... sayılı hisse devri sözleşmesi ile ayrı ayrı ...'a devrettiği,
Gürsu Noterliği'nin 20.07.2017 tarih ve... sayısı ile tasdik edilen 20.07.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ile şirket ortakları ve aynı zamanda şirket müdürü olan Fatma Yılmaz ve Hatice Ustaer ile dışarıdan şirket müdürü olarak atanan ....'in şirket müdürlüğünün sona erdirildiği ve son olarak dışarıdan şirket müdürü olarak atanan ...'ın da görev süresinin 18.01.2021 tarihinde sona erdiği; buna rağmen, davalı şirketin herhangi bir tescil işlemi yapmadığının, devir sözleşmenin kayıtlara alınmasını ve gerekli işlemlerin yapılmasının devreden ortak tarafından talep edilmesi üzerine,
davalı şirkete ve şirket müdürüne hisse devri, müdür terkini ve müdür seçimi tescilinin yaptırılması, yaptırılamıyorsa sebeplerinin bildirilmesi için tescil davetinde bulunulduğunu, ancak davalı şirket tarafından herhangi bir açıklama yapılmadığını, belirterek Davanın Kabulü ile,
Gürsu Noterliği'nin 20.07.2017 tarih ve ...sayılı ve Gürsu Noterliği'nin 20.07.2017 tarih ve ...sayılı hisse devri sözleşmesinin tescili, Yine....Noterliği'nin 20.07.2017 tarih ve... sayısı ile tasdik edilen 20.07.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ile şirket ortakları ve aynı zamanda şirket müdürü olan Fatma Yılmaz ve Hatice Ustaer ile dışarıdan şirket müdürü olarak atanan ...'in şirket müdürlüğünün sona erdirildiği ve dışarıdan şirket müdürü olarak atanan ...'ın da görev süresinin 18.01.2021 tarihinde sona erdiği hususunun tescili ve kanaat oluştuğu takdirde yeni müdür atanması ile Bursa Ticaret Sicili Müdürlüğü'nce tescil ve
ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Usulüne uygun tebliğe rağmen davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda.
"Yasanın 33.maddede ticaret sicilin bildirimine rağmen bunun cevapsız bırakılmasını açık bir biçimde idari para cezası yaptırımına tabi tuttuğunu, kaçınma sebebini bildirilmesi halinde ise mahkemece talebin kabülü yada reddi yönünde karar verilmesini öngördüğünü, şirketler hukukunun temel prensibi olarak yetkili organlar aracılığıyla karar alınması esasının geçerli olduğunu, ticaret siciline tescil bildiriminin şirket yetkili organı tarafından yapılacağını, yasada, cevap verilmemesi yahut kaçınma sebebinin ileri sürülmemesinin karşılığı yalnızca idari para cezası yaptırımı, (şartlar varsa geçici 7.maddenin de uygulanması),
kaçınma sebebi ileri sürülmüşse kaçınma sebebinin haklı olup olmamasına göre ihtilaflı hususta mahkemenin karar vermesi ve idari para cezası yaptırımı öngörüldüğünü, limited şirketleri düzenleyen TTK'nun 616/1-b maddesine göre genel kurulun devredilemez yetkileri arasında müdürlerin atanmaları ve görevden alınmalarının sayıldığını, buna göre; müdürlerin ancak genel kurul kararı ile atanacağını ve değiştirileceğini, bunun istisnasinın TTK'nun 630/2.
Maddesine göre mahkemece müdürün yönetim hakkının kaldırılması olduğunu, Ticaret sicil müdürlüğüne kaçınma sebebi bildirilmediği takdirde yahut eldeki davada buna yönelik bir beyanda bulunulmadığı takdirde ticaret sicil müdürlüğünün iddiası ile kaçınma sebebinin hangisinin haklı olduğu hususunda bir ihtilaf ve bu ihtilafın çözümlenmesini gerektirecek bir karar verilebilmesinin mmkün olmadığını, şirketin iç işleyişi ile ilgili örneğin pay devri halinde ortaklık yapısının ne şekilde olduğu, yeni müdür seçimi ile ilgili hususların şirketin iç örgütlenmesi ile alakalı olduğu,
bu türden işlemlerle ilgili olarak mahkemece işlem tesis edilmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafın mahkemeye de beyanda bulunmadığı." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusu itibariyle tescile davete yasal mevzuat çerçevesince icabet edilmemesi sebebiyle görülmekte olduğunu, dava dilekçesinde açıklanan nedenlerle pay devri ve şirket müdürlüğünün sona ermesi nedeniyle, davalı şirketin herhangi bir tescil işlemi yapmadığının bildirilmesi üzerine , davalı şirkete ve müdüre bildirimde bulunulduğunu, ancak davalı tarafça cevap verilmediğini, Kanun'un 30 ve Ticaret Sicili Tüzüğü'nün 31'nci maddesine göre de tescilin, ilgililer veya yetkili temsilcileri ile hukuki halefleri tarafından istenebileceğini, belirterek kararın kaldırımasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından, şirket ortaklarının hisse devir sözleşmesinin tescili, Yine noterden tastik edilen 20.07.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ile şirket ortakları ve aynı zamanda şirket müdürleri olan Fatma Yılmaz ve Hatice Ustaer ile dışarıdan şirket müdürü olarak atanan Bayram Ustaer'in şirket müdürlüğünün sona erdirildiği ve dışarıdan şirket müdürü olarak atanan Mehmet Salih Yılmaz'ın da görev süresinin 18.01.2021 tarihinde sona erdiği hususunun tescili ve yeni müdür atanması ile Bursa Ticaret Sicili Müdürlüğünce tescil ve ilanına karar verilmesi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
TTK’nın 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34. Maddesine göre, sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.
Tescile davet ve ceza başlıklı; TTK’nın 33. maddesine göre, tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32'nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır.
(2) Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından bin Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır.
(3) Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz.
Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 36. Maddesine göre, tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır.
Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir. (2) Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir.
Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir. (3) Müdürlükçe verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen idari para cezasıyla cezalandırılır.
(4) Üçüncü fıkra gereğince idari para cezası verilmesine rağmen, kanuni süre içerisinde tescil isteminde bulunmamakta ısrar edilmesi halinde, müdürlük durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir.
Yine 6102 sayılı Kanununun 595.maddesine göre ise "Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur." ve yine aynı maddeye göre "Başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılır".
Türk Ticaret Kanunu'nun 598. maddesinin 1. ve 2. Fıkrası gereği; "Esas sermaye paylarının geçişlerinin tescil edilmesi için, şirket müdürleri tarafından ticaret siciline başvurulur." "Başvurunun otuz gün içinde yapılmaması hâlinde, ayrılan ortak, adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için ticaret siciline başvurabilir. Bunun üzerine sicil müdürü, şirkete, iktisap edenin adının bildirilmesi için süre verir".
Somut olayda, davalı şirket ...
Ticaret Limited Şirketinin 90364 sicil numarası ile Bursa Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne kayıtlı olarak ticari faaliyet yürütmekte iken, davalı şirket ortaklarından Hatice Ustaer'in uhdesinde bulunan 1000 adet şirket hissesini 25.000,00TL bedelle Gürsu Noterliği'nin 20.07.2017 tarih ve .... sayılı hisse devri sözleşmesi ile yine şirket ortaklarından ... ın uhdesinde bulunan 1000 adet şirket hissesini 25.000,00TL bedelle Gürsu Noterliği'nin 20.07.2017 tarih ve... sayılı hisse devri sözleşmesi ile ayrı ayrı ...'a devrettiği,
Gürsu Noterliği'nin 20.07.2017 tarih ve ... sayısı ile tasdik edilen 20.07.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ile şirket ortakları ve aynı zamanda şirket müdürü olan ... ile dışarıdan şirket müdürü olarak atanan...'in şirket müdürlüğünün sona erdirildiği, payını devreden ortağın bu nedenle ticaret sicil müdürlüğüne başvuruda bulunduğu, müdürlük tarafından ilgili şirkete ve şirket müdürüne bildirimde bulunulduğu,
davalı tarafça kaçınma sebepleri bildirilmediği ve tescil işlemi yaptırılmadığı için ve kuruluş aşamasında 5 yıl süre ile şirket müdürü olarak atanan ...'ın da görev süresinin 18.01.2021 tarihinde sona ermesi nedeniyle, hisse devir sözleşmesinin tescili, şirket müdürlüğüne atananların şirket müdürlüğünün sona erdiği ve ...'ın da görev süresinin 18.01.2021 tarihinde sona erdiğinin tescili ve yeni müdür atanması talebiyle eldeki davanın açıldığı,
mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nun 3l.maddesi uyarınca, şirketlerin, tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliği de aynı şekilde tescil ettirmesi gerekmektedir. Şirket tarafından, tescil zorunluluklarını yerine getirmemiş ise bu konudaki sorumluluk şirket yetkilisine aittir.
Ancak, davacı yanca, davalı şirket ile yetkilisi ve temsilcisi olan... a tescile davet yazısına rağmen şirketin 20.07.2017 tarih ve 09103 sayılı hisse devri sözleşmesini ve 20.07.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ile şirket ortakları ve aynı zamanda şirket müdürü olan Fatma Yılmaz ve Hatice Ustaer ile dışarıdan şirket müdürü olarak atanan ...'in şirket müdürlüğünün sona erdirildiğine ilişkin tescilin yaptırılmadığı dosya kapsamı ile sabittir.
TTK 33.madde ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. Maddesi hükümleri nazara alınarak, davacının bu talepleri yönüyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Davacı vekilinin bu talebe ilişkin istinaf başvurusu yerindedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2014/14650 E- 2014/18144 Kararı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.hukuk Dairesinin 2022/417 E- 2022/585Karar sayılı kararı,)
Ancak; şirket müdürü olarak atanan Mehmet Salih Yılmaz'ın da görev süresinin 18.01.2021 tarihinde sona erdiği hususunun tescili ve yeni müdür atanması talebi yönünden ise yerel mahkeme kararında da açıklandığı üzere, limited şirketleri düzenleyen TTK'nun 616/1-b maddesine göre genel kurulun devredilemez yetkileri arasında müdürlerin atanmaları ve görevden alınmalarının sayıldığı, Buna göre; müdürlerin ancak genel kurul kararı ile atanacağı ve değiştirileceği, bunun istisnasının TTK'nun 630/2.
Maddesine göre mahkemece müdürün yönetim hakkının kaldırılması olduğu, şirketin iç işleyişi ile ilgili işlemlerle ilgili olarak mahkemece işlem tesis edilmesinin mümkün olmadığı, limited şirketleri düzenleyen TTK' nun 616/1-b maddesine göre genel kurulun devredilemez yetkileri arasında müdürlerin atanmaları ve görevden alınmalarının sayıldığı, buna göre; müdürlerin ancak genel kurul kararı ile atanacağını ve değiştirileceği, bunun istisnasının TTK 'nun 630/2.
Maddesine göre mahkemece, müdürün yönetim hakkının kaldırılması olduğu , Türk Ticaret Kanunun 576. Maddesinde; şirket müdürünün limited şirketlerinin zorunlu unsurlarından olduğu, limited şirketin sona erme sebeplerinin düzenlendiği Türk Ticaret Kanunun 636/2. Maddesinde.
"Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hale getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir." hükmü birlikte değerlendirildiğinde; şirketin feshinin irdelenebileceği ancak kanunda açıkça mahkemeye başvurma hakkı olanların belirtildiği, ticaret sicil müdürlüğünün maddede yer almadığı,
nazara alınarak bu talep yönünden ilk derece mahkemesinin red kararı yerinde olup, davacı vekilinin bu talebe ilişkin istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.(İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi 2022/387 Esas - 2022/1334 Karar )
İlk derece Mahkemesinin karar başlığında davacı olarak Bursa Ticaret Odası yazılmışsa da, dava dilekçesinde davayı açanın Bursa sicil müdürlüğü olduğu, bu maddi hatanın karar yerinde her zamana düzeltilebileceği dosyadan anlaşılmakla dairemizce bu husus eleştirilmekle yetinilmiş, ve kaldırma kararı niteliği itibariyle karar başlığı düzeltilerek karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/641, K. 2023/2058, 13 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama