KÜNYE
T.C. Bursa Bam 7. Hukuk Dairesi T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1471
- Karar No
- 2023/1970
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2023
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Karar tarihi
- 07/02/2023
- İstinaf başvuru tarihi
- 03/07/2023
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - -...
Karar Metni
989 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
... VEKİLİ : Av. ... -
DAVANIN KONUSU
Menfi Tespit
B.A.M. KARAR TARİHİ : 25/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/01/2024
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ile aralarında 14.8.2014 tarihinde davalıya ait 209 aa 2 parsel sayılı taşınmazda projesine uygun olarak harfiyat, dolgu, izolasyon ve kaba inşaatın yapılması, tuğlaların örülmesi ile çatının yapılması hususunda sözleşme imzalandığını, davacının yüklenici, davalının ise iş sahibi olduğu sözleşme bedeli olan 290.000,00.-TL’nin 175.000,00.-TL’sinin peşin olarak ödenip bakiye miktarın ise belirlenen vadelerde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının peşin olarak ödenecek olan 175.000,00.-TL için teminat senedi istediğini, bunun üzerine müvekkilinin “teminat senedidir.
3 kişilere ciro edilemez” kaydının bulunduğu 175.000,00.-TL’lik senedi düzenleyerek davalıya verdiğini, işin belirlenen sürede tamamlandığını, bu hususun yaptırılan tespitle de doğrulandığını, davalının kalan iş bedelini ödemediği gibi teminat olarak verilen senedin tahsili için müvekkili aleyhine bursa 18. İcra Müdürlüğü’nün 2016/13858 esas sayılı dosya ile takip, davacının edimini ifa etmesi sebebiyle borcu olmadığını belirterek borçlu olmadığının tespiti ile takibin durdurulmasına ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı beyan dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, takibe konu senedin teminat senedi olduğuna dair bir uyuşmazlık kalmadığı, teminat senedi olduğu ispatlanan bir bononun kambiyo vasfını kaybettiği, takibin kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip olması dikkate alındığında davacının kambiyo vasfı olmayan bir takipten ve bu takibe dayanak belgeden kaynaklı borçlu olmadığının kabulünün gerektiği, davacının temel ilişkiden kaynaklı edimini gereği gibi ifa etmemesinden kaynaklı borcu olduğu hususu davalının davacıya açacağı alacak davasında dinlenebileceği, davalının cevap dilekçesi sunmaması ile davacının tüm vakıalarını inkar ettiğinin kabul edilmesi gerektiği,
davalının inkar kapsamında bile olsa delil listesi sunmadığı ve davacının işi eksik yaptığına dair herhangi bir delile dayanmadığı, davacının yaptırdığı delil tespitinde bilirkişilerce inşaatın kaba inşaatının tamamlandığının belirtildiği, sözleşmede işin toplam bedelinin 290.000,00.-TL olarak kararlaştırıldığı, davalının cevap dilekçesi sunmaması sebebiyle davacının edimini gereği gibi ifa etmediğine ilişkin savunmasının araştırılamayacağı gerekçesiyle davacının teminat senedi olduğu sübut bulan senetten kaynaklı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı gereği tek başın teminattır ibaresinin senedin teminat senedi olduğunun kabulü için yeterli olmadığını, dava konusu senede bu itibarla bakılması gerekirken kambiyo vasfının getirdiği illetten mücerret oluşunun göz ardı edildiğini, sözleşmede söz konusu senede her hangi bir atıfta bulunulmadığını, HMK madde 31 gereği "hakimin davayı aydınlatma ödevi" adına her hangi bir araştırma yapılmaksızın davacının davalıya borçlu olmadığını belirtilen şekilde verilen kararın yetersiz araştırma sebebiyle usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesi uyarınca verildiği iddia edilen teminat senedi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemidir.
Taraflar arasında davalıya ait taşınmazda yapılacak inşaat için eser sözleşmesi düzenlediği hususunda ihtilaf yoktur. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Davalının ilk derece mahkemesinin 07/02/2023 tarihli duruşmasında alınan beyanında, takibe konu senedin bedelinin ödenmediğini, bu senedin davacı ile aralarında yaptıkları sözleşme ile ilgili verildiğini, davacıya ilk olarak 175.000,00.-TL daha sonra 150.000,00.-TL para verdiğini, davacıya 175.000,00.-TL para verdiğinde davacının kendisine 175.000,00.-TL'lik senet verdiğini, bu senedin beyanında söz ettiği davacının bana yapacağı yapı ile ilgili ona verdiği para karşılığında verildiğini, davacının aralarındaki sözleşmeye binaen üzerine düşenleri yapmadığını, davacının binanın kaba inşaatını tamamen yapacağını,
ancak sadece 3-4 katın kalıp tahtalarını çaktığını, işçilere de paralarını kendisinin verdiğini, kendisinin inşaat yapıp satan biri olup, aynı zamanda emekli devlet memuru olduğunu beyan etmiş, mahkemece davacı defterleri ile ilgili mali müşavir bilirkişiden alınan rapor üzerine karar verilmiştir.
Davalı şirket tacir olup, gerçek kişi davalı ile yaptığı eser sözleşmesi ile ilgili verildiği senedin teminat senedi olduğu iddiasıyla iş bu davayı açmıştır. Davalının duruşmada alınan beyanında da, senedin taraflar arasında düzenlenen sözleşme nedeniyle verildiği belirtilmiştir. Davalı emekli devlet memuru olduğunu, aynı zamanda inşaat yapıp satan biri olduğunu bildirmesine rağmen tacir olup olmadığı ve mahkemenin görevi araştırılmamıştır. Y.
9. HD. 27.9.2022 T, 2022/7578-2022/10519 sy.k;Y.13. HD. 7.5.2018 T, 2015/42876- 2018/5320. Y. 3. HD. 29.3.2023 T, 2022/7624- 2023/854 sy kararı ile aynı dairenin 28.6.2022 T, 2022/4463 - 2022/6230s y. k.;Y.. Y.11.
HD. 2.3.2023 T, 2021/6490- 2023/1264 sayılı kararlarında ve diğer içtihatlarda taraflar arasındaki hukuki ilişki nedeniyle teminat senedi verildiği iddiasıyla açılan davalarda, görevli mahkemenin asıl sözleşme ve hukuki ilişkiye göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir.
İlk derece mahkemesince ise, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi ve davalının gerçek kişi olmasına rağmen bu hususta hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadan işin esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Görev kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece kendiliğinden incelenmesi gereken dava şartlarından olup, taraflar yönünden kazanılmış hakta oluşturmayacağından davalının istinaf nedeni kamu düzeni açısından yerinde görülmüştür.
HMK'nun 355. maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1-a-3 hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince gereğinin yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/1471, K. 2023/1970, 25 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama