KÜNYE
T.C. Bursa Bam 7. Hukuk Dairesi T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1765
- Karar No
- 2023/1945
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2023
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- BALIKESİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2022/705
- Karar no
- ---
- Karar tarihi
- 09/11/2023
- İstinaf başvuru tarihi
- 23/11/2023
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Alacak
- B.a.m. karar tarihi
- 25/12/2023
- Karar yazım tarihi
- 26/12/2023
Karar Metni
874 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davada talep edilen ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ara karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, .... parsel sayılı taşınmazda bulunan binaların yapımı aşamasında işi aldığını, %55-60-%60-%75-%80'lik kısmını tamamladığını, davalının inşaat şirketi olduğunu, inşa edilen 120 dairenin satılmasının muhtemel olduğunu, alacağa karşılık olmak üzere ihtiyati tedbir(ihtiyati haciz) vaaz edilmesini, tahsilde imkansızlık doğmasını engellemek ve davalının gayrimenkulleri üçüncü bir kişiye devrine mani olmak adına ihtiyati tedbir (ihtiyati haciz) konulmasına, müteahhitlik alacaklarının dava tarihi itibariyle işleyecek en yüksek reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 25/10/2023 tarihinde, borçlu yönünden ihtiyati haciz için aranan İİK 257 maddesindeki yasal şartların gerçekleştiği gerekçesiyle dava değeri nispetinde tedbir talebinin kabulü ile % 20 teminat ve harç ikmali halinde alacağın ifasının temini için borçluya ait borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan menkul ve gayrimenkul mallarını ve alacaklılarıyla diğer haklarının borca yeter miktarının İ.İ.K’nunda belirtilen muayyen tahditler dairesinde ihtiyaten haczine karar verilmiştir.
Davalı vekili, ihtiyati haciz kararına itiraz etmiş, mahkemece 09/11/2023 tarihli ara kararı ile ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, şirketin davacıya borçlu olduğunu gösterir dosya da hiçbir dayanak olmadığını, ticari faaliyetine devam şirketin mal kaçırmak ve bu maksatla hileli davranışlarda bulunmak gibi bir durumunun söz konusu olmadığını, şirketin bir çok taşınmazına, banka hesaplarına konulan hacizler ve blokeler ticaret hayatını olumsuz etkilediğini, bankalar nezdinde ihtiyati hacizler dahi kredi notunun düşmesine sebebiyet verdiğini, tanıklar dinlenmeden, ticari defterler incelenmeden, davacı tarafın iddialarını ispatlar deliller ortaya koymadan ve halen faal halde olan şirkete ihtiyati haciz kararı verilmesinin hatalı bir karar olduğunu, mahkeme kararı bozularak verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, yüklenicinin açtığı iş bedelinin tahsili istemi; talep, davalının mal varlığına konulan ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İhtiyati haczin şartları ve etkileri 2004 sayılı İİK’nun 257. ve devamı maddelerde düzenlemiş olup, 257. maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir.
Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.
Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır.
2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır.
Somut olayda, davacı, davalı ile yapı müteahhitliği sözleşmesi düzenlediğini, üstlendiği işi tamamladığını iddia ederek iş bedelini talep etmiş, davalı ise borcun ödendiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesinin karar tarihindeki dosya kapsamındaki delillere göre yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiği yönünde yeterli koşul bulunduğundan ihtiyati haciz kararına yapılan itiraz yerinde değil ise de, 25/10/2023 tarihli ara kararda mal varlığına konulan ihtiyati haciz miktarının yazılmaması usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalının istinaf nedeni yerindedir.
HMK'nun 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece davalının mal varlığına konulan ihtiyati haciz miktarının yazılmaması usul ve yasaya aykırı olup davalının istinaf başvurusunun bu sebeple esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · E-İmzalıdır. · ... · Üye · ... · E-İmzalıdır. · ... · Üye · ... · E-İmzalıdır. · ... · Katip · ... · E-İmzalıdır.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/1765, K. 2023/1945, 25 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama