İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/117 K.2025/180

... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin'nin 11/10/2024 tarih, ... Esas- ... Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine dosya incelendi.

Esas2025/117Karar2025/180Tarih7 Şubat 2025Okuma15 dk · 3.080 kelime

KÜNYE

T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Esas No
2025/117
Karar No
2025/180
Karar tarihi
7 Şubat 2025
Dosya no
...
Karar no
...
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
İncelenen kararın mahkemesi
... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
11/10/2024
Numarası
... Esas ... Karar
Davacı
...
Vekilleri
...
Davalı
...
Vekilleri
...
Davanın konusu
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.080 kelime·15 dk okuma·5 bölüm

... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin'nin 11/10/2024 tarih, ... Esas- ... Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine dosya incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... 'nin ... parsellerde 478 kWp ve 472 kWp güneş enerji santralleri bulunduğunu, Davalı ... ’in müvekkillerine ait santrallere 700 metre uzaklıkta ... 'de mermer ocağı bulunduğunu. Taş ocaklarının gerekli önlemler alınmadan işletilmesi doğanın temel unsurları olan toprak, hava ve su üzerinde olumsuz etkilere neden olduğunu. Bu olumsuz etkilerin en önemlisi de toz emisyonlar olduğunu.

Kontrol altına alınmadıkları takdirde kabul edilebilir sınır değerlerin üzerine çıkarak hava kirliliğine neden olduğunu. Ülkemizde çevreye kirletici etkisi olan faaliyet ve tesislerin çevrenin korunmasına yönelik tedbirler alarak faaliyetlerini devam etmeleri için bir takım yasal düzenlemeler getirildiğini.

Çevre İzin Lisans Yönetmeliği’ne göre Maden Kanununun I. grup (a ve b), II. grup (kireçtaşı dahil), IV. grup, V. grup’larında yer alan madenlerin çıkartıldığı ve üretim kapasitesi 200 ton /gün (dava açılış tarihi itibariyle güncel Yönetmelik EK-2 2.16 maddesi uyarınca 150 ton/gün) ve üzeri olan ocaklar ile patlayıcı kullanılan madenler çevre iznine tabi olduğunu.

Bu kapsamda olan taş ocakları, işletme aşamasında oluşan toz emisyonları için toz önleyici tedbirleri alarak Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği’nde belirtilen sınır değerleri sağlamak ve emisyon konulu çevre izni almakla yükümlü olduğunu. Toz emisyonları taş ocaklarındaki en ciddi çevresel sorunlar arasında yer aldığını. Açık ocaklarda taş çıkarma işlemlerinde önemli miktarda kaçak toz emisyonları ortaya çıktığını.

Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı, açık ocaklardaki toz emisyon kaynaklarını proses ve kaçak toz kaynakları olarak sınıflandırdığını. Proses kaynağı emisyonlar tutulmakta ve daha sonra kontrol edildiğini. Kaçak toz, çöken tozun rüzgâr veya makine hareketi ile yeniden sürüklenmesini içermekte ve bu nedenle taş ocaklarındaki en büyük sorunlardan birini teşkil ettiğini.

Müvekkili şirket adına müvekkilinin güneş enerji santrallerinin bulunduğu ... parsellerin de olduğu çevrede güneş enerji santralleri konusunda uzmanlığı bulunan bir elektrik elektronik mühendisi, taş ocakları konusunda uzmanlığı bulunan bir çevre mühendisi ve bir kimya mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti ile birlikte keşif yapılmasını, ilgili alanda hava kirliliğinin mevcut olup olmadığını, şayet hava kirliliği mevcut ise söz konusu kirliliğin aleyhine tespit istenen şirketlere ait taş ocaklarından kaynaklanıp kaynaklanmadığını,

hava kirliliği taş ocaklarının faaliyetlerinden kaynaklanıyorsa kirliliğin hangi şirketlere ait taş ocaklarından kaynaklandığını, aleyhine tespit istenen şirketlerin mevzuata uygun bir biçimde faaliyet gösterip göstermediklerini, aleyhine tespit istenen şirketlerin hava emisyon sınırlarına uyup uymadıklarını, bölgede mevcut olan hava kirliliğinin müvekkillere ait güneş enerji santrallerinin tozlanmasına, kirlenmesine neden olup olmadığını, müvekkillere ait güneş enerji santrallerinin elektrik enerjisi üretimini etkileyip etkilemediği hususlarında delil tespiti yapılmasını ...

Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş numaralı dosyasında talep edildiğini. Talep üzerine tayin edilen bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan nihai raporda; mevcut hava kirliliğinin santrallerin sürekli kirlenmesine neden olduğunu, santrallerin elektrik üretimini engellediğini, santrallerin emsal santrallere oranla daha az üretim yapmasına, verim kaybı yaşamasına neden olduğunun kesin bir biçimde tespit edildiğini.

Söz konusu kirliliğin sebebinin kesin olarak belirlenebilmesi için Denizli Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü görevlilerinin gözetiminde habersiz(ani) denetim ile bakanlıktan yetki almış bir laboratuvar tarafından hava kalitesi ölçümlerinin yapılmasının ardından düzenlenen ölçüm raporlarına göre aleyhine tespit istenen işletmeleren hangisi/hangilerinden kaynaklandığının, söz konusu şirketlerin mevzuata uygun faaliyete gösterip göstermediklerinin, hava emisyon sınırlarına uyup uymadıklarının tespitinin mümkün olacağının belirtildiğini,

söz konusu bilirkişi raporunda belirtildiği üzere Denizli Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü görevlilerinin gözetiminde habersiz (ani) denetim ile bakanlıktan yetki almış bir laboratuvar tarafından hava kalitesi ölçümlerinin yapılması mahkemeden talep edildiğini, müvekkilinin ışıma yolu ile enerji üreten Güneş Enerji Santrallerinde tozuma olması nedeni ile yeterli verimliliği elde edemediğini ve ticari zarara uğradığını, ilgili zararın aşağıda açıklanan maddeler kapsamında davalı tarafça giderilmesi gerektiğini,

müvekkil şirkete ait güneş enerji santrali panellerinde davalı şirketin tesisinde yapılan üretim nedeni ile oluşan tozlanma ve sürekli olarak bunların çeşitli yöntemlerle temizlenmek zorunda olması nedeni ile kullanım ömründe azalış meydana geldiğini, yetkin bilirkişiler marifetince bu husus hesaplanabilir nitelikte olup müvekkilinin zararının giderilmesi gerektiğini, davalı ...

Şirketi'nin üretim faaliyetleri sırasında gerekli ve yeterli önlemleri almayarak müvekkilinin sahip olduğu Güneş Enerji Santrallerinde bulunan güneş panellerinin üzerinin toz kaplaması sebebiyle güneş panellerinin verimliliğinin düştüğünü, güneş panellerinin sürekli temizlenmesi gerekmesi nedeniyle temizlik masraflarının anormal şekilde arttığını, ayrıca güneş panellerinde oluşan kirlenme ve tozlanmanın giderilebilmesi ve güneş panellerinden elde edilen verimin normal seviyeye getirilebilmesi için özel kimyasal maddelerle temizlikleri yapılması gerekmekte olup, bu durumun güneş panellerinin kullanım ömürlerinin azalmasına neden olduğunu,

müvekkili şirkete ait olan güneş enerji santralinin davalı tarafın işletmesinin sebep olduğu tozumadan kaynaklı kirlilik nedeni ile uğradığı üretim kaybına karşılık olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak 100,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine, müvekkili şirketin davalı tarafın işletmesinden kaynaklanan tozutma nedeni ile yapmış olduğu temizlik bakım ve onarım masraflarına karşılık olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine,

müvekkili şirketin davalı tarafın işletmesinden kaynaklanan tozutma nedeni ile güneş enerjisi santralindeki panellerin ömrünün kısalması nedeni ile uğranılan zarara karşılık olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak 100,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte tarafına ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davalı ... 'nin Maden İşleri Genel Müdürlüğünce gerekli izinleri verilen ....işletme Ruhsat nolu maden sahası içerisinde davacının davalı şirketin onayı ve izni olmadan yaptığı Güneş Enerji Santrali bulunduğunu, davacı tarafın basiretli tacir gibi davranmayarak, müvekkili şirketin onayı olmadan maden sahası içinde güneş enerji santrali kurduğunu, davalı ... tüm yasal izinlerinin Maden İşleri Genel Müdürlüğünde mevcut olup, Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı ...

"63583" işletme ruhsatlı maden sahasına ait tüm döküman ve evrak kayıtlarının istenilmesini talep ettiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde dayanmış olduğu ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...

D.iş dosyasına davalı şirket ... ' tarafından gerekli itirazların yapıldığını, tespit dosyasında da görüleceği üzere, davacının zarara uğramasına yol açanın davalı şirket ... olduğuna yönelik net tespitler bulunmadığı gibi, doğrudan davalı şirketi sorumlu tutan herhangi bir bilirkişi raporu da bulunmadığını, davalı ...

Maden sahasında ki üretimini tüm yasal kurallara uyarak, Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün denetim ve gözetiminde yapmakta olup, çevreye herhangi bir zararı bulunmadığını, davalı şirketin çevre kanunu ve mevzuatına uygun üretim yaptığını ve gerekli çevre mühendisliği hizmetlerini aldığını, davacı tarafın idida ettiği toz aşımı veya herhangi bir zararlı faaliyetin davalı ... den kaynaklanmadığını, davacı tarafın yanlış yerde, yanlış teknik donanımla Güneş Enerji Santrali kurarak uğradığı zararı kötüniyetli olarak davalı ... 'den tazmin etmeye çalıştığını,

davacının işletmesini kurduğu alanın maden ocaklarının çok sık bulunduğu bir alan olduğunu ve doğrudan davalı tarafı suçlayacak bir delil bulunmadığını, ayrıca davacı tarafın emsallerine göre daha az enerji üretmesine yol açan güneş enerji santralinde kullanılan malzemelerin kalitesi ve doğru malzeme kullanımının önem arz ettiğini, davanın öncelikle hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini, hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesinin .....tarihli kararında:

"Somut olayda; mahkememizce davacıya ait güneş enerji santralinde ve davalıya ait traverten üretim sahasında bilirkişiler refakate alınarak keşif yapıldığı, keşifte mahkememizce de görüldüğü üzere güneş enerji panelleri üzerinde toz tabakasının bulunduğu; güneş enerji santrallarının en önemli işletme konusu panel temizliği olup hem temizlik maliyeti ile işletme maliyetine doğrudan etki ettiği gibi panellerin verimliğine etki ederek tesis elektrik üretim kapasitesini de etkilediği; keşif anında da görülen bu toz tabakasının her iki bilirkişi raporunda da görüş ve mütalaa olunduğu üzere panellerin verimini düşüreceğinin sabit olduğu;

benzer tesislerde panellerin yılın belli dönemlerinde (genelde mevsim geçişlerinde yılda 4 kez) temizlenmesinin olağan ve gerekli olduğu, davalıya ait maden ocağı ruhsatının güneş enerji santrallerinin kurulumundan önce yapıldığı davaya konu bölgede; yaklaşık on adet maden ocağı işletmesi ve moloz döküm yerlerinin bulunduğu, kum ocağının bulunduğu, çimento fabrika tesisinin bulunduğu, tarım arazilerinin ve toprak yolların bulunduğu, davalı şirketin mermer ocağının ruhsatlı bir ocak olup ÇED Yönetmeliğine uygun izinlerinin bulunduğu gibi davacının güneş enerji santraline göre coğrafya içerisinde daha düşük kotta kaldığı,

bölgede aynı zamanda davacıya ait güneş enerji santralinin üst kotunda dava dışı kum ocağının da bulunduğu, bölgede hakim rüzgar yönü ve hava şartlarının mevsimsel değişiklik gösterdiği, bölgede mevcut bulunan tesis, fabrika ve işletmelerin, yapılan tarımsal faaliyetlerin, toprak yapısının, arazinin kullanım durumunun, hakim rüzgar yönlerinin incelenerek, tüm değerlendirmelerin yapılarak, bu değerlendirmelere göre yatırım, işletme, verim çalışmaları hakkında oluşturulan raporlara göre güneş enerji santralının kurulumuna karar verilmesi gerektiği;

davacının basiretli bir tacir olarak bu doğrultuda gerekli fizibilite çalışmalarını yaparak ve yukarıda açıklanan tüm çevresel dezavantajları farkında olarak söz konusu güneş enerjisi santrali yatırımına karar vermesi gerektiği; her ne kadar davalı şirkette sınır değerlerin üzerinde çöken toz tespit edildiğinden SKHKKY'ne uygun bir biçimde faaliyet göstermediği,

SKHKK Yönetmeliği emisyon sınır değerlere uymadığı kanaati oluşmakta ise de davalının değerleri sağlamaması nedeniyle davacı güneş panellerindeki mevcut tozlanmanın kesin olarak davalıdan kaynaklandığının bilirkişi raporlarına göre söylenemeyeceği, davacı güneş panellerindeki tozlanmanın yukarıda bahsedildiği gibi birçok farklı etmenden kaynaklanabileceği bu durumda davacı nezdinde meydana gelen zararlar ile davalının eylemi arasında illiyet bağı kesin olarak bilimsel verilerle tespit edilemediğinden.

Davanın REDDİNE, " şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İnceleme konusu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı yönünden istinaf başvurusunun süresinde olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin bilirkişi raporları arasındaki uyuşmazlığı gidermeden bilirkişi raporuna karşı itirazlarını değerlendirmeksizin hatalı tanzim edilmiş bilirkişi raporunu hükme esas alarak eksik ve çelişkili karar tesis etmiş olup hukuka ve yasaya aykırı karar verdiğini, bilimsellikten uzak bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...

D.iş dosyası üzerinden aldırılan bilirkişi raporunda mevcut hava kirliğinin santrallerin sürekli kirlenmesine neden olduğu, santrallerin elektrik üretimini engellediği, santrallerin emsal santrallere oranla daha az üretim yapmasına,

verim kaybı yaşamasına neden olduğunun kesin bir biçimde tespit edildiğini, söz konusu kirliğinin sebebinin kesin bir biçimde belirlenebilmesi için Denizli Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü görevlilerinin gözetiminde habersiz denetim ile bakanlıktan yetki almış bir laboratuvar tarafından hava kalitesi ölçümlerinin yapılmasının ardından düzenlenen ölçüm raporlarına göre aleyhlerine tespit istenen işletmelerden hangisinden kaynaklandığının söz konusu şirketlerin mevzuata uygun faaliyet gösterip göstermediklerinin, hava emisyon sınırlarına uyup uymadıklarının tespitinin mümkün olacağının belirtildiğini, ilgili hususların ...

Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.

İş sayılı dosyası üzerinden yapılan incelemelerde Çevre Mühendisi Hulkiye Akgün tarafından tanzim edilen raporda, davalı tarafın müvekkili şirket nezdinde sebep olduğu zararın kesin ve net bir şekilde ortaya konulduğunu, bilimsel verilere karşı varsayımsal ve soyut ifadelerle davalı yanın sorumluluğuna gidilemeyeceği şeklinde tanzim edilen raporun hiç bir suretle karara dayanak gösterilmesinin mümkün olmadığını, 16/11/2023 tanzim tarihli dava kapsamında alınan bilirkişi raporunun bilimsel verilerden, tarafsız ve objektif görüşlerden uzak varsayımsal ifadelere dayanılarak tanzim edildiğini,

gerekçelendirme bakımından dahi bilirkişi raporunun hükme esas alınması nedeni ile yerel mahkeme kararın kaldırılması gerektiğini, Kanunların tüm ilgilileri her türlü atık ve artığı çevreye zarar verecek şekilde ilgili yönetmeliklere aykırı olacak faaliyetlerde bulunmayı yasakladığı gibi çevrenin kirlenmesini önleyecek tedbirleri almakla da mükellef tuttuğunu, ... işletmesi nedeni ile çevreye verdiği zararın ...

Sulh Hukuk Mahkemesi dosyası kapsamında gerçekleştirilen delil tespiti ile de sabit olduğunu, çöken toz ölçümü sonuçlarının Yönetmelikte belirtilen 450 mg /m2 .gün sınır değerinin üstünde olduğundan yönetmelikle belirtilen şartların sağlanamadığını, ...

Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasında bakanlık yetkililerince tanzim edilen bilirkişi raporu ile 16/11/2023 tarihli raporun arasında uyuşmazlık bulunduğunu, mevcut raporlar arasında bulunan taban tabana zıt değerlendirmelerin yerel mahkeme tarafından giderilmesi gerekirken uyuşmazlık göz önünde bulundurulmadan eksik değerlendirme yapıldığını, bu nedenlerden dolayı ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, ... Esas ...

Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye gönderilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesine cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın istinaf sebeplerinin haklı ve hukuki gerekçesinin bulunmadığını, dosyada bulunan bilirkişi raporlarında davacının iddia ettiği hususları kanıtlayan herhangi bir tespit yapılamadığını, davacının iddia ettiği zarar ile müvekkili şirketin bir bağlantısının olmadığını, illiyet bağı bulunmadığını, bu nedenlerden dolayı davacı tarafın istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE

H.M.K'nun 342-e maddesine göre istinaf dilekçesinde başvuru sebepleri ve gerekçesinin bildirilmesinin zorunlu olduğu, yine HMK.nun 355. maddesinde incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı ancak Bölge Adliye Mahkemesince kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun resen gözetileceği belirtilmiştir. Kural olarak emredici hukuk kurallarına açık aykırılık kamu düzenine de aykırılık sayılır. 6100 sayılı HMK 353 maddesi gereğince duruşma yapılmaksızın incelemeye geçilmekle;

Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçelerle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

2872 Sayılı Çevre Kanunun 28/1.fıkrası gereğince; Çevreyi kirletenler ve çevreye zarar verenler sebep oldukları kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan dolayı kusur şartı aranmaksızın sorumludurlar.

2.fıkraya göre; Kirletenin, meydana gelen zararlardan ötürü "genel hükümlere" göre de tazminat sorumluluğu saklıdır.

6098 Sayılı TBK'nun 1. kısım 1. bölüm 2. ayrım B bendinde yer alan "Kusursuz Sorumluluk" ana başlığı altında III. nolu bentte "Tehlike Sorumluluğu ve Denkleştirme" şeklindeki alt başlıklı 71. maddesi 1. fıkrasında; önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur.

2. fıkraya göre; bir işletmenin, mahiyeti veya faaliyette kullanılan malzeme, araçlar ya da güçler göz önünde tutulduğunda, bu işlerde uzman bir kişiden beklenen tüm özenin gösterilmesi durumunda bile sıkça veya ağır zararlar doğurmaya elverişli olduğu sonucuna varılırsa, bunun önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletme olduğu kabul edilir. Özellikle, herhangi bir kanunda benzeri tehlikeler arzeden işletmeler için özel bir tehlike sorumluluğu öngörülmüşse, bu işletme de önemli ölçüde tehlike arzeden işletme sayılır.

4. fıkra gereğince; önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin bu tür faaliyetine hukuk düzenince izin verilmiş olsa bile, zarar görenler, bu işletmenin faaliyetinin sebep olduğu zararlarının uygun bir bedelle denkleştirilmesini isteyebilirler.

Zarar ile işletilme arasında uygun nedensellik bağının sorumluluk için yeterli olup özel hukuk sorumluluğu bakımından her zaman kusur unsurlarının bulunması zorunlu değildir.

Somut olayda, davacıya ait güneş enerji santrallerindeki güneş panellerinin üzerinin davalıya ait mermer ocağının gerekli önlemlerin alınmadan işletilmesinden kaynaklı tozlanma nedeniyle üretim kaybı, temizlik, bakım ve onarım masrafları ile güneş enerji santralinin üretim ömrünün kısalmasından kaynaklanan zararın tazmininin istenildiği anlaşılmıştır.

... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı delil tespiti dosyasına sunulan 16/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda; ... tesisinde toz şeklindeki (çöken toz) emisyonun sınır değeri sağlamadığının, dolayısıyla ... tesisinde bulunan güneş enerji panellerinde tozumanın var olduğunu gösterdiğinin, tozumanın tesisin güney yönündeki aleyhine tespit istenen ... sahasından kaynaklanabileceğinin belirtildiği görülmüştür.

İlk derece mahkemesince çevre mühendisi, makine mühendisi, kimya mühendisi ve elektrik mühendisi refakatiyle yapılan keşif sonucu tanzim edilen bilirkişi heyeti raporunda; güneş panellerinin üzerinde yapışmış durumda toz tabakası olduğu, bunun üretim/verim kaybına neden olacağı, bölgenin yapısı itibari ile mermer sahası olduğu, değişik mesafelerde 10 adet mermer ocağının olduğu, davalı firmanın toz limitini aştığı, mermer ocaklarının güneş panellerinden önce ruhsatlandırıldığı, mevsim ve hava şartlarına göre tozlanmanın olduğu, bu tozlanmanın herhangi bir işletmenin faaliyeti sonucu oluştuğu şeklinde hakim görüş bildirilemeyeceği belirtilmiştir.

İlk derece mahkemesince raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için alınan ......tarihli bilirkişi heyeti raporunda; ... sınır değerlerin üzerinde çöken toz tespit edildiğinden bu firmada bulunan güneş enerji panellerinde tozlanmanın var olduğunu gösterdiği, ... sınır değerlerin üzerinde çöken toz tespit edildiğinden SKHKK Yönetmeliği'ne uygun bir biçimde faaliyet göstermediği,

SKHKK Yönetmeliği emisyon sınır değerlere uymadığı kanaatinin oluştuğu, ancak ... değerleri sağlamaması nedeniyle ... mevcut tozlanmanın kesin olarak ... kaynaklandığının söylenemeyeceği, Solarano'ya ait güneş enerji panellerinin mermer ocaklarının olduğu bölgede olduğu, etrafında birçok mermer ocağının ve döküm sahasının bulunduğu, çimento üretim tesisinin, kum ocağı tesisinin bulunduğu ayrıca etrafında tarım alanlarının ve ortak kullanımda yolların olduğunun görüldüğü, tüm bunlar tozuma yapan faaliyetler olduğundan Solarana'daki tozlanmaya etkilerinin olabileceği, söz konusu İmisyon Raporunda.

Hava Kalitesi Modellemesi dağılım haritalarının (PM10 Modelleme Haritasının, Çöken Toz Modellemesi Haritasının ve hakim rüzgar yönü modellemesinin) olmadığı, SKHKK Yönetmelik hüküm ve sınır değerlerine göre değerlendirmelerin raporun içerisinde yer almadığı, Emisyon Ölçüm Rapor Formatına göre Rapor hazırlanmadığının görüldüğü, dosyada bulunan belge ve verilere göre ... tesisindeki tüm çöken toz miktarının nedeninin ...

Mermer Üretim Sahası olduğu kanaatine varılamayacağının belirtildiği anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesince davacı şirketin zararı ile davalının eylemi arasında illiyet bağının kesin olarak tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun dosya kapsamına, denetlemeye ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmüştür.

Şöyle ki; delil tespiti dosyasında yaptırılan toz ölçümüne ilişkin İmisyon Raporunda.

Hava Kalitesi Modellemesine ait dağılım haritalarının (PM10 Modelleme Haritasının, Çöken Toz Modellemesi Haritasının ve hakim rüzgar yönü modellemesinin) olmadığı, SKHKK Yönetmelik hüküm ve sınır değerlerine göre değerlendirmelerin raporun içerisinde yer almadığı, Emisyon Ölçüm Rapor Formatına göre Rapor hazırlanmadığı hususu ..... tarihli bilirkişi heyeti raporunda belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece bu yöndeki eksikliklerin giderilmediği,

bir bölgede hava kalitesinin belirlenmesi için kirleticilerin ortam havasında ölçülmesi gerektiği, hava kalitesi ölçümlerinin, gerçekleştirildiği bölgede ve/veya yakın çevresinde bulunan çok sayıdaki kirletici kaynağın birlikte neden olduğu kümülatif hava kalitesini gösterdiği, kirletici kaynakların tekil katkılarının belirlenmesi için hava kalitesi ölçümlerinin tek başına yeterli olmadığı, bu amaçla, hava kalitesi dağılım modellerinin kullanıldığı,

bu nedenle davalı firmadan oluşan tozun davacı tesisine ulaşıp ulaşmadığının tespit edilebilmesi için Hava Kalitesi Modellemesi dağılım haritalarının (PM10 Modelleme Haritasının, Çöken Toz Modellemesi Haritasının ve Hakim Rüzgar Yönü Modellemesinin) yapılması gerektiğinden yetersiz bilirkişi heyeti raporuyla karar verilmesi hukuka uygun olmamıştır.

Bu durumda, öncelikle toz ölçüm tarihlerindeki hakim rüzgarların yönü ve mevsimsel yağış ortalamalarına ilişkin Meteoroloji Genel Müdürlüğü'ndeki verilerin getirtilmesi ve son bilirkişi heyetine meteorolojik veriler konusunda uzman bir meteoroloji bilirkişisi de dahil edilmek suretiyle Hava Kalitesi Modellemesi dağılım haritalarının (PM10 Modelleme Haritasının, Çöken Toz Modellemesi Haritasının ve Hakim Rüzgar Yönü Modellemesinin) yapılması,

davalı firmadan oluşan tozun davacı tesisine ulaşıp ulaşmadığının ve bu suretle davacının zararı ile davalının faaliyetleri arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının tespiti, uygun illiyet bağının bulunması halinde davacının zarar miktarının hesaplanması, davalıya ait mermer ocağından çıkan tozlar harici diğer etmenlerin davacının zarara uğramasına neden olup olmayacağının değerlendirilmesi ve bu şekilde denetime elverişli ve yeterli rapor alınması zorunludur.

Tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delil olan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyeti raporu alınmadan davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas- ... Karar sayılı kararının HMK 353/1-a/6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olduğundan, istinaf eden davacı tarafça yatırılan maktu istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,

4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/2. maddesi gereğince ve dairemizce dosya hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilmesi nedeniyle vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafın yaptığı istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek yeni hükümde dikkate alınmasına,

6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ile harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda H.M.K'nın 353/1-a/6 ve 362/1-g maddeleri gereğince 07/02/2025 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/02/2025

Başkan Üye Üye Katip

Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/117, K. 2025/180, 7 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebepler Ve Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 07/02/2025
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/117
Karar No
2025/180
Tarih
7 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2025/117 K.2025/132
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/117 K.2025/160
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/118 K.2025/145
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/118 K.2025/107
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/118 K.2025/111
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/118 K.2025/137

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.