KÜNYE
T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/65
- Karar No
- 2024/61
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ...
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ...
- Davacılar
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekilleri
- ...
- Davanın konusu
- Alacak (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan
- G.karar yazım tarihi
- ...
Karar Metni
1.996 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacılar ... vekili sunduğu 19/08/2024 tarihli dilekçesinde özetle.
Bilirkişi raporu ve ek raporu sonucu davalının en az 29/12/2023 tarihli hesaplamaya göre 3.274.000,00 Tl borçlu olduğunu, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca karara yakın tarihte ek rapor alındığında bu rakamın daha da artacağını, davalının 4.275.978 TL borçlu olduğunun, alacağın denkleştirici adalet ilkesi, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile birlikte 5.000.000 TL'ye ulaşacağı açık olduğunu, bu alacağın davalıdan tahsil edilebilmesinin imkansız hale gelmiş durumda olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin para gönderdiği kat karşılığı inşaat yapım işini tek başına yapamayarak yanına önce ....'ni aldığını,
iki şirketin birlikte inşaata devam ettiğini, inşaatın halen kaba inşatı bitmiş şekilde devam ettiğini, ancak süreç içinde tarafların anlaşamadıklarını ve ortaklığı ayırma kararı alındığını, davalı şirket yetkilisi... şirket yetkililerinin müvekkili ve avukatı olarak kendisini arayarak davalı şirketi ... devir alacağını, bu nedenle davacının alacağını da bir protokol çerçevesinde ödemek istediklerini belirterek,...ofisinde görüşmeye davet ettiklerini, görüşme esnasında Davacılardan ... arasında tartışma çıktığından ve ortam çok gerildiğinden görüşme ve protokol yapılamadığını,
...şirketinin davalı şirket hisselerini devir almaktan vaz geçerek, toprak sahiplerinin de muvafakatını alarak kat karşılığı inşaat sözleşmesini devir aldığını, bu devre karşılık ...'nin davalı ...ye ... ve ...de bulunan 4 adet gayrı menkulünü 08/08/2024 tarihinde devir ettiğini, davalı şirketin başkaca bir işi ve mal varlığı bulunmadığını, davalının devir aldığı bu gayrı menkulleri derhal eden çıkaracağının aşikar olduğunu, davalı şirketin bir mali gücü olmadığından ve esasen borca batık olduğundan, taahhüt ettiği kat yapım sözleşmesini bitiremediğinden,
bu işten ayrılmak zorunda kaldığını, 5.000.000,00 TL alacakları için borçlunun borcunu karşılayabilecek derecede taşınır, taşınmaz malları ve 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine mahkemece takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden/davalı vekili dilekçesinde özetle: Davacı vekilince mahkemeye sunulan 19/08/2024 tarihli ihtiyati haciz talep dilekçesine istinaden ... tarih ve ...
Esas sayılı İhtiyati haciz ara kararı ile 2004 sayılı İİK’nın davalı müvekkili aleyhine 5.000.000,00-TL’lik borcuna ve masraflarına yeter miktardaki menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıs ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verildiğini, ancak kararın henüz taraflarına tebliğ edilmemiş olup haricen öğrendiklerini, öncelikle dava değeri 2.848,115-TL olup, davacı taraf bu değer üzerinden nispi harç yatırılmış olup,
peşin harcı yatırılmayan (5.000.000,00-TL-2.848,115,00-TL)=2.151.885-TL yönünden ihtiyati haciz talep edilemeyeceğinden bu kısım yönünden talebin reddi gerekirken kabulünün açıkça hukuka ve Yerleşik Yargıtay kararlarına aykırı olup, hiçbir inceleme yapılmaksızın itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, somut olayda, davacı vekilinin, Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında yer almayan ve bilirkişi raporlarında belirlenmeyen ve kendince yaptığı var olmayan bir alacak miktarını belirleyip talepte bulunduğunu,
maalesef adli tatilde görevli geçici heyetçe davacının talep ettiği miktarına harcını dahi yatırıp yatırmadığına bakılmadan ve muhtemelen dosyalar karıştırılarak ihtiyati haciz kararı verdiğini ve müvekkilinin mağdur edildiğini, davacı tarafın dava dilekçesinin bazı yerlerinde adi ortaklık kurduğunu, bu amaçla yapılacak inşaat için sermaye kurduğunu ve çeşitli ödemeler yaptığını ileri sürdüğünü, bazı yerlerinde ise davalıya borç para verdiğini ileri sürdüğünü,
mahkemece alınan bilirkişi raporu ve davacıların dosyaya sunulan ödeme dekontlarından anlaşılacağı üzere davalı dışında 3. Kişilere yaptığını iddia ettiği ödemeleri de müvekkilinden talep etmekte olduğunu, bu konuda müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın 2 kişi olup hem gerçek kişi hem de tüzel kişiliği olduğunu, burada alacağın olduğu kabul edilmemekle birlikte alacaklının kim olacağını, bu konuda her iki davacının aynı anda aktif husumetinin olmadığını, davacı taraf alacağının sebebini dahi net olarak açıklayamadığını,
taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ne olduğu tespit edilmeden yargılamanın devamı ve alacak olup olmadığının tespit edilmesinin mümkün olmadığını, 6100 sayılı HMK’nın 119 maddesi gereğince öncelikle alacak talebinin kalem kalem sebebini ve talep sonucunu açıklattırılması gerektiğini, müvekkili tarafından bu iddia kabul edilmemekle birlikte eğer adi ortaklığa sermaye koymuş ise koymuş olduğu sermayeyi talep etme hakkının bulunmadığını, adi ortaklık tasfiye edilmeden ve tasfiye alacağının var olup olmadığı ve miktarı belirlenmeden alacak talep etme hakkının bulunmadığını,
dolayısıyla 2004 sayılı İİK’nın 257 vd. maddeleri anlamında alacağın var olup olmadığı ve miktarı ile ilgili yaklaşık ispat koşulları gerçekleşmediğinden itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini, mahkemece itirazlarının tam olarak kabul edilmediği, 2004 sayılı İİK’nın “Borçlu tarafından gösterilecek teminat:” başlıklı 263. Maddesinde.
“Haczolunan mallar istenildiği zaman para veya ayın olarak verilmek ve bu hususu temin için malların kıymetleri depo edilmek veya icra memuru tarafından kabul edilecek esham ve tahvilat veya taşınır ve taşınmaz rehin veya muteber bir banka kefaleti gösterilmek şartiyle borçluya ve mal üçüncü şahıs elinde haczolunmuşsa bir taahhüt senedi alınarak bu şahsa bırakılabilir.
İstenilecek teminat her halde borç ve masraf tutarını geçemez.” Hükmünün yer aldığını,... sayılı konut niteliğindeki bağımsız bölümün davalı müvekkiline ait olduğunu, değerinin yaklaşık 7-8 milyon TL civarında olduğunu, talep edilen miktarının fazlasıyla karşılamakta olduğunu, bu nedenle bu taşınmazın teminat olarak kabul edilerek mahkemenin ... tarih ve ...
Esas sayılı İhtiyati haciz ara kararı ile verilen” 2004 sayılı İİK’nın davalı müvekkilim aleyhine 5.000,00-TL’lik borcuna ve masraflarına yeter miktardaki diğer menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıs ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması” ara kararının kaldırılarak.
Sadece harçlandırılan dava değeri olan 2.848,115,00-TL miktarla sınırlı olmak üzere ihtiyati haczin müvekkili adına kayıtlı ... konut niteliğindeki bağımsız bölüm üzerine konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince 20/08/2024 tarihli ara kararı ile, "Somut olayda ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağın dayanağı olarak, mahkememiz ... Esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporuna dayanmıştır. 2004 sayılı İİK'nun 257. vd. maddeleri gereğince talep eden yönünden mahkememiz ... Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından 2004 sayılı İİK'nun 257. vd. maddeleri gereğince, talep eden yönünden yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği gerekçesi ile; "1)-Davacılar ... ve ... vekilininvekilinin İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN KABULÜNE,
2)-2004 sayılı İİK.nun 257 vd. maddeleri gereğince ...'nin 5.000.000,00 TL'lik borcuna ve masraflarına yeter miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,
3)-2004 sayılı İİK.nun 259/1 maddesi gereğince İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararları karşılamak üzere ve 6100 sayılı HMK.nun 84 vd. maddeleri gereğince mahkememizce takdir edilen ihtiyati hacze konu 5.000.000,00 TL'nin % 25 i olan 1.250.000,00 TL'nin ihtiyati haciz isteyen tarafından nakit meblağ olarak Mahkememiz veznesine yatırıldığı veya bu meblağı kapsayan kesin ve süresiz banka teminat mektubunu Mahkememize sunulduğu takdirde ihtiyati haciz kararının ihtiyati haciz isteyene VERİLMESİNE," dair karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından itiraz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu 12/09/2024 tarihli ara karar ile, Mahkememizce; 18/07/2024 tarihli bilirkişi raporuna istinaden 19/08/2024 tarihli talep sonrası itiraza konu olan ihtiyati haciz kararının verildiği, itiraza konu ihtiyati haciz kararının henüz kesinleşmemiş ve tarafların itirazına konu ettikleri rapordaki tespitler uyarınca verilmiş olması, ilgili rapor kapsamında davacının alacak miktarı ve alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat şartlarının sağlanmamış olması gerekçesi ile "1-Mahkememizce verilen 20/08/2024 TARİHLİ İHTİYATİ HACİZ KARARININ KALDIRILMASINA," dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde.
Bilirkişi raporunun takdiri bir delil olduğunu, bilirkişi raporunun kesinleşmesi diye bir kavramın olmadığını, 29.12.2023 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkilleri tarafından davalıya çeşitli dönemlerde banka dekontları ve ticari defterler incelenerek 6.256.644 TL para gönderdiğini ve denkleştirici adalet ilkesi uyarınca 8.274.099 TL isteyebileceğinin tespit edildiğini, bu raporun taraflarınca kabul edildiğini, davalı tarafından da rapora itiraz edilmediğini, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere, davalının borçlu olduğunu, borcun temerrüde uğradığını,
davalı şirketin kuruluş amacı olan ve tek işi olan kat karşılığı inşaat işini başka bir şirkete devir ettiğini , devir karşılığı aldığı dört adet gayri menkulün satışa çıkardığını ve bunun dışında başkaca mal varlığı olmadığını, olası zararına karşılık yeterli teminatın yatırıldığını, bu durumda bırakın yaklaşık ispat koşullarını, kesin ispatın gerçekleştiğini, bu nedenlerle ihtiyati haczin kaldırılması yönünde karar vermenin yanlış olduğunu, davalı vekilince ...İcra müdürlüğü ...
E sayılı İhtiyati haciz dosyasına duruşma zaptı sunularak hacizlerin kaldırılmasının talep edildiğini ve bu talebin icra müdürlüğünce kabul edildiğini, ...İcra Mahkemesi ... E sayılı dosyası ile memur işlemini şikayet davasından ve icraya yapılan itirazdan sonra kararın geri alındığını, davalı tarafın kötü niyeti ve bir an önce, hiç vakit kaybetmeden mal kaçırma telaşında bulunduğunu, ...
Mahkemesinin ... tarihinde verdiği ihtiyati haciz kararını 16.09.2024 tarihinde koşullarda her hangi bir değişiklik olmamasına rağmen, "bilirkişi raporu kesinleşmemiştir" diyerek ve yaklaşık ispat koşullarından fazlası olduğu halde, yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile (ve dava kazanıldığında alacaklının alacağını alma ihtimalinin hiç olmayacağı açık iken) kaldırmasının yanlış olduğunu, bu nedenle ileri sürdüğü gerekçeler ve resen dikkate alınacak gerekçeler ile ihtiyati haciz kaldırma kararının kaldırılarak, ihtiyati haczin devamı yönünde karar vermesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ne olduğu tespit edilmeden yargılamanın devamı ve alacak olup olmadığı tespit edilmesinin mümkün olmadığını, 6100 Sayılı HMK’nın 119 maddesi gereğince öncelikle alacak talebinin kalem kalem sebebini ve talep sonucunu açıklattırılması gerektiğini, müvekkili tarafından bu iddia kabul edilmemekle birlikte eğer adi ortaklığa sermaye koymuş ise koymuş olduğu sermayeyi talep etme hakkı bulunmadığını, adi ortaklık tasfiye edilmeden ve tasfiye alacağının var olup olmadığı ve miktarı belirlenmeden alacak talep etme hakkı bulunmadığını,
2004 sayılı İİK’nın 257 vd. maddeleri anlamında alacağın var olup olmadığı ve miktarı ile ilgili yaklaşık ispat koşulları gerçekleşmediğinden verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması kararının yerinde olduğunu, davacının ihtiyati haciz kararının devamına yönelik taleplerinin reddi gerektiğini beyanla istinaf talebinin reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Talep; ihtiyati haczin kaldırılmasına yönelik ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır.
İhtiyati haciz HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haciz şartları ve etkileri ise İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir.
İİK'nın 257. maddesi "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyati haciz ettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir.
İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir.
Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.
İlk Derece Mahkemesince 20/08/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş ise de; tarafların hazır bulundukları 11/09/2024 tarihli duruşmada itiraz değerlendirilerek kararın kaldırıldığı, davacılar vekilinin ise buna yönelik ara karara karşı istinaf isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosya içeriği, mevcut deliller değerlendirildiğinde yargılamanın devam ettiği, alacağın miktarı konusunda oluşan kanaatin bu aşamada henüz ihtiyati haciz için gerekli ve yeterli yaklaşık ispat seviyesinde olmadığı, istinaf eden davacılar vekilince itiraz dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediği beyan edilmiş ise de taraf vekillerinin hazır bulunduğu duruşmada HMK 394/4 maddesi uyarınca tarafların bu konuda beyanları alındıktan sonra kaldırma kararının verildiği, ilk derece mahkemesi kararının ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/65, K. 2024/61, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama