KÜNYE
T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/94
- Karar No
- 2024/204
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ...
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- G.karar yazım tarihi
- ...
Karar Metni
1.023 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiye istinaden 2021 yılı kasım ayından itibaren muhtelif zamanlarda boyalı kumaş satışı yapıldığını, bu ticari münasebetten dolayı davalı şirkete yapılan işlemler için e-faturalar tanzim edildiğini, ticari ilişkinin devam ettiği zaman aralığında davacı şirketin davalıya tanzim ettiği e-faturaların bir kısmı (bakiye cari alacağı oluşturan kısmı) ve cari dökümü mahkemeye sunduğunu, faturaların e-fatura olup davalı firma tarafından bu faturalara itiraz edilmediğini,
davacı şirket tarafından davalıya sevki yapılan ürünler ile düzenlenen e-faturaların tam uyumlu olduğunu, E-faturalar ve e-irsaliyelerin bir bütün olarak değerlendirildiğinde borçlunun kötüniyetli olarak borcu inkâr ettiğini, bilgi ve belgelerden aradaki ticari ilişkinin uzunca bir süre devam ettiğini, aradaki ticari ilişkiye istinaden tanzim edilen toplam e-fatura yekününden kaynaklanan alacak bakiyesinin 24.901,55 Euro olup aradan uzunca bir zaman geçmesine rağmen bu bakiye borcun ödenmediğini, davacı şirketin; şirketin alacağının icrai yoldan tahsili için ..
İcra Müdürlüğü’nün ...
Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile ilamsız takip yapıldığını, bu takibe borçlu şirket vekili tarafından 12/12/2022 tarihinde yetkiye ve borca itiraz edildiğini belirterek, borçlunun itirazlarının iptalini, icra takibinin takip talebindeki şartlarla devamını, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz etmiş olması ve alacağın likit olmasından dolayı alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduklarını, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığını, Vergi Usul Kanunu’nun 215. maddesi ile defter ve kayıtların Türkçe olarak tutulması; para biriminin ise Türk parası olması zorunluluğunun düzenlendiği, ticari ilişkinin yabancı para cinsinden kurulması halinde dahi faturada döviz karşılığına yer verilmek sureti ile fatura Türk Lirası üzerinden düzenlenmekte olduğunu, davacının döviz olarak cari hesap tutması,
yapılan ödemeleri döviz üzerinden cari hesabına işlemesi ve 24.901,55 Euro alacaklı olduğunu iddia etmesinin hukuki bir dayanağı bulunmadığını, taraflar arasında yazılı sözleşme mevcut olmayıp davacının kur farkı talep edebilmesi de mümkün olmadığını, ayrıca davacının davalıya teslim ettiği ürünlerde gizli ayıp nedeniyle üretiminin bir kısmının ayıplı olmasına sebebiyet verdiğini, üretim sonrası müşteriler tarafından talep edilen renklerin boyamadan sonra renk değiştirdiğinin gözlemlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında süre gelen ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap ilişkilerinin mevcut olduğu, dosyaya hesap bilirkişisi tarafından sunulan 12/06/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda, ticari defter kayıt nizamının Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve dava konusu işlemlerin kayıtları bakımından muhasebe sistemi uygulama genel tebliğine uygun olduğu,
birbirini tamamladığı ve teyit ettiği, davacı ... ile davalı arasında, 2022 döneminde ticari ilişkinin bulunduğunun tespit edildiğini, davacının 06/10/2022 tarihinde davalıya ...nolu fatura ile satmış olduğu Kadife çizgili 30/1 %80 penye compact % 20 polyester kumaştan, davalı 5 kilogramlık kısmını iade ettiğini ve 08/12/2022 tarihinde ... fatura ile 63,45 Euro 1.172,05 TL tutarında elektronik E-Fatura olarak düzenlediğini, fatura takip tarihi olan 09/12/2022 tarihinden sonra davacıya ulaştığının anlaşıldığını, muavin hesaplarının Türk Lirası karşılıklarına denk gelen döviz hesaplarına davacının Euro cinsinden 24.838,10,
TL cinsinden ise 495.145,04 TL dava tarihi itibari ile cari hesap alacağı olduğunun tespit edildiğini, davalının takip tarihinden önce kesilmiş olan fatura alacağına ilişkin davalının ve davacının defterlerinin açılış ve kapanış tasdikleri mevcut olduğundan ve bu defterler Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222/3. maddesi uyarınca davacı lehine delil teşkil ettiğinden dolayı davacının açık hesaba dayalı satım sözleşmesi gereğince davalının ticari defter ve kayıtları kapsamında 24.838,10 Euro kadar davalıdan alacaklı olduğunun sabit olduğu, davalı tarafından bu bedelin ödendiğine dair dosya kapsamı itibariyle yazılı delillerle ispat edilemediği,
sonuç itibariyle dosyaya sunulan belgeler ve ek bilirkişi raporu kapsamında davalının davacıya 24.838,10 Euro asıl alacak borcunun bulunduğunun sabit olduğu gerekçesiyle, davalının asıl alacağa yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, icra takibinin 24.838,10 Euro asıl alacak yönünden devamına, icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmaması nedeniyle İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı tarafından davalı adına kesilen faturaların, fatura günündeki döviz kuru da belirtilerek Türk Lirasına çevrildiğini ve davalı tarafından yapılan tüm ödemeleri Türk Lirası olarak davacı şirkete ödediğini, davacının bugüne kadar TL ödemelerine itiraz etmediğini, buna rağmen davacının döviz olarak cari hesap tutmasının yapılan ödemeleri döviz üzerinden cari hesabına işlemesi ve 24.901,55 Euro alacaklı olduğunu iddia etmesinin hukuki bir dayanağının bulunmadığını,
taraflar arasında ticaretin döviz olarak yapılacağı ve bunun üzerinden ödeme yapılacağı şeklinde bir sözleşmenin bulunmadığını, ayrıca davacının teslim ettiği bir kısım kumaşlarda gizli ayıp bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, satış sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsil için başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.
Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere göre ve özellikle, satış sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlıkta alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğundan davalının yetkiye yönelik itirazlarının yerinde olmadığı, taraflar arasında yabancı para cinsinden ödeme yapılacağına ilişkin sözleşme mevcut olmasa da, cari ilişkinin Euro üzerinden devam ettirildiği, ödemelerin Euro karşılığı Türk Parası ile yapıldığı, ticari defterlere bu şekilde işlendiği nazara alındığında, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu,
kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/94, K. 2024/204, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama