İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/1766 K.2026/251

Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...

Esas2025/1766Karar2026/251Tarih5 Şubat 2026Okuma11 dk · 2.100 kelime

KÜNYE

T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Esas No
2025/1766
Karar No
2026/251
Karar tarihi
5 Şubat 2026
Dosya no
...
Karar no
...
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
İncelenen kararın mahkemesi
...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08/04/2025
Numarası
...Esas - ... Karar
Davacı
...
Vekilleri
Av. ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.100 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...

DAVANIN KONUSU

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

G.KARAR YAZIM TARİHİ : 09/02/2026

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde.

Davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğunu ve bu kapsamda 2021 yılında Temmuz ayı ile Eylül ayı arasında çeşitli tarihlerde mal siparişleri için davacı şirketin davalı şirkete çeşitli miktarda ve adette çek verdiğini, EFT-Havale yoluyla nakit para gönderdiğini, 105.342,05 TL tutarında fatura karşılığında mal ve hizmet sağladığını, davalı şirketin davacının çeşitli tarihlerde sağladığı mal ve hizmete ilişkin faturalar keşide ettiğini, davacı ile davalı arasındaki bu cari hesap ilişkisinde davacının 02.09.2021 tarihinde 1.679.359,60 TL tutarında alacağı bulunduğunun tespit edildiğini,

davalı şirketin muhasebecisi olan SMMM ...

02.09.2021 tarihinde taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinde davacı şirketin davalı şirketten 1.679.359,60 TL tutarında alacaklı olduğunu, imzaladığı hesap mutabakatı ile tevsik ettiğini, davalı şirketin uhdesinde kalan bu tutara karşılık olarak mal tesliminde bulunmadığını, davacının alacağını da ödemediğini, bunun üzerine 13.09.2021 Tarihinde davacı tarafından davalı aleyhinde cari hesaptan kaynaklanan 1.679.359,60 TL tutarında alacağın tahsili için ....

İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirketin icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı şirketin icra takibine yapmış olduğu itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, davalının ...İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas numaralı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takip konusu asıl alacağın %20 oranından az olmamak kaydı ile davacı lehine icra inkar tazminatı hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 07/05/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle; Eldeki itirazın iptali davasını davanın tam ıslahı yolu ile alacak davasına dönüştürdüklerini beyan ederek, ...İcra Müdürlüğü'nün ... İcra sayılı takip dosyası ile tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile 1.679.359,60 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı şirketin, davalı şirkete toplam 1.192.370,00 TL bedelli 13 adet müşterilerinden almış olduğu çekleri 28/07/2021 tarihinde teslim ettiğini, davacı şirketin davalıya satıp teslim etmiş olduğu herhangi bir mal veya hizmetin bulunmadığını, davacı şirket tarafından davalı şirkete yapılan EFT'lerin davacının davalıya olan borcunun ödenmesine dair olduğunu savunarak, davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.

"Tüm dosya kapsamı itibariyle dosyaya sunulan belgeler, tarafların beyanları, bilirkişi raporu, davacı ile davalı arasında davacının ticari defterleri kapsamında cari hesap ilişkisinin bulunduğu, tarafların ticari defterlerinin sahibi lehine delil olarak kabul edilebileceği, buna göre, davacı ve davalı arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça cari ilişkiye dayanak hesap mutabakatı sunulmuş ise de gerek mutabakat mektubunu davalı şirket adına imzalayan mali müşavirin aynı zamanda ilgili dönemde davacı yana da hizmet verdiğinin tespit edilmesi,

gerek ise mutabakatta davalı şirket yönünden bağlayıcılığı olan herhangi bir şirket kaşe ve imzasının bulunmaması sebebiyle davacının delil olarak dayandığı mutabakata itibar edilmemiş, Mahkememizce hükme esas alınan mali müşavir bilirkişi ek raporunda tespit edildiği üzere davacının davalıdan, davalı tarafından davacı tarafa kesilen ve mal teslimine ilişkin irsaliyesi bulunan 09/09/2021 tarihli 76 numaralı 21.002,24 TL bedelli iade faturanın düşülmesi neticesinde 1.553.015,20 TL davacının davalıdan alacağı olduğu, bu bedelin davalı tarafından ödendiğinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği,

yine davalının davacı yana keşide ettiği, davalı defterlerinde

yer alırken davacı defterlerinde yer almayan iade faturalarının hangi sebeple iade faturası kesildiği husunun yasal delillerle ispat edilemediği, bu nedenlerle davalının davacıya 1.553.015,20 TL borcunun bulunduğu sabit olduğundan davacının davasının kısmen kabulü ile 1.553.015,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Yüksek Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 29/05/2023 tarih, 2012/4061 Esas 2013/3465 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi; "....Davanın tamamen ıslah edilmesi halinde dava dilekçesinden itibaren bütün usul işlemleri yapılmamış sayılır ve davalı temerrüdü de ıslah tarihinde gerçekleşir.

Bu nedenle tamamen ıslah ile istenilen miktar konusunda davalının ıslah harcının ödediği tarihten itibaren, yargılama tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı BK'nın 101/I. maddesi uyarınca temerrüde düştüğü kabul edilmelidir. O halde ıslah tarihinden itibaeren faiz yürütülmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin dava tarihinden faiz yürütülmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.

Ne var ki, düşülen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK'nın geçici 3.madde yollaması ile HUMK 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur..." davanın tamamen ıslah edilmesi halinde davalının temerrüdünün ıslah tarihinde gerçekleştiğini kabul etmek gerektiğinden, dosyada davalının daha önce temerrüde düşürüldüğüne dair bir delil bulunmadığından davanın tamamen ıslah tarihi olan 24/03/2025 tarihinden itibaren ve taraflar tacir olduğundan talep gibi avans faizine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir: Davacının davasının KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,

1.553.015,20 TL'nin davanın tamamen ıslah tarihi olan 24/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, (Davacı tarafından aynı alacak ile ilgili olarak ... İcra Müdürlüğü'nün ... İcra sayılı dosyasında tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla)" dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde. Dava, başlangıçta davacı ...Tekstil Kimya Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından, davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine başlatılan ...İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılmış olup bu icra takibi, taraflar arasındaki ticari ilişkiden (cari hesap) kaynaklandığı iddia edilen 1.679.359,60 TL tutarındaki alacağın tahsiline yönelik olduğunu, davalı tarafça yargılama sırasında davacı vekili tarafından sunulan 07/05/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle, davanın tam ıslah yoluyla alacak davasına dönüştürüldüğünü, Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğini, Yerel Mahkemenin davacının alacak talebini kısmen kabul ederek 1.553.015,20 TL'nin tahsiline hükmettiğini, bu kabul miktarı,

mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ek raporundaki davacı defterlerine göre hesaplanan alacak miktarından (1.574.017,44 TL) bir iade faturası bedelinin (21.002,24 TL) düşülmesi suretiyle tespit edildiğini, ancak, bilirkişi ek raporunda açıkça belirtildiği üzere, tarafların defterleri arasındaki 855.071,22 TL'lik farkın büyük bir kısmı (834.068,98 TL) davalı şirket tarafından davacı yana kesilen iade faturalarından kaynaklandığını, bilirkişi raporunun, bu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı iken davacı defterlerinde yer almadığını tespit ettiğini, davalı defterlerine göre borcun 718.946,22 TL olarak tespit edildiğini, mahkeme,

gerekçesinde, davalı tarafından kesilen iade faturalarının hangi sebeple kesildiğinin "yasal delillerle ispat edilemediği" gerekçesiyle bu iade faturalarına itibar etmediğini belirttiğini, ticari defterler, usulüne uygun tutulmaları halinde, Türk Ticaret Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca kesin delil niteliğinde olduğunu, Mahkemece de defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun kabul edildiğini, usulüne uygun tutulmuş defterlerde kayıtlı olan iade faturalarının varlığı sabit olduğunu, bu faturaların dayanağının "yasal delillerle ispat edilememesi" gerekçesi, ticari defterlerin delil gücüne aykırı olduğunu, davacı tarafın,

defterlerde kayıtlı bu iade faturalarının gerçeği yansıtmadığını veya hukuken geçersiz olduğunu ispatlaması gerektiğini, aksi halde, ticari defterlerde kayıtlı bu işlemlerin gerçekliğinin kabulünün gerekeceğini, yerel mahkemenin iade edilen faturalara ilişkin olarak söz konusu faturaların haklı bir nedene dayalı düzenlenip düzenlenmediğini tespit etmeden takdir hakkını kullanırken iade faturalarını hukuka aykırı gerekçeyle göz ardı etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu kapsamda,

alacağı olmadığı halde davalının şirket hakkında icra takibi yaparak davalı şirketin ticari itibarına zarar veren davacı şirketin tazminat olarak ödemesi gereken % 20 kötüniyet tazminatı miktarı 335.871,92 TL, o zamana kadar yapılan 112,30-TL yargılama gideri ve Mayıs/2024 tarihinde geçerli olan asgari vekalet ücreti tarifesine göre 206.348.76 TL avukatlık ücretinin ödemesinin gerekeceğini, bu miktarlar toplandığında 542.332,98 TL itirazın iptali davası nedeni ile davalının HMK 178 hükmü gereğince talep edebileceği miktarların bulunduğunu, açıklanan nedenlerle, istinaf taleplerinin kabulü ile,

kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;

Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın 1.553.015,20 TL yönünden kabulüne bakiye 126.344,40 TL yönünden reddine karar verilmesi üzerine karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Dosyanın incelemesinde; davanın 03/10/2022 tarihinde itirazın iptali istemiyle açıldığı, bilirkişi raporunun akabinde 07/05/2024 tarihinde davanın tam ıslahı ile 1.679.359,60 TL üzerinden alacak davası olarak devam edildiği anlaşılmış olup; davaya konu alacak taraflar arasında karşılıklı faturaya dayalı mal alış verişi yapıldığı, çek ve nakit ödeme şeklinde cari hesap ilişkisi bulunduğu iddiasına dayanmaktadır.

Davanın tam ıslahı nedeniyle mahkemece aldırılan 02/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; davacı yanın ticari defterlerine göre, taraflar arasında ticari

ilişkinin mevcut olduğu, dava tarihi itibarıyla davacı yanın davalı

yandan 1.574.017,44 TL alacaklı olduğu, davalı yanın ticari defterlerine göre, taraflar arasında ticari

ilişkinin mevcut olduğu, davalı yanın davacı yana 718.946,22 TL

borcunun olduğu, taraf defterleri arasındaki bakiye farkın 855.071,22 TL olduğu, bu

farkın 21.002,24 TL kısmının davalı tarafından davacı tarafa

kesilen 09.09.2021 tarih 76 numaralı 21.002,24 TL bedelli

faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı ancak ilgili faturaya dayanak edilen irsaliyenin davacının kayıtlarında mevcut olduğu, 0,11 TL bakiye farkın yuvarlama

farklarından kaynaklandığı, kalan bakiye farkın 834.068,98 TL olarak hesaplandığı, bu farkın

dayanağının davalı tarafından davacı yana keşide edilen iade

faturalarından kaynaklandığı, bu faturaların davalı defterlerinde

yer alırken davacı defterlerinde yer almadığının tespit edildiği, ilgili

faturalara davacı tarafından süresi içerisinde itiraz edildiği, davalı

tarafından iade edilen ve davacı defterlerinde yer almayan

faturaların iadesinin yerinde olmadığı konusunda hüküm

kurulması durumunda davacı yanın davalı yandan 1.553.015,20

TL (1.574.017,44-21.002,24) alacaklı olduğu, mahkeme aksi kanaatte ise davacı yanın davalı yandan 718.946,22 TL

alacaklı olduğu bildirilmiştir.

Davanın tam ıslahı halinde dava dilekçesi de dahil olmak üzere tüm usul işlemleri yapılmamış sayılır. Bu durumda mahkemece dava dilekçesindeki talep içeriği değil ıslah dilekçesinde ileri sürülen iddialar yönünden inceleme ve değerlendirme yapılır. Bu durumda , mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunun hükme esas alınması yerinde olup; davalı tarafın bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

Davalı tarafın diğer itirazları yönünden ise;

Davanın tamamen ıslah edilmesi halinde dava dilekçesi dahil, yapılmış olan bütün usul işlemleri yapılmamış sayılır. (mülga HUMK m.87/1). Bunun doğal sonucu olarak, dava dilekçesinde yer alan ilk talep içeriği değil, ıslah yoluyla açıklanan talep içeriği nazara alınarak araştırma ve inceleme yapılması ve mahkemece verilecek hükümde de ıslahla ileri sürülen istemin karşılanması gerekir (HGK, 29.06.2011 gün ve 2011/1-364 E., 453 K.) Bu nedenle sadece davacının ıslah dilekçesindeki talepleri hakkında karar verilmiştir.

Davanın tamamen ıslahında ıslah olunan dava ilk dava gününde açılmış sayılır. Islah edilen dava eski davanın devamı niteliğinde olduğundan, yeni dava dilekçesi veren davacıdan yeniden başvurma harcı ile peşin karar ve ilam harcı alınmaz. (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt:IV, İstanbul 2001, s. 3999)

Gerek öğretide, gerekse yargısal kararlarda davanın tamamen ıslahı halinde yeni bir davanın açılmış sayılmayacağı, tamamen ıslah edilen davanın ilk açılan davanın devamı niteliğinde olduğu, bunun doğal sonucu olarak hak düşürücü süre, zamanaşımı gibi sürelerin ilk davanın açıldığı tarihteki duruma göre dikkate alınacağı kabul edilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14/03/2007 tarih, 2007/2-99 Esas, 2007/141 Karar sayılı ilamı) Kısaca, davanın tamamen ıslah edilmesi halinde ıslah olunan dava ilk dava tarihinde açılmış sayılır ve ilk davanın devamı niteliğindedir.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin amaç ve kapsam başlığını taşıyan 1. maddesi; ''Mahkemelerde, tüm hukuki yardımlarda taraflar arasındaki uyuşmazlığı sonlandıran her türlü merci kararlarında ve ayrıca kanun gereği mahkemelerce karşı tarafa yükletilmesi gereken avukatlık ücretinin tayin ve takdirinde, 19/03/1969 tarihli ve 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu ve bu tarife hükümleri uygulanır'' hükmünü içermekte olup, 2.maddesinin 1. fıkrasında, tarifede yazılı avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığı olduğu belirtilmiştir.

Yapılan açıklamalar kapsamında; ıslah edilen davanın ilk açılan davanın devamı niteliğinde olduğu da gözetildiğinde, ıslahtan önceki istem nedeniyle avukatlık ücretine hükmedilmesi olanağı bulunmadığından davalının bu yöndeki istinaf istemleri ile kötüniyet tazminatı istemleri yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiş, ayrıca davalı lehine hesaplanan vekelat ücretinde hata bulunmadığı anlaşılmıştır.

Yapılan açıklamalar kapsamında; istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına,itirazın iptali davasının tam ıslahla tazminat veya alacak davası istemine dönüştürülebileceğine (Yargıtay 6 HD. 2024/2638E, 2025/2052 K) (Yargıtay 11 HD 2023/2715 E, 2024/5040 K), davalı tarafın vekalet ücretine ve kötüniyet tazminatına yönelik istinaf istemlerinin yerinde olmamasına kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/04/2025 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli 106.086,47 TL istinaf karar harcından peşin alınan 26.521,62 TL'nin mahsubu ile bakiye 79.564,85 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine,

5-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/02/2026

...

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/1766, K. 2026/251, 5 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın Konusu
  4. G.karar Yazım Tarihi : 09/02/2026
  5. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1766
Karar No
2026/251
Tarih
5 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2025/1766 K.2026/112
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/1767 K.2026/181
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2025/1767 K.2026/111
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/1768 K.2026/159
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2025/1770 K.2026/195
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2025/1771 K.2026/162

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.